Cumhurbaşkanı, Türkiye genelinde toplam 25 bin 449 hâkim ve Cumhuriyet savcısının görev yaptığını belirtmiş.
Bu 25 bini aşkın hâkim ve savcının görev yerlerini, tayin ve terfilerini belirleyen, mahkemeler kurup kaldıran, davalar devam ederken savcı ve yargıçları değiştiren HSK’nin 13 üyesi vardır.
Başkan dahil 6’sı Cumhurbaşkanı, 7’si de TBMM tarafından seçilmektedir.
Bu 7 üyenin seçiminde en az 1 kişiyi belirleyebilmesi bile, Türkiye’deki yargının kaderini, Cumhurbaşkanı’nın duygu, düşünce ve kararlarına bağlamaktadır ki 1 kişiden çok daha fazlasını belirleyebildiğini ve belirleyebileceğini biliyoruz.
Anayasa’yı ve rejimi koruyan, gerektiğinde Cumhurbaşkanı’nı da yargılayacak olan Anayasa Mahkemesi’nin 15 üyesi vardır.
Bu 15 üyenin, 4’ünü doğrudan, 8’ini kendisine önerilen adaylar arasından Cumhurbaşkanı seçmektedir.
Bu düzen 16 Nisan 2017’de yapılan ve Sami Selçuk Hoca’ya (ve ben dahil pek çok kişiye) göre “HUKUK ALANINDA DOĞMAYAN (SÖZDE) HALKOYLAMASI” ile kurulmuştur.
***
‘DOĞMAYAN HALK OYLAMASI’
Eski Yargıtay’ın Eski Başkanı Prof. Dr. Jur. Sami Selçuk, Türkiye’yi “Ucube Bir Anayasa”ya mahkûm eden 16 Nisan 2017 tarihli halkoylaması için bu isimde bir kitap yazmış.
İmge Kitabevi tarafından Ankara’da 2018’de yayımlanmış.
Değerli Hukuk Profesörü ve Eski Yargıtay’ın Eski Başkanı Sami Selçuk, benim 16 Nisan 2017 Halkoylaması için “Mutlak Butlanla maluldür” diye yazmam üzerine, aramış ve “Bu olay mutlak butlan olayı değildir, bu işlem ‘DOĞMAMIŞ’ sayılır” demişti.
Sami Selçuk, kitabında konuyu bütün hukuki ve ahlaki yönleriyle incelemiş...
Kitabı, “Hukuku teslim almaya kalkışanları uyarmak, hukuka teslim olanları yüreklendirmek için...” yazdığını belirtiyor.
***
‘KABA GÜÇ ÖLÜMCÜLDÜR’
Başlarken şöyle demiş Sami Selçuk:
“Devlet hukuka dayanmazsa, insanı köleleştirmeye yönelir, hızla yaşlanır (progeria) ve ölümcül ‘devlet yetmezliği’ hastalığına yakalanır. Böyle bir devleti ayakta tutan güç, artık kaba güçtür.
Kaba güç ile meşruluk arasındaki ilişki ters orantılıdır. Kaba güç arttıkça meşruluk azalır ve gittikçe yok olur, devleti tüketir. ÇÜNKÜ KABA GÜÇ ÖLÜMCÜLDÜR.” (s.11)
***
Bütün vatandaşların, özellikle de bütün hukukçuların ama asıl, Yüksek Seçim Kurulu, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay ve Hâkimler Savcılar Kurulu üyeleri gibi Türkiye’nin adalet sistemini belirleyen hukukçuların okuması gereken bir kitap bu.
Sami Selçuk, sadece Hukuk Felsefesi ve Demokrasi Teorisi açılarından gayri meşru olmakla kalmayan, oy sayımı da yasalara aykırı olarak yapılmış olan 16 Nisan 2017 Halkoylamasını, bütün yönleriyle irdeliyor ve bu Halkoylamasını, dolayısıyla bu Halkoylaması ile kabul edilen “Ucube Anayasa”yı “DOĞMAMIŞ” sayıyor.
Sorunun çözümü için, YSK’nin tek yapacağı eylemin yeni bir Halkoylaması takvimi ilan etmesi olduğunu belirtiyor. (ss.91-92.)
***
Prof. Dr. Sami Selçuk bugün Türkiye’de hukuk ve siyaset alanında görülen bütün haksızlık hukuksuzluk ve adaletsizliklerin kaynağı olan bir “Sivil Darbe” olayına dikkat çekmiş.
Yargıtay’ın bir dairesinin bile Anayasa’ya aykırı davranmasının, Anayasa Mahkemesi kararına karşı çıkmasının sağlandığı, insanların AYM ve AİHM kararlarına karşı haksız ve hukuksuz olarak hapiste tutulduğu, seçilmiş belediye başkanlarının hapse atıldığı, hapse atılmayanlara hapis şantajı yapılarak transfer edildiği bir ortamda mücevher değerinde bir görüş!
Üzerlerine ölü toprağı serpilmiş görünen hukukçuların, politikacıların ve akademisyenlerin, tekrar tekrar, dikkatlerine sunulur!