Medya ‘Medcezir’leri

27 Ekim 2013 Pazar
“Hiçbir şey göründüğü gibi değil.
Kim doğru, kim yanlış, kim gerçek,
kim yalan?” Serenay Sarıkaya’nın sümüğünü
akıtarak söylediği bu sözleri,
Yaman karakterini canlandıran Çağatay
Ulusoy “Ne yaman çelişki...” diye
yanıtlayamıyor. İşte tam bu yüzden
Star’ın yeni bombalarından “Medcezir”
bu toprakların toplumsal gelgitlerini
ekrana yansıtmakta sınıfta kalıyor.
Medcezir Amerikan yapımı “The
Orange Country” uyarlaması ama
Türkiye’nin sosyal ve sınıfsal çarpıklıklarını
ince fırça darbeleriyle dokunabilecekken,
fakir oğlan - zengin kız
aşkının gelgitlerine hapis düşüyor ve
toplumsal med-cezirleri es geçerek
hikâyenin özüne ihanet ediyor. Sadece
yakışıklı ve güzel oyuncularla reytingleri
belki bir süre garanti edebilirsiniz, ama
toplumun gerçek sorunlarını görmezden
gelirseniz önünde sonunda tıkanır,
tökezleyip düşersiniz. Vee bomba gibi
bir proje elinizde patlar.
Aslında Medcezir’in hikâyesi -zengin
site ve rezidanslara karşı gecekondu ve
varoşlar örneğinde olduğu gibi- sınıfsal
çatışma ve çarpıklıkları anlatmaya çok
müsait. Gelir dağılımındaki uçurumları
ve farklı dünyaların altyapısını hazırlamadan,
fakir bir varoş çocuğuna
kucak açan zengin ailenin sosyal
motivasyonunu irdelemeden avukat
Selim’in yoksul Yaman’a kol kanat
germesine izah etmekte zorlanırsınız.
Kendisi de geçmişte oralardan geldiği
için kişisel bir sempati besleyen
zengin aile babası fakir bir çocuğa
sahip çıkmaz. En azından sadece bu
nedenle sahip çıkmaz. Eğer çıkarsa
sosyal medyada yazıldığı gibi “Avukat
Selim, fakir Yaman’a tek yönlü gizli
aşk mı besliyor acaba” diye ironik bir
soru sorulur, ki bunu yanıtlamakta
zorlanırsınız.
Senaristlerimiz de medya yöneticileri
gibi artık Türkiye gerçeklerini
yansıtmaktan ürküyorlar. Çekiniyorlar.
Televizyon dünyası başka kanallarda
tutan dizileri transfer etme veya Amerikan
yapımlarını uyarlayarak günü
kurtarma telaşında. Medyadaki siyasi
med-cezir devam ettiği sürece bu
böyle gidecek galiba. Ta ki fırtına dinip
ülkemiz sütliman oluncaya dek. Allah
göstermesin bir hortum veya tsunami
gelip her şeyi yerle bir etmezse.
Dizi transferleri ve uyarlamalar kanalları
krizden kurtarmaz. Bu çözüm
değil. Tarihten ders almak lazım. Eskiden
milletvekili transferleri yapılırdı. A
partisinden B partisine büyük paralar
ödenerek futbolcu gibi siyasi oyuncular
gider gelirdi. Sonra ayaktopçuları ezeli
rakiplerine transfer olup, önceden
küfrettiği formaları öper oldu. Paranın
gözü kör olsun. Galatasaray’ın
Türk oyuncularının neredeyse tümü
eski Trabzonlu. Fener’deki eski Galatasaraylı
oyuncu sayısını saymakta
zorlanıyoruz.
Şimdilerdeyse diziler transfer ediliyor.
Dizilerin kanallar arası gelgitleri,
televizyonların kimliklerini silikleştirmeye,
belirsizleştirmeye başladı.
Buna bir de her iktidar değişikliğinde
televizyonların kendi toplumsal
duruşlarındaki gelgitlerini ekleyecek
olursak, artık medyada neyin doğru,
neyin yanlış, hangi haberin gerçek,
hangisinin yalan olduğunu anlamak
gittikçe zorlaşıyor. Medya göründüğü
gibi değil artık.
Örneğin atv önceleri seçtiği dizilerden
ve yayın politikasından dolayı bir
aile kanalı gibiydi. Peki şu anda nerede
duruyor? Kurtlar Vadisi, Kaçak, Tatar
Ramazan ve Karadayı dizileriyle tam
bir erkek kanalı kimliğine büründü.
Politik çizgisindeki gelgitleriyle de
Samanyolu, Kanal 7 vb. türevleriyle
özdeşleşmeye başladı. Ya Kanal D?
Genç ve dinamik kuşağa seslenen,
yeni ve modern toplumun ekranı olarak
birinciliği kimseye kaptırmayan Kanal
D bugünlerde hortum yemiş Muğla
sahillerinin medcezir sendromunu yaşıyor.
Fox doğrusunu yapıyor. TGRT’den
aldığı kimlik enkazını sakin ve derinden
giden yayın anlayışıyla düzeltip, kadın
kanalı olma yolunda ilerliyor. Show
TV Acun’u elinden kaçırdıktan ve
TMSF depreminden sonra İstanbul
varoşu olmaya mahkûm İzmit gibi.
Medyanın pis yedilisi sanki. Star’ın
muhteşem yükselişine aldanmayın.
Acun ve Muhteşem Yüzyıl gibi taşıma
suyla değirmen dönmez. Star, TV
Fener’in durumuna düşerse şaşırmayın.
Altyapıya yatırım yapması lazım.
Medcezir iyi bir seçimdi (Aslında bu
proje de Kanal D’nin beğenmeyip
çöpe atmak istediği bir diziydi, ama
o başka bir yazı konusu) lakin böyle
giderse bomba elinde patlayabilir.
Ey medya bırak artık bu med-cezir
hallerini, ya göründüğün gibi ol, ya da
olduğun gibi görün.

Yazarın Son Yazıları

Burada Laf Yok 2 Mart 2015
Beş Kardeş 22 Şubat 2015
Aşk, Tanrı ve Ceza 15 Şubat 2015
Acil Servis 8 Şubat 2015
Aşkın Bedeli 1 Şubat 2015
Adaletin Bu mu Dünya? 25 Ocak 2015
Bu Tarz Benim Değil 18 Ocak 2015
Poyraz Karayel 11 Ocak 2015
Filinta 28 Aralık 2014
Osmanlı’nın Dirilişi 14 Aralık 2014
Paramparça 7 Aralık 2014
O Hayat Benim 30 Kasım 2014
Şeref Meselesi 23 Kasım 2014