Birkaç olaydan söz edeceğim. Hem öncel, hem de güncel... Bunlardan, günümüze örnek olabilecek sonuçlar çıkaracağız. Anadolu Selçuklularının güçlü dönemleri... Vezir Saadettin Köpek, duruma hâkim. Ne var ki, iktidar hırsı, tavan tanımıyor. Sultanlık makamına göz dikiyor. O sırada Asya’da, etkin bir güç ortaya çıkıyor. Moğollar, yakıp yıkarak ve talan ederek, batıya doğru ilerliyorlar. Saadettin Köpek, bu istilacıları, Anadolu’ya gelmeleri yönünde teşvik ediyor; kendilerine destek olacağını söylüyor. Ancak, bir şartı var; “Selçuklu Sultanı olmak...” Moğollar, geliyorlar. Saadettin Köpek hiçbir direniş göstermeyince de, başkent Konya’ya kadar işgal ediyorlar. Fakat, Saadettin Köpek’e hiç iltifat etmiyorlar. İstila, bu hain vezirin de sonu oluyor. Moğollar, bu haine güvenmiyorlar. Şimdi gelelim, yakın zamandaki bir olay ve oluşuma... Beşiktaş taraftarları, “Amigo” seçimi yaparlar. Seçimi kaybeden aday, geçer Kadıköy’e... Fenerbahçe yandaşlığını ifade eden bir isim altında dernek kurar; antetin başına da, “genç” kelimesini kondurur. Bu deyim, çıkar çatışmasında, deneyimli yaşta bulunanları ekarte etmek için, tıfılların kullandığı bir argümanıdır. Çünkü onlar yaşlarının ufak olmasından başka özellikleri bulunmayanlardır. Bir dolu iyi niyetli ve enerjik Fenerbahçe sevdalısını, çatıları altında toplamayı başarırlar. Askerlik çağına bile yaklaşmamış yaştaki çocukları, vurucu güç olarak kullanırlar; maç baskınları yaparlar. Hedefleri, sportif mi, ticari mi belli değildir. Belli ki, bu yeni Moğol ordusunu, hırsı, zekâsına galebe çalan bazı Fenerbahçeliler teşvik ediyor ve kullanıyorlar. Yeni Moğollar, o denli bilinçsiz ki, mevcut Fenerbahçe Başkanı’nın, kulübü, aşırı derecede sahiplendiği iddiasında bulunurlarken, öte yandan, “Fenerbahçe Bizim Ulan” diyen pankart açarak hem F.Bahçe’yi kendilerine ayırıyorlar ve hem de geleneksel edep ve saygı alışkanlığına aykırı biçimde, camianın başkanına, “Ulan” diye seslenmekten çekince duymuyorlar. Güncel taktikler de uyguluyorlar; Aykut Kocaman’a sahip çıkıp, Başkanı, kötüleyerek, “böl, parçala ve yönet” metodunu kullanıyorlar. Neyse ki, bilinçli taraftar çoğunluğu, her maçta, daha baskın çıkarak bu bilinçsiz genç çocukları susturuyorlar. “Etkiye tepki” prensibi vardır. İyi niyetli görünmeyen organize cephe, iyi niyetli çoğunluğun kenetlenmesine yol açıyor. Fenerbahçe’nin, Mersin İdman Yurdu ile oynadığı maçın tahlil ve eleştirisini, yine, teknik direktörlük heveslilerine bırakıyorum.
\nYazarın Son Yazıları
Suikast Girişimi
Suikast Girişimi
Devamını Oku
12.04.2015
Yetiş Ey Futbol!
Yetiş Ey Futbol!
Devamını Oku
10.01.2014
Bize Göre
Bize Göre
Devamını Oku
04.12.2013
Selçuk Yula (03.10.2013)
Selçuk Yula
Devamını Oku
03.10.2013
Selçuk Yula (08.08.2013)
Devamını Oku
08.08.2013
Zarif Bir Başkaldırı
Devamını Oku
13.06.2013
Üç Büyükler
Devamını Oku
02.03.2013
Hak Etmek (21.02.2013)
Devamını Oku
21.02.2013
Güncel ve Öncel
Devamını Oku
12.02.2013
İyi Oyun Kötü sonuç
Devamını Oku
05.02.2013
Galatasaray ÜniversitesiYangını
Devamını Oku
29.01.2013
Kapkara Bir Hafta Sonu
Devamını Oku
22.01.2013
Rekabetteki Garabet
Devamını Oku
15.01.2013
Son Saniye
Devamını Oku
09.01.2013
Halit Deringör
Devamını Oku
25.12.2012
Polemik
Devamını Oku
19.12.2012
Spor ve Dostluk
Devamını Oku
11.12.2012
Ezeli Rekabet
Devamını Oku
04.12.2012
Demeçler ve İçerik
Devamını Oku
03.05.2011