Tuncay Mollaveisoğlu

Yerelde CHP’nin yönetim başarısı!

10 Temmuz 2020 Cuma

Bir ezberi bozdular...

AKP’nin elindeki tüm argümanları yıktılar, slogan cümleleri tarihe gömdüler...

“CHP’liler yapamaz, CHP’li belediyeler başarısız, CHP’liler yönetemez, iki koyun gütmeyi bilmezler...”

CHP’nin yerel yönetimlerdeki başarısı “Türkiye’de başka bir iktidar, başka bir siyaset mümkün” umudunu yükseltiyor.

Pandemi döneminde ayrım yapmadan tüm vatandaşa ulaşan, nakdi ve ayni yardımlarla tüm engellemelere rağmen hizmeti yurttaşın ayağına götüren başta büyükşehir belediyeleri olmak üzere CHP’li yerel yöneticiler, hem partinin hem de CHP’li seçmenin özgüvenini katladı.

Belediyelerin gelirleri azaldığı halde hizmetlerinde ciddi aksamalar olmuyor. AKP’li belediyelerin de gelirleri düştü ancak onlar hükümetin sağladığı kredi olanakları ve İller Bankası'nın yarattığı ayrıcalıklar ile yollarına devam ediyor.

Ege Bölgesi büyükşehirlerinde, İzmir-Muğla- Aydın ekseninde hem altyapı çalışmaları hem de tarım kesimini kalkındıran projelerde, sıkıntılı ekonomik yapıya rağmen hız kesilmedi.

Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin üreten Türkiye’ye model olabilecek “Kırsalda üret, kıyıda tüket” zinciri, “Toprağını satma ürününü sat” sloganı ve bu hedefin altını dolduran üreticiye destek uygulamaları...

Yazsam, köşeye sığmaz.

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kırsalda meyveciliği ve hayvancılığı destekleyen, köylü ve çiftçinin araç ihtiyacını karşılayan projeleri...

Aydın Büyükşehir Belediyesi'nin Halk Ege Et market zinciri...

Üreticiden besi hayvanını değerinde alıyor ve 13 şubesi ile uygun fiyata tüketiciye et sunuyor. Üç büyükşehir de kendi topraklarına uygun küçükbaş hayvancılığı teşvik edip köylüye keçi, koyun hibe ediyor.

Türkiye’nin umudu CHP’li belediyelerden yükseliyor. AKP durumun farkında... Beni düşündüren de bu...

Mesele Bodrum'un fahiş lahmacunu mu?

Turizmin gözbebeği Bodrum için hemen her yaz bir fahiş fiyat haberi gündeme düşer. Bu yazın moda haberi 370 TL’ye lahmacun ve 1000 TL’ye şezlong kirası oldu.

Haberi yaptıranlar “ücretsiz reklam” amacına ulaştı. Bodrum’a gelip harcadığı paranın hesabını yapmayanlar için, otel, restoran ve plaj işletmeleri var. İki günlük deniz keyfini asgari ücret fiyatına pazarlayanları kendi müşterileri arayıp buluyor. Kimileri, bu paraları sadece “etiket” olsun diye harcıyor.

Bodrum’da her bütçeye göre işletme var. İsteyen 15 TL’ye isteyen 370 TL’ye lahmacun yiyebilir. Asıl mesele denetimdir.

Her işletme müşterisinin kolayca erişeceği fiyat menüsünü sunmalı, belediye ise bu sistemi sıkı sıkıya denetlemeli. Eksiklik tam da bu noktada var. İşletmelerin bazıları pandemiyi de bahane ederek müşterilerine menü vermiyor. Özellikle balık restoranlarında, fiyatını önceden soramadığınız mezeler balık ve içki için fahiş fiyatlar ödemek zorunda kalabilirsiniz.

Çözüm, müşteri istemeden menüyü vermektir... Böylece hiç kimse tatilden, fahiş ödemelerin acı anıları ile dönmez. Belediye, kanuni zorunluluk olan bu sistemi denetlerse sorun kendiliğinden ortadan kalkar.

Bodrum Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın “turiste parasını harcatmak gerekir” anlamındaki açıklamasının da yanlış anlaşıldığı ortada. Çünkü turizm bölgelerinde, turistin elbette yüksek harcama yapması beklenir. Yabancı turistin bol döviz bırakarak tatilini geçirmesi amaçlanır. Ancak bu beklenti, o turistlerin kazıklanacağı anlamına gelmez. Turizm yarışındaki ülkeler tatili tüm yıla yaymaya çalışarak, kültür turizmini teşvik ederek, turistlere müze ziyareti vb. farklı aktiviteler yaptırarak hem misafirlerini mutlu etmeyi hem de daha çok döviz bırakmalarını hedefler.

Bodrum’da esnaf zor durumda. Yabancı turist hiç yok gibi. Yerli turist ve yazlıkçıların yarattığı kalabalığa rağmen işletmelerin çoğu hâlâ yüzde 20-30 kapasite ile çalışabiliyor. Büyük oteller kapalı. Asıl sorun yaz sonrasında emekçi kardeşlerimizin durumu. Turizm sektörünün sağladığı büyük istihdam zinciri koparsa ne lahmacun konuşabiliriz, ne menü.


Yazarın Son Yazıları