ABD-Rusya gerilimi tekrar mı tırmanıyor?
Deniz Berktay
Son Köşe Yazıları

ABD-Rusya gerilimi tekrar mı tırmanıyor?

10.02.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Geçen yılın ocak ayında ABD’de Trump’ın başkanlık koltuğunu devralmasının ardından Batı dünyasında Rusya’yla ilişkilerde bir yarılmanın ortaya çıktığını yazmıştık. Batı bir tarafta Ukrayna’ya askeri desteği bir külfet olarak görüp bu savaşa bir an önce son vermek isteyenler (Trump’ın başını çektiği kesim) ile Rusya-Ukrayna savaşını Rusya’yı yıpratmak için bir vesile olarak görenler (İngiltere’nin başını çektiği Avrupa ülkeleri ve ABD’deki Demokratlar) arasında bölünmüştü. Bu da Rusya-Ukrayna savaşının müzakerelerle sona erdirilme imkânının üç yıl aradan sonra, yani Türkiye’nin öncülüğünde İstanbul’da yapılan Rusya-Ukrayna müzakerelerinin İngilizlerin müdahalesiyle sonuçsuz bırakılmasından bu yana ilk kez ortaya çıkması anlamına geliyordu. Bu gelişmeler gerek Rus basınında gerekse Rus yetkililerin açıklamalarında, Batı’yı bir bütün olarak suçlayan ifadelerin kaybolmasına yol açmış ve bu çevreler ABD ile İngiltere’yi özenle birbirinden ayırmaya başlamıştı.

Hatırlayacağımız üzere geçen yıl ABD ve Rus liderleri Alaska’da, Anchorage’da bir araya gelmiş ve Joe Biden’ın başını çektiği kesimin Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne çıkarmaktan bahsettiği Putin, Trump tarafından kırmızı halılar serilerek karşılanmıştı.

Trump’ın yılbaşından bu yana Venezuela ve İran’a yönelik attığı adımlar da Batı dünyası içindeki çatlaktan yararlanmak adına Rus basınında temkinli ifadelerle eleştiriliyordu.

LAVROV’UN SÖZLERİ 

Ne var ki Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un önceki gün verdiği bir röportaj, Trump yönetimiyle Kremlin arasında hiç de balayı havasının esmediğini ortaya koydu. Trump döneminde ABD’nin Rusya’ya uyguladığı yaptırımların kaldırılmadığını söyleyen Lavrov, bundan da ötede Trump’ın yeni yaptırımlar koyduğundan bahsetti. Dahası Rus devlet petrol şirketleri Lukoil ile Rosneft’e yaptırımların, Alaska’daki liderler zirvesinden sadece birkaç hafta sonra alındığını dile getirdi. Trump’ın Rusya’yla karşılıklı faydaya dayalı ticari ilişkileri geliştirerek Ukrayna konusunda uzlaşma söylemini de eleştiren Lavrov, iki ülke arasındaki ticari ilişkilerin de hiçbir şekilde iyi gelecek vaat etmediğini kaydetti (Geçtiğimiz günlerde de Lavrov, Venezuela Cumhurbaşkanı Maduro’nun kaçırılmasından sonra Venezuela’da Rus firmalarının dışlanmaya başladığını söylemişti). Ukrayna konusunda Kiev’in ne dediğine değil, ABD’nin ne dediğine baktıklarını söyleyen Lavrov, ABD’yle diyalog konusunda hâlâ umutlarının olduğunu söyledi.

Bu röportaj, Rusya yönetiminin, Trump’ın ikinci başkanlık döneminde Trump’a karşı ilk defa bu kadar açık şekilde yaptığı bir eleştiri olma özelliği taşıyor.

ABD’NİN MOLDOVA VE BELARUS KARTI 

Aslında Trump ile Putin arasında açıktan olumlu bir hava estirilse de ABD’yle Rusya arasında, Rusya’nın en hassas olduğu Doğu Avrupa üzerinde, sessiz sedasız bir güç mücadelesi kendini gösteriyordu. Örneğin Rusya’nın batı sınırında Moskova’nın sorun yaşamadığı tek ülke olan ve özellikle 2020’den beri iyice Rusya’nın etkisi altına giren Belarus, Trump’ın ilk kancayı taktığı ülkelerden biri oldu. Geçen yıl, ABD Dışişleri Bakanlığı Doğu Avrupa Dairesi’dnen Christopher Smith, Belarus’u ziyaret etti ve hemen ardından Belarus’a yaptırımlar kaldırılmaya başlandı. Smith benzer bir ziyareti de Moldova’da ayrılıkçı yönetimin bulunduğu Transdinyester’e yaptı. Rusların Moldova’daki tek dayanak noktası olan bu bölgede de Rusya’nın altının oyulduğu görülüyor. Ukrayna’ya ise Avrupa ülkeleri üzerinden (bu sefer hibe olarak değil parasıyla) silah sevkıyatı devam ediyor.

Tüm bunlara ABD’de bu yılın sonlarında yapılacak ara seçimleri, yani Trump’ın iç politik nedenlerle de sertleşmesi gerekeceğini eklersek Doğu Avrupa’yı gergin bir yılın beklediğini söylemek yanlış olmayacak. 

Yazarın Son Yazıları

ABD-Rusya gerilimi tekrar mı tırmanıyor?

Geçen yılın ocak ayında ABD’de Trump’ın başkanlık koltuğunu devralmasının ardından Batı dünyasında Rusya’yla ilişkilerde bir yarılmanın ortaya çıktığını yazmıştık.

Devamını Oku
10.02.2026
Trump’ın gücü yeter mi?

Geçen hafta bir ilk yaşandı ve Rusya ile Ukrayna heyetleri, Birleşik Arap Emirlikleri’nin başkenti Abu Dabi’de ABD’nin öncülüğünde bir araya geldi.

Devamını Oku
27.01.2026
Şimdi de ‘Büyük Romanya’ mı kurulacak?

Rusya - Ukrayna Savaşı’nın Moldova’ya yoğun etkilerinin olduğunu ve Moldova’nın, küçük yüz ölçümü ve üç milyonu bile bulmayan nüfusuyla çok sayıda krizi barındırdığını pek çok kez yazdım.

Devamını Oku
20.01.2026
Trump sertleştikçe Rusya sıkışıyor

ABD Başkanı Donald Trump’ın yılbaşından bu yana yürüttüğü saldırgan dış politika, Rusya’nın durumunu da epey zora soktu.

Devamını Oku
16.01.2026
Ukrayna denkleminde İran

Geçen hafta Paris’te İngiltere ve Fransa, Ukrayna’ya savaştan son asker gönderilmesi konusunda bir memorandum imzalayınca Rusya, böyle bir durumda Batılı askerlerin Rus ordusu için “meşru hedef” olacağını söyledi. Bundan kısa süre sonra da Rusya, NATO hava savunma sistemlerine yakalanmayan Oreşnik füzeleriyle Polonya sınırının dibindeki Lviv ilini vurdu. Rusya’nın eski cumhurbaşkanı (şimdiki Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı) Dmitri Medvedev, Oreşnik füzesinin Avrupa’ya açık bir mesaj olduğunu söyledi.

Devamını Oku
13.01.2026
Maduro ve Rusya’nın Tavrı

Meseleye gelirsek: Trump, olayın ardından yaptığı basın toplantısında, ABD’nin Monroe Doktrini’ne atıfta bulundu. Dönemin ABD Başkanı Monroe’nun 1823’te ilan ettiği bu doktrin, bütün bir Amerika kıtasını, Avrupalı sömürgeciliğe kapatıyor ve ABD sömürgeciliğinin kapısını açıyordu. Monroe, dünyaya, “Latin Amerika’yı kimseye sömürtmeyiz. Sömürülecekse biz sömürürüz” diyordu. Böylelikle yakın dönemlere kadar Latin Amerika, ABD’nin arka bahçesi olarak kaldı. Soğuk Savaş döneminde bile Moskova’nın bu bölgeye fazla yaklaşmadığını hatırlamak gerek.

Devamını Oku
06.01.2026
Yeni yıl barış getirir mi?

2025 yılı, Trump’ın yeniden iktidara gelmesiyle birlikte, Batı dünyasındaki bölünmüşlüğü gözler önüne serdi. Zira, Biden yönetiminin Avrupa’da nüfuzu arttırmaya, Rusya’yı çevrelemeye ve bu eksende Ukrayna’yı ileti karakol olarak kullanmaya çalışma politikasından farklı olarak Trump, “Bu savaş benim savaşın değil” diyor ve savaşı ne pahasına olursa olsun (Rusya’ya tavizler pahasına da olsa) sona erdirmeye çalışıyor.

Devamını Oku
30.12.2025
Batı ve Ukrayna savaşı

Ukrayna’da savaşın dördüncü yılı dolmak üzere ve her ne kadar taraflar savaşta yıpranmış olsa da savaşın yakın zamanda sona erme sinyalleri henüz güçlü değil.

Devamını Oku
23.12.2025
Balkanlar 30 yıl sonra hâlâ kırılgan

Bosna’daysa etnik grupların oranı dengedeydi. O nedenle buradaki savaş çok kanlı oldu. Bosna Müslümanları bizde zannedilenin aksine Türk değil, Osmanlı döneminde Müslümanlığı benimsemiş olan Slavlar idi (TBMM İnsan Hakları Komisyonu, 1992’de Bosna’ya giderken Boşnakları Türk zannettiği için, yanlarına tercüman almamış ve gerçek durumu anca Saraybosna Havalimanı’nda öğrenebilmişti!). Hırvat ve Sırpların arkasında Hırvatistan ve Sırbistan’ın olmasına karşılık Boşnakların yakın bir komşu desteğinden mahrum olması da onları mağdur etti.

Devamını Oku
16.12.2025
İbadete milli marşla başlamak

Bugüne gelirsek papanın İznik ziyaretinin kendisi de baştan aşağı dünya siyasetiyle ilgiliydi (bunu da geçen hafta yazmıştım).

Devamını Oku
09.12.2025
Papa ve Atatürk

PAPA XIV. Leo’nun gündemde epey yer kaplayan Türkiye ziyareti önceki gün sona erdi. Ne var ki gezinin gündemine ve yapılan açıklamalara bakacak olursak bu ziyaret, daha uzun bir süre gündemde kalacakmış gibi görünüyor.

Devamını Oku
02.12.2025
Papa, Türkiye’ye neden geliyor?

Ancak papanın gündeminde Heybeliada Ruhban Okulu’nun açılması gibi konuların olduğu da basına yansıdı ki bu, ziyaretin yoğun siyasi nedenlerinin olduğunu ortaya koyuyor.

Devamını Oku
25.11.2025
Balkanlar yine rekabetin ortasında

Ukrayna’nın Karadeniz’deki liman şehri (ve de üçüncü büyük şehri) Odesa’yı görenler bilir: Bir zamanlar Osmanlı’nın Hacıbey Kalesi’nin olduğu fakat 1700’lerin sonunda Ruslar tarafından ele geçirildikten sonra tamamen yıkılıp yeni baştan inşa edilen Odesa’nın simgesi, limandan yukarı çıkan Potemkin Merdivenleri’dir.

Devamını Oku
18.11.2025
Bir diplomasi faciasının yıldönümü

Savaşın ilk aylarında Türkiye’nin arabuluculuğuyla çatışmalara son verme imkânı varken İngiltere’nin araya girmesi ve dönemin İngiliz Dışişleri Bakanı Lizz Truss’ın “Putin’in imajını koruyacak hiçbir çözüm olmayacak” demesi, bu savaşın en az üç yıl uzamasına yol açan etkenlerden biri oldu.

Devamını Oku
11.11.2025
Vizesiz seyahate son

Koskoca Avrupa’da Türklerin vizesiz girebileceği topu topu altı ülke var: Belarus, Sırbistan, Bosna Hersek, Moldova, Arnavutluk, bir de Makedonya. Rusya’yla vizesiz rejim, 2015 sonunda Rus uçağının düşürülmesiyle askıya alınmış, aradan geçen sürede Türk-Rus ilişkilerindeki bütün yakınlaşmaya rağmen Ruslar bir daha vizesiz rejime dönmemişti. Rusya’nın saldırısına uğrayan, dört yıldır savaşta olan Ukrayna’ya girmekse artık hiç kolay değil.

Devamını Oku
28.10.2025
Ukrayna savaşı: Çok bilinmeyenli denklem

Rusya-Ukrayna savaşı hakkında ne zaman bir yerlerde konuşsam herkes şunu soruyor: “Hocam peki, ne zaman bitecek bu savaş?” Ben de naçizane, bu konuda kehanette bulunmanın zor olduğunu söyleyerek savaşın bitişinin birkaç etkene bağlı olduğunu ifade ediyorum.

Devamını Oku
21.10.2025
Ortadoğu gölgesinde Ukrayna

Sadece bizde değil, dünyadaki habercilikte de bir önceliklendirme sıralaması var...

Devamını Oku
14.10.2025
Avrasya Gündemi: Ruhban okuluna neden hayır?

Bildiğimiz üzere Türk vatandaşı olan Fener Patriği Bartholomeos, Trump’la görüşmesinde Türkiye’yi şikâyet etmişti (İngilizce ve Yunanca gazetelerdeki ifadeler ortada). Bartholomeos, Trump’a, 1971’de kapanan Heybeliada Ruhban Okulu’nun yeniden açılması talebini iletmiş ve ardından ABD, bu konuyu yeniden Türkiye’nin gündemine getirmişti.

Devamını Oku
07.10.2025
Avrasya Gündemi: Yurtdışı oylarıyla kazanılan seçimler

ABD’de Trump’ın iktidara gelmesiyle birlikte Avrasya coğrafyasında ABD ile Rusya arasındaki çekişmenin azalacağı tahmin edilirken son gelişmeler tam tersine işaret ediyor.

Devamını Oku
30.09.2025