Atatürk ve anti-emperyalizm
Örsan K. Öymen
Son Köşe Yazıları

Atatürk ve anti-emperyalizm

18.10.2018 07:30
Güncellenme:
Takip Et:

Emperyalizm, güçlü olan bir ülkenin güçsüz bir ülkeyi sömürmesi olarak da özetlenebilir. Ancak emperyalizm tek başına hareket edemez ve tamamlayıcı bir temel sömürü düzenine de gereksinim duyar. Sanayi devriminden önce bu işlevi feodalizm yerine getiriyordu. Sanayi devriminden sonra bu işlevi kapitalizm yerine getirmeye başladı. Emperyalizm ve kapitalizm birbirini besleyen iki düzendir. Kapitalizmden bağımsız olarak emperyalizmi, emperyalizmden bağımsız olarak da kapitalizmi anlayamayız.
Dünyada emperyalizme karşı samimi ve gerçek bir mücadele vermiş sayılı lider vardır. Rusya’da Vladimir Lenin, Türkiye’de Mustafa Kemal Atatürk, Hindistan’da Mahatma Gandhi, Küba’da Fidel Castro ve Che Guevara, Vietnam’da Ho Chi Minh bunların arasında sayılabilir. Lenin, Castro, Che Guevara ve Ho Chi Minh komünizm için mücadele verdiler. Kapitalizmin anti-tezini savunmaları bağlamında, emperyalizme karşı en tutarlı mücadeleyi onların verdiği söylenebilir. Ancak Osmanlı İmparatorluğu’nun ve Hindistan’ın kendi tarihsel bağlamı ve sosyal koşulları dikkate alındığında, Atatürk’ün ve Gandhi’nin verdiği anti-emperyalist mücadeleyi küçümsemek olanaklı değildir.
Onların, emperyalist işgalci ülkelere karşı cephede verdikleri savaş ve alanda gösterdikleri direniş, elbette emperyalizme karşı verdikleri mücadelenin temel unsurlarından birisiydi. Ancak bunun da ötesinde, Atatürk ve Gandhi, her ne kadar, üretim araçlarında özel mülkiyetin ortadan kalktığı sınıfsız toplum modeli olan komünizmi savunmuş olmasalar da komünistlerle sık sık işbirliği yapmışlardır, ayrıca, serbest piyasa ekonomisini savunmak yerine, sosyal demokrasiye yakın olan karma ekonomik modeli ve güçlü bir kamu sektörünü savunmuşlardır.
Atatürk’ün Lenin ile yazışmaları, Kurtuluş Savaşı sırasında Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nden aldığı destek, Türkiye Cumhuriyeti kurulduktan sonra kalkınma ve planlama alanlarında SSCB ile gerçekleştirdiği işbirliği, ideoloji bağlamında ortaya koyduğu halkçılık ve devletçilik ilkeleri, bunun en açık göstergeleri arasındadır.
Atatürk bunlarla da yetinmemiştir. Laiklik ilkesiyle, ülkesini teokrasiden ve ortaçağ karanlığından çıkartmış, devlet, siyaset, hukuk ve eğitim işlerini dinden arındırmış, eğitim sistemini dine değil, bilim, matematik, felsefe ve sanat üzerine inşa etmiş, kadınları eğitim ve çalışma yaşamına katmış, kadınlara seçme ve seçilme hakkını vermiş, çağdaş uygarlığı bir hedef olarak ortaya koymuştur.
Atatürk, işgalci Batı Avrupa ülkelerine karşı cephede savaşmış birisi olduğu halde, çağdaş uygarlığın değerlerini reddetmemiş, uygarlık mücadelesini, Batı ve Doğu kültürü karşıtlığı üzerine yapılandırmamış, çağdaş uygarlığı, insani değerler ve ilkeler üzerinden anlamıştır. Atatürk, emperyalizme karşı mücadelenin de ancak böyle kazanılabileceğini biliyordu. Atatürk için emperyalizme karşı mücadele, cephedeki savaştan ibaret değildi. Onun için, cephedeki savaşın kazanılması durumunda kurulacak olan devletin siyasi yapısı, emperyalizme karşı verilecek mücadelenin sonucunu belirleyecek yaşamsal bir unsurdu. Çünkü, cahil ve geri kalmış olan bir milletin, emperyalizme karşı savaşı kazanma olasılığının sıfır olduğunu biliyordu. Emperyalizmin, güçlü olanın güçlü olanı değil, güçlü olanın zayıf olanı sömürdüğü bir düzen olduğunu anlayacak kadar akıllı ve bilgiliydi.
O nedenle, İslamcı siyasetle, dinci devlet yapısıyla, imam hatip okulu, Kuran kursu, ilahiyat fakültesi enflasyonuyla, “4+4+4” adlı eğitim ucubesiyle, Atatürk’ün adını stadyumlardan, kültür merkezlerinden, havalimanlarından silmekle, 29 Ekim’i yok saymakla, Atatürk’ün vasiyetiyle uğraşmakla, emperyalizme karşı mücadele verilemez.
“One minute!” diye bağırmak, “Dünya beşten büyüktür” demek, terör örgütüne karşı sınır ötesi askeri operasyon yapmak yetmiyor. Kolay kolay anti-emperyalist olunmuyor!  

Yazarın Son Yazıları

Mutlak emperyalizm

Hukuk ters yüz edilerek, CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun diplomasının iptal edilmesi ve tutuklanması da, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in “mutlak butlan kararıyla” görevden alınıp yerine CHP eski genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun getirilmesi de, emperyalizmin bir operasyonu ve projesidir.

Devamını Oku
25.05.2026
Mutlak ahlaksızlık

AKP “hükümetinin” kurduğu diktatörlük rejimi, geçtiğimiz yıl, CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun üniversite diplomasını iptal ederek ve kendisini tutuklayarak, vatandaşların seçme ve seçilme hakkını gasp etti.

Devamını Oku
23.05.2026
ABD ve Çin

ABD yönetimlerinin sergilediği emperyalizme karşı mücadele, Türkiye’deki bazı çevrelerde, bir antiemperyalizm mücadelesi olmaktan çıkıp, ABD karşıtlığına, anti Amerikancılığa, ABD’ye ait olan her şeye toptan karşı çıkmaya evrilmiş durumdadır.

Devamını Oku
18.05.2026
Nazilerin iktidarı

Almanya’da Adolf Hitler’in öncülüğündeki Nazilerin serbest ve özgür seçimlerle nasıl iktidara geldiği, hem Almanya’nın hem de dünyanın yakın tarihinin anlaşılması ve her ülkede geleceğe yönelik önlem alınması açısından son derece önemlidir.

Devamını Oku
16.05.2026
Zafer günü

9 Mayıs, Rusya Federasyonu’nda Zafer Günü ve ulusal bayram olarak kutlanıyor.

Devamını Oku
11.05.2026
Mutlak butlan!

Mutlak butlan kavramı, CHP’nin 38. olağan kurultayı ile ilgili “dava” nedeniyle kamuoyu gündemine girdi.

Devamını Oku
09.05.2026