Özgür Mumcu

Ulu Hakan, Kızıl Sultan

13 Ekim 2016 Perşembe

Emlakçı, kasiyer, çağrı merkezi çalışanı, şoför, satış elemanı, diş teknisyeni, aşçı, tekstil sektörü çalışanı, postacı, kurye, vergi tahsildarı, marangoz, tur rehberi iseniz haberler kötü. Muhtemelen yirmi sene içinde bir işiniz olmayacak. Ancak çok üzülmeyin yalnız değilsiniz. Oxford Üniversitesi’nde yapılan ve 702 mesleği konu alan bir araştırmaya göre yakın gelecekte mesleklerin yaklaşık yarısı ortadan kalkacak.
Sebep teknolojik gelişme. Daha özel olarak ise yapay zekâ ve robot teknolojilerindeki üssel artış. Bir insan otuz adım attığında yaklaşık otuz metre ilerler. Ancak her seferde bir öncekinin iki katı adım atarsa, otuz seferde dünyadan aya gidip dönebilecek kadar mesafe kat edebilir. Mikroişlemciler içindeki transistör sayısı da benzer bir mantıkla her sene yaklaşık ikiye katlanıyor. Bu da bilişim teknolojilerinde sürekli gelişme, akıllı algoritmalar ve yapay zekâda baş döndürücü bir gelişme demek.
Şimdiden yollarda sürücüsüz otomobiller var. Daha şimdiden insanların kullandıklarına göre kıyaslanamayacak kadar güvenliler. IBM’nin Watson yapay zekâ programı doktorlardan çok daha isabetli tıbbi teşhislerde bulunuyor. Baxter gibi endüstriyel robotlar, üretim bandında insana ihtiyacı tamamen ortadan kaldırmak üzere. En son ne zaman bir seyahat acentesine gittiniz? En son ne zaman uçak biletinizi bir insandan aldınız?
Bugüne dek insanlık, teknolojik gelişmelerin birçok mesleği ortadan kaldırdığını ama yerine yenilerinin geldiğini gördü. Ancak bu değişmez bir kural değil. Fazla değil bir hayli yakın bir zamanda üretim için insana giderek daha az ihtiyaç duyulacak. Mülteci krizine bir de bu gözle bakmakta fayda var. Geride bırakmak üzere olduğumuz iktisadi sistem, gelişmiş ülkelerin mültecileri sisteme dahil edebilmelerine imkân sağlıyordu. Oysa bırakalım vasıfsız işleri, bugün vasıflı iş diye bilinenler bile ortadan kalkacak. Özellikle Sahraaltı Afrika bir nüfus patlamasının eşiğinde. Suriye mülteci krizi ileride yaşanacakların sadece ufak bir ön provası olarak kalabilir.
Birinci Sanayi devrimi su ve buhar ile üretimi mekanize etti, ikincisi elektrikle seri üretimi doğurdu, üçüncüsü elektronik ve bilgi teknolojisini kullanarak üretimi otomatikleştirdi. Şimdi dördüncü sanayi devrimi geldi çattı. Akıllı algoritmalar, kendi kendine öğrenebilen yapay zekâlar ve robot teknolojisini sadece bilimkurgu filmlerindeki fanteziler olarak değerlendirenler geçmişte yaşıyor.
Biz bütün sanayi devrimlerini ıskalamış bir coğrafyadayız. Hepsinin peşinden koştuk. Şimdikiyse diğerlerine benzemiyor. Ekonomik üretimden insan faktörü çıkmak üzere. Bununla eski sanayi devrimlerinin hazır kurallarıyla başa çıkmak mümkün değil. Dünyada postkapitalizm tartışmaları bu sebeple şu aralar çok revaçta.
Biz ne yapıyoruz? Ülkeyi yönetenlerin vizyonu en geniş olanı en fazla inovasyon ve Ar-Ge demeyi biliyor. Cumhurbaşkanı’nın damadının mailleri sızdı diye memleket bulut teknolojisine kapatılıyor. Liselerde tek dert dini eğitimi yaygınlaştırmak. Diyanet İşleri Başkanlığı ise gençlik rehberleriyle yayılmak peşinde.
Dünya, kendisinin de çözümünü bilmediği bir yere ilerliyor. Bunca kargaşanın sebeplerinden biri de bu. Üretim araçları öylesine değişiyor ki yepyeni bir düzen gelmek üzere.
Bu defaki sanayi devrimi diğerlerine benzemiyor. Iskalayan sonradan yakalayamaz ya da yeni düzene ucundan da olsa eklemlenemez.
Hadi şimdi Abdülhamid Ulu Hakan mı, Kızıl Sultan mı diye tartışalım. Emin olun çok faydası olacak.


Yazarın Son Yazıları

Tutuklu yargı 5 Eylül 2018
Kimiz biz? 29 Ağustos 2018
Trump gidiyor mu? 23 Ağustos 2018
Milli birlik 22 Ağustos 2018
Gemi ve kaptan 15 Ağustos 2018
Yazık ettiniz efendiler 11 Ağustos 2018
Krizin faturası 8 Ağustos 2018
Trump, Erdoğan, Brunson 4 Ağustos 2018
Brunson meselesi 2 Ağustos 2018
Anayasa yok 14 Temmuz 2018
Afrika tipi başkanlık 11 Temmuz 2018