Trump’ın gücü yeter mi?
Deniz Berktay
Son Köşe Yazıları

Trump’ın gücü yeter mi?

27.01.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Geçen hafta bir ilk yaşandı ve Rusya ile Ukrayna heyetleri, Birleşik Arap Emirlikleri’nin başkenti Abu Dabi’de ABD’nin öncülüğünde bir araya geldi. Hatırlayacağımız üzere Donald Trump’ın yeniden başkanlık görevine gelmeden önceki vaatlerinden biri, başkanlık koltuğuna oturduktan sonra RusyaUkrayna savaşını yirmi dört saat içinde bitirmekti. Oysa Trump başkanlık koltuğuna oturalı bir yılı geçti fakat Rus ve Ukrayna heyetlerini bile daha yeni bir araya getirebildi.

23 ve 24 Ocak tarihlerindeki görüşmeler sonrasında, müzakerelere aynı yerde, 1 Şubat’ta devam edilmesi kararı çıktı.

Peki, bu müzakerelerden bir sonuç çıkar mı?

İlk olarak şunu belirtelim, bu müzakereler barışa değil, öncelikle ateşkese yönelik. Trump’ın tekrar göreve gelmesinden sonra ABD ve Ukrayna yönetimi Rusya’dan öncelikle kayıtsız şartsız karşılıklı ateşkes talebinde bulunmuş fakat Rusya bunu reddetmişti. Zira Rusya bütün sıkıntılarına ve yetersizliklerine rağmen sahada üstün durumda ve Ukrayna’ya, “Ateşi kesmemi istiyorsan önce falanca ve filanca taleplerimi kabul et” diyor. Bu talepler kabul edilmeden yapılacak ateşkesin sadece karşı tarafa toparlanma için zaman kazandıracağını savunuyor.

RUSLARIN DONBAS ŞARTI 

İşte Rusya’nın ateşkes için öne sürdüğü en önemli şart, Ukrayna kuvvetlerinin Donbas’ın tamamından çekilmesi. Ukrayna’nın doğusundaki Donetsk ve Lugansk illerini kapsayan Donbas bölgesinde Lugansk ilinin zaten tamamına yakını (yüzde 99), Donetsk ilininse yüzde 80’inden fazlası Rusların işgalinde. Fakat kalan kısım (haber bültenlerinde sürekli adlarını duyduğumuz Slovyansk, Kramatorsk gibi ilçeler), 2014 yılından bu yana, Rus saldırısı ihtimaline karşı tahkim edilmiş olan yerler. Ukrayna’nın bu bölgeleri kapsamlı bir barış olmadan Rusya’ya teslim etmesi halinde, Rusya’nın daha sonra Ukrayna’nın yumuşak cephe gerisine çok daha kolay sızabileceğini söylüyor Ukraynalılar. Aslında bazı Ukraynalı uzmanların da söylediği üzere mesele Ukrayna kuvvetlerinin bu bölgeden çekilip çekilmeyeceği değil, ne zaman çekileceği. Zira Rusların bu bölgede ilerleyişi yavaş da olsa sürüyor. Ama buraları hemen terk etmenin felaket olacağı söyleniyor. Diğer taraftan son haftalarda çok yoğun hava saldırılarına maruz kalan Ukrayna, Rusya’dan enerji tesislerine yönelik hava saldırılarını karşılıklı durdurmayı (yani bir kısmi ateşkesi) talep etti, fakat henüz sonuç alamadı.

Donbas’ın tamamı, Rusların ateşkes için öne sürdüğü şart. Bundan sonra Ukranya’dan barış için talepler gelecek ve bunların arasında, Rusya’nın 2022’de ilhak ettiğini açıkladığı Herson ve Zaporojye illerinin tamamının teslimi, Rusçaya eski ayrıcalıklarının verilmesi, Rus Ortodoks Kilisesi üzerindeki takibatların kaldırılması ve tabii Ukrayna’nın İsviçre gibi daimi tarafsız devlet olduğunun anayasaya işlenmesi gibi şartlar var. Yani Abu Dabi’deki müzakereler olsa olsa yolun başı olur.

YENİ HAMLELERE HAZIRLIK 

ABD’li yetkililer, müzakere sonrasında taraflar arasında dostane bir havanın oluştuğunu söylese de hem Rus basını hem de Ukrayna basını bunu alaya aldı. Her şey bir yana her iki taraf da yeni askeri hamlelere hazırlanıyor. Ayrıca müzakerelerde üç taraf varmış gibi görünse de orada görünmeyen bir de dördüncü taraf var: İngiltere ve diğer Avrupa ülkeleri. Bunlar da erken bir barışa karşı. Bu şartlarda müzakerelere hem Rusya’nın hem de Ukrayna’nın katılımında, “Dostlar alışverişte görsün” mantığının olduğunu söyleyebiliriz. Rusya, Ukrayna ve Avrupa, Trump’ın bir süre sonra ABD’deki seçim süreci nedeniyle iç politikaya odaklanacağını, Ukrayna konusunda bu kadar tavır dayatmasında bulunmayacağını varsayıyor. O nedenle savaşta henüz her şey belirsizliğini koruyor.

Yazarın Son Yazıları

Trump’ın gücü yeter mi?

Geçen hafta bir ilk yaşandı ve Rusya ile Ukrayna heyetleri, Birleşik Arap Emirlikleri’nin başkenti Abu Dabi’de ABD’nin öncülüğünde bir araya geldi.

Devamını Oku
27.01.2026
Şimdi de ‘Büyük Romanya’ mı kurulacak?

Rusya - Ukrayna Savaşı’nın Moldova’ya yoğun etkilerinin olduğunu ve Moldova’nın, küçük yüz ölçümü ve üç milyonu bile bulmayan nüfusuyla çok sayıda krizi barındırdığını pek çok kez yazdım.

Devamını Oku
20.01.2026
Trump sertleştikçe Rusya sıkışıyor

ABD Başkanı Donald Trump’ın yılbaşından bu yana yürüttüğü saldırgan dış politika, Rusya’nın durumunu da epey zora soktu.

Devamını Oku
16.01.2026
Ukrayna denkleminde İran

Geçen hafta Paris’te İngiltere ve Fransa, Ukrayna’ya savaştan son asker gönderilmesi konusunda bir memorandum imzalayınca Rusya, böyle bir durumda Batılı askerlerin Rus ordusu için “meşru hedef” olacağını söyledi. Bundan kısa süre sonra da Rusya, NATO hava savunma sistemlerine yakalanmayan Oreşnik füzeleriyle Polonya sınırının dibindeki Lviv ilini vurdu. Rusya’nın eski cumhurbaşkanı (şimdiki Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı) Dmitri Medvedev, Oreşnik füzesinin Avrupa’ya açık bir mesaj olduğunu söyledi.

Devamını Oku
13.01.2026
Maduro ve Rusya’nın Tavrı

Meseleye gelirsek: Trump, olayın ardından yaptığı basın toplantısında, ABD’nin Monroe Doktrini’ne atıfta bulundu. Dönemin ABD Başkanı Monroe’nun 1823’te ilan ettiği bu doktrin, bütün bir Amerika kıtasını, Avrupalı sömürgeciliğe kapatıyor ve ABD sömürgeciliğinin kapısını açıyordu. Monroe, dünyaya, “Latin Amerika’yı kimseye sömürtmeyiz. Sömürülecekse biz sömürürüz” diyordu. Böylelikle yakın dönemlere kadar Latin Amerika, ABD’nin arka bahçesi olarak kaldı. Soğuk Savaş döneminde bile Moskova’nın bu bölgeye fazla yaklaşmadığını hatırlamak gerek.

Devamını Oku
06.01.2026
Yeni yıl barış getirir mi?

2025 yılı, Trump’ın yeniden iktidara gelmesiyle birlikte, Batı dünyasındaki bölünmüşlüğü gözler önüne serdi. Zira, Biden yönetiminin Avrupa’da nüfuzu arttırmaya, Rusya’yı çevrelemeye ve bu eksende Ukrayna’yı ileti karakol olarak kullanmaya çalışma politikasından farklı olarak Trump, “Bu savaş benim savaşın değil” diyor ve savaşı ne pahasına olursa olsun (Rusya’ya tavizler pahasına da olsa) sona erdirmeye çalışıyor.

Devamını Oku
30.12.2025
Batı ve Ukrayna savaşı

Ukrayna’da savaşın dördüncü yılı dolmak üzere ve her ne kadar taraflar savaşta yıpranmış olsa da savaşın yakın zamanda sona erme sinyalleri henüz güçlü değil.

Devamını Oku
23.12.2025
Balkanlar 30 yıl sonra hâlâ kırılgan

Bosna’daysa etnik grupların oranı dengedeydi. O nedenle buradaki savaş çok kanlı oldu. Bosna Müslümanları bizde zannedilenin aksine Türk değil, Osmanlı döneminde Müslümanlığı benimsemiş olan Slavlar idi (TBMM İnsan Hakları Komisyonu, 1992’de Bosna’ya giderken Boşnakları Türk zannettiği için, yanlarına tercüman almamış ve gerçek durumu anca Saraybosna Havalimanı’nda öğrenebilmişti!). Hırvat ve Sırpların arkasında Hırvatistan ve Sırbistan’ın olmasına karşılık Boşnakların yakın bir komşu desteğinden mahrum olması da onları mağdur etti.

Devamını Oku
16.12.2025
İbadete milli marşla başlamak

Bugüne gelirsek papanın İznik ziyaretinin kendisi de baştan aşağı dünya siyasetiyle ilgiliydi (bunu da geçen hafta yazmıştım).

Devamını Oku
09.12.2025
Papa ve Atatürk

PAPA XIV. Leo’nun gündemde epey yer kaplayan Türkiye ziyareti önceki gün sona erdi. Ne var ki gezinin gündemine ve yapılan açıklamalara bakacak olursak bu ziyaret, daha uzun bir süre gündemde kalacakmış gibi görünüyor.

Devamını Oku
02.12.2025
Papa, Türkiye’ye neden geliyor?

Ancak papanın gündeminde Heybeliada Ruhban Okulu’nun açılması gibi konuların olduğu da basına yansıdı ki bu, ziyaretin yoğun siyasi nedenlerinin olduğunu ortaya koyuyor.

Devamını Oku
25.11.2025
Balkanlar yine rekabetin ortasında

Ukrayna’nın Karadeniz’deki liman şehri (ve de üçüncü büyük şehri) Odesa’yı görenler bilir: Bir zamanlar Osmanlı’nın Hacıbey Kalesi’nin olduğu fakat 1700’lerin sonunda Ruslar tarafından ele geçirildikten sonra tamamen yıkılıp yeni baştan inşa edilen Odesa’nın simgesi, limandan yukarı çıkan Potemkin Merdivenleri’dir.

Devamını Oku
18.11.2025
Bir diplomasi faciasının yıldönümü

Savaşın ilk aylarında Türkiye’nin arabuluculuğuyla çatışmalara son verme imkânı varken İngiltere’nin araya girmesi ve dönemin İngiliz Dışişleri Bakanı Lizz Truss’ın “Putin’in imajını koruyacak hiçbir çözüm olmayacak” demesi, bu savaşın en az üç yıl uzamasına yol açan etkenlerden biri oldu.

Devamını Oku
11.11.2025
Vizesiz seyahate son

Koskoca Avrupa’da Türklerin vizesiz girebileceği topu topu altı ülke var: Belarus, Sırbistan, Bosna Hersek, Moldova, Arnavutluk, bir de Makedonya. Rusya’yla vizesiz rejim, 2015 sonunda Rus uçağının düşürülmesiyle askıya alınmış, aradan geçen sürede Türk-Rus ilişkilerindeki bütün yakınlaşmaya rağmen Ruslar bir daha vizesiz rejime dönmemişti. Rusya’nın saldırısına uğrayan, dört yıldır savaşta olan Ukrayna’ya girmekse artık hiç kolay değil.

Devamını Oku
28.10.2025
Ukrayna savaşı: Çok bilinmeyenli denklem

Rusya-Ukrayna savaşı hakkında ne zaman bir yerlerde konuşsam herkes şunu soruyor: “Hocam peki, ne zaman bitecek bu savaş?” Ben de naçizane, bu konuda kehanette bulunmanın zor olduğunu söyleyerek savaşın bitişinin birkaç etkene bağlı olduğunu ifade ediyorum.

Devamını Oku
21.10.2025
Ortadoğu gölgesinde Ukrayna

Sadece bizde değil, dünyadaki habercilikte de bir önceliklendirme sıralaması var...

Devamını Oku
14.10.2025
Avrasya Gündemi: Ruhban okuluna neden hayır?

Bildiğimiz üzere Türk vatandaşı olan Fener Patriği Bartholomeos, Trump’la görüşmesinde Türkiye’yi şikâyet etmişti (İngilizce ve Yunanca gazetelerdeki ifadeler ortada). Bartholomeos, Trump’a, 1971’de kapanan Heybeliada Ruhban Okulu’nun yeniden açılması talebini iletmiş ve ardından ABD, bu konuyu yeniden Türkiye’nin gündemine getirmişti.

Devamını Oku
07.10.2025
Avrasya Gündemi: Yurtdışı oylarıyla kazanılan seçimler

ABD’de Trump’ın iktidara gelmesiyle birlikte Avrasya coğrafyasında ABD ile Rusya arasındaki çekişmenin azalacağı tahmin edilirken son gelişmeler tam tersine işaret ediyor.

Devamını Oku
30.09.2025