Kurtulmak Gerek

07 Ağustos 2021 Cumartesi

Yangın varrrrr!

Yakıyor, kavuruyorlar...

Dünyaya örnek olmuş bağımsızlık savaşını, onun önderini, kurtuluş uğruna can vermişlerin anılarını, ezilmiş tüm halklara yol gösteren devrimini kül edip havaya savuruyorlar.

İnsanların onurlarını, kadınların bedenlerini, çocukların geleceğini, yurttaşların akıllarını ateşe veriyorlar.

Yurdun birikimlerini, yatırımlarını, dövizlerini, emekle yaratılmış tüm kazanım ve değerlerini kundaklıyorlar.

Özgürce söz söylemeyi, zorbalığa direnmeyi, yalana dolana karşı doğrudan yana olmayı, kardeşçe yaşamayı, eşitçe paylaşmayı şeytan alevlerine bırakıyorlar.

Hukuk kitaplarını tutuşturuyor, demokrasiyi Saray’ın altın varaklı koltuklarına minder yapıyor, egemenliği kayıtsız şartsız kibrit alazına tutuyorlar.

Ormanlar, uç uç böcekleri, ahu gözlü ceylanlar, yaşlı kaplumbağalar, güzel yüzlü kirpiler, sığınılmış evler, yıllanmış köyler yalımlanıyor.

Ocağımıza od düşürdüler. Her tuttukları yandı, her el attıkları kurudu, her yaptıkları kıvılcımlandı, her ettikleri yetti bitirdi.

Tüm benliğiyle çığlıklanıyor toplum artık:

Yunusca, bize kurtulmak gerek, kurtulmak, kurtulmak, kurtulmak...


CUMHURİYETİN TÜRK HUKUK KURUMU

1934’te Hukukçular Cemiyeti adıyla kurulmuş olan Türk Hukuk Kurumu, bugün yıkılmak, kökten kesilmek istenen Cumhuriyetin çınarlarından biridir. 

Türk devrimine, Atatürk ilkelerine, evrensel kurallara dayanan Türk hukukunun her yönden gelişmesine katkıda bulunup daha etkin duruma gelmesini amaçlayan Türk Hukuk Kurumu; laik, demokratik ve sosyal hukuk devleti olmanın gereklerini hukuksal açıdan ve hukukun meslek dalları yönünden ciddiyetle ortaya koymayı sürdürüyor. 

Kurumun başkanlığına yeni seçilen deneyimli hukukçu Nail Gürman ve arkadaşları, iki önemli çalışmayı yaşama geçiriyorlar.

Bunlardan ilki, kurumun eski başkanlarından Prof. Dr. Muammer Aksoy’un adına bir hukuk ödülü yarışması.

Bugün devletin, demokrasinin, halkın bir hukuksuzluk bunalımı yaşadığı gerçeğinden yola çıkan Nail Gürman ve arkadaşları, yarışmanın bu yılki konusunu “Hukuk devleti ilkeleri ışığında cumhurbaşkanı hükümet sisteminin değerlendirilmesi” olarak belirlediler.

Kurumun diğer çalışması da ilk baskısı 1943 yılında yapılan Türk Hukuk Lügatı’nı yeniden yayımlamak olacak. Lügat, son 12 yılın çalışmaları da sonlandırılarak bu ay içinde basılacak.

Türk Hukuk Kurumu’nun dik duruşundan da anlayabiliriz:

Cumhuriyet mayası, toplumun derinliklerine sinmiştir. Ne kadar baltalarlarsa baltalasınlar, ana dalına 1923 devriminin halkçı aşısı vurulmuştur. Cumhuriyeti yıkamayacaklardır. Kurumlarının ve aydınlanmayı özümsemiş destekçilerinin güneşlendirdiği toprakta serpilmeyi sürdürecektir.


ŞÜKÜR

Şükürler olsun ki, padişahımız efendimiz Rizeli.

Divriğili olsaydı, halimiz nice olacaktı...

Demir parçaları atılacaktı, kafamıza kafamıza!


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Hasan Fehmi Güneş 4 Aralık 2021
Hoş Memo ve Ailesi 13 Kasım 2021