Deprem: Buradayım, İstanbul’un merkezindeyim, geliyorum
Orhan Bursalı
Son Köşe Yazıları

Deprem: Buradayım, İstanbul’un merkezindeyim, geliyorum

24.04.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Büyük Marmara depremi için ön işaretini çaktı Marmara fayı. Onun kollarından birinde veya merkezinde, deprembilimcilere göre Kumburgaz kırılması olduğu söyleniyor. 6.2 ile tüm İstanbul’da ve Marmara’ya yakın tüm kentlerde yaşandı. Herkes farklı deneyimledi: Zeminine, apartmanına, yakınlığına, insan psikolojisine göre.

Sabah Büyükada’ya geçmiştik. Ben üç katlı ahşap/kâgir binanın üst katında Bulut’la görüntülü konuşuyordum. Remin ve Güner avluda güneşleniyordu. Özlem adada Ayna ile 4 katlı evin ilk katında sezon açılışı temizliğindeydiler. Dedi ki apartman sağa sola güneye batıya sallandı. Korkutucu bir şey.

ZEMİN GİDİP GELİYOR

Ben kâgir binada, oğlum deprem oluyor 5 dakika sonra arayacağım diyerek telefonu kapattım. Ahşap zemin ayaklarımın altında gidip geldi, baktım ev yıkılacak gibi değil, hızla, ya Marmara civarında bir deprem oldu ya da daha uzaklarda 6.5 veya 7’ye yakın bir depremin uzak sarsıntısını yaşadık dedim.

Uzun sürmedi sarsıntı, balkona çıktım anneler avluda... Birkaç eşyayı toplayıp yanlarına indim.

Kandilli depremi 4 diye bildiriyordu, bilseydim ki Kandilli’nin kayyum yönetimi altında bilgi bakımından da çöktüğünü, gelen komşuyla 4 mü 6 mı tartışması yapar mıydım! AFAD 6.2 olarak bildirdi. Herhalde Kandilli’de ölçümlere tatil nedeniyle bina görevlisi bakıyordu, diyeyim!

İSTANBUL ÇOK BÜYÜĞÜNÜ YAŞAYACAK

Depremin ana fay üzerinde orta segmentte olduğu söyleniyor. Ama ana Marmara fayına enerji yüklemesi yapmış. Celal Şengör, Marmara fayında daha büyük depremleri tetikleyecek, 7 üzeri diyor. Ama dikkatli, ana faya yüklemeyse deprem, büyük deprem 10 yıldan önce mi yoksa birkaç gün içinde mi olur, bilemeyiz diyor.

Yani depremin doğası gereği bundan sonra olabilecekler konusunda ve zaman ölçeğinde bilinmezlikler içindeyiz.

Tek bilinen 20 yıldır söylenen Marmara’da kırılacak ana fayın 7 ve üzerinde deprem üreteceği, kesin bilgi bu.

Zaten bu büyük kıyamet üzerinde durulmuyor mu?

Hayır bu konu herkesi ilgilendirmiyor. Büyükşehiri, muhalefeti, tüm İstanbulluları ilgilendiriyor ama bu ülkeyi yönettiği iddiasında olan iktidarı değil!

Onun kafası bu kentte nasıl daha çok miktarda on binlerce ev inşa ederim de büyük rantlar devşiririz, paralar kazanırım konusunda çalışıyor. Duyuyor musunuz: Parrrraaa parrraaa parrraaa...

Eğer seçimler bir şekilde ve doğru düzgün olursa iktidarı kaybetmeden kenti inşaatlarla son bir yağmalamak ve yoksullaştırarak sahneden çekilmek istiyorlar. Bunun için sözcükleri Kanal İstanbul. İnadına yapacağız diye bağırıyorlar.

SU, SU, SU

İstanbul’un her bakımdan, su, elektrik, hava, kimlik, sosyolojik, yoksullukzenginlik, yağma, hırsızlık, trafik, karmaşa, kaos... ve toplumsal dahası ulusal güvenlik açılarından yıkımı anlamına gelen bir sözcük oldu Kanal İstanbul.

İşe bakın ki her zamanki gibi bu kentin belediyesi var, İSKİ’si var demeden hiç haber vermeden binlerce dozer ile işe girişmişler.

3-4 ilçenin suyunu karşılayan Sazlıdere Barajı’nı da yok ederek. Dedikleri şu: Kentin suyunu sağlamak İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin işi!

İstanbul halkının hakkıdır, kentin yeteri suyu olmadan, on binlerce yeni Kanal İstanbul evlerine su vermemek. Belediye şimdiden bunu ilan etmeli, o lüks evlerin sahipleri bunu bilerek ev alımı yapsınlar.

YIKIM BÜYÜK OLUR

En az 7.2’lik bir depremin İstanbul’u yaşanmaz kılacağı kesin. Eviniz ayakta kalsa, size bir şey olmamış olsa bile, yakınlarınız var, arkadaşlarınız var, kaos var… Yaşam olanaklarınız önemli ölçüde dibe vuracaktır. Kahramanmaraş merkezli depremin yarattığı felaketin, nüfus ve yoğunluk bakımından toplamından daha büyük İstanbul’dan kaçmak isteseniz bile zor olabilir.

Milli gelir açısından da yoksulluk büyüyecek, bugünkü pahalılığı bile mumla arayacağız.

İktidar bunu hayal edemiyor mu? Tabii ki ediyor ama insan ve İstanbul odaklı, ülke odaklı değil de, cep odaklı, kazanç odaklı, inat odaklı, nefret odaklı bir yapı varsa, rahatça vurdumduymaz rolüne yatabilirsiniz. Siz nasılsa sırça köşklerinizde sağlam yaşıyorsunuz. Milletle halkla ne ilginiz var.

Bu kenti depreme dayanıklı kılmak için ne yaptınız…. Mesela tamamı depremle yerle bir olacak en az bir ilçemizi, parça parça yıkıp mı yenilediniz Ne yaptınız?

Yazarın Son Yazıları

Su yosununu incelemek Tıp Nobeli getirdi

Ne yazacağım ki kütük adamlar üzerine.

Devamını Oku
08.10.2026
‘Eyalet sistemine geçebiliriz’

Arşiv unutmaz derler ya, epey süre önce kupür kesip saklama alışkanlığım vardı, birikmiş kupürleri temizlerken yukarıdaki gazete kesiği elime geçti.

Devamını Oku
06.10.2026
Toplum vicdanı, AKP içinde ne kadar yankı buluyor?

AKP iktidarının toplum içinde karşılığı nedir?

Devamını Oku
05.10.2026
Ayıbı gizleme... ‘Fatma Hanım yalnız değildir!’ sloganına destek

Ülke en büyük finansal soygununu yaşıyor.

Devamını Oku
04.10.2026
‘Bizim adamımız sistemi’, çıkar ağları parçalanmalı

Cumhurbaşkanı “Dışarıdan gelecek olumlu eleştirilere de açığız” sözlerini birkaç kez sarf etti.

Devamını Oku
01.10.2026
Deniz Göktaş’ın mizahının gücü ve geçmiş

Mizah, doğası gereği gücü sorgular; trajikomik ortam, karar uygulama ve durumlardan çok güçlü kahkahalar üretir.

Devamını Oku
29.09.2026
Bir mucize yükseliş ve çöküş

AKP döneminde İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne elektronik mühendisi olarak girmiş...

Devamını Oku
28.09.2026
Sayın adalet bakanı, savcıları, SPK sistemi ve Mehmet Şimşek...

Sayın Bakan...

Devamını Oku
27.09.2026
Yavaş Cumhurbaşkanlığı adaylığı kapısından girdi

Mansur Yavaş CHP üyeliğinden istifa ederek çok önemli bir adım attı Cumhurbaşkanlığı adaylığı için.

Devamını Oku
24.09.2026
Sermayeye ve soyguncuya emekten ve milletten büyük servet transfer

AKP döneminde çöküşü nas politikasıyla başlatmak yanlış olur.

Devamını Oku
22.09.2026
Bugünkü mülksüzleştirmenin zorbalık ve darbelerle başlangıcı

Prof. Erinç Yeldan, Habertürk’te Eren Eğilmez’in programında, emek üzerindeki sömürünün 1980’den itibaren nasıl katlanarak arttığını anlatıyordu.

Devamını Oku
21.09.2026
Fon soygunu nasıl işliyor, soymaya devam mı?

Şüphesiz ayrıntılar önemlidir.

Devamını Oku
20.09.2026
Okurlardan anlamlı katkılar

Bazen ihmal ediyorum okurları, aslında çok güzel katkı ve paylaşım yapıyorlar.

Devamını Oku
17.09.2026
Mansur Yavaş spekülasyonları üzerine

Aslında ben de bu yazıyı yazmamalıydım.

Devamını Oku
14.09.2026
‘Parti devleti’ işbaşında, siyasi propaganda içinde mi?

Liberal görüşlü arkadaşımla sohbet ediyoruz.

Devamını Oku
13.09.2026
Üsküdar: Bir dönem bitti, yeni dönem başladı

Üsküdar, bir buçuk yıldır muhalif belediyelere karşı tezgâhlanan operasyonların amacının çok net olarak iktidar tarafından ilan edildiği ilçe oldu.

Devamını Oku
10.09.2026
‘Atı alan Üsküdar’ı geçti’nin yeni versiyonu

Kör gözüm parmağına, deyimi çetrefillidir.

Devamını Oku
08.09.2026
Ümmet mi millet mi? Av kim, avcı kim?

“Kürt meselesi” çözümleri çerçevesinde bugün tartışılan konular, aslında 2013’te tartışılmıştı.

Devamını Oku
07.09.2026
Bir ‘kırmızı perşembe’ olayı üzerine

Silivri Cezaevi’nin yeni yapılan devasa salonundayım, arkadaşlara soruyorum, heyet nerede, diye.

Devamını Oku
06.09.2026
Bir insan ölünce her şey mi ölür?

Bakın doğum kaderde yok ama ölüm herkesin kaderinde var.

Devamını Oku
03.09.2026
Yeni anayasa mı, hülle hazırlığı mı, yoksa salt değişiklik mi...

Cumhurbaşkanının masasında incelenmekte olan bir anayasa taslağı olduğu kulis haberlerini okuyoruz.

Devamını Oku
01.09.2026
Çık bakalım çıkabilirsen, büyük lafın yeri yok

Hukukçu Mehmet Uçum’un demokrasiyi savunduğu, haksızlıklara karşı çıktığı, adaletsizlikleri eleştirdiği, anayasanın pek çok maddesinin, uygulanmamasını gündem yaptığı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin özellikle Türkiye’de büyük adaletsizliklere, haksızlıklara uğramış kişiler hakkında verdiği kararların uygulanmasını savunduğu vb. görülmemiştir.

Devamını Oku
31.08.2026
Büyük bir yürekle kuruldu Türkiye... Koskoca bir cesaret ve inançla...

Kazanacağız yüreğiyle...

Devamını Oku
30.08.2026
‘Nasıl da yırttık, tam yırttık, şerefe arkadaşlar!’

Siyasal yargılamada işin doğasına uygun mahkemeler kurulur.

Devamını Oku
27.08.2026
Ar-Ge 1.7: Teknoloji alanında ihracat 56 milyar dolar

2026 Bilim ve Teknoloji Göstergeleri raporuna göre Türkiye’nin Ar-Ge harcamaları son yirmi yılda istikrarlı biçimde arttı.

Devamını Oku
25.08.2026
Bir trilyon dolarlık büyük yarış

Bu yarış başka. Ar-Ge yarışı.

Devamını Oku
24.08.2026
Oyyy Rize! Haydi gidelim haydi!

Mademki Özgür Özel Rize’de geniş bir kucaklaşma ile karşılandı, fırsat bu fırsat iki hafta önceki Rize gezimizi yazayım.

Devamını Oku
23.08.2026
Transferler: Büyük bir çaresizliğin dışavurumu mu, psikolojik tedavi mi

En çarpıcısı Eceabat’ta gerçekleşti: AKP’nin adayı belediye seçimlerinde 153 oy almıştı.

Devamını Oku
20.08.2026
Herkes yapıyor, başım kel mi ortamı...

Çok tartışılan bir konu. Tam bir transfer sezonunda yaşıyoruz.

Devamını Oku
18.08.2026
İki ayrı program, iki plan ve ayrı gelecek mi var?

Dünkü yazımda, Kürt hareketinin (siyasi veya askeri), çerçeve yasa ve sonrası için alabildiğine konuşur, program ve beklentilerini açıklarken, AKP iktidarının ise alabildiğine bu konularda sustuğunu DEM-İmralı açıklamalarına zerre yanıt vermediğini anımsatmıştım.

Devamını Oku
17.08.2026
İktidar susarken, DEM’liler gerçeği mi söylüyor?

Silahlar sussun! Tabii ki, şüphesiz! Artık PKK savaşmayacak! Ne güzel!

Devamını Oku
16.08.2026
YENİ Parti: Riski mi azalttı? Yoksa artırdı mı? Verileri görelim

Şüphesiz çerçeve yasa konusunda YENİ Parti’nin ikili siyaseti seçmen nezdinde “partiyi kurtarıcı” mı oldu?

Devamını Oku
13.08.2026
YENİ Parti’nin tartışması gereken temel soru üzerine

Çerçeve yasa üzerine yazıyorum 3-4 yazıdır.

Devamını Oku
11.08.2026
Demokrasi, hak ve özgürlükler mi, Kürt ayrılıkçılığı mı?

İktidar YENİ Parti’yi giderek daha çok kıskaç altına alıyor ve alacak da.

Devamını Oku
10.08.2026
Seçim ittifakları kesin belirlendi... Ne yapmalı?

DEM Parti, CHP’ye mi saldırmaya yöneldi?

Devamını Oku
09.08.2026
Ülkenin önü açılıyor mu, kapanıyor mu, çerçeveden sonra nereye

İsim şu: “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi.”

Devamını Oku
06.08.2026
İmralı Cumhuriyeti yeniden kuruyor, bu kez ‘demokratik’

AKP liderliği ve hükümeti biliyor, İmralı biliyor belki de onayına sunuldu, (PKK’nin de bilgi sahibi olduğunu reddedemeyiz), DEM’liler haydi haydi biliyor.

Devamını Oku
04.08.2026
Korku iklimi, CHP’li belediyeler ve ahlakın sıfırlanması

Yoğun bir siyasi korku iklimi içinde yaşıyoruz.

Devamını Oku
03.08.2026
Cem Küçük neden tutuklandı? Bu bir iç kavga mı?

Hayır tabii ki. Cem Küçük tutuklandı.

Devamını Oku
02.08.2026
Yargıtay butlan kararından tedbiri kaldırırsa...

Bu serinin son yazısı.

Devamını Oku
28.07.2026