Açlık Grevlerinde 40. Gün Eşiği

22 Ekim 2012 Pazartesi
\n

Çeşitli cezaevlerinde sayıları yüzlerle ifade edilen Kürt tutukluların sürdürdükleri açlık grevleri bazı cezaevlerinde, tutukluyu tedavisi mümkün olmayan Wernicke-Korsakoff hastalığı tehdidi altına sokan 40. gün eşiğini aşmış bulunuyor.

\n

Bu hastalıkta denge bozukluğu, yürümeye ve hatta ayakta durmaya engel olacak düzeyde olabiliyor. Ayrıca göz bozuklukları, kaslarda istemsiz kasılmalar, hafıza kaybı, öğrenme ve belleğe kayıt bozukluğu, el ve ayaklarda uyuşma ve yanmalar, yanan ayak sendromu gibi yakınmalar ortaya çıkıyor. İleri derecelerde beyinde hücre ölümüne bağlı olarak kalıcı hafıza kaybı ve kayıt bozukluğuna yol açıyor. Unutkanlık, yürüme bozukluğu, kendi başına hareket edememe ve hatırlayamama en büyük göstergeleridir.

\n

Sonrası ise ölümdür.

\n

Açlık grevine başlayan tutuklular bu gerçeği bilerek eylemlerine girişiyorlar. Buna bakarak, Madem bile bile lades diyorlar, o zaman ne halleri varsa görsünler denip geçilebilir mi?

\n

***

\n

Hayat her insan için eline bir kez geçmiş bir şanstır, o halde bu şanstan vazgeçebilmesi için insanın kendi canını ortaya koyacak kadar önemli gördüğü bir nedeni, bir talebi olmalıdır.

\n

Açlık grevine yatan tutukluların talebi, mahkemelerde anadillerinde savunma yapabilmek ve gerek Başbakan, gerekse değişik hükümet yetkilileri tarafından da dillendirilmiş olan İmralı ile müzakere sürecinin barışla sonuçlanabilmesi için Abdullah Öcalanın tecrit koşullarının kaldırılmasıdır”.

\n

Bu talepler toplumun büyük bir kesimi için kabul edilemez olarak görülebilir. Bu satırların yazarı gibi grevci tutukluların taleplerini kamuoyuna ileten, mutlaka bir şeyler yapılmalı diyen yazarlar eleştiri oklarının hedefi olabilirler.

\n

***

\n

Öte yanda görünen köyün kılavuz istemeyeceği açıklıkta gerçekler vardır ortada.

\n

1. Kürt sorunu çözülmeden Türkiyede demokrasi hiçbir şekilde gerçekleşmeyecek, akan kan durmayacak, bu topraklara barış gelmeyecektir.

\n

2. Önünde sonunda bu sorun İspanyada, İrlandada, Filipinlerde, şimdi de Kolombiyada olduğu gibi Türkiyede de müzakereler yoluyla çözülecektir.

\n

Bu gerçek ortadayken bu toprakların Kürt sorununa verdiği on binlerce cana yeni canlar katılmasının bir anlamı var mıdır?

\n

Düşünelim derim.

\n\n

Yazarın Son Yazıları

Veda 28 Eylül 2018
Ağlamak 4 Temmuz 2018
Mutlu sona doğru 22 Haziran 2018
Yorgunluk 20 Haziran 2018
Dertleşme 13 Haziran 2018
Baskın 20 Nisan 2018
İzmir bir başka… 18 Nisan 2018
SAPTAMALAR 2 6 Nisan 2018
Saptamalar 4 Nisan 2018