Basın ve ifade özgürlüğünde ileri aşama
Ahmet İnsel
Son Köşe Yazıları

Basın ve ifade özgürlüğünde ileri aşama

16.05.2017 06:00
Güncellenme:
Takip Et:

Basının iktidar tarafından kullanılmasının geleneksel iki yöntemi vardır: sansür ve propaganda. Sansür, bir haberin veya bir yorumun, yayımlanmadan önce denetimden geçmesidir. Denetimi devletin merkezi bir teşkilatı, yargı veya bununla görevlendirilmiş denetçiler, vs. yapar. Günümüzde bu tür sansür, açık biçimde diktatörlüğün hüküm sürdüğü ülkelerde, örneğin dünya basın özgürlüğü sıralamasında en sonuncu olan Kuzey Kore’de veya tek parti rejimlerinde uygulanıyor. Buna karşılık, basın ve ifade özgürlüğünün kısıtlı olduğu ülkelerde, sansürün bu açık ve resmi türünden ziyade, örtülü biçimi uygulanıyor.
Dolaylı sansürün birbirini tamamlayan iki yöntemi var. Birincisi, basın-yayın kuruluşlarının iktidarla uyumlu sermaye güçlerinin denetimine geçmesini sağlamak ve bunun için iktidarın mali ve siyasi destek olanaklarını sonuna kadar kullanmak. İkincisi, yargıyı ifade özgürlüğüne karşı gündelik silah haline getirip iktidarın aykırı veya kendisi için zararlı gördüğü haber ve yorumları yazan ve yayanların özgürlüklerini kısıtlamak. Yargı yoluyla sansürde esas amaç, medyanın hapis ve para cezası korkusuyla, kendi kendine sansürü uygular hale getirmek. Birinde sermayenin, diğerinde devletin şiddeti söz konusu ve ikisi birbirini tamamlıyor.
Sansürün yanında, genellikle diktatörlük ve benzeri rejimlerde kullanılan ikinci araç, propaganda. Bu ikisi çoğunlukla birlikte uygulanıyor. Propagandada amaç, genellikle yalan veya son derece abartılı biçimde sunulmuş haberlerle, halkın iktidarın istediği biçimde bilgilendirilmesini sağlamak. Halkın siyasal algısına, olmayan gerçeklerle, abartılı değerlendirmelerle biçim vermek. Bunun için yandaş medya araçlarının yanında, devletin resmi medya kurumları açık biçimde kullanılıyor.
İlginç olan, propaganda ve sansür yöntemlerini yaygın ve açık biçimde kullanan iktidarların çoğunun, aynı zamanda kendi ülkelerinde basın ve ifade özgürlüğünün dünyadaki en ileri örnekler arasında yer aldığını iddia etmeleri. Bu kuralı bozmayan Tayyip Erdoğan, 2015’in ilk günlerinde, “İddia ile konuşuyorum, ne Avrupa’sında ne diğer ülkelerinde, Türkiye’deki kadar basın özgürlüğü yoktur”, diyordu. Türkiye, o tarihten beri daha da epey yol aldı. Dünya basın özgürlüğü sıralamasında lider ülke oldu. Şu anda dünyada en fazla gazetecinin tutuklu olduğu, basını en özgür ülke olmayı başarmış durumdayız. Nitekim, 7 Mayıs 2017’de Tayyip Erdoğan, “düşünce ve ifade özgürlüğünü sonuna kadar desteklediklerini” bir kez daha tekrar ederken, Türkiye bu konuda 42 Avrupa ülkesi arasında durumun en kötü olduğu ülke olma başarısını elde ediyordu. Dünyada bu konuda birinciliğe yarışan otuz ülke arasındayız artık.
Bu sansür ve propagandanın Türkiye’deki uygulanmasında önemli bir ayrıntı var. İktidar için kendi seçmen kitlesine ulaşan medya araçlarının sadece propaganda işlevini yerine getirmeleri kadar, diğer münafık yayınların bu kitlenin gözü ve kulağından tamamen uzak kalmaları önemli. Bu yüzden, kendi seçmen kitlesine ulaşma ihtimali olmayan medya araçlarına ses çıkarmaz, onları yok sayabilirken, çeşitli yollardan AKP seçmeninin en azından bir kısmına ulaşabilecek kanalların kapatılmasına öncelik veriyor. Bu da en başta televizyon ve sosyal medyanın arındırılması demek. Gazete ve radyo ikinci sırada geliyor. Böylece AKP’li bakanların hatta Başbakan’ın bile, işlerine geri dönmek için altmış gündür Ankara’nın göbeğinde açlık grevi yürüten iki eğitimciden haberlerinin olmaması -eğer iddiaları doğruysa- mümkün olabiliyor. Silopi’de bir polis panzerinin gece duvarı yıkıp eve girdiğini, iki çocuğun ölümüne neden olduğunu hiç duymamış ama düzenli gazete okuyan, televizyon seyreden bol miktarda AKP seçmeni yaşıyor bu ülkede. Cizre’de, Sur’da koskoca mahallelerin dümdüz edildiğinden bihaber, bu kent ve mahallelerin ismi anıldığında sadece “teröristler” sözcüğü ağzından dökülen milyonlar var.
İktidarın seçimlerle iktidarda kalmasını sağlayan en önemli araçlardan biri, “Avrupa’sında ve diğer ülkelerinde olmayan” böyle bir basın özgürlüğüdür. Bu nedenle artık iktidarda kalması sadece cumhurbaşkanı seçimine bağlı olan iktidar partisi ve onun müstakbel genel başkanının, 16 Nisan referandumu sonuçları ışığında, önümüzdeki dönemde Türkiye’de basın ve ifade özgürlüğünü hiç yok seviyesine kadar yükseltmeleri beklenebilir. Cumhuriyet gazetesine yönelik dört koldan ve aralıksız yürütülen saldırılar bunun önemli bir göstergesidir. Bu saldırılara, bağnazlıkları, dizginsiz hırsları veya aşağı-orta seviyesindeki akıllarıyla alet olanlar da bu basın ve ifade özgürlüğü parodisinin figüranlarıdır.  

Yazarın Son Yazıları

Hınç politikaları ve nihilizm

Hınç politikaları ve nihilizm

Devamını Oku
04.09.2018
Bir otokrat prototipi

Bir otokrat prototipi

Devamını Oku
01.09.2018
Kayırma ekonomisinin bedeli

Kayırma ekonomisinin bedeli

Devamını Oku
28.08.2018
Üzerine suç atmanın dayanılmaz hafifliği

Üzerine suç atmanın dayanılmaz hafifliği

Devamını Oku
25.08.2018
Trump ve yeni otoriterizm

Trump ve yeni otoriterizm

Devamını Oku
21.08.2018
Büyük kriz gözüktü

Büyük kriz gözüktü

Devamını Oku
14.08.2018
İş Allah’a kalınca....

İş Allah’a kalınca....

Devamını Oku
11.08.2018
Anti-konformist gericilik ve yavaşlayan küreselleşme

Anti-konformist gericilik ve yavaşlayan küreselleşme

Devamını Oku
07.08.2018
Yeni-patrimonyalizm üzerine

Yeni-patrimonyalizm üzerine

Devamını Oku
04.08.2018
Liberalizmden doğan otoriter kapitalizm

Liberalizmden doğan otoriter kapitalizm

Devamını Oku
14.07.2018
Erdoğanizm Türkiyesi

Erdoğanizm Türkiyesi

Devamını Oku
10.07.2018
Post-komünist otoriter kapitalizm

Post-komünist otoriter kapitalizm

Devamını Oku
07.07.2018
Otoriter kapitalizmin geleceği

Otoriter kapitalizmin geleceği

Devamını Oku
03.07.2018
Kindar nesil böyle yetiştirilir

Kindar nesil böyle yetiştirilir

Devamını Oku
30.06.2018
Durum budur…

Durum budur…

Devamını Oku
26.06.2018
Yarın ve ötesi

Yarın ve ötesi

Devamını Oku
23.06.2018
Paçalardan akan ne?

Paçalardan akan ne?

Devamını Oku
19.06.2018
Kibrin otokrat hali

Kibrin otokrat hali

Devamını Oku
16.06.2018
Siyasette yalan ve yanlış

Siyasette yalan ve yanlış

Devamını Oku
12.06.2018
Tayyip Erdoğan pişman mıdır?

Tayyip Erdoğan pişman mıdır?

Devamını Oku
05.06.2018
Gazeteci istihbaratçıyla işbirliği yapınca...

Gazeteci istihbaratçıyla işbirliği yapınca...

Devamını Oku
02.06.2018
Dindaş/ırktaş demokrasisi

Dindaş/ırktaş demokrasisi

Devamını Oku
29.05.2018
Cumhurbaşkanı koruması PÖH’e teslim

Cumhurbaşkanı koruması PÖH’e teslim

Devamını Oku
26.05.2018
Üfürükçü hoca analizleriyle ekonomiyi yönetmek

Üfürükçü hoca analizleriyle ekonomiyi yönetmek

Devamını Oku
22.05.2018
HDP’nin alacağı oyun önemi

HDP’nin alacağı oyun önemi

Devamını Oku
19.05.2018
AB Sayıştayı’ndan YİP uyarısı

AB Sayıştayı’ndan YİP uyarısı

Devamını Oku
15.05.2018
Enkaza işaret etmek yeterli değil

Enkaza işaret etmek yeterli değil

Devamını Oku
12.05.2018
Diktatörler seçimle gider mi?

Diktatörler seçimle gider mi?

Devamını Oku
08.05.2018
HDP kilit parti olabilir

HDP kilit parti olabilir

Devamını Oku
05.05.2018
Seçim öncesi 1 Mayıs

Seçim öncesi 1 Mayıs

Devamını Oku
01.05.2018
Uzatmalı iktidar Ermenistan’da beş gün sürdü

Uzatmalı iktidar Ermenistan’da beş gün sürdü

Devamını Oku
24.04.2018
Ahlak düşkünlüğü siyaseti ve huzur ihtiyacı

Ahlak düşkünlüğü siyaseti ve huzur ihtiyacı

Devamını Oku
21.04.2018
Başkanlığı bir türlü bırakamayanlar

Başkanlığı bir türlü bırakamayanlar

Devamını Oku
17.04.2018
Trump’ın kuyruğundaki Macron

Trump’ın kuyruğundaki Macron

Devamını Oku
15.04.2018
Fransa’da yeniden laiklik tartışması

Fransa’da yeniden laiklik tartışması

Devamını Oku
14.04.2018
Satranççıya karşı tavlacı

Satranççıya karşı tavlacı

Devamını Oku
10.04.2018
Seçimli tek adam olmanın bazı zorlukları

Seçimli tek adam olmanın bazı zorlukları

Devamını Oku
07.04.2018
Sessiz devrimden kültürel karşıdevrime

Sessiz devrimden kültürel karşıdevrime

Devamını Oku
03.04.2018
Macron SDG’ye hangi vaatte bulundu?

Macron SDG’ye hangi vaatte bulundu?

Devamını Oku
31.03.2018
Irkçılığı besleyen yalan haberler

Irkçılığı besleyen yalan haberler

Devamını Oku
27.03.2018