Atatürk’ün İnönü’ye mektubu...

13 Temmuz 2015 Pazartesi

Günlerden pazar.
Biraz sonra yarın Cumhuriyet’te çıkacak yazımı yazmaya başlayacağım. Konu kafamda birkaç gündür belli. Ama bilgisayarın başına geçmezden önce ‘Sözcü’ gazetesinin sayfalarında gezinirken, Emin Çölaşan’ın “Atatürk’ün ‘hedef gösteren mektubu’ ” başlıklı yazısına takılıyorum.
Yarınki konum hemen değişiyor. Bugün bu mektup üzerine bir şeyler yazmadan hiçbir şey düşünemem…
30 Ekim 1923. Cumhuriyet ilan edilmiş, Mustafa Kemal Paşa ilk cumhurbaşkanı seçilmiştir. İlk Cumhurbaşkanı, ertesi günü ilk iş olarak İsmet Paşa’ya keış. Çölaşan’ın “Büyük bir devlet adamının bir başka büyük devlet adamına yazmış olduğu bir şaheser” diye nitelendirdiği mektup, şöyle başlıyor: “Sevgili Paşam! Cumhuriyet’in ilk Başbakanı olarak seni düşünüyorum. Dur, hiç itiraz etme. Nite seni seçtiğimi şimdi anlayacaksın. Bizi yine büyük bir savaş bekliyor. Durumumuzun bir bölümünü Cephe Komutanı ve Lozan Baş Delegesi olarak elbette biliyorsun. Büyük devletlerin bu sefil duruma bakarak, kısa zamanda pes edeceğimizi sandıklarını Lozan dönüş sen bize anlattın. Ben sana şimdi bildiğinden daha da acıklı olan genel durumu özetleyeceğim. Bize geri, borçlu ve hastalıklı bir vatan miras kaldı…”
Bunları izleyen satırlar, miras kalan bu vatanın hastalıklarının ve geri kalma nedenlerinin eksiksiz bir özetidir. Bu özet, karayollarımızdan demiryollarımıza, denizciliğimizden köylümüzün toprak durumuna, doğudaki aşiret, bey, ağa, şeyh ve tefeci düzeninden hayvancılığımızı öldüren sığır vebasına, doktor, sağlık memuru, ebe ve eczane sayılarımızdan salgın hastalıklara, bebek ölümlerinden düşmanın yaktığı köy ve buralarda yanan evlerin sayısına, iktisadi hayatımızın, iktisatçı sayımızın azlığından genel eğitim durumumuza vb. kadar bize Osmanlı’dan miras kalan vatanın acıklı durumunu tam bir fotoğrafıdır.
Mustafa Kemal, eğitimden söz ederken şöyle der: “Zorunlu okuma yaşındaki çocukların ancak dörtte birini okutabiliyoruz. Halkın eğitimi hiç çözülmemiş. Oysa Cumhuriyetin insan malzemesini hazırlamalı, namus cephesini güçlendirmeliyiz. Kültür eserleri kaçırılmış, kaçırılmaya devam ediliyor. Raporlarda daha ayrıntılı, daha acı bilgiler var. Bunları bakanlara ve parti yönetim kuruluna da ver. Genel durumu tam bilsinler…”

‘Kaderin bizim kuşağımıza yüklediği kutsal görev…’
Mustafa Kemal’in İnönü’ye yazdığı mektup, bu dünya tarihinde bir eşi daha az bulunur devrimcinin daha Samsun’a yola çıkmazdan önce Osmanlı’nın yıkıntıları üzerine inşa edilecek bir yeni devleti kafasında ne kadar ayrıntılı şekillendirdiğinin ve Anadolu İhtilali’ni ne kadar zengin bir bilgi birikimi ile başlatmış olduğunun belgesidir.
İçinde bulunulan bütün zor koşulların ayrıntılı dökümünü yapan Mustafa Kemal, mektubunu şu satırlarla bağlar: “Ama yılmamak, ucuz ve geçici çarelerle yetinmemek, halkı kurtarmak için sorunları çözmek, kalkınmak, ilerlemek, milli egemenliğe dayalı uygar ve özgür bir toplum oluşturmak … Kaderin bizim kuşağımıza yüklediği kutsal görev bu …”
Bu mektup 1923’te yazılmış. 2015’e kadar yeterince okuyup anlayabildiğimiz, anlamak için çaba harcadığımız söylenebilir mi?  


Yazarın Son Yazıları

Bir tiyatro açmak… 3 Nisan 2017