Bayram Gelmiş Neyime...

18 Ağustos 2012 Cumartesi
\n

Yarın, 12 Eylül öncesindeki yasalarımıza göre Şeker, 12 Eylül darbecilerinin değiştirdiği adıyla da Ramazan Bayramı. Dine ağırlık veren bir yöntem izleyen Demokrat Partinin değiştirmeye niyetlenmek bir yana, 5953 sayılı yasa ile vurguladığı Şeker Bayramı adını, 12 Eylül generallerinin değiştirmesinin laikten verilen ilk ödün olduğu, izleyen değişiklikleri de dikkate alınca ortaya çıkıyor.

\n

İnsanı her açıdan temizlediği ve aklını başına toplamasına katkı sağladığına inanılan ramazanın 2012de neredeyse bir kavga ayına dönüştürüldüğünü görüp yaşamak da son talihsizliklerimiz arasına katıldı.

\n

Kapalı salon siyaset toplantılarına dönüşen iftarları da ağırlıklı olarak bu yıl yaşadık.

\n

Bana sorarsanız, kimi oruç tutanların orucu başına vurmuşdiye tanımlanan kızgınlıklarına tanık olmak alışkanlığını da yitirmişiz.

\n

Çünkü kızgınlık yansıtan sözler, nedense iftardan sonra dillerden dökülmeye başladı.

\n

Böyle bir ortamın bayramı da kuşkusuz böyle olacaktı.

\n

***

\n

İçeriyi düzeltmeyi başaramayanların dışarıyı düzeltmeye kalkışmaları da ülkemizin bir başka talihsizliği.

\n

Suriyedeki insanlık dışı olayları önlemenin uluslararası diplomasi aracılığıyla gerçekleştirilmesi için çaba harcanmasına, kimsenin bir diyeceği olamaz. Ama izlediğimiz girişimler, dikkatleri oraya çekerek, içerideki sorunları gözlerden kaçırma niyetine bağlı olabilir mi, sorusu ister istemez insanın aklına takılıyor.

\n

***

\n

Bayram gelmiş neyime / Kan damlar yüreğimedemiş ozanımız yıllar önce.

\n

Sanki yıllar öncesinden bugünü anlatıvermiş.

\n

Hapishane denince akla ilk gelen kader mahkûmlarıolurdu. Uzunca bir süredir başka mahkûmlar (?) akla gelir oldu. Onlar için ne mahkûmları denilmesi gerektiğini bilemiyorum. Çünkü sahte, düzmece, kurgulanmış olduğu ileri sürülen deliller ve ceza hukukunun reddettiği kıyas yoluyla örselenen onurlarına da sahip çıkmak gerekiyor.

\n

Aslında onlar mahkûm değil. Ancak ceza infazına dönüşen uzun tutukluluk süreleri nedeniyle mahkûm gibi muamele görüyorlar.

\n

Masumiyet karinesiuluslararası sözleşmelerde ve anayasada kalmış bir söylenceye dönüştü.

\n

İktidar ve yakınları kesin kararlarını çoktan vermişler. Teröristlerdiyerek bunu da açık açık kanıtlıyorlar.

\n

İçeride 100e yakın gazeteci, yüzlerce asker, yüzlerce öğrenci bayrama bu koşullarda giriyor. Eşleri, çocukları, yakınları, meslektaşları ve arkadaşlarının bayram yapmasını beklemek gibi bir yaklaşım da yeni bir işkence türü olarak kol geziyor.

\n

Kimileri Yarın bayram, bir kaşık ayran / Sana da yeter, bana da yeterdiye başlayan çocuk tekerlemesine tempo tutarcasına ramazanın ödülü bayramın, gerçekten bayram olduğunu kanıtlamaya çalışıyor.

\n

Evet, yarın bayram ama o da zamanın cilvesi olarak, takvim yapraklarında yazılı olarak kalan öteki bayramlara benziyor.

\n\n

Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları