Dördüncü yılı biten savaş
Deniz Berktay
Son Köşe Yazıları

Dördüncü yılı biten savaş

24.02.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Avrupa’nın altını üstüne getiren Rusya – Ukrayna Savaşı bugün dördüncü yılını doldurdu. Bu savaşa, “Avrupa’nın II. Dünya Savaşı’ndan sonra gördüğü en büyük savaş” deniyor. Aslında nereden baktığımıza bağlı. 1992- 1995 Bosna savaşı kadar kanlı olduğunu söylemek zor. Orada, yüzyıllardır bir arada yaşamış fakat birbirine bilenmiş halkların tüyler ürperten boğazlaşmasını görmüştük. Ukrayna Savaşı’nda Rus ordusu çeşitli savaş suçları işlemiş olsa da savaşın insani boyutu Bosna’dakinden farklı. Bu savaşı daha büyük ve tehlikeli kılansa Rusya gibi bir büyük devletin işin içinde olması ve savaşın bir dünya savaşına dönüşme riskini içermesi.

Bu savaş beni, o dönemde 15 yıldır yaşamakta olduğum Kiev’de buldu. Savaşın ilk beş ayında hemen her gün gazeteye, içinde bulunduğum imkansızlıklarda haberler, izlenim yazıları göndermiştim.

Yine o günlerde, Ukrayna’daki akademik çalışmalarımla gazetecilik çalışmalarımın bir sonucu olan “Ukrayna – Dünyanın Siyasi Fay Hattı” adlı kitabım, Cumhuriyet Yayınları’ndan çıktı. Ukrayna’yı ve bu savaşa giden yolu okumak isteyenlere, bu kitabımı özellikle tavsiye ederim.

Benim en baştan beri söylediğim şey şudur: Bu savaşın iki farklı yönü var. Bir yönüyle bu, bir Rusya – Ukrayna savaşı ve bu açından baktığımızda Rusya’nın Ukrayna topraklarını işgal ettiğini görüyoruz. Bir diğer yönden baktığımızdaysa bu bir Rusya – Batı Savaşı ve bu açıdan baktığımızda ABD ve İngiltere’nin Doğu Avrupa ve Karadeniz’de hakimiyet kurup Rusya’yı çevreleme çabasını görüyoruz. İki boyutu da göz önünde tutmak lazım.

SAVAŞ VE DEZENFORMASYON

Cephedeki savaşa dezenformasyon savaşı eşlik ediyor: Bir taraftan Batı (İngiliz) basını, diğer tarafta Rus basını, yoğun bir propaganda içinde. Buna bir de Türkiye’de konuya tek taraflı yaklaşanları eklediğimizde mesele daha da karmaşıklaşıyor. Çünkü bir tarafta zamanında ataları eski Sovyet topraklarından göç etmiş olan ve bu nedenle Rusya’ya tepkili olan kişiler, kendi istedikleri türden bir Ukrayna hayal ediyor. Bunlar, Ukrayna toplumunun savaş yorgunu olduğunu veya Batılıların da bu işte parmağının olduğunu görmek istemiyor. Bir de karşı tarafta, ABD emperyalizmine karşı olmakla Rusya’nın her yaptığını onaylamayı aynı şey zannedenler var. Onlar da kendi zihinlerinde, sempatiyle bakacakları bir Putin imajı yaratıyor. (Putin’in savaşın ilk günü Lenin’e nasıl sövdüğünü, Putin ve ekibinin çarlık sempatizanı olduğunu görmeden...) Bu şartlarda nesnel kalabilmek ve meseleye Türkiye’nin penceresinden, Türk çıkarları açısından bakabilmek özellikle önemli.

TÜRKİYE BU İŞİN NERESİNDE?

Bu savaşın Türkiye için en olumsuz tarafı, Karadeniz’deki dengeleri Türkiye aleyhine bozacak olması. Karadeniz’de güç dengelerinin bozulması demek, güçlenen tarafın Türkiye’ye, “Montrö Anlaşması’nın kısıtlamalarını gevşetiver” diye baskı yapması demektir. Acil barış, bizim için de gerekli.

Savaş sürdüğü için nihai sonuçları sıralamak için erken olabilir. Fakat şimdilik diyebiliriz ki savaş Rusya için kayıplara yol açtı: Siyasi çıkarlarını zor kullanarak elde etmeye çalışan Rusya, bütün Batı dünyasının o zamanki ABD yönetimi etrafında kenetlenmesini sağladı. Rusya’nın nefes aldığı yer olan St Petersburg limanının yanıbaşındaki Finlandiya NATO’ya girdi. Avrupa Birliği’ne doğalgaz sevkiyatı bitiverdi. Ukrayna açısındansa sonuç her yönüyle felaket. Hem topraklarının bir kısmı işgale uğradı hem de ekonomisi, Batı yardımı olmadan yaşayamaz hale geldi. Milyonlarca Ukraynalı Batı’ya göç etti ve savaştan sonra bunlara yenilerinin katılması bekleniyor. Uzmanlar, Asya ülkelerinden göçlerle Ukrayna’nın nüfus sorununun çözülebileceğini söylüyor. Buna karşılık İngiltere, pençelerini ateşe sokmadan Rusya’yı yıpratma imkanı buldu. Bakalım, ilerleyen günler ne getirecek.

Yazarın Son Yazıları

Dördüncü yılı biten savaş

Avrupa’nın altını üstüne getiren Rusya – Ukrayna Savaşı bugün dördüncü yılını doldurdu.

Devamını Oku
24.02.2026
İki kritik ülke, iki kritik seçim

Türkiye de Ukrayna da geçiş yolları üzerinde, Doğu ile Batı arasında yer alıyor.

Devamını Oku
17.02.2026
ABD-Rusya gerilimi tekrar mı tırmanıyor?

Geçen yılın ocak ayında ABD’de Trump’ın başkanlık koltuğunu devralmasının ardından Batı dünyasında Rusya’yla ilişkilerde bir yarılmanın ortaya çıktığını yazmıştık.

Devamını Oku
10.02.2026
Trump’ın gücü yeter mi?

Geçen hafta bir ilk yaşandı ve Rusya ile Ukrayna heyetleri, Birleşik Arap Emirlikleri’nin başkenti Abu Dabi’de ABD’nin öncülüğünde bir araya geldi.

Devamını Oku
27.01.2026
Şimdi de ‘Büyük Romanya’ mı kurulacak?

Rusya - Ukrayna Savaşı’nın Moldova’ya yoğun etkilerinin olduğunu ve Moldova’nın, küçük yüz ölçümü ve üç milyonu bile bulmayan nüfusuyla çok sayıda krizi barındırdığını pek çok kez yazdım.

Devamını Oku
20.01.2026
Trump sertleştikçe Rusya sıkışıyor

ABD Başkanı Donald Trump’ın yılbaşından bu yana yürüttüğü saldırgan dış politika, Rusya’nın durumunu da epey zora soktu.

Devamını Oku
16.01.2026
Ukrayna denkleminde İran

Geçen hafta Paris’te İngiltere ve Fransa, Ukrayna’ya savaştan son asker gönderilmesi konusunda bir memorandum imzalayınca Rusya, böyle bir durumda Batılı askerlerin Rus ordusu için “meşru hedef” olacağını söyledi. Bundan kısa süre sonra da Rusya, NATO hava savunma sistemlerine yakalanmayan Oreşnik füzeleriyle Polonya sınırının dibindeki Lviv ilini vurdu. Rusya’nın eski cumhurbaşkanı (şimdiki Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı) Dmitri Medvedev, Oreşnik füzesinin Avrupa’ya açık bir mesaj olduğunu söyledi.

Devamını Oku
13.01.2026
Maduro ve Rusya’nın Tavrı

Meseleye gelirsek: Trump, olayın ardından yaptığı basın toplantısında, ABD’nin Monroe Doktrini’ne atıfta bulundu. Dönemin ABD Başkanı Monroe’nun 1823’te ilan ettiği bu doktrin, bütün bir Amerika kıtasını, Avrupalı sömürgeciliğe kapatıyor ve ABD sömürgeciliğinin kapısını açıyordu. Monroe, dünyaya, “Latin Amerika’yı kimseye sömürtmeyiz. Sömürülecekse biz sömürürüz” diyordu. Böylelikle yakın dönemlere kadar Latin Amerika, ABD’nin arka bahçesi olarak kaldı. Soğuk Savaş döneminde bile Moskova’nın bu bölgeye fazla yaklaşmadığını hatırlamak gerek.

Devamını Oku
06.01.2026
Yeni yıl barış getirir mi?

2025 yılı, Trump’ın yeniden iktidara gelmesiyle birlikte, Batı dünyasındaki bölünmüşlüğü gözler önüne serdi. Zira, Biden yönetiminin Avrupa’da nüfuzu arttırmaya, Rusya’yı çevrelemeye ve bu eksende Ukrayna’yı ileti karakol olarak kullanmaya çalışma politikasından farklı olarak Trump, “Bu savaş benim savaşın değil” diyor ve savaşı ne pahasına olursa olsun (Rusya’ya tavizler pahasına da olsa) sona erdirmeye çalışıyor.

Devamını Oku
30.12.2025
Batı ve Ukrayna savaşı

Ukrayna’da savaşın dördüncü yılı dolmak üzere ve her ne kadar taraflar savaşta yıpranmış olsa da savaşın yakın zamanda sona erme sinyalleri henüz güçlü değil.

Devamını Oku
23.12.2025
Balkanlar 30 yıl sonra hâlâ kırılgan

Bosna’daysa etnik grupların oranı dengedeydi. O nedenle buradaki savaş çok kanlı oldu. Bosna Müslümanları bizde zannedilenin aksine Türk değil, Osmanlı döneminde Müslümanlığı benimsemiş olan Slavlar idi (TBMM İnsan Hakları Komisyonu, 1992’de Bosna’ya giderken Boşnakları Türk zannettiği için, yanlarına tercüman almamış ve gerçek durumu anca Saraybosna Havalimanı’nda öğrenebilmişti!). Hırvat ve Sırpların arkasında Hırvatistan ve Sırbistan’ın olmasına karşılık Boşnakların yakın bir komşu desteğinden mahrum olması da onları mağdur etti.

Devamını Oku
16.12.2025
İbadete milli marşla başlamak

Bugüne gelirsek papanın İznik ziyaretinin kendisi de baştan aşağı dünya siyasetiyle ilgiliydi (bunu da geçen hafta yazmıştım).

Devamını Oku
09.12.2025
Papa ve Atatürk

PAPA XIV. Leo’nun gündemde epey yer kaplayan Türkiye ziyareti önceki gün sona erdi. Ne var ki gezinin gündemine ve yapılan açıklamalara bakacak olursak bu ziyaret, daha uzun bir süre gündemde kalacakmış gibi görünüyor.

Devamını Oku
02.12.2025
Papa, Türkiye’ye neden geliyor?

Ancak papanın gündeminde Heybeliada Ruhban Okulu’nun açılması gibi konuların olduğu da basına yansıdı ki bu, ziyaretin yoğun siyasi nedenlerinin olduğunu ortaya koyuyor.

Devamını Oku
25.11.2025
Balkanlar yine rekabetin ortasında

Ukrayna’nın Karadeniz’deki liman şehri (ve de üçüncü büyük şehri) Odesa’yı görenler bilir: Bir zamanlar Osmanlı’nın Hacıbey Kalesi’nin olduğu fakat 1700’lerin sonunda Ruslar tarafından ele geçirildikten sonra tamamen yıkılıp yeni baştan inşa edilen Odesa’nın simgesi, limandan yukarı çıkan Potemkin Merdivenleri’dir.

Devamını Oku
18.11.2025
Bir diplomasi faciasının yıldönümü

Savaşın ilk aylarında Türkiye’nin arabuluculuğuyla çatışmalara son verme imkânı varken İngiltere’nin araya girmesi ve dönemin İngiliz Dışişleri Bakanı Lizz Truss’ın “Putin’in imajını koruyacak hiçbir çözüm olmayacak” demesi, bu savaşın en az üç yıl uzamasına yol açan etkenlerden biri oldu.

Devamını Oku
11.11.2025
Vizesiz seyahate son

Koskoca Avrupa’da Türklerin vizesiz girebileceği topu topu altı ülke var: Belarus, Sırbistan, Bosna Hersek, Moldova, Arnavutluk, bir de Makedonya. Rusya’yla vizesiz rejim, 2015 sonunda Rus uçağının düşürülmesiyle askıya alınmış, aradan geçen sürede Türk-Rus ilişkilerindeki bütün yakınlaşmaya rağmen Ruslar bir daha vizesiz rejime dönmemişti. Rusya’nın saldırısına uğrayan, dört yıldır savaşta olan Ukrayna’ya girmekse artık hiç kolay değil.

Devamını Oku
28.10.2025
Ukrayna savaşı: Çok bilinmeyenli denklem

Rusya-Ukrayna savaşı hakkında ne zaman bir yerlerde konuşsam herkes şunu soruyor: “Hocam peki, ne zaman bitecek bu savaş?” Ben de naçizane, bu konuda kehanette bulunmanın zor olduğunu söyleyerek savaşın bitişinin birkaç etkene bağlı olduğunu ifade ediyorum.

Devamını Oku
21.10.2025
Ortadoğu gölgesinde Ukrayna

Sadece bizde değil, dünyadaki habercilikte de bir önceliklendirme sıralaması var...

Devamını Oku
14.10.2025
Avrasya Gündemi: Ruhban okuluna neden hayır?

Bildiğimiz üzere Türk vatandaşı olan Fener Patriği Bartholomeos, Trump’la görüşmesinde Türkiye’yi şikâyet etmişti (İngilizce ve Yunanca gazetelerdeki ifadeler ortada). Bartholomeos, Trump’a, 1971’de kapanan Heybeliada Ruhban Okulu’nun yeniden açılması talebini iletmiş ve ardından ABD, bu konuyu yeniden Türkiye’nin gündemine getirmişti.

Devamını Oku
07.10.2025
Avrasya Gündemi: Yurtdışı oylarıyla kazanılan seçimler

ABD’de Trump’ın iktidara gelmesiyle birlikte Avrasya coğrafyasında ABD ile Rusya arasındaki çekişmenin azalacağı tahmin edilirken son gelişmeler tam tersine işaret ediyor.

Devamını Oku
30.09.2025