Grönland iklimi - Hakan Reyhan
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Grönland iklimi - Hakan Reyhan

10.02.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Image

2015 yılından bu yana (Paris İklim Zirvesi’yle başlayan süreçte) küresel ısınma sorununun çözümü için dünya ülkeleri açısından büyük bir uyanış yaşandığı düşünülüyordu. Dünyayı karbon delisi haline getirmiş kapitalist dünyanın da (“süper” ülkeleriyle birlikte) tehlikenin farkına varmaya ve küresel(ci) işbirliği çalışmaları yapmaya başladığı en azından şeklen gözlemleniyordu.

Sonuçta ne oldu? Değişen bir şey oldu mu? Isınma hızla devam ediyor. İklim değişikliğinin kuraklık, çölleşme, gıda yetersizliği ve su kıtlığı gibi sonuçları her geçen gün artıyor. Çözüm için ortaya çıkan aktörleri görünce iklim çözümleri konusunda nasıl bir aldatmaca içerisinde olduğumuz daha net anlaşılıyor.

KAVGANIN NEDENİ 

Şimdilerde Grönland üzerinden ciddi bir küresel gerilim yaşanıyor. Grönland, Kuzey Kutbu’nda Arktik denilen, büyük oranda buzullarla kaplı bölgede yer alıyor. Neredeyse yüzde 80’i buzullardan oluşan Grönland, Arktik bölgesindeki diğer kara parçaları gibi küresel ısınmadan en çok etkilenen yerlerden biri.

Grönland’da küresel ısınmanın etkisiyle eriyen buzulların altındaki potansiyel bakir topraklar ise “kâr maksimizasyonu” ile nefes alan kapitalizmin (petrol ve doğalgaz şirketlerinin) iştahını kabartıyor. Zira, küresel ısınmayla daha da eriyeceği ve el değmemiş topraklarını göstereceği öngörülen Grönland’da büyük petrol ve doğalgaz yatakları var. Ayrıca daha önce buz kütlesi olarak var olduğu için çok önemsenmeyen koskoca bir toprak parçası stratejik olarak da değerli görülüyor. İşte kavganın nedeni bu.

‘SIFIR KARBON’ POLİTİKASINA NE OLDU?

Oysa 10 yıl önceki konumuz Grönland’ın (buzullarının) neden erimeye başladığı ve bu erimenin nasıl önleneceğiydi? Şimdi, eriyen buzulların altındaki karbon yataklarından kimin daha çok para kazanacağı tartışılıyor. Peki ABD’nin, Avrupa’nın, diğer büyük ülkelerin hedef olarak koydukları “sıfır karbon politikaları”na ne oldu? Hani küresel ısınmanın en büyük nedenlerinden biri olarak görülen petrol ve doğalgaz (fosil yakıtlar) üretim ve tüketimi 2050’ye kadar tamamen sıfırlanacaktı?

Avrupa Yeşil Mutabakatı’nın mimarı olan Avrupa Birliği ülkeleri ve İngiltere bile, küresel ısınma diye bir sorunun zaten olmadığını düşünen Trump’ın yönetimindeki ABD’nin Grönland isteklerine iklim sorunu açısından karşı durmuyorlar. Her ülke kendi kapitalist çıkarları doğrultusunda küresel ticaret ve siyaset savaşımı veriyor.

Demek ki Grönland olayı, Batı’nın (Aydınlanma geleneğini çiğnemiş olan kapitalist Batı’nın elbette) ikiyüzlülüğünü bir kez daha ortaya koyduğu gibi, karbon salımı yükseldikçe yükselen ülkelerin ve şirketlerin belirleyici olduğu bir küresel düzende “küresel iklim politikası” diye bir şeyin söz konusu bile olamayacağını da tescillemiş oldu.

YOKSULLUK, KAPİTALİZM VE ÇEVRE

Ama hâlâ Çorum’daki çiftçinin yaşadığı kuraklık sorunu esas olarak Dallas’daki veya Dhahran’daki petrol zenginlerinden kaynaklanıyor. Çünkü herkes aynı atmosferin altında yaşıyor. O halde kapitalist (veya metacı) olmayan, yani çözümü küresel meta ticareti içinde aramayan; küreselci de olmayan, yani çözümü “küresel sisteme entegre edilmiş yerelcilik”te de aramayan bağımsız, demokratik, cumhuriyetçi ulus-devletlerin öncülüğünde bilim insanlarıyla ve nesnelbilimsel yaklaşımlarla geliştirilecek yeni bir uluslararası işbirliği mekanizması şart.

1970’li yıllarda Birleşmiş Milletler örgütlenmesi içerisinde, Hindistan Başbakanı Indira Gandhi öncülüğünde buna benzer bir girişim gerçekleştirildi ve başarılı da oldu. Kadınların çevre konusundaki duyarlılığının da bir örneğini yansıtan Gandhi, Birleşmiş Milletler’in 1972’deki Stockholm Çevre Konferansı’nda “En büyük çevre sorunu yoksulluktur” diye haykırarak yoksullaşma, kapitalizm ve kirlilik ilişkisini net biçimde ortaya koymuş ve başlattığı eleştirilerle “sürdürülebilir kalkınma” kavramının da temellerinin atılmasına yol açmıştı.

Evet şimdi çok daha kapsamlı sorunlarla ve çok daha “ahlaksız” bir kapitalizmle karşı karşıyayız ama yine de ulusal-ekolojik mücadele ve evrensel işbirliğinden başka çare görünmüyor.

PROF. DR. HAKAN REYHAN

Yazarın Son Yazıları

Kamusal aklın kurumları - Serhat Saatci

Türkiye’de kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları uzun süredir siyasal tartışmaların merkezinde yer almaktadır.

Devamını Oku
10.02.2026
Grönland iklimi - Hakan Reyhan

2015 yılından bu yana (Paris İklim Zirvesi’yle başlayan süreçte) küresel ısınma sorununun çözümü için dünya ülkeleri açısından büyük bir uyanış yaşandığı düşünülüyordu.

Devamını Oku
10.02.2026
'İktidarın kara düzeni dağılacak!'

“Reform yılı” hayırlı, uğurlu olsun. İktidarın açıkladığına göre 2026, “reform ve şahlanış” yılı olacakmış.

Devamını Oku
09.02.2026
Direnenler ve pijamasıyla oturanlar - Erdal Atıcı

Dünya tarihinde, bugün olduğu gibi adalet kılıcının kırıldığı, insan özgürlüklerinin kısıtlandığı, baskının, zulmün, haksızlığın ve hukuksuzluğun topluma egemen olduğu dönemler görülmüştür...

Devamını Oku
09.02.2026
Sorumlular ve sorumsuzlar - Erdal Celal Aksoy

6 Şubat 2023 tarihinde, saat 04.17’de Kahramanmaraş ili Pazarcık merkezli 7.7 büyüklüğünde ve Elbistan merkezli 7.6 büyüklüğünde depremler meydana gelmiştir.

Devamını Oku
07.02.2026
Deprem ve ordunun unutturulan gücü - Cumhur Utku

6 Şubat 2023’te meydana gelen 7.7 büyüklüğündeki deprem, 11 ilimizi etkileyerek resmi rakamlara göre 53 binden fazla kişinin ölümüne, 107 binden fazla kişinin yaralanmasına ve yaklaşık bir milyon evin yıkılmasına yol açtı.

Devamını Oku
06.02.2026
Deprem dersleri - İbrahim Berksoy

42 yıllık kısa ömrüne yaşama ilişkin birbirinden ilginç düşünceler sığdıran Danimarkalı felsefeci Kiergagaard’ın şu sözü hiç aklımdan çıkmaz: “Yaşamı ileri dönük yaşar, geriye dönüp anlarız.”

Devamını Oku
06.02.2026
Modern toplumun temel ilkesi: Laiklik - Arif Anıl Öztürk

Bugün, Türkiye Cumhuriyeti’nin en temel ortak paydalarından biri olan laikliğin anayasaya girişinin 89. yıldönümündeyiz.

Devamını Oku
05.02.2026
Kronikleşen hastalık - Kadir Serkan Selçuk

İktidarın bir süredir devam eden “sorunları çözememe hastalığı” artık kronikleşti.

Devamını Oku
05.02.2026
Meşruiyet üzerine - Doğan Soyaslan

Meşruiyet siyasi ve hukuki anlamlarda kullanılır.

Devamını Oku
04.02.2026
BALATRO - A. Celal Binzet

Doğrusu bir sözcüğün günlük dildeki anlamı dışında ne denli yoğunluk içerdiğini öğrenmek hiç de kolay olmadı.

Devamını Oku
04.02.2026
Liyakat meselesi: Mine–öz–sinir hattı - Roşan Orhan

Türkiye’de bazı sorunlar vardır; bağırmaz, çağırmaz, ilk bakışta can yakmaz.

Devamını Oku
04.02.2026
Kalınlaşan müfredat, güçsüzleşen çocuklar - Abdullah Yüksel

Eğitim sistemimizde ilginç bir denklem var: Müfredat kalınlaştıkça çocuklar inceliyor.

Devamını Oku
03.02.2026
Eczane kapısı kilitli! - Avni Kurtuldu

Türkiye’de eczane açmak, artık mesleki bir tercih değil; talih işi.

Devamını Oku
03.02.2026
Devletler ve çıkarları üzerine - ABDULLAH KEHALE

Bugün Suriye’de Kürtler özelinde olanları daha iyi anlayabilmek için biraz geriye gitmekte ve yakın tarihte Irak’ta yaşanan olaylara bakmakta yarar var.

Devamını Oku
02.02.2026
Emekle yeşeren bir ağacın gölgesi - OKAY TAŞLI

Cumhuriyet bir tarih değildir yalnızca; her gün yeniden kurulan bir vicdandır.

Devamını Oku
02.02.2026
Kuvvetler tek elde toplanırsa... - Mahmut Aslan

Muammer Aksoy’un evinin önünde katledilişinin üzerinden 36 yıl geçti.

Devamını Oku
31.01.2026
Süt sağlığımız ve geleceğimiz - Mücteba Binici

Çocukluğumda Karacabey’in Fevzi Paşa köyünde hem tarım hem de hayvancılık yapılırdı.

Devamını Oku
30.01.2026
‘Türkiyelilik’ söylemi kimleri dışarıda bırakır? - Prof. Dr. Utku Yapıcı

“Türk, Kürt, Laz, Çerkes...” On yıllardır bu sözcükleri art arda belirli bir sıraya göre saymak, çoğulcu olmanın temel gereklerinden biri olarak sunuldu.

Devamını Oku
30.01.2026
Felaket kapitalizmi kıskacında - Esen Erol

Günümüzde neoliberal düzenin bizi sarıp sarmaladığı hepimizce malum.

Devamını Oku
29.01.2026
Toplum çocuklarını neden koruyamaz? - Özkan Yıldız

Geçtiğimiz haftalarda, “yan bakma” gerekçesiyle, 15 yaşındaki bir çocuk tarafından öldürülen 17 yaşındaki Atlas Çağlayan, Türkiye’de çocuklar arasında suç ve şiddetin ulaştığı ürkütücü eşiği gösteren çarpıcı bir örnek olarak kayda geçti.

Devamını Oku
29.01.2026
Suriye’de neler oluyor? - Nejat Eslen

ABD’de strateji geliştirme yöntemi öğretisinde üç ana unsurun esas alınması gerektiği ifade edilir...

Devamını Oku
28.01.2026
Üniversitelerde bitmeyen sorunlar - Kaya Özgen

Üniversitelerimizde büyük sorunlar yaşandığı biliniyor.

Devamını Oku
28.01.2026
Atatürk, üç kadın ve Hatay - Ülgen Zeki Ok

Kişisel gelişime hevesli gençler, bu amaca yönelik rehber kitaplar yerine, Atatürk’e yakın insanların yazdığı anı kitaplarını okumalılar.

Devamını Oku
28.01.2026
Çöküşü yönetenler - Doğan Sevimbike

Davos’ta bu yıl dile getirilenler, artık “gelecek vizyonu” ya da “reform çağrısı” olarak okunamaz.

Devamını Oku
27.01.2026
Trump siyasi havayı geriyor - Taner Baytok

Büyük küçük birçok ülkenin gündeminde ilk sırayı işgal eden açlık, fakirlik, geçim sıkıntısı yerini daha da önemli başka risklere terk etti.

Devamını Oku
27.01.2026
Cüzzamla Savaş Derneği 50 yaşında - Prof. Dr. Ayşe Yüksel

Yarım asır önce, ülkemizde belki de yalnızca Verem Savaş Derneği’nin olduğu günlerde, bu dernekten de destek alarak Cüzzamla Savaş Derneği’ni kim kurdu?

Devamını Oku
26.01.2026
Hukuksuzluk diz boyu… - Av. Erol Ertuğrul

Ünlü İtalyan fizikçi Galileo, “Dünya dönüyor” dediği için engizisyon mahkemesi tarafından 1632 tarihinde yargılanmış ve yaşam boyu hapis cezası ile cezalandırılmıştı.

Devamını Oku
26.01.2026
Kurtulma olasılığını da düşündüler - Mustafa Yıldırım

Tevhid, Ekim 1991’de “İslami Direniş ve Parti” başlıklı bildiriyle kendilerini, “Türkiye’deki tağuti Kemalist rejime karşı olan Müslümanlar” olarak tanıttı; “mevcut rejime karşı mücadele verecek bir hareketin” yapılanma ilkelerini, madde madde açıkladı.

Devamını Oku
25.01.2026
Yönetenler, yüreklendirenler - Mustafa Yıldırım

Humeyni, Kuran için savaşı, bireyleri öldürmeyi emreden çağlar sonrasının yeni halifesi olarak saygı, sevgi kazanıyor; dünya Müslümanlarının tek önderi olduğunu gösteriyordu.

Devamını Oku
24.01.2026
UMUT o duvar yıkılıncaya kadar devam edecek

Türkiye’nin yakın dönem siyasi tarihinin en kritik kırılma noktalarından biri, 24 Ocak 1993’te gazeteci-yazar Uğur Mumcu’nun Ankara’da evinin önünde hunharca ve kalleşçe öldürülmesiydi.

Devamını Oku
24.01.2026
Kara bir tarih: 24 Ocak - Hilmi Taşkın

24 Ocak 1993 günü Ankara’da aracına yerleştirilen bomba ile katledildi Uğur Mumcu.

Devamını Oku
24.01.2026
Tarihsel mezhepçi zihniyet - Neval Oğan Balkız

Leyla Şahin Usta, bir milletvekili ve aynı zamanda AKP grup başkanvekili.

Devamını Oku
22.01.2026
Psikolojik sermaye - Banu Özkan Tozluyurt

Bugünün dünyasında çocuklarımızı en çok neyle ölçüyoruz?

Devamını Oku
22.01.2026
Stratejik akıl ve politik alan - Başar Yaltı

Generallerin sanatı olarak bilinen strateji, askeri bir terim olmakla birlikte artık yaşamın hemen her alanında, özellikle de politik alanda kullanılan bir kavram haline geldi.

Devamını Oku
21.01.2026
Gazze’ye kim çöktü? - Ufuk Saka

Her şey küresel sermaye ittifakı adına İngiliz hükümetinin, ta 1848 yılında bir genelgeyle Filistin’deki konsoloslarını Yahudilerin himayesine vermesiyle başlamıştı.

Devamını Oku
21.01.2026
İktidarın meşruiyet sorunu - Kadir Serkan Selçuk

2002 genel seçimlerinde AKP yüzde 34 oy aldı.

Devamını Oku
21.01.2026
‘Çıkmazdan kurtuluş Dil Devrimi’ - Hürriyet Yaşar

Türkçenin özleşmesinin yolunu açan Dil Devrimi’ne karşı olanlardan Atatürk’e karşı çıkmayı göze alamayanlar, onun öz Türkçeden vazgeçtiğini, üstelik özleştirmeye girişmekle yanlış yaptıklarını söylediğini öne sürerler.

Devamını Oku
20.01.2026
İşçi sendikalarına öneriler - Engin Ünsal

1968 yılında uluslararası bir sendika toplantısı için New York’taydım.

Devamını Oku
20.01.2026
Kayıtsızlığın vasatlığı - Av. Selin Bakan

Modern dünyanın siyasal dili uzun süredir aynı telkini fısıldıyor: Mesafeli ol. Tarafsız kal. Dünyayla arana güvenli bir çizgi çek.

Devamını Oku
19.01.2026