Yazgülü Aldoğan

Kimin yapacağı değil, ne yapacağı önemli

02 Eylül 2021 Perşembe

Anketler söylüyor: Türk halkı, kendini diğer dünya vatandaşlarından daha fazla mutsuz ve güvensiz hissediyor. Çünkü iyi yönetilmiyor. Mevcut yönetimden rahatsızlıklar tahammül sınırlarını aşarken muhalefetin seçim kazanma şansını karalamak için buldukları yol, gündemi ittifakın “adayının kim olacağı”na kilitlemek. Ortada farklı fikirlerde bir ittifak olduğu için parçalamaya uğraşıyorlar. Oysa seçmenin derdi kimin yöneteceği değil, ne yapacağı, öyle bir yandım Allah durumu! Nasıl demokrasiyse mevcut iktidarı seçimle değiştirmek için çalışmak bile kabul edilemez bir suç gibi gösteriliyor! 

Seçimi kazanmak için muhalefetin kimi aday göstereceğinden çok, ne yapacakları sonucu belirleyecek. Başkan önemli değil, çünkü bu bir tek adam rejimi değil, bir uzlaşmalar hükümeti olacak. Kılıçdaroğlu da “Aday mısınız” sorusuna ne yapacağını söyleyerek yanıt veriyor. O zaman neyin ne zaman yapılacağı önemli. 

ACİL OLANLAR!

İlk dönem “Yürek soğutma, yangına su dökme!” dönemi; haksızlıkların bir an önce giderilmesi şart, sabır kalmadı!  A) 1. Hukuksuz KHK’lerle görevlerinden alınan, işlerinden atılan, hukuk yolu kapatılan, SİVİL ÖLÜM’e mahkûm edilen insanları derhal işlerine iade etmek. 2. Yıllardır hak diye yırtınan “Emeklilikte yaşa takılanlar”a haklarını vermek. 3. 15 Temmuz sonrası FETÖ savcıları ve hâkimlerinin haksız hukuksuz yargılayıp mahkûm ettiği çoğu masum insanı derhal tahliye edip gerekiyorsa mahkemelerine, tarafsız ve bağımsız bir yargı sağlandıktan sonra tutuksuz devam etmek. Bunların hepsi siyasi davalar ve tutuklu olan insanlar, gözdağı, intikam gibi gerekçelerle inanılmaz süredir tutuklu, 80 yaşın üzerindeki, beraat etmiş komutanları içerde ölsün diye mi tekrar aldılar? Askeri öğrenciler, Osman Kavala, Selahattin Demirtaş gibi siyasi tutuklulara tahliye. 4. Cumhurbaşkanına hakaret davalarının hepsini düşürmek! Cumhurbaşkanı, parti başkanı olarak siyasi kişiliğiyle eleştiriye açık olmalı. 5. Gelir dağılımı adaletini sağlamak için asgari ücretten vergi alınmasını önlemek; dolaylı vergilerin yükünü azaltırken dolaysız vergileri artırmak, birden fazla maaş alanların sadece bir maaş alabileceğini karara bağlamak; kaynağı açıklanamayan servetlere çok büyük vergiler koymak; bütün ihaleleri kanuna uygun ve halka açık yapıp, adrese ihale sistemine son vermek; 5’li müteahhit çetesine yaptırılmış ve kâr garantisi verilmiş her türlü yapının sözleşmelerini feshetmek; 6. Plansız programsız, sırf yandaşa kadro sağlamak, bölge esnafına rant, ev sahibine kiracı bulmak için açılmış vakıf üniversitelerinin uluslararası akademik standartlara uyduklarını ispat etmedikleri sürece eğitim vermelerini durdurmak! Zaten umut dışında bir şey verdikleri yok, mezun olanlar da AVM’de tezgâhtar oluyor. 6. Kayıt dışı göçmen sorununu çözmek. Suriyeli, Afgan, Afrikalı göçmenlerin ülke demografisini değiştirme tehlikesini önlemek! 7. THK’yi derhal ayağa kaldırmak, uçaklarını onarmak ve yenilerini almak ve orman yangınlarını önlemek, yanan yerlerin imara açılmasına izin vermemek. 8. Türk Dil Kurumu, Türk Tarih Kurumu, DİE, Sayıştaş, Devlet Denetleme Kurulu gibi Cumhuriyetin önemli kurumlarının tekrar gerçek işlevlerine dönmesini sağlamak! 9. Öğrenci ve velilerin istemediği İHL’leri fen ve Anadolu liselerine dönüştürmek, zorunlu eğitimi yeniden sekiz yıla çıkarırken üç yaşa çekip kreş eğitimine önem vermek. Eğitimdeki devlet dışı dini kurumların etkisini silmek. 10. İşe alımlarda, mülakatları yetenek gerektiren konular dışında en aza indirmek. Mülakatları videoya alarak yargı kararına açık bırakıp haksızlıkları önlemek. 11. Çiftçi ve esnafın kredi borçlarını silmek! 12. Önemsiz gibi gözükebilir ama şu bitmeyen yaz saatini kaldırmak!

YENİDEN YAPILANMA  

B) Başkanlık sisteminin bozduğu yapıyı düzeltip fabrika ayarlarına dönmek için yeniden yapılanma dönemi. 1. Yerel yönetimlerin canına okuyan, merkezi idareye mahkûm eden, yönetilemez hale getiren yasayı değiştirmek; 2. Parlamenter sistemde bakanlıkları yeniden düzenlemek; örneğin Kültür ve Turizm Bakanlığı’nı ikiye ayırmak, Aile Bakanlığı’nı Kadın Bakanlığı’na dönüştürmek; Dışişleri Bakanlığı’nı dışardan atamalardan arındırılıp meslekten yetişmiş diplomatlara bırakmak; Denizcilik Bakanlığı kurup Mavi Vatan’ın isim babası Cem Gürdeniz’e emanet etmek, bakanları etkin ve yetki sahibi, sorumlu hale getirmek. TSK’ye yeniden itibarını iade etmek ve siyasetten bağımsızlaştırmak. Bunun içinde askeri hastanelerin ve okulların yeniden açılmasından tutun da MSB içinde eritilmesine son verilmesi... Her şey var.

HESAP VERMELİLER

İlk iki yıl başkanlık sistemini ve kararname ile hızlı hareket etme yeteneğini korumalı. Demokrasi bileşenlerinin mutabakatı ile ama tek kişinin imzaladığı kararnamelerle yeniden yapılandıktan sonra parlamenter sisteme geçilmeli. Başta Adalet, Eğitim, İçişleri, Dışişleri ve Sağlık’taki kadrolaşma olmak üzere, işinin ehli kişiler, akraba ve yandaşların yerini alacak. Liyakat ve vicdan birinci öncelikler olmalı. TRT; AA, Basın İlan Kurumu, RTÜK, YÖK ve CİMER gibi kurumlar yeniden tarafsız ve özerk kurumlara dönüşmeli. Anayasa Mahkemesi; Yargıtay, Danıştay adalet çizgisine çekilmeli. Böyle bir programla karşınıza çıkacak Millet İttifakı’na başında kim aday olursa olsun, oy vermez misiniz? Tek adam ve Saray düzeni bitecek ve hesap verecekler! Ne yaptıkları, ne bozdukları, ne çaldıkları... Kimsenin yanına kâr kalmayacak. Ve son olarak; yurttaşlar arasındaki kutuplaşma, düşmanlaştırılma bitirilecek, böylece ne baştaki yurttaşa hakaret edebilecek ne de yurttaşın ona hakaret etme ihtiyacı kalacak!


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

AKP kaybetmeye mahkûmdur 16 Eylül 2021