Hikmet Çetinkaya

Kırık Yıldızlar,Kırık Acılar...

17 Haziran 2012 Pazar
\n\n\n

Kumlar, yapışık bir gök... \n

\n

Dikenli teller arkasında kayan günler...\n

\n

Uzun uzun düşünmek, zamanın içinde kaybolup gitmek!\n

\n

Analar geceleyin uykuyu düşünmeden oturuyorlar yıldızlara bakarak.\n

\n

Hayatı yoğuran madenciler, dökülen terlerin ücretini almadan çalışıyorlar.\n

\n

Nerede o boşlukta kalan uçurumlar?\n

\n

Özlem, tutku, aşk, sevgi nerede?\n

\n

Sahi bu eller kimin; anlatın bana o uzun öyküyü...\n

\n

Bu çocuklar çipil çipil gözleriyle bakıyorlar dünyaya!\n

\n

Bir rüzgâr esiyor dağların yamaçlarında; bir türkü söylüyor kızlar.\n

\n

Düşlerin ağır, o ağırbaşlı dünyasında bir ırmak akıyor sessizce.\n

\n

Bir gölge düşün bu sabah çocuğum, bir ağaç dalı, bir yaprak, bir çiçek.\n

\n

Denizler senin, gökyüzü senin... Bir soluk al istersen o gölgelik yerde, orası senin...\n

\n

Bir şiir kim bilir nerede yazılmış; o senin kapkara gözlerinde, bir ateş yakılmış mağaralarda...\n

\n

Bir geyik su içiyor\n

\n

Bir geyik bir de onun yavrusu.\n

\n

Ben seyredince peşlerinden, \n

\n

Taşa dönüyor çimen.\n

\n

***\n

\n

Yıllar önceye gittim, soluk alıp veren bir günbatımını anımsadım...\n

\n

Kumsaldan karşı kıyıya bakarken, önüme bir fotoğraf, yüreğime hüzün düşmüştü.\n

\n

Bedenim taş kesilmişti!\n

\n

Başımı göğe çevirdim, bulutların koşuşturmasını seyretmiştim.\n

\n

Göğün gölgesinde bir genç kız ağlıyordu...\n

\n

500 üniversite öğrencisinin zindanda olduğu bir ülkede yaşayan, yazı yazan bir gazeteci olarak utanıyordum.\n

\n

Gazeteciler tutukluydu, kaç gazeteci öldürülmüştü bugüne değin?\n

\n

Katiller neredeydi, o tutuklu öğrencilerin suçu neydi?\n

\n

O gözü yaşlı anayı anımsadım, Kocasinan Mezarlığında oğlunun mezarı başında dua ediyordu.\n

\n

Yorgundu!\n

\n

Ağlıyordu sessizce!\n

\n

Kaç yıl oluyordu çocuğu öleli?\n

\n

Toplumumuz kırık yıldızların altında kırık acıları topluyordu hep.\n

\n

Şehit cenazeleri, durmadan akan kan!\n

\n

Ve ben kendi kendime mırıldanıyordum:\n

\n

Ve büyüyecek ağaç\n

\n

büyüyecek akşamın yüreği üzerinde, \n

\n

üzerinde yürüyecek benim yüreğim.\n

\n

Anlıyordum ben sizi...\n

\n

Ölüme, acıya hep göğüs germiştiniz...\n

\n

Buğulu aynaların, ölmüş alevlerin içinde hep hukuku, adaleti aramıştınız...\n

\n

***\n

\n

Rumelihisarında kırık yıldızların, kırık acıların resmini çiziyorum...\n

\n

Karadenizden poyraz esiyor!\n

\n

Kemal Türkleri, Doğan Özü, Ümit Kaftancıoğlunu, Abdi İpekçiyi, Cevat Yurdakulu, Turan Dursunu, Çetin Emeçi, Muammer Aksoyu, Bahriye Üçoku, Musa Anteri, Uğur Mumcuyu, Ahmet Taner Kışlalı, Onat Kutları, Gaffar Okkanı, Vedat Aydını, Mehmet Sincarı, Hrant Dinki ve daha nice cinayetleri düşünüyorum.\n

\n

Oğullarını, kızlarını Hayata Dönüş Operasyonunda yitirmiş anaları, babaları, kardeşleri...\n

\n

Şimdi bir kez daha sorun isterseniz:\n

\n

Katiller nerede?\n

\n

Açın bakalım gökyüzündeki umudun kilidini!\n

\n

Sizin sesinizi, çığlığınızı demokrasi, özgürlük, birlik, tümlükdiyenler duydu mu bugüne değin?\n

\n

Bir iğde ağacının dibine oturup düşünün uzun uzun...\n

\n

Yaşama dair ne varsa konuşun, GATAda tedavi gören Mehmetçikleri düşünün, genç ölümleri...\n

\n

Sonra Licede, Şırnakta, Cizrede anaların çığlığını, Uluderede dinmeyen gözyaşlarını...\n

\n

***\n

\n

Bilinmeyen bir zamanın içinde yolculuğa çıkmış gibiyim...\n

\n

Ben de kör bir karanlıkta açıyorum paslı gözlerimi Can Yücel gibi...\n

\n

Sen miydin o, yalnızlığım mıydı yoksa...\n

\n

Dilimizde akşamdan kalma bir küfür...

\n\n

Yazarın Son Yazıları

Aşklar ve sevinçler... 9 Eylül 2018
Hoşça kal hüzün... 6 Eylül 2018
Bir garip yolcu... 4 Eylül 2018
Sevda düşleri... 2 Eylül 2018
Uçarı kaçarı... 1 Eylül 2018
30 Ağustos... 30 Ağustos 2018
Anımsayış... 19 Ağustos 2018
Kadın köle değildir... 18 Ağustos 2018
Yüreğim yangın yeri 16 Ağustos 2018
İsyan değil arzu... 12 Ağustos 2018
Utanç... 11 Ağustos 2018