Laik Cumhuriyetin eğitim durumu - Mustafa GAZALCI
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Laik Cumhuriyetin eğitim durumu - Mustafa GAZALCI

31.10.2023 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Mustafa Kemal ve arkadaşları 100 yıl önce Cumhuriyeti kurarken bir yandan emperyalizmle dişe diş savaştı bir yandan da o toz duman içinde halkın asıl kurtuluşu için eğitimi ve ekonomiyi düzeltmenin yollarını aradı.

Daha Cumhuriyet duyurulmadan Sakarya Savaşı’nın eşiğinde Ankara’da 15 Temmuz 1921’de ilk Maarif Kongresi’ni, 17 Şubat 1923’te İzmir’de İktisat Kongresini topladılar. 

Bu iki önemli kongrede belirlenen ulusal, bilimsel, gerçekçi politikalar sonucunda eğitimi, ekonomiyi yoktan var ettiler. Sağlam temeller üzerine oturttular.

İLK MAARİF KONGRESİ

Bu ilk eğitim kongresinde cepheden gelerek bir konuşma yapan Mustafa Kemal, toplantı başlamadan önce bugün tartışma konusu yapılan karma eğitimi, “Sizin kendinize mi güveniniz yok” diyerek kadın ve erkek öğretmenlerin bir arada oturmasını sağladı. Sonra da şunları söyledi:

“Şimdiye dek sürüp gelen okuma ve yetiştirme yanlışlarının ulusumuzun gerileme nedenlerinden biri olduğu kanısındayım. Onun için bir ulusal eğitim izlencesinden söz ederken uydurmalardan, yaradılışımıza hiç de uymayan yabancı düşüncelerden, Doğu’dan ve Batı’dan, etkilerden tümüyle uzak, ulusal kişiliğimiz ve tarihimizle uyumlu bir kültürü kastediyorum dehamızın tam olarak, gerçekten gelişmesi ancak böyle bir kültürle (eğitimle) sağlanabilecektir.”

Kongre şu kararları alarak dağıldı: Halkı eğitmek devletin en önemli temel görevidir. Köy öğretmeni yetiştirmelidir. İlk ve ortaöğretim programları hazırlanmalıdır.

Alınan bu kararlar zamanı gelince eksiksiz uygulandı. 3 Mart 1924’te devrim yasalarıyla birlikte Öğretim Birliği yasası kabul edildi. 

Bir yandan cehalet yok edilirken bir yandan da işe yarayan, laik, bilimsel eğitim yurt çapında yaygınlaştırıldı. J. Dewey gibi yabancı uzmanlar yurda çağırılıp rapor hazırlatıldı. Yurtdışına yetiştirilmek üzere öğrenci gönderildi.

SAVAŞ YILLARINDA KÖY ENSTİTÜLERİ

2. Dünya Savaşı’nda birçok ülke kavrulurken Türkiye Cumhuriyeti o günleri barış içinde atlattı. Köy Enstitüleri gibi insanı, toplumu canlandıran bir eğitim sistemini yurdun her yanında başarıyla uyguladı. 

Sonra çok partili düzene geçerken laik ve bilimsel eğitimden ödünler verildi. Hasan- li Yücel, İsmail Hakkı Tonguç ve arkadaşları görevden uzaklaştırıldı. Yeniden üretici eğitimden ezberci eğitime dönüldü. 12 Eylül askeri darbesinden sonra laik, bilimsel eğitime aykırı olarak ilk ve ortaöğretimde zorunlu din dersleri getirildi.

AKP’NİN KARŞIDEVRİMİ 

Asıl laik, bilimsel eğitimin içinin boşaltılması 22 yıldır tek başına iktidar olan AKP döneminde oldu. Özellikle  2012’de getirilen 4+4+4 sistemiyle eğitim daha çok dinselleştirildi, özelleştirildi. Diyanet İşleri Başkanlığı, tarikatlar Milli Eğitim Bakanlığı’nı kuşattılar. ÇEDES uygulamasıyla manevi danışman adıyla okullara din görevlileri atandı. Okulöncesi eğitim kurumlarında bile mescit açılma zorunluluğu getirildi. 1924’te kapatılan medreseler 100 yıl sonra tarikatlar eliyle yeniden açıldı. 

Köy Enstitülerinin yetiştirdiği eğitim çınarlarından Adnan Binyazar 27 Ekim 2023’teki “Cumhuriyet Eğitimi” yazısında Cumhuriyetin ilk yıllarındaki eğitim atılımlarının nasıl yıkıma uğratıldığını şöyle belirtiyor:

“ - Ülkemizde çağdaş bilgi toplumu yaratmak amacıyla atılımlarda bulunan bakanların, yardımcılarıyla birlikte gece gündüz çalışarak kurumsallaştırdığı bilgi kaynaklarından hangisi bugün ayaktadır?

- Yoksul halk çocuklarını eğiten Köy Enstitüleri mi? Gençleri sanatsal yönden geliştiren Halkevleri mi? 

Dünya klasiklerinin bütün kentlere yayılmasını sağlayan Tercüme Bürosu ne oldu? Üniversiteler beklenen düzeye getirildi mi? 

Çocukların derse başlamadan, sesleriyle bir bayrak gibi dalgalandırdığı ‘Türküm, doğruyum, çalışkanım...’ diye başlayan Andımız neden yasaklandı?”

Bütün bu soruların yanıtını, eğitimin, ekonominin içine düşürüldüğü durumu düşünerek Cumhuriyetin 100. yılında her şeye karşın geleceğe umutla bakıyoruz. Yaşasın laik Cumhuriyet, yaşasın laik, bilimsel eğitim.

MUSTAFA GAZALCI

16., 22. DÖNEM DENİZLİ MV., ÖĞRETMEN

Yazarın Son Yazıları

Devrim bildirgesi ve yinelenen tarih! - İhsan Tayhani

Batılı siyaset bilimciler, Gazi Mustafa Kemal’in Samsun’a çıkışından 33 gün sonra, 22 Haziran 1919’da yayımlanan “Amasya Tamimi”ni, doğru bir yaklaşımla “devrim bildirgesi” olarak değerlendirirler.

Devamını Oku
22.06.2026
Bir siyasetçinin hazin tükenişi - Ziya Yergök

Mutlak butlan kararı ile CHP’nin başına getirilen Kemal Kılıçdaroğlu’ndan söz ediyorum.

Devamını Oku
22.06.2026
Hukukun bulanık aynası - Abdullah Dörtlemez

Hukukun bulanık aynası - Abdullah Dörtlemez

Devamını Oku
20.06.2026
O film gerçek olsa… - Özgün Utku

Yıllarca gece gündüz emek verdiğimiz, yanında durduğumuz Kemal Kılıçdaroğlu, kurultayda sırtından bıçaklandığı söylemiyle hepimizi şoke eden bir yola girdi.

Devamını Oku
20.06.2026
Ayrılmak mı, mücadele etmek mi? - Hüseyin Özkahraman

Siyaset tarihi yalnızca iktidar mücadelelerinin değil, aynı zamanda sabrın, örgütlü direncin ve büyük yapıların kendi içlerindeki hesaplaşmalarının da tarihidir.

Devamını Oku
20.06.2026
Siyasetin toplumdan kopuşu - Aykurt Nuhoğlu

AKP iktidarının karşısındaki en büyük siyasal güç olan CHP, aynı zamanda tarihinin en ağır bunalımlarından birini yaşıyor.

Devamını Oku
19.06.2026
CHP’yi ıslah etmek! - Ekrem Demiröz

Türkiye’nin son bir yılını siyaseten tanımlamak isterseniz, CHP’ye yapılan saldırılardan, tutuklanan belediye başkanlarından ve mutlak butlandan söz etmek zorundasınız.

Devamını Oku
18.06.2026
‘Kim etti sana bu kârı teklif?’ - Hamdi Yaver Aktan

Kimi kitabı hemen okurum, kimini de bir kenara ayırırım; okunma sırasının gelmesini beklerim.

Devamını Oku
17.06.2026
Mayın tarlasındaki CHP - Metin Devrim

Shakespeare’in Julius Caesar eserindeki o eski replik, “Sen de mi Brütüs? Öyleyse yıkıl Sezar!”, ihaneti, bir hançer darbesinden çıkarıp, Batı’nın politik bilinçaltına kazıyan kozmik bir çöküş anıdır...

Devamını Oku
17.06.2026
Cumhuriyet bilinci ve yurttaşlık - ABDULLAH YÜKSEL

Bir süredir Türkiye’de hemen her tartışmanın sonunda aynı cümle kuruluyor: “Devletin bir bildiği vardır” Bu söz artık yalnızca bir değerlendirme değil, bir yönetim anlayışının özeti haline geldi.

Devamını Oku
16.06.2026
Tahkikat Komisyonu’ndan Kılıçdaroğlu MYK’sine - Mehmet Tomanbay

1982 Anayasası dört yüksek mahkeme tanımlamış ve yetkilendirmiştir.

Devamını Oku
16.06.2026
Ahlakını yitiren hukuk - Başar Yaltı

Etik felsefede bir davranışın doğru ya da yanlış olduğunu açıklayan üç temel yaklaşım öne çıkar.

Devamını Oku
15.06.2026
Kemalizm ve ‘nefret’ ekerler - Çiğdem Bayraktar Ör

Terme Belediyesi AKP Meclis Üyesi Rümeysa Eker’in Kemalistler hakkındaki korkunç mesajı hak ettiği cezai yaptırımı görmedi.

Devamını Oku
13.06.2026
Adalet yürüyüşünden ‘Yeni Osmanlı’ yürüyüşüne... - Barış Övgün

“Yargı bağımsız değil, siyasallaştı” diye yol yürüyen CHP içinde bir grup, bugün “Yeni Osmanlıcılık” yürüyüşüne çıktıklarını ilan ediyorlar.

Devamını Oku
12.06.2026
Demokrasi duvarı - Engin Ünsal

Demokrasinin en güzel tanımı, “halkın halk tarafından halk için yönetilmesi” olarak yapılmıştır.

Devamını Oku
12.06.2026
Mutlak butlanın şifresi - Mahmut Aslan

Türkiye’de yapılacak NATO zirvesi öncesinde, bu salı yapılan grup toplantısı bir partinin değil, bir operasyonun fotoğrafını verdi.

Devamını Oku
11.06.2026
Korku kültürü gölgesinde akreditasyon - Ali Ekber Şahin

Öğretmenlik programlarının akreditasyonu Yükseköğretim Kalite Kurulu (YÖKAK) tarafından yetkilendirilen Öğretmenlik Eğitim Programları Değerlendirme ve Akreditasyon Derneği (EPDAD) tarafından düzenlenmektedir.

Devamını Oku
10.06.2026
Politikada dengeyi kurmak - Cengiz Kuday

Türkiye siyaseti uzun yıllardır sertti.

Devamını Oku
10.06.2026
‘Mutlak’a hemen kurultay! - Mustafa Gazalcı

Birçok kişinin belirttiği gibi CHP’nin başına gelen “mutlak butlan” yalnız parti içi bir mesele değil, aynı zamanda bir hukuk, demokrasi, ülke sorunudur.

Devamını Oku
09.06.2026
Bilime adanmış bir yaşam: Erdal İnönü - Gülsün Bilgehan

Erdal İnönü, Mevhibe Hanım’la İsmet Paşa’nın üçüncü oğlu olarak Ankara Pembe Köşk’te doğdu.

Devamını Oku
09.06.2026
Artık YSK var mı? - Ziya Yergök

Gerçek anlamda, “demokratik hukuk devleti”nden söz edilebilmesi için her şeyden önce birtakım kurumların ve işleyen kuralların olması gerekir.

Devamını Oku
08.06.2026
Hak mı, lütuf mu: Nafaka - Gamze Burcu Gül

Anayasa Mahkemesi’nin yoksulluk nafakasına ilişkin düzenlemeyi iptal etmesiyle birlikte nafaka tartışmaları yeniden gündeme geldi.

Devamını Oku
06.06.2026
Tarihin doğru tarafında duranlar - Halil Sarıgöz

Cumhuriyet Halk Partisi’nin tarihi, yalnızca bir siyasi partinin tarihi değildir.

Devamını Oku
05.06.2026
İtirazın tarihi ve direniş - Ali Ekber Ataş

Tarihten iki olay: İlki, bundan tam 54 yıl, 5 ay, 9 gün önce, tarihler 15 Aralık 1971’i gösterirken Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde ülkesine dayatılan karar metnini yırtan Pakistan Dışişleri Bakanı Zülfikar Ali Butto’nun itirazıdır.

Devamını Oku
04.06.2026
Milletin umuduna oynanan oyun - Süleyman Çelebi

Bazen ihanet dışarıdan gelmez.

Devamını Oku
04.06.2026
Siyaset kurumu hukuku boğuyor - Erol Türk

Bugün ülkemizde anayasayı ve yasaları tanımayan, uygulamayan Saray rejimi, yargıya verdiği talimatla istediği kararları alıyor.

Devamını Oku
03.06.2026
'Demir ökçe' bir günde inmedi! - Okan Toygar

Jack London’ın “Demir Ökçe”si, oligarşik düzeni çok erken tarihte sezmiş romanlardan biridir.

Devamını Oku
03.06.2026
Siyasetçinin tarihsel sorumluluğu - Avni Kurtuldu

Tarih, siyasetçileri yalnızca söyledikleri sözlerle değil, kritik dönemeçlerde takındıkları tavır ve aldıkları konumlarla yazar.

Devamını Oku
02.06.2026
Mutlak butlan ve TBB illüzyonu - Cem Alptekin

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi’nin ağır yetki gaspı içeren 21 Mayıs 2026 tarihli tedbirli “ mutlak butlan” (kesin hükümsüzlük) kararı, Türkiye’de hukukun siyasetle kurduğu ilişkinin geldiği tehlikeli aşamayı gözler önüne seren yapısal bir deprem niteliğindedir.

Devamını Oku
02.06.2026
CHP’nin durumu ve iktidar - Prof. Dr. Hakkı Keskin

Kemal Kılıçdaroğlu ile Berlin’de CHP heyetiyle Sol Parti’yi ziyaretlerinde tanışmıştık. Arka arkaya üç seçim kaybedince kendisine Almanya Parlamentosu milletvekili olarak “Demokratik ülkelerde kuraldır: Bir parti başkanı bir iki seçim kaybedince istifa eder.

Devamını Oku
01.06.2026
Çalışan nüfus ve kamusal hizmetler - Şafak Yüca

Her zaman kalabalığın içindeler...

Devamını Oku
01.06.2026
Adalet anlayışı üzerine - Serpil Güleçyüz

Bir atasözü vardır: “Kurt kuzuya saldırırken sessiz kalan, kurdun tarafını tutmuş sayılır.”

Devamını Oku
01.06.2026
Liderlik savaşı ve adalet - Av. Hüseyin Karataş

Gökyüzüne baktığınızda kuşların toplu olarak uçarken “v” harfi gibi sıralandığını görürsünüz.

Devamını Oku
30.05.2026
Akıl tutulması, utanç ve meşruiyet - Remzi Koçöz

İnsanlar doğal olarak hata yaparlar.

Devamını Oku
30.05.2026
Ali Abalı'yı anarken… - Erol Dolu

25 Mayıs 2018 Cuma günü öğleden sonra telefonuma Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nden bir mesaj geldi.

Devamını Oku
29.05.2026
Alacakaranlıktan pırıl pırıl bir sabaha - Doç. Dr. Buğra Gökçe

Güneş bir gidiyor, bir geliyor.

Devamını Oku
29.05.2026
Sağlığımızı koruyabiliyor muyuz? - Prof. Dr. Ülkü Sarıtaş

Ülkemiz bayram öncesinde alınan, güya mahkemenin “adalet” için verdiği ama gerçekte siyasi iktidarın “çıkarı” doğrultusunda verilen CHP’ye mutlak butlan kararı ile sarsıldı.

Devamını Oku
29.05.2026
Emperyalizm üzerine - Doğan Ergenç

Neoliberal dönemde, birçok şeyin sonunun ilan edildiğine tanıklık ettik.

Devamını Oku
28.05.2026
27 Mayıs 1960 - Günay Güner

Türkiye’nin yakın tarihinde sınıf çelişkileri kentsoylu-işçi bilinci üzerinden değil, yurtsever aydın, köylü ile derebeylik temsilcileri arasında yoğunlaştı.

Devamını Oku
27.05.2026
Hiper-Emperyalizm - Kaan Eroğuz

Küresel kapitalist sistem hızlı ve yoğun bir dönüşümün içinden geçiyor.

Devamını Oku
27.05.2026