Kitabı alamayan elensin mi?
Murat Ağırel
Son Köşe Yazıları

Kitabı alamayan elensin mi?

10.02.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Bir üniversite öğrencisi...

Adı Çağlar Mert Ertuğ.

Onun ve üniversitedeki arkadaşlarının yaşadıklarını duyunca çok üzüldüm. Çünkü bu ülkede artık yaşananlara kızmaktan çok üzülüyorum.

Herkes birbirinden para koparma derdinde. Buna tarihi kurumlarımız bile başlamış durumda.

Soruyorum size: Bu ülkede eğitimde fırsat eşitliği var mı? Cevabını üniversite sınavları sonrasında yapılan reklamlarda veya üniversite broşürlerinde aramayın.

Hazırlık sınıflarına bakın.

Gazetemiz Cumhuriyet, bir süre önce Yıldız Teknik Üniversitesi’nde yaşanan bir uygulamayı haberleştirdi. İngilizce hazırlık okuyan öğrenci kardeşimiz Çağlar Mert Ertuğ, derslerde kullanılan kitapların fiyatı nedeniyle CİMER’e başvurmuştu.

Aslında mesele kitabın fiyatından çok bu kitabın zorla aldırılmak istenmesiyle ilgiliydi.

Pahalı kitaplar alınmadan dersin bir kısmına ve hatta 100 not ortalamasına fiilen erişilemiyordu.

Kitap ücreti ise toplam 16 bin Türk lirası!

Kitaplar alınmazsa ne oluyordu?

QR kodlu sistemlere girilemiyor, çevrimiçi ödevler yapılamıyor, dönem içi notun bir bölümü otomatik olarak kaybediliyordu.

Yani üniversitenin belirttiği kitap alınmaz ise not değerlendirmesi otomatikman yüzde 10 eksi ile başlıyordu.

Sınav da kitaptan yapıldığı için dersten geçme imkânınız neredeyse kalmıyordu.

Kimse “Kitap almayan derse giremez” demiyordu belki. Ama sistem şöyle çalışıyordu: Paran varsa tam not, yoksa eksik not.

Bu başvuru yalnızca CİMER’de kalmadı. Öğrenci bu kez Kamu Denetçiliği Kurumu’na, yani Ombudsman’a gitti.

Hazırlanan rapor son derece netti: Üniversiteler kitap önerebilir ama kitap almayı zorunlu hale getiremez.

Daha da önemlisi raporda, “Kitaplara erişemeyen öğrencilerle erişebilenler arasında not farkı oluşuyorsa bu durum eğitimde fırsat eşitsizliğidir” deniyor.

Raporda açıkça şu tespit yapılıyor:

“Yüksek fiyatlı ders materyallerinin notlandırmaya etki eden bir unsur haline getirilmesi, eğitim hakkını zedeliyor.”

Yani mesele “Ticari kazanç var mı yok mu” tartışması değil.

Mesele şu; devlet üniversitesinde okuyan bir öğrenci, parasına göre mi değerlendirilecek? Parası varsa mı sınıfını geçecek?

Bu tartışma Yıldız Teknik ile sınırlı değil.

Benzer bir başvuru Marmara Üniversitesi’ni de kapsıyor. Belli ki bu fırsatçılık okullarda yayılmaya başlamış. Orada da yabancı diller yüksekokulu üzerinden CİMER’e bir başvuru yapılmış. Üniversite, resmi yazıyla cevap vermiş. Cevapta ne deniyor?

“İncelendi, gerekli açıklamalar yapıldı.”

Peki, ne var cevapta? Bu üniversitede de kitap öneriliyor ve not değerlendirmesinde yüzde 16 etkileniyor. Ancak üniversite diyor ki: “Kitap alamayan öğrenciler için biz kolaylıklar sağlıyoruz. Ücretsiz kitap sağlıyoruz.”

Öğrenciler ise bunun doğru olmadığını belirtiyor. “Kaynaklarımız sınırsız değil, herkese kitap sağlayamıyoruz” cevabını aldıklarını söylüyorlar.

Sorun çözülüyor mu?

Hayır.

Çünkü üniversitelerin verdiği cevaplar genelde aynı noktada kilitleniyor:

“Zorunlu değil.”

Aslında zorunlu çünkü dersleri geçmelerine izin verilmiyor.

Ama öğrencinin yaşadığı gerçeklik başka. Zorunlu olmasa bile sonuçları zorlayıcı. Zorunlu olmasa bile bedeli ağır.

Bir öğrencinin aylık bursu ortadayken binlerce liralık kitap setlerinin “pedagojik unsur” adı altında dayatılması, ancak kâğıt üzerinde masum durur.

Şimdi herkes şunu kendine sorsun: Devlet üniversitesinde okuyan bir öğrenci, kitap alamadığı için not kaybediyorsa, not kaybettiği için başarısız sayılıyorsa, başarısız sayıldığı için eğitim süresi uzuyorsa...

Burada sorun öğrencide mi, sistemde mi?

Bakın, eğitim hakkı kutsaldır, yaşamak gibi, özgürlük gibi... Bu alışveriş fişiyle ölçülen bir hak değildir.

Fırsat eşitliği, “Herkese aynı listeyi verdik” demekle sağlanmaz. Bu kast sistemi yaratmaktır. Yoksul halkın çocuklarını kendi sınıfına hapsetmektir.

Bugün kitap.

Yarın platform.

Öbür gün sınav erişimi. Eğitimi de parçalara ayırıp abonelik mi satacaksınız?

Eğer bu çizgi şimdi çekilmezse devlet üniversitelerinde parası olanla olmayan arasındaki fark, artık sadece sosyal değil, resmi bir uygulama haline gelir.

Ombudsman bu dosyada uyarısını yaptı.

Top artık üniversitelerde.

Ve biz bu konunun peşini bırakmayacağız.

Yazarın Son Yazıları

Kitabı alamayan elensin mi?

Bir üniversite öğrencisi...

Devamını Oku
10.02.2026
Taş taş üstünde kalmadı ama vicdanlar hâlâ ayakta mı?

Gece saat beşti...

Devamını Oku
07.02.2026
Efes’i nefessiz bırakmayın

Ülkelerin zenginliğini sadece topraktan çıkan değerli madenleri satması ya da yüksek teknoloji ürünleri üretmesi belirlemez.

Devamını Oku
03.02.2026
‘Vergi’ operasyonunda tuz koktu

Türkçemizde çok güzel bir deyim vardır: Tuz koktu.

Devamını Oku
31.01.2026
Umut satmak serbest, hesap vermek zor

Bu köşede sizlere hayatın her alanında gerçeklerle seslenmeye çalışıyorum.

Devamını Oku
27.01.2026
Devlet hastanesinde sahte doktor

Bazen bir haber dosyası gelir; tek bir kişinin hikâyesi gibi görünür ama satır aralarına bakıldığında koca bir sistemin nasıl aksadığını anlatır.

Devamını Oku
24.01.2026
İkinci el araçta bu dolandırıcılığa dikkat

Son dönemde ikinci el araba satış pazarında yaşanan dolandırıcılıkların haddi hesabı yok.

Devamını Oku
20.01.2026
Sahte e-imza ile Hazine arazisi satışı

Sahte belgeler ile kurum bürokratları adına çıkarılan e-imzalar ile yapılanları daha önce yazmıştım.

Devamını Oku
17.01.2026
Küfürlü şarkılar ve çocuklardaki tehlike

Eğer bir çocuk şiddeti ritimle, suçu kafiyeyle, uyuşturucuyu melodilerle öğreniyorsa; bu yalnızca bireysel bir ebeveynlik sorunu değil, toplumsal bir alarmdır. Ve bu alarmı “gençler böyle” diyerek susturamayız.

Devamını Oku
13.01.2026
PayCO operasyonundan neler çıktı

Yasadışı bahis ile ilgili çok yazı yazdığımı biliyorum.

Devamını Oku
10.01.2026
Sahte diploma skandalında yeni iddianame

Ankara 23. Asliye Ceza Mahkemesi’nde 123 sanık hakkında 4 yıldan 136 yıla kadar hapis isteniyor. İddianameye ulaştım.

Devamını Oku
06.01.2026
Gazeteci korktuğu gün ölür

Yıllardır gazetecilik yapıyorum.

Devamını Oku
03.01.2026
Yedigöller’in ‘altında’ ölüm var

“Bolununsesi” gazetesinde yer alan haberde, Yedigöller Milli Parkı’na yalnızca 7-8 kilometre mesafede bulunan Değirmenbeli, Merkeşler ve Afşar köyleri mevkisinde, 880 hektarlık bir alanda altın ve değerli metal arama faaliyeti için başvuru yapıldığı ve bu başvurunun kabul edildiği belirtiliyordu.

Devamını Oku
30.12.2025
'Soruşturma daha yeni başlıyor'

Yasadışı bahis soruşturmasını kamuoyu gibi ben de yakından takip ediyorum.

Devamını Oku
28.12.2025
Kızılay’ın çadır satışı belgelendi!

Türk toplumunun hafızasında ve tarihinde Kızılay, kişilerden bağımsız olarak çok önemli bir yer tutar.

Devamını Oku
23.12.2025
GAIN Medya soruşturmasında kritik soru: Para nereden geldi

Türkiye’de bazı başarı hikâyeleri vardır.

Devamını Oku
20.12.2025
Tutuklama: Tedbir mi, susturma aracı mı?

Ceza, yargılama sonunda verilir; tutuklama ise istisnai bir koruma tedbiri olarak tanımlanır. Ancak son dönemde Türkiye’de yaşananlar, bu teorik ayrımın pratikte hızla eridiğini gösteriyor. Tutuklama artık “yargılamayı güvenceye alan bir önlem” olmaktan çok, yargılamanın kendisi haline gelmiş durumda.

Devamını Oku
16.12.2025
Bu ülkede binalar değil, adalet çöktü

Türkiye büyük depremler yaşadı.

Devamını Oku
13.12.2025
Bahis soruşturmasının dış bağlantısı İngiltere

Bahis soruşturmasının başlangıcı sayılan olayları tam üç sene köşemde ve kitaplarımda yazdım. Türkiye’yi, kamuoyunu harekete geçirmek için elimden geleni yaptım.

Devamını Oku
09.12.2025
Her işlemde ismi olan kişi hukuken yok

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne ilişkin soruşturmada her açıdan yaşanan çelişkiler dikkat çekiyor.

Devamını Oku
06.12.2025
Kamu bağlantıları bir türlü soruşturulmuyor

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklama dikkatimi çekti. Yasadışı bahisle kararlı şekilde mücadele edileceğini ve gençlerin bu karanlık yapılara teslim edilmeyeceğini söyledi.

Devamını Oku
02.12.2025
Bu bedelin hesabını kim verecek?

Türkiye’de öyle davalar görülüyor ki bir mahkeme salonunun duvarları yalnızca hukukun değil, bütün bir ülkenin vicdanının yankısını taşıyor.

Devamını Oku
29.11.2025
Zehirlenmelerde ‘skimpflasyon’ etkisi

Türkiye bir süredir tuhaf bir ekonomik iklimin içinde yaşıyor.

Devamını Oku
22.11.2025
İBB iddianamesinde olmayanlar!

İBB soruşturmasında da aynı süreç yaşandı. İddianameyi satır satır okumaya devam ediyorum, notlar alıyorum. Özellikle soruşturma aşamasında iddianamede yer alan bilgiler açık açık yazıldı, sosyal medya hesaplarından gündem yapıldı. Şimdi bu iddiaların bir kısmını arıyorum iddianamede, ama yok! Mesela İmamoğlu’nun otellerde yapmış olduğu toplantılarda kamera bantlanması ve yanındaki ekibin taşıdığı valiz çok konuşuldu. Valizlerin para dolu olduğu günlerce yazıldı. Herkes linç edildi. Oysa valizlerde para değil, rahmetli Kadir Topbaş döneminde alınan jammer (sinyal kesici) cihazları vardı ama ne önemi vardı ki?

Devamını Oku
18.11.2025
İmamoğlu iddianamesinde göze çarpanlar

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) soruşturması kapsamında hazırlanan iddianame yaklaşık 237 gün sonra tamamlandı.

Devamını Oku
15.11.2025
Özlem Çerçioğlu ve itirafçının ifadesi

Aziz İhsan Aktaş ve Baki Nugay... Bu iki ismin verdiği ifadeler neticesinde seçilmiş belediye başkanları ve bürokratlar tutuklandı. Operasyon üstüne operasyon yapıldı.

Devamını Oku
11.11.2025
Sayıştay raporları çıktı: Yargılanmayan ‘hatalar’

Sayıştay’ın 2024 yılı mahalli idareler denetim raporları yayımlandı.

Devamını Oku
08.11.2025
Eda Saraç’ın adalet çağrısı

Günlerden pazar... Harbiye’desiniz. “Bugün ne yapayım?” diye düşünürken tiyatroya gitmek istiyorsunuz. Hazırlanıp yola koyuluyorsunuz. Koştur koştur, geç kalmadan tiyatronun yolunu tutuyorsunuz. E malum, İstanbul trafiği! 10 dakikalık yola 1 saatte gidiyorsunuz. Ama bir sorun var. Her yerde polisler, bariyerler, siren sesleri...

Devamını Oku
04.11.2025
Yasadışı bahise operasyonlar art arda

Türkiye’de gündem öyle hızlı değişiyor ki takip edebilmek mümkün değil.

Devamını Oku
01.11.2025
Bahis skandalı: TFF ile konuştum

Düşünün: maçı yöneten hakemler bahis oynamışlar! Ki bir de bu, tespit edilen yasal sitelere girip üye olup oynayan kişiler. Bir de bunun yasadışı bahis ayağı var. Ki son 5 yılda tespit edilebilen rakamlar bunlar. Bu hakemler içinde Süper Lig hakemleri var. Hakem yardımcıları var. Mutlaka uluslararası bakımdan da incelenecektir.

Devamını Oku
28.10.2025
Tele1 soruşturması ve Ekrem İmamoğlu

Türkiye bir kez daha sabaha bir operasyon haberiyle uyandı.

Devamını Oku
25.10.2025
Emniyet’in uyuşturucu raporu (2)

Emniyet Genel Müdürlüğü’nün yayımladığı 2025 Uyuşturucu Raporu, Türkiye’deki uyuşturucu gerçeğini bir kez daha gözler önüne serdi. Bu hususta çok yazı yazdım, son rapor ile ilgili de yazdım. Rapordaki belirtilen rakamlar çok korkutucu. Çevirip çevirip tekrar okuyorum. Israrla üzerinde durmamız gereken bir durum.

Devamını Oku
21.10.2025
Emniyet’in uyuşturucu raporunda inanılmaz rakamlar

Bir ülkenin karanlığını anlamak istiyorsan rakamlara değil, o rakamların sessizliğine bakacaksın.

Devamını Oku
18.10.2025
'Sahte diploma' skandalında yeni perde!

Bu satırları apar topar aldığım bir haber nedeniyle hızlıca yazıyorum. Haber her şeyden önce gelir diyerek o yüzden ifadelerimi de kısa tutacağım.

Devamını Oku
15.10.2025
Milyarlarca liralık Papara iddianamesi çıktı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen hafta yaptığı açıklamada “Yasadışı bahis bataklığının üzerine kararlılıkla gideceğiz” mesajını paylaştı.

Devamını Oku
14.10.2025
'Adaletin değil, rövanşın hikâyesi...'

Türkiye’de hukuk metinleri bazen adaletin pusulasıdır bazen de siyasetin kılıfı.

Devamını Oku
11.10.2025
Gazetecilik değil gerçeği saklamak suçtur

Saat 05.45. Kapıya vurulan tok sesle uyandım. Polisler evdeydi. Gözaltı kararı vardı. Suçum: Gazetecilik. Ama belgede şantaj yazıyordu.

Devamını Oku
07.10.2025
Yargının başka işleri var

En son yazımda Sayıştay raporlarından hükümet bütçesinin nasıl bir batakta olduğunu anlatmıştım.

Devamını Oku
04.10.2025
Norveç mi Türkiye mi?

Türkiye Varlık Fonu ise 360 milyar dolar büyüklüğünde. Fakat her bir Türk vatandaşına sadece 3 bin 644 dolar düşüyor. Peki, bir Norveç vatandaşıyla bir Türkün yatırım varlığı arasındaki 318 milyar dolarlık fark nerede?

Devamını Oku
30.09.2025
Unutmayın, unutturmayın

Melih Gökçek’in Ankara Büyükşehir Belediye başkanlığı dönemi, kentin tarihine tartışmalı ihaleler ve usulsüzlük iddialarıyla geçti.

Devamını Oku
27.09.2025