'Neoklasik' Gösteri!

'Neoklasik' Gösteri!

11.12.2008 07:16
Güncellenme:
Takip Et:

Diyanet İşleri Başkanlığınca (DİB) Ankarada temeli atılan 5 bin kişilik camide devlet büyüklerini ağırlama mekânları da olacakmış!

Eskişehir Yolundaki DİB arazisinde yükselecek dev camide 2 bin araçlık otopark, 320 kişilik Diyanet evi, 100 çocukluk kreş, kütüphane, kongre ve spor salonları, TV stüdyosu bulunacak; metroyla bağlantısı kurulacak; kadınlara özel abdesthaneler ayrılacak; yaşlılar ve engelliler için yürüyen merdivenler ve asansörler olacakmış...

DİB Başkan Yardımcısı İzzet Erin tanımlamasıyla Türkiyenin bu ilk neoklasik camisi 3 dönüme oturacak; maliyeti olan 15 milyon dolar hayırseverlerin bağışlarıyla sağlanacakmış...

‘İlim’ dışı..

Bunları okuduğumdan beri, hem dinimizin hem de mimarlığımızın dinci siyaset tarafından böylesine hırpalanması karşısında ne denebileceğini düşünüyorum; bulamıyorum...

Dünya sanat tarihinin en zengini olan görmüş geçirmiş uygarlık birikimlerimizin sonucu, böylesinegörmemişlik mi olmalıydı?

İnsanlığın hayran kaldığı o yalın ve zarif cami kültürümüzün sonucu böylesine gösteriş düşkünlüğü mü olmalıydı?

Cumhuriyetin başkentinde, dinle ilgili en üst devlet kurumunun cami projesi, böylesine ilim dışıkararlarla mı tasarlanmalıydı?

Ne demeli bilmem ki?

‘Büyüklük hesabı!..’

Önce büyüklüğünden başlarsak; yine Erin dediğine göre, Diyanetteki 1000 personel, komşu Atatürk Hastanesi, yeni yapılacak Danıştay ve Tarım Bakanlığı binaları ile yakındaki Mustafa Kemalpaşa Mahallesi nedeniyle 5 bin kişide karar kılınmış! Genelkurmay Başkanlığı da şehitlerimizi bu camiden kaldırabilirmiş! (NTVCNBC haberi)

Bir ibadet yapısının kapasitesi için, bölgede yaşayan ve çalışan herkesin; üstelik aynı anda ve hatta çoluk-çocuk geleceklerini varsaymak, şehirciliğin şsini bilmemek demektir. Bu zorlama hesap tarihte de yapılsaydı, mahalle camileri bile Süleymaniye kadar olurdu.

Bölgedeki binlerce kişinin eksiksiz camiye dolacağı nasıl bir rüyadır?

Nitekim benzer anlayışla Adanada yapılan 20 bin kişilik cami, 1988deki açılış töreni de dahil, 20 yıldır bir kez olsun yarısına kadar dahi dolmadı; nice abartılmış büyüklükteki yeni caminin ısıtma ve aydınlatma giderleri karşılanamaz halde; çoğu bakımsızlıktan dökülüyor...

Şimdi Diyanet Camisinde de aynı aymazlık yineleniyor. Bağışla yapılsa bile yazık değil mi o paralara?

Protokol düşkünlüğü

Camide devlet büyüklerine protokol mekânları ayrılmasına ise acaba şu ünlü din uzmanlarımız ne diyorlar; henüz öğrenemedik

Projenin mimarı Salim Alp demiş ki; Devlet ricali camiye geldiği zaman, hiç olmazsa 5-10 dakika bekletecek, misafir edecek, abdestlerini alabilecekleri bir mekân hazırlandı...”

Bunun camide VIP şeklinde yorumlanmasını eleştiren proje koordinatörü Mimar Semih Tuncer de şunu söylemiş; İmamın makamı ve konukları karşılayacağı bir oda var... (20 Kasım 2008-Milliyet)

Yine tarihimize baktığımızda, ne Selçukluda ne de Osmanlıda bu tür özel ağırlama mekânları var. İster sultan ister en gariban olsun, herkes -o mekânda- eşittir. İmamın da öncelikle bu felsefenin temsilcisi olarak şatafatlı makam odası olamaz. Hatta en görkemli caminin imam evi bile konak gibi değildir; en alçakgönüllü mimariyle yapılır...

Diyanet Camisinde ise örneğin başbakan, cumhurbaşkanı ya da bakanlar geldiğinde önce imamın saray yavrusu makam odasına alınacaklar. Belki özel bir kapıyla halkın arasına karışmadan namaza durup, en öndeki protokol sırasında saf tutacaklar!

Çok merak ediyorum; acaba TMMOB hakkında denetleme başlatan Gül buna ne diyor?

Kente karşı suçprojelerine dava açtıkları için mimarlara ve mühendislere de çatmaya başlayan Erdoğan ne düşünüyor?

Diyanet camiyi yeni huzur adresi olarak tanıtacakmış. Bence yeni gösteri(ş) merkezi derlerse daha uygun düşecek...

ekinci@cumhuriyet.com.tr

Yazarın Son Yazıları

Çankaya’ya Yakışır belediye binası

Çankaya’ya Yakışır belediye binası

Devamını Oku
17.10.2013
‘Ayhavar Hastahana’dakilere

‘Ayhavar Hastahana’dakilere

Devamını Oku
16.10.2013
Hastanenin Boğaz Manzarası

Hastanenin Boğaz Manzarası

Devamını Oku
13.10.2013
Osmanlı'dan bugüne 'Şûra'lar

Osmanlı'dan bugüne 'Şûra'lar

Devamını Oku
03.10.2013
Gürhan Tümer...

Gürhan Tümer...

Devamını Oku
03.10.2013
Bugün Barış Günü

Devamını Oku
01.09.2013
Muğla 'Menteşe',Aydın 'Efeler' ol(a)maz!

Devamını Oku
29.08.2013
En Gencimiz Oktay Akbal

Devamını Oku
28.08.2013
Kıyılarda Teftiş!

Devamını Oku
25.08.2013
Gökova'da Oktay Akbal portresi

Devamını Oku
22.08.2013
Ahmet Eyüce

Devamını Oku
21.08.2013
TOKİ Çeşme'de Neden Israrlı?

Devamını Oku
18.08.2013
Depreme 'aldırmazlık' dorukta

Büyük sarsıntının 14. yılında, felaketin nedenlerini çoğaltan bir siyaset egemen...

Devamını Oku
16.08.2013
Adlarını 'terk' eden kentler

Devamını Oku
15.08.2013
Eskişehir'deki 'Ergenekon'

Devamını Oku
14.08.2013
Ayhavar Silivri'ye

Devamını Oku
11.08.2013
Bayramlarımız hakkında!..

Devamını Oku
08.08.2013
Ayhavar 'Oruç' Ayına

Devamını Oku
07.08.2013
Tarihsel Miras ve 'Sivil' Sorumlulukları

Devamını Oku
04.08.2013
Gökova'da 'karşıdevrim'

Devamını Oku
01.08.2013
Gezi Fırsatçılığı

Devamını Oku
31.07.2013
Özgen Acar'a Ödül

Devamını Oku
28.07.2013
Fatih Kız Lisesi yok edilemez

Devamını Oku
25.07.2013
'Kırk Yıllık Arkadaş'ımız

Devamını Oku
24.07.2013
Kabotaj Bayramı Unutuldu

Devamını Oku
21.07.2013
'Ülkenin Gezileri'ne Genel Bakış

Devamını Oku
18.07.2013
3. Köprüde Kara Mizah

Devamını Oku
17.07.2013
'Öfke'nin Yasası

Devamını Oku
14.07.2013
Şadan Gökovalı Tiyatrosu

Devamını Oku
11.07.2013
Bir Dergi - Bir Üniversite

Devamını Oku
10.07.2013
'Gezi'nin Mizahı

Devamını Oku
07.07.2013
Gezi 'karikatür'de de kazandı

Devamını Oku
04.07.2013
AKM 'Tescilli' Mirastır

Devamını Oku
03.07.2013
Neden Çekemiyorlar?

Devamını Oku
30.06.2013
Kayaköy için Fethiye'deydik

Devamını Oku
27.06.2013
Bir Gezi Mektubu

Devamını Oku
26.06.2013
Taksim'den Gökova'ya

Devamını Oku
23.06.2013
Topçu yerine 'Rami Kışlası'

Devamını Oku
20.06.2013
'Gezi Parkı'mız da Demokrasi Bekliyor

Devamını Oku
19.06.2013
Gazanız Mübarek Olsun...

Devamını Oku
16.06.2013