Cumhuriyetçi yığınağın arkasında toplanma günü
Orhan Bursalı
Son Köşe Yazıları

Cumhuriyetçi yığınağın arkasında toplanma günü

01.11.2015 06:22
Güncellenme:
Takip Et:

Saltanatın kaldırıldığı günde seçim yapılıyor. Hayırlı olsun...

93 yıl önce, 1922’de, Kurtuluş Savaşı başarılıyor, bunun üzerine işgalciler Lozan’da Barış Konferansı toplanmasına karar veriyor ve dikkat edin, hem “İstanbul Hükümeti”ne hem de Ankara Hükümeti’ne konferansa katılma davetiyesi gönderiyor. “Osmanlı hükümeti” şeklen vardır ve konferansa katılma arzusundadır.
Bugün birilerinin gerçekleşmediği için arkasından ağıt yaktığı Sevr Anlaşması’nın iptali ve Ankara’nın zaferinin tescili gündemdedir.. Sevr’in imzacısı ise masaya oturacaktır!
Ama işgalcilere göre, sanki İstanbul’da hükümet var! Ankara henüz İstanbul meselesini halletmiş değil, sıra ancak geliyor. Bundan daha iyi bir vesile olur mu? Meclis toplanıyor ve “Saltanat’ın lağvedildiğini” açıklıyor
Üstelik yasayı geriye doğru yürürlüğe sokarak, “İstanbul’daki şekli hükümet 16 Mart 1920’de tarihe intikal etti” diyerek... Bu, İstanbul’da işgalin de son bulduğu tarihtir! Yani Padişahlık, tahtı, emrindeki hükümet, bakanlıklar, Meclis falan ne varsa feshediliyor. Bir yasa ile! Devrimci bir hükümetin ve yeni kurulan Türkiye’nin gücüdür bu! İplik söküğü geliyor sonrası: Osmanlı hükümeti 4 Kasım’da Padişaha istifasını sunuyor. Ankara’nın İstanbul’daki temsilcisi Refet Bele Paşa, bakanlık sorumlularını topluyor ve hadi tamam diyor.
Atatürk Nutuk’ta, milletin saltanata isyan ederek hâkimiyeti eline aldığını açıklar, dahası padişahlığı, saltanatı isteyenler için, bazı kafalar kesilecektir, der. Zaten 1923’te de saltanın kaldırılmasına muhalefet edenlere, vatana ihanet suçlaması ve idam ceza getirilmiştir.

***

Cumhuriyet’te halk, millet vardır. Egemenliğin esas sahibi.
Cumhuriyet’te “saray” yoktur. Saray, kralların, sultanların, saltanat sürdükleri yerlerdir. Halkın omuzlarından, sırtından, alın terinden, ebedi bir güç!
Cumhuriyet bu gücü yerle bir etmiştir.
Çankaya, milletin hâkimiyetinin, bu yeni gücün, yeni devletin, yeni yönetimin temsil yeridir.
Dünyanın hiçbir yerinde (istisnalar var mı bilmiyorum), cumhuriyet ve demokrasilerin “sarayı” yoktur. Varsa bile olmamalıdır.
İngiltere’de Kraliyet Ailesi’nin sarayı vardır. Bir gelenek olarak bu temsil korunur. Ama Cumhuriyet ve demokrasi 10 Down Street’te temsil edilir.
Amerika’da “White House”dur Cumhuriyetin temsil yeri. “Beyaz Saray” saraycı beyinlerin yakıştırmasıdır.
Saraylar birer müzedir.

***

Ama bizim seçilmişler sarayları çalışma ofislerine dönüştürür önce, tüm saraylar onlara aittir! Yazlığı, kışlığı, ofisi, ayaküstüsü, konutu vb...
Şimdi Cumhurbaşkanı’na İstanbul’daki saraylar yetmemiş, Ankara’da Beştepe’de dünşanın hiçbir cumhuriyet ve demokrasi hükümetinin asla aklından geçiremeyeceği (büyüklüğünü falan kastetmiyorum, kavram olarak diyorum) bir “saray” inşa edebilmektedir.
Kendisi padişahlık afişleriyle karşılanabilmekte, kutsal bir kimse muamele yapılmasına izin verebilmektedir.
Bir yazarı, “halifeliği üstlenecek” diye de yazabilmektedir.
Sadece şunu belirtirim. Saltanak da, saray da, halifelik de, devleti yönetenler arasında kutsallık da hepsi Türkiye’nin kuruluşu ile birlikte kaldırılmıştır.
Hem de yasa ile...
Arkadaşlar bugün 1 Kasım, Genç Türkiye daha o zaman 1 Kasım’ı bayram ilan etmiştir, anımsatırım...
Nice bayramlara!

***

TAHA ÖZHAN: Geçen yazımda, AKP milletvekili ve düşünce kuruluşu SETA’nın eski Başkanı Taha Özhan’in doktorasını nereden aldığını, alıp almadığını sormuştum. Taha Bey ilgi gösterdi ve yanıt verdi. Doktorasını İngiltere’de Keele University’den aldığını belirtti. Gönderdiği bazı belgeler henüz elime ulaşmadığı için ayrıntısını sonra yazacağım.  

Yazarın Son Yazıları

Su yosununu incelemek Tıp Nobeli getirdi

Ne yazacağım ki kütük adamlar üzerine.

Devamını Oku
08.10.2026
‘Eyalet sistemine geçebiliriz’

Arşiv unutmaz derler ya, epey süre önce kupür kesip saklama alışkanlığım vardı, birikmiş kupürleri temizlerken yukarıdaki gazete kesiği elime geçti.

Devamını Oku
06.10.2026
Toplum vicdanı, AKP içinde ne kadar yankı buluyor?

AKP iktidarının toplum içinde karşılığı nedir?

Devamını Oku
05.10.2026
Ayıbı gizleme... ‘Fatma Hanım yalnız değildir!’ sloganına destek

Ülke en büyük finansal soygununu yaşıyor.

Devamını Oku
04.10.2026
‘Bizim adamımız sistemi’, çıkar ağları parçalanmalı

Cumhurbaşkanı “Dışarıdan gelecek olumlu eleştirilere de açığız” sözlerini birkaç kez sarf etti.

Devamını Oku
01.10.2026
Deniz Göktaş’ın mizahının gücü ve geçmiş

Mizah, doğası gereği gücü sorgular; trajikomik ortam, karar uygulama ve durumlardan çok güçlü kahkahalar üretir.

Devamını Oku
29.09.2026
Bir mucize yükseliş ve çöküş

AKP döneminde İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne elektronik mühendisi olarak girmiş...

Devamını Oku
28.09.2026
Sayın adalet bakanı, savcıları, SPK sistemi ve Mehmet Şimşek...

Sayın Bakan...

Devamını Oku
27.09.2026
Yavaş Cumhurbaşkanlığı adaylığı kapısından girdi

Mansur Yavaş CHP üyeliğinden istifa ederek çok önemli bir adım attı Cumhurbaşkanlığı adaylığı için.

Devamını Oku
24.09.2026
Sermayeye ve soyguncuya emekten ve milletten büyük servet transfer

AKP döneminde çöküşü nas politikasıyla başlatmak yanlış olur.

Devamını Oku
22.09.2026
Bugünkü mülksüzleştirmenin zorbalık ve darbelerle başlangıcı

Prof. Erinç Yeldan, Habertürk’te Eren Eğilmez’in programında, emek üzerindeki sömürünün 1980’den itibaren nasıl katlanarak arttığını anlatıyordu.

Devamını Oku
21.09.2026
Fon soygunu nasıl işliyor, soymaya devam mı?

Şüphesiz ayrıntılar önemlidir.

Devamını Oku
20.09.2026
Okurlardan anlamlı katkılar

Bazen ihmal ediyorum okurları, aslında çok güzel katkı ve paylaşım yapıyorlar.

Devamını Oku
17.09.2026
Mansur Yavaş spekülasyonları üzerine

Aslında ben de bu yazıyı yazmamalıydım.

Devamını Oku
14.09.2026
‘Parti devleti’ işbaşında, siyasi propaganda içinde mi?

Liberal görüşlü arkadaşımla sohbet ediyoruz.

Devamını Oku
13.09.2026
Üsküdar: Bir dönem bitti, yeni dönem başladı

Üsküdar, bir buçuk yıldır muhalif belediyelere karşı tezgâhlanan operasyonların amacının çok net olarak iktidar tarafından ilan edildiği ilçe oldu.

Devamını Oku
10.09.2026
‘Atı alan Üsküdar’ı geçti’nin yeni versiyonu

Kör gözüm parmağına, deyimi çetrefillidir.

Devamını Oku
08.09.2026
Ümmet mi millet mi? Av kim, avcı kim?

“Kürt meselesi” çözümleri çerçevesinde bugün tartışılan konular, aslında 2013’te tartışılmıştı.

Devamını Oku
07.09.2026
Bir ‘kırmızı perşembe’ olayı üzerine

Silivri Cezaevi’nin yeni yapılan devasa salonundayım, arkadaşlara soruyorum, heyet nerede, diye.

Devamını Oku
06.09.2026
Bir insan ölünce her şey mi ölür?

Bakın doğum kaderde yok ama ölüm herkesin kaderinde var.

Devamını Oku
03.09.2026
Yeni anayasa mı, hülle hazırlığı mı, yoksa salt değişiklik mi...

Cumhurbaşkanının masasında incelenmekte olan bir anayasa taslağı olduğu kulis haberlerini okuyoruz.

Devamını Oku
01.09.2026
Çık bakalım çıkabilirsen, büyük lafın yeri yok

Hukukçu Mehmet Uçum’un demokrasiyi savunduğu, haksızlıklara karşı çıktığı, adaletsizlikleri eleştirdiği, anayasanın pek çok maddesinin, uygulanmamasını gündem yaptığı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin özellikle Türkiye’de büyük adaletsizliklere, haksızlıklara uğramış kişiler hakkında verdiği kararların uygulanmasını savunduğu vb. görülmemiştir.

Devamını Oku
31.08.2026
Büyük bir yürekle kuruldu Türkiye... Koskoca bir cesaret ve inançla...

Kazanacağız yüreğiyle...

Devamını Oku
30.08.2026
‘Nasıl da yırttık, tam yırttık, şerefe arkadaşlar!’

Siyasal yargılamada işin doğasına uygun mahkemeler kurulur.

Devamını Oku
27.08.2026
Ar-Ge 1.7: Teknoloji alanında ihracat 56 milyar dolar

2026 Bilim ve Teknoloji Göstergeleri raporuna göre Türkiye’nin Ar-Ge harcamaları son yirmi yılda istikrarlı biçimde arttı.

Devamını Oku
25.08.2026
Bir trilyon dolarlık büyük yarış

Bu yarış başka. Ar-Ge yarışı.

Devamını Oku
24.08.2026
Oyyy Rize! Haydi gidelim haydi!

Mademki Özgür Özel Rize’de geniş bir kucaklaşma ile karşılandı, fırsat bu fırsat iki hafta önceki Rize gezimizi yazayım.

Devamını Oku
23.08.2026
Transferler: Büyük bir çaresizliğin dışavurumu mu, psikolojik tedavi mi

En çarpıcısı Eceabat’ta gerçekleşti: AKP’nin adayı belediye seçimlerinde 153 oy almıştı.

Devamını Oku
20.08.2026
Herkes yapıyor, başım kel mi ortamı...

Çok tartışılan bir konu. Tam bir transfer sezonunda yaşıyoruz.

Devamını Oku
18.08.2026
İki ayrı program, iki plan ve ayrı gelecek mi var?

Dünkü yazımda, Kürt hareketinin (siyasi veya askeri), çerçeve yasa ve sonrası için alabildiğine konuşur, program ve beklentilerini açıklarken, AKP iktidarının ise alabildiğine bu konularda sustuğunu DEM-İmralı açıklamalarına zerre yanıt vermediğini anımsatmıştım.

Devamını Oku
17.08.2026
İktidar susarken, DEM’liler gerçeği mi söylüyor?

Silahlar sussun! Tabii ki, şüphesiz! Artık PKK savaşmayacak! Ne güzel!

Devamını Oku
16.08.2026
YENİ Parti: Riski mi azalttı? Yoksa artırdı mı? Verileri görelim

Şüphesiz çerçeve yasa konusunda YENİ Parti’nin ikili siyaseti seçmen nezdinde “partiyi kurtarıcı” mı oldu?

Devamını Oku
13.08.2026
YENİ Parti’nin tartışması gereken temel soru üzerine

Çerçeve yasa üzerine yazıyorum 3-4 yazıdır.

Devamını Oku
11.08.2026
Demokrasi, hak ve özgürlükler mi, Kürt ayrılıkçılığı mı?

İktidar YENİ Parti’yi giderek daha çok kıskaç altına alıyor ve alacak da.

Devamını Oku
10.08.2026
Seçim ittifakları kesin belirlendi... Ne yapmalı?

DEM Parti, CHP’ye mi saldırmaya yöneldi?

Devamını Oku
09.08.2026
Ülkenin önü açılıyor mu, kapanıyor mu, çerçeveden sonra nereye

İsim şu: “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi.”

Devamını Oku
06.08.2026
İmralı Cumhuriyeti yeniden kuruyor, bu kez ‘demokratik’

AKP liderliği ve hükümeti biliyor, İmralı biliyor belki de onayına sunuldu, (PKK’nin de bilgi sahibi olduğunu reddedemeyiz), DEM’liler haydi haydi biliyor.

Devamını Oku
04.08.2026
Korku iklimi, CHP’li belediyeler ve ahlakın sıfırlanması

Yoğun bir siyasi korku iklimi içinde yaşıyoruz.

Devamını Oku
03.08.2026
Cem Küçük neden tutuklandı? Bu bir iç kavga mı?

Hayır tabii ki. Cem Küçük tutuklandı.

Devamını Oku
02.08.2026
Yargıtay butlan kararından tedbiri kaldırırsa...

Bu serinin son yazısı.

Devamını Oku
28.07.2026