2000’de Fatih Terim’in kanatları altına birlikte oynayan Okan Buruk ve Emre Belözoğlu, 22 yıl sonra Terim’in ismini taşıyan statta teknik direktör olarak karşı karşıya geliyor. Bu maça kadar en fazla üç gol yiyen ama her üçüne de karşılık veren Başakşehir, lig ikincisi olarak da oturmuş kadrosu ve geçen sezondan bu yana devam eden istikrarlı tablosuyla maçın kâğıt üzerindeki favorisi. Buruk’lu G.Saray, futbol tablosundaki dalgalanmalar nedeniyle biraz daha geri planda tutuluyor. Ancak ilk düdükle G.Saraylı futbolcular, yakaladıkları istikrarın tesadüf olmadığını kanıtlamak için oynuyor. Tüm transferlerin şevkine Kerem’in akıl dolu futbolu ekleniyor. G.Saray, 14’te Kerem’le başlayan gol yağmuru dinmek bilmiyor. Cim-Bom’da bu tabloda sadece gol atan futbolcuların değil, endişesiz, tasasız, keyifle ve tam bir takım olarak futbolunu oynamaya konsantre olan tüm futbolcuların emeği var. Tabii bir de canı hiç ama hiç futbol oynamak istemeyen ve savunmada büyük hatalar yapan Başakşehir’in etkisini de unutmayalım. Özetle, G.Saray kupa arasına büyük keyif ve zirveyle arasındaki puan farkını kapatmanın moraliyle gidiyor.
Yazarın Son Yazıları
Son dönem derbilerinde görmediğimiz kadar ofansif bir futbolla başlıyor maç.
Çok değil 4 gün önce karşı karşıya gelmişti iki takım.
Gençlerbirliği ligin dibine kaymaktan kurtulmaya; Galatasaray liderlik koltuğundaki huzurunu bozmamaya çabalıyor…
Taktik mi yoksa psikoloji mi bilinmez, Galatasaray karşısında Kocaelispor, ilk yarıyı her anlamda “arkasına yaslanarak” geçiriyor…
Ama Galatasaray’da bu maç sorumluluk alan kadro, önceki maçın yaralarını sarmakta kararlı! 75’te maçın bir diğer yıldızı Lemina, skoru 3’e getiriyor. Sorunlu bir kadrodan sorumlu bir takım oyunu çıkartan Galatasaray yoluna devam ediyor.
Derbilerde söylenen “İyi olan kazansın” ifadesi, Trabzonspor-Galatasaray maçının ortasına yerleşiyor…