Libya masaya yatırıldı...Artık kalkamaz!

21 Ocak 2020 Salı

Almanya’nın girişimiyle Berlin’de düzenlenen Libya Konferansı’nın başlıca sonuçlarından biri şu:

Libya sorunu tamamen uluslararası hale geldi. İç savaşın tarafları Saraj ve Hafter de bunu kabul etti.

2011’de Kaddafi’nin devrilmesinden sonra ilgili ilgisiz pek çok ülke Libya’ya müdahil olmuştu ama son durum Libya’nın geleceğini ve bugününü  tümüyle dış dengelere bağlı yaptı.

Saraj ve Hafter, Berlin Konferansı’na katıldı ama bir araya gelmedi. Ayrı odalardan 11 ülke ve 5 uluslararası kuruluş temsilcisinin Libya’nın kaderini belirleme kararlarını dinlediler!

Saraj ve Hafter aile fotoğrafına da katılmadılar. 

Bu tablodan birleşik bir Libya’nın çıkması çok zor. 



***



Zorluk sadece Libya’daki iç savaş taraflarının düşmanlaşmış yapısından değil, küresel aktörlerin planlamasından. Çok uzaklara gitmeden sadece son 10-15 yılda uluslararası hale gelen “ülke sorunlarının” sonucuna bakalım; hangisine huzur, barış, bütünlük geldi? 

Irak’a mı?

Yemen’e mi?

Afganistan’a mı?

Sudan’a mı?

Suriye’ye mi?

Bu ülkelerin tümü ya bölündü ya kaos devam ediyor...

Berlin’deki Libya Konferansı’na ev sahibi Almanya ile Rusya, Fransa, İtalya, İngiltere, Çin, Türkiye, Birleşik Arap Emirlikleri, Mısır, Cezayir, Kongo katıldı. Avrupa, Afrika ve Arap Birliği’ni temsilen de 5 kurum vardı.

Almanya Başbakanı Merkel, yanına BM Genel Sekreteri Guterres’i de alarak genel bir sahiplik üstlendi.

Herkes soruyor:

ABD nerede?

ABD’nin küresel “sahipliğinin” bayrağı olarak 6. Filo, Akdeniz’de dolaşıyor. 5. Filo ise Birleşik Arap Emirlikleri’nde! ABD, şu aşamada oyununu “maşa” kullanarak oynamaktan yana görünüyor.

Berlin Konferansı’nın sonuç bildirgesinde hedefin “bütün Libya” olduğu vurgulandıktan sonra “ayrıştırmayı” derinleştirecek kararlar sıralanıyor. Merkez Bankası’nın  paylaşımı, petrol gelirleri pazarlığa tabi! Bunların ayrıntılarını önümüzdeki günlerde göreceğiz.

Sözün özü; küresel aktörler Libya’yı masaya yatırdı, kolay kolay kaldırmazlar!



***



Türkiye açısından durum ne?

AKP’nin yarı ve tam resmi yayın organları dün “koro” halinde değildi. Bir kısmı “barış şarkıları” söylerken bir kısmı çözümün ertelendiğini söylüyordu. Asıl “parçalanma” aile fotoğrafındaydı. Bir kısmında aile fotoğrafı yarımdı. 

Neden?

Çünkü fotoğrafın sağ tarafında Erdoğan, sol tarafında Sisi vardı. Hani Erdoğan’ın hiçbir şartta ve koşulda yan yana gelmem dediği, Mısır Devlet Başkanı darbeci Sisi!

Libya’da taraf ülkelerin muharip güç bulundurmaması ve silah ambargosu kararının da bir ucu Türkiye!

Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un Erdoğan’a, “Libya’ya Suriye’den militan gönderilmesine izin vermeyin” sözü, Türkiye hariç pek çok Avrupa yayın organında yer aldı!

Erdoğan’ın pazar akşamı verilen yemeğe katılmaması da “Sisi’yle aynı karede yer aldık, aynı sofrada yer almayalım” düşüncesinden kaynaklanıyor olsa gerek.

Moskova’daki Libya zirvesinde MİT Başkanı Hakan Fidan’ın Suriyeli muhatabıyla görüşmesinin ardından Erdoğan da Sisi ile aynı kareye girdi. 

Fidan’ın görüşmesinin önemini şöyle vurgulayalım; Suriye bir asker ya da polis devleti değil, öncelikle “muhaberat” devleti!

Türkiye’nin 2 Ocak’ta 2020’ye giriş şerefine çıkardığı Libya’ya asker gönderme tezkeresi de Berlin’le birlikte askıda kaldı.

Türkiye, ağırlıklı olarak  çözümün parçası mı, sorunun parçası mı?

Ne yazık ki ikinci şık daha önde.

Berlin Konferansı sonuçlarını iyi okursa bunu Saray da görecektir!

Ama Saray okuma deyince, bir meydan okuma bir de bildiğini okuma anlıyor!


Yazarın Son Yazıları

Avrupa Türkleri... 9 Şubat 2020
Suriye toplama kampı... 6 Şubat 2020