Yoksullukta birleştik!
Milyonlarca yurttaş yoksullukta eşitlendi. Açlık sınırının altındaki en düşük emekli aylığını alanların sayısı 4.9 milyon kişiden 5.1 milyon kişiye çıkıyor. Tam 5.1 milyon kişi ocak ayına kadar açlık sınırının epey altındaki 23 bin 552 lira ile geçinmeye çalışacak. En düşük aylığın biraz üzerinde aylık alanlar da eklendiğinde ise sayı çok daha fazla artıyor.
Emekli yine ‘açlık sınırının’ altında!
Yüksek enflasyon emekçi ve emeklinin gelirini tırpanladı. Şimdi 6 aylık enflasyona göre memur maaşları ile emekli aylıklarına artış yapılacak. Ancak memur ile memur emeklisine yapılacak artışın neredeyse yarısı geçen 6 aydaki enflasyon kaybından oluşuyor. Milyonlarca memur ile memur emeklisi, 6 aylık enflasyondan daha düşük zam almış olacak. Yaklaşık 8 milyona yakın asgari ücretli işçiye ise zam yok. 20 bin lira olan en düşük aylık da yüzde 17.76 artışla 23 bin 552 liraya yükseltilecek. Emekli aylıklarının önemli bir bölümü artışların ardından yine açlık sınırının altında kalmaya devam edecek.
Birleşik Kamu-İş: ‘Yoksulluk sınırı haziranda 116 bin lirayı aştı’
Birleşik Kamu-İş’in Haziran 2026 açlık ve yoksulluk sınırı araştırmasına göre, dört kişilik bir aile için açlık sınırı 37 bin 996 liraya, yoksulluk sınırı ise 116 bin 106 liraya yükseldi. Konfederasyon, dört asgari ücretle geçinen bir ailenin dahi yoksulluk sınırının altında kaldığını, en düşük memur maaşının ise yoksulluk sınırına ulaşabilmesi için yüzde 87,6 oranında artırılması gerektiğini açıkladı.
Müsavat Dervişoğlu: 'Milyonlarca emeklimiz açlık sınırının altında yaşamaya mahkûm ediliyor'
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, 30 Haziran Dünya Emekliler Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda, "Ne yazık ki milyonlarca emeklimiz, yılların emeğinin karşılığını alamıyor, açlık sınırının altında yaşamaya mahkûm ediliyor" ifadelerini kullandı.
Asgari Ücret İnisiyatifi'nden Şişli'de eylem: ‘Askıda yaşamak istemiyoruz’
Asgari Ücret İnisiyatifi Şişli'de gerçekleştirdiği eylemde asgari ücrete, emekli aylıklarına ve tüm ücretlere hemen ara zam yapılmasını istedi. Eylemde asgari ücret ile en düşük emekli aylığının en az 71 bin lira olması gerektiği belirtildi, "Madem ki milli gelir yükseldi, madem ki alım gücü yükseldi; o halde asgari ücrete ve tüm ücretlere zam yapılmalıdır! Öyle pinpon topu hesabıyla değil; sarayın arka bahçesinde hazırlanan TÜİK sepetine göre değil" denildi.
4 milyon çocuk okul dışında, 2 milyonu iş yaşamında!
İktidarın yoksullaştırdığı Türkiye’de, eğitim politikalarıyla teşvik edilen çocuk işçiliği korkutucu boyutlara ulaştı. Verilere göre 4 milyona yakın öğrenci örgün eğitimin dışındayken, MESEM’lerdeki çocuklarla birlikte 2 milyon çocuk da iş yaşamında. TÜİK, son verilerinde çocuk işçiliğini gizlemeye çalışsa da İSİG Meclisi’nin son 13 yıldaki verilerine göre de toplamda 862 çocuk iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi.
Açlık sınırı 38 bin liraya dayandı: Asgari ücretin 10 bin lira üzerine çıktı!
Dört kişilik bir ailenin yalnızca sağlıklı ve dengeli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması mayıs ayında 37 bin 655 liraya yükseldi. Yoksulluk sınırı ise 113 bin 845 liraya çıkarak 114 bin lira sınırına dayandı. Kamu-İş’in mayıs araştırmasına göre açlık sınırı asgari ücreti 9 bin 580 lira, en düşük emekli aylığını ise 17 bin 655 lira aştı.
Yurttaşın sofrasında et değil yoksulluk var
Ekonomik krizin derinleştiği Türkiye’de geniş kesimler için Kurban Bayramı'nda riskler “kolesterol” veya “fazla kırmızı et tüketimi” değil. Gündem sağlık riski değil, sofraya et koyabilmek.
İstanbul’un ‘arka mahallelerinde’ buruk bayram
AKP iktidarının ekonomi politikalarıyla derinleşen enflasyon krizi, yurttaşın alım gücünü her geçen gün daha da eritiyor. İstanbul’un Kuştepe ve Okmeydanı mahallelerinde konuşan yurttaşlar, artık temel ihtiyaçlara ulaşmakta zorlandıklarını ve kurban kesmenin hayal haline geldiğini anlattı.
Yüzde 89’u geçinebilmek için çalışmak zorunda, yüzde 63’ü borçlu
Türkiye’de derinleşen yoksulluk, bayramların anlamını emekliler açısından da değiştirdi. Milyonlarca emekli, bayramı harçlık ve sofralarla değil, geçim kaygısıyla karşılıyor.
Halkın umuduna ‘mutlak’ müdahale
Türkiye siyaseti ve ekonomisi geçen haftanın sonuna doğru bir hukuk darbesiyle yara aldı.
Yoksulluğun gizli maliyeti: Poverty premium nedir?
Düşük gelirli bireylerin aynı ürün ve hizmetler için daha fazla ödeme yapmasına neden olan “poverty premium”, ekonomik eşitsizliğin en az görünür ama en etkili boyutlarından biri olarak öne çıkıyor. Peki, Poverty premium nedir, nasıl oluşur?
Meclis’in gündemi başka, sokağın başka
İktidarın varlık barışıyla ilgili yasa teklifi Meclis’in komisyonunda görüşülürken; CHP’nin saha çalışmalarında partililerle konuşan yurttaşlar geçim sıkıntısını ve çözüm bekleyen sorunlarını anlattı. CHP’liler, iktidara “Maaşlar eriyor, siz seyrediyorsunuz. Duymak istemiyorsunuz” tepkisini gösterdi.
Türkiye yoksullukta Avrupa birincisi
Ekonomik kriz ve yüksek enflasyon kıskacında her geçen gün alım gücü eriyen Türkiye, yoksulluk ve sosyal dışlanma riski altındaki nüfus oranıyla Avrupa’nın zirvesine yerleşti. Eurostat’ın yayımladığı son rapor, 25 milyonu aşkın yurttaşın maddi yoksunlukla karşı karşıya olduğunu belgelerken asgari ücretin açlık sınırının altında kalmasıyla derinleşen geçim krizini ortaya koydu.
Emekçi perişan, iktidar ise devlet katkısını düşürme derdinde
Emekçiler bugün 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü kutlamak için meydanlarda olacak. Vergi ve gelir adaletsizliğine, hayat pahalılığına, yoksulluğa hayır diyecekler. Milyonlarca işçi, açlık sınırının altındaki ücretlerle geçinmeye çalışırken, iktidar ise işsizlik sigortası fonundaki devlet katkısını yarıya düşürdü.
Yoksulun ciğeri de tükeniyor
Yoksulluk sadece sofrayı değil, akciğerleri de vuruyor. Her yeni araştırma sağlığın sınıfsal boyutunu bir kez daha kanıtlıyor.
Haciz-icra sorularına ekonomi övgülü yanıtlar
Milyonlarca emekçi ve emekli açlık sınırının altındaki ücret ve aylıklarla bir ay geçinmeye çalışırken, iktidar 2002 ile kıyaslama yaparak yüzdelik artışlarla övünüyor. Açlık-yoksulluk sınırının altında kalan emekli aylıkları, asgari ücret, maaşlar görmezden geliniyor.
'Çay ısmarlamamak arkadaşlardan kaçıyoruz'
Konya'da yurttaşlar, artan hayat pahalılığı ve ekonomik darboğazdan dert yandı. Bir yurttaş, “Eskiden arkadaşlarla oturup sohbet edip çay içmek için birbirimizi çağırırdık. Şimdi neredeyse arkadaşlardan kaçıyoruz” dedi. Bir başka yurttaş ise "Pazara gittiğimizde denize düşmüş gibi oluyoruz. Fiyatlar yüksek, alma şansımız yok" ifadesini kullandı.
Yoksulluk, korku ve siyasete güvensizlik
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun Van’dan Diyarbakır’a uzanan Güneydoğu turunda en çok hissedilen duygu “umutsuzluk” oldu. Ekonomik çöküş, işsizlik ve siyasete güvensizlik her ilde dile getirilirken yurttaşların “Ankara’da masa başında bizi konuşuyorlar” tepkisi dikkat çekti. Ziyaretlerde bölgedeki korku atmosferi, istihdamdaki siyasal baskı iddiaları ve iki siyasi blok arasında sıkışmışlık duygusu da öne çıktı.
Emekliler ortak hareket edecek
Ağır yaşam koşullarına karşı ortak mücadele arayışındaki emekli örgütleri, ortak koordinasyon kurulu çatısı altında hareket etme kararı aldı. Kurulda her örgütten iki temsilci yer alacak, eylem planları oluşturulacak.
Yoksulluk sorunu ve Marie Antoinette sendromu - Prof. Dr. Mehmet Tomanbay
TÜİK aralık ayı enflasyonunu yüzde 0.89, 2026 yılı ocak enflasyonunu yüzde 4.84 ve 3 Mart 2026 günü de şubat ayı enflasyonunu yüzde 2.97 olarak açıkladı.
‘Çocuklara kıymayın efendiler’ - Ziya Yergök
Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne göre, “18 yaşına kadar her insan çocuk sayılır.
İlk ve ortaokullarda 'yoksulluk araştırması' yapıldı
Çocuk yoksulluğunun en kalıcı etkisi “eğitim”de görülüyor. Öğretmenler: “Montu olmadığı için titreyen öğrencilerimiz oluyor. Genelde ayakkabıları yok, okula terlikle geliyorlar.”
CHP'den Beşiktaş'ta 'hayat pahalılığı' eylemi: Adalet sadece mahkeme salonlarında değil, mutfakta da gerekir
CHP Beşiktaş İlçe Başkanlığı, ekonomik kriz ve hayat pahalılığına ilişkin Beşiktaş Meydanı'nda açıklama yaptı. Açıklamada, "Mutfakta ekonomik yangın vardır. Ramazan pidesi artık sembolik bir bereket değil, fiyatı konuşulan bir ürüne dönüşmüştür. Zeytin tane hesabıyla alınmakta, hurma gramla paylaşılmaktadır. Pastırma gibi ürünler dar gelirli için neredeyse erişilemez hale gelmiştir. Sorun sadece fiyatların artması değildir; sorun, gelirlerin hayatın gerçek maliyeti karşısında erimesidir. Ramazan ayı bize adaleti hatırlatır. Adalet sadece mahkeme salonlarında değil, mutfakta da gerekir. Bugün gelinen noktada ekonomik kriz bir yönetim krizine dönüşmüştür" denildi.

