Fatıma'dan Sümeyye'ye
Tayfun Atay
Son Köşe Yazıları

Fatıma'dan Sümeyye'ye

15.05.2016 06:00
Güncellenme:
Takip Et:

Hz. Muhammed’in kızı Hz. Fatıma’nın nikâhı bir mescitte kıyıldı.

Peygamberin kızı, eşi Hz. Ali’nin ona “mihr” olarak verdiği 400 dirhem gümüşü (ki Ali, bunu verebilmek için zırhını 480 gümüşe satmıştır)  çok bularak onu düğün masraflarına harcanmak üzere hibe etti.

Nikâh, mescitte Hz. Muhammed tarafından bir hutbeyle ilan edildikten ve Peygamber, dinleyenlere “Rabbimden kendim ve sizin için mağfiret dilerim” diyerek hutbesini hitama erdirdikten sonra gayet sade bir törenle kıyıldı.

700 civarındaki misafire ikram, bal şerbeti, hurma ve gül suyundan ibaretti. Sonra da yine hurma, yağ ve süzme yoğurttan yapılmış olup misafirlerin ancak dişinin kovuğuna gidecek miktarda bir yemek verildi.

***

1400 yıllık İslâm tarihinin bugün geldiği noktada, kendisini İslâm adına “vazifeli” sayanlardan  bu toprağın payına düşmüş olanın kızı, yukarıda anlatılan “Peygamber sünneti”nden fersah fersah uzağa düşen bir düğünle evlendi dün…

 Sümeyye Erdoğan’ın düğünü, dine referansla Türkiye’de iktidara gelmiş, tacını-tahtını, sarayını-saltanatını kurmuş ve ne pahasına olursa olsun onu elde tutmaya kararlı bir anlayışın İslâm’la ilişkisini kültürel, siyasal ve ideolojik açıdan doğru değerlendirme yolunda bizim için eşine ender rastlanır bir başka örnek oluşturuyor.

Daha önce de zaman zaman ileri sürdüğümüz üzere, artık Tayyip Erdoğan’da erimiş AKP siyasal pratiğinin karşılığı, İslâmcılık değil “post-İslâmizm”dir.

Ve “Sümeyye’nin düğünü” de neresinden bakılırsa bakılsın, tepeden tırnağa tam mânâsıyla post-İslâmizmin “yüzgörümlüğü” mahiyetinde karşımıza çıkan bir hadisedir.

***

Post-İslâmizm, İslâm’ın kapitalizmle, sermayeyle, servetle, şatafatla, lüksle, şaşaa ile buluşup sarmaş-dolaş olmasından çıkar.

Post-İslâmizm, dindarlığın düzenbazlıkla hemhal olup “dinbaz”lığa dönüştüğü yerde ortaya çıkar.

Post-İslâmizm, bugün kendilerine gerçeklikle hiç alakası olmayan, tamamen “simülatif” (benzetimsel) şekilde “Emir-ül Müminin” denilmeye başlanmış Müslüman muktedirlerin, kızlarını bir mescidin mütevazı, sakin, sessiz-sedasız huzuru içinde evlendirmek yerine;

Bir memleketin en büyük şehrini "olağanüstü hal"e sokarak;

Devleti neredeyse tümüyle alarma geçirerek;

Trafiği felç, sokakları da insanlara zehir ederek;

Halkla düğün arasına beyaz çarşaflar gererek;

Yemek maliyetinden yol düzenlemesine ve emniyet personelinin mesai ödemelerine kadar açılan yelpazede 1,5 milyon liraya yakın bir harcama kalemi çıkararak;

35 bin kişilik dev bir gösteri merkezinde evlendirdiği zaman ve zeminde ayyuka çıkar…

Peygamber’in kızı, kocasının zırhını satarak kendisine verebildiği 400 dirhem gümüşlük mihri çok bulup düğün masraflarına hibe eder.

“Saray”ın kızı, yukarıda saydığımız sıkıntıların 16 milyon nüfuslu koca bir şehirde yaşanmasına yol açmışlık üzerine kafa yormaya gerek duymaksızın şehir ahalisinin hayatını düğün törenine heba eder.

***

Evet, bu düğün bize İslâmcılığın bittiği, post-İslâmizmin önünün açıldığı bir süreçte olduğumuzu işaret eden çarpıcı bir yeni örnektir.

Siyasal ve ideolojik olarak İslâmcılığın şahikası, beğenilsin-beğenilmesin, tapılsın ya da nefret edilsin, karşıtları açısından tüm dehşeti ve korkunçluğu da unutulmamak kaydıyla İmam Humeyni’dir.

Ama yiğidi öldürsek de hakkını inkâr etmemek lâzım!..

İran İslâm Devrimi’nin önderi, 1979’da ülkesine döndükten 1989’da ölümüne kadar geçen zaman boyunca gösterişten alabildiğine uzak bir yaşam sürdü. Öldüğünde tek gayrimenkulü, Kum kentindeki evdi. Öldükten sonra yapılan incelemede de İran’da yaşadığı 10 yıl içinde malvarlığının artması bir yana, yaptığı yardım ve bağışlarla daha da azaldığı ortaya çıktı.

İslâmcılık bu da isterseniz (“anakronizm” pahasına da olsa) post-İslâmizme matuf bir gözle de bakmaya çalışalım geçmişe!..

Emevîler’i tarih sahnesine çıkaran ve “Arap Kisrâsı” (“Kayzer”i) namıyla maruf Muaviye’nin, İslâm’ı dünyaya tamah etmeyen “zahitçe” yaşama ülküsünden koparıp iktidarla, zenginlikle, lüks ve şatafatla özdeş bir saray dini kılan pratiği, eğer post-İslâmizme tarihsel bir karşılık aranacaksa herhalde işaret edilmesi en uygun mecradır!..

Ve işte o mecraya dikkat yöneltip dün İstanbul’da karşımıza çıkan tabloya da bakarak denilebilir ki…

Böyle olur Kisrâ’ların düğünü!..

 

Yazarın Son Yazıları

Kalacak bir türkü söyler gideriz

Kalacak bir türkü söyler gideriz

Devamını Oku
10.09.2018
Kovboylar yetmez, kotu da yasaklayın!

Kovboylar yetmez, kotu da yasaklayın!

Devamını Oku
05.09.2018
Betona tapanların mabedi yapıldı

Betona tapanların mabedi yapıldı

Devamını Oku
03.09.2018
Bir insanlık ibadeti: Cumartesi Anneleri

Bir insanlık ibadeti: Cumartesi Anneleri

Devamını Oku
20.08.2018
‘Eşkıya’nın namusu Deniz’den soruldu!

‘Eşkıya’nın namusu Deniz’den soruldu!

Devamını Oku
15.08.2018
Doların da Allah’ı var!

Doların da Allah’ı var!

Devamını Oku
13.08.2018
‘Üniversite pazarı’nın düşündürdükleri

‘Üniversite pazarı’nın düşündürdükleri

Devamını Oku
08.08.2018
Üniversite pazarı

Üniversite pazarı

Devamını Oku
06.08.2018
Diyanet, sayende gidiyor din elden, dikkat et!

Diyanet, sayende gidiyor din elden, dikkat et!

Devamını Oku
01.08.2018
‘Topluma karşı devlet’ ve polisi

‘Topluma karşı devlet’ ve polisi

Devamını Oku
30.07.2018
‘En doğru, en hakiki tarikat’ hangisi?

‘En doğru, en hakiki tarikat’ hangisi?

Devamını Oku
25.07.2018
Bikinili Müslümanlık, tesettürlü münafıklık

Bikinili Müslümanlık, tesettürlü münafıklık

Devamını Oku
23.07.2018
Meşihat makamı

Meşihat makamı

Devamını Oku
18.07.2018
‘Adnan Hoca’ya da ne istediyse verdiler!

‘Adnan Hoca’ya da ne istediyse verdiler!

Devamını Oku
16.07.2018
Ters köşe (10.07.2018)

‘Cülus töreni’

Devamını Oku
10.07.2018
Düzyatan Gazi’nin ABD seferi

Düzyatan Gazi’nin ABD seferi

Devamını Oku
08.07.2018
Matbaa kapitalizmi ya da ‘Gutenberg Galaksisi’nin sonu

Matbaa kapitalizmi ya da ‘Gutenberg Galaksisi’nin sonu

Devamını Oku
04.07.2018
Şehit cenazesinde ‘protokol’ olur mu?

Şehit cenazesinde ‘protokol’ olur mu?

Devamını Oku
02.07.2018
‘Yüzde yedi’yi kim yedi?

‘Yüzde yedi’yi kim yedi?

Devamını Oku
26.06.2018
Bitmiş iktidarın uzun ölümü sürüyor

Bitmiş iktidarın uzun ölümü sürüyor

Devamını Oku
25.06.2018
‘Yüzde yedi'yi kim yedi?

‘Yüzde yedi'yi kim yedi?

Devamını Oku
25.06.2018
‘Antroposen’, ama umudu kesme Doğa’dan!

‘Antroposen’, ama umudu kesme Doğa’dan!

Devamını Oku
11.06.2018
Uçtuğunu zanneden şeyh: Aziz Yıldırım

Uçtuğunu zanneden şeyh: Aziz Yıldırım

Devamını Oku
06.06.2018
Kıyametin jeolojik adı: ‘Antroposen’

Kıyametin jeolojik adı: ‘Antroposen’

Devamını Oku
04.06.2018
Başkanın değil babanın Ali’sisin Ali Koç!

Başkanın değil babanın Ali’sisin Ali Koç!

Devamını Oku
30.05.2018
Markalaşıp ‘makara’laşan tarikatlar

Markalaşıp ‘makara’laşan tarikatlar

Devamını Oku
28.05.2018
İmam-hatipten kaçanlar Galatasaray kuyruğunda

İmam-hatipten kaçanlar Galatasaray kuyruğunda

Devamını Oku
23.05.2018
‘Allah ruhumu diğer bedene koymuş Hocam!’

‘Allah ruhumu diğer bedene koymuş Hocam!’

Devamını Oku
21.05.2018
Eğlenceli ciddiyet: İnce

Muharrem İnce’nin mevcut iktidar ağzı karşısında en büyük avantajı, yerli ve milli “mizah duyusu”na sahip olması. Sanki Erdoğan, hiç beklemediği bir “lügat”le karşı karşıya kalmış gibi geliyor bana. Öyle hissediyorum.

Devamını Oku
17.05.2018
İnanç borsası nefslere açılırken…

İnanç borsası nefslere açılırken…

Devamını Oku
16.05.2018
‘Rabia gösterdikçe adalet görünmez oldu’

‘Rabia gösterdikçe adalet görünmez oldu’

Devamını Oku
13.05.2018
‘Afrin Türküsü’nde kim başrolde?

‘Afrin Türküsü’nde kim başrolde?

Devamını Oku
09.05.2018
Eşeğe kurban olun!

Eşeğe kurban olun!

Devamını Oku
07.05.2018
Fenerbahçe ‘Türk takımı’ mı?

Fenerbahçe ‘Türk takımı’ mı?

Devamını Oku
02.05.2018
Hitler’i anıyoruz (!)

Hitler’i anıyoruz (!)

Devamını Oku
30.04.2018
Biz tarihin yüzüne bu fotoğrafla bakacağız

Eve dönüş yolunda...

Devamını Oku
25.04.2018
‘Çocukluğun ilanı’dır 23 Nisan!

‘Çocukluğun ilanı’dır 23 Nisan!

Devamını Oku
23.04.2018
Geçmişimizdeki yarın: Köy Enstitüleri

Geçmişimizdeki yarın: Köy Enstitüleri

Devamını Oku
18.04.2018
ABD ‘simülasyon’a dönüşürken…

ABD ‘simülasyon’a dönüşürken…

Devamını Oku
16.04.2018
Dört duvar arasında havadır sudur kâğıt kokusu!

Dört duvar arasında havadır sudur kâğıt kokusu!

Devamını Oku
11.04.2018