Yıl 1950... Futbol oynamaya, ülke sporunu ve özellikle futbolunu izlemeye başladım. Mahallede, moda idi; karamela şekerlerinden çıkan, futbolcu resimlerini biriktirirdik. Koleksiyonumdaki ilk fotoğraf, Halit Deringör’e aitti.\n
\nHalit Ağabey’le, Fenerbahçe Spor Kulübü üyesi olduğum yıllarda tanıştım. Ciddi, ilkeli ve açık sözlü bir insandı. Kendi yaşamını da içtenlikle anlatırdı. Doğu Anadolu kökenliydi. Babası, işçi idi. Kadıköy’ün, Paris Mahallesi diye tabir edilen, oldukça fakir ve belalı semtinde doğmuş, büyümüş ve kendisini kabul ettirmişti. Tüm ekonomik güçlüklerine rağmen, üniversiteyi bitirmişti. Fenerbahçe’de futbol oynamış, teknik direktörlük sürecinde, Fenerbahçe dahil, çalıştırdığı bütün takımları şampiyon yapmıştı. Üst düzey bir devlet memuruydu. Fenerbahçe iç politikasında, etkili eylem ve fikirleriyle tanınırdı. Halit Ağabey’le seksenli yıllardan başlayan tanışıklığımız, doksanlı yıllarda ağabey-kardeş ilişkisi aldı. Ödünsüz Atatürkçülüğüne ve vatanseverliğine hayrandım. 1963’ten beri, Cumhuriyet’te yazıyordu. Kendisini gazetede ziyaretim sırasında spor müdürü rahmetli Abdülkâdir Yücelman ile tanıştım. Abdül Ağabey, Cumhuriyet’te yazmamı istedi. 1992’den beri, Sayın Talay Erker’in daveti ile Günaydın’da yazıyordum. Spor makalelerimi, 1996’dan itibaren Cumhuriyet’te yazmaya başladım. 1998-2000 arasındaki Fenerbahçe Yönetim Kurulu üyeliğim sırasında iki yıl ara verdiğim Cumhuriyet yazarlığım, bugünlere kadar geldi. \n
\nGeçenlerde, Halit Ağabey, Cumhuriyet’ten Aydınlık’a geçti. Bir uygulamanın, kendisine tebliğ biçimine kırılıp, yarım asırlık yuvasından ayrıldı. Birçok kişi, Cumhuriyet Spor Servisi’ne üzüntü beyan etti. Servis yetkilileri, bunun Hâlit Ağabey’in tercihi olduğunu ve sayfalarının her zaman ona açık bulunduğunu ifade etti.\n
\nBir tespitim oldu; Halit Ağabey, bana kırgın görünüyordu. Ortak arkadaşlar, benim yazılarımın, sayın Deringör’ün yazdığı köşede yayımlanmasına içerlediğini söylediler. Bir çeşit ‘yerimi aldı’ psikolojisi... Son derecede haksızlık yaptığını düşünüyorum. Çünkü, bendeniz Cumhuriyet’te 16 yıldır yazıyorum ve sayfa mizanpajına ben karar vermiyorum. Sanırım, Halit Ağabey, Cumhuriyet’ten ayrılığından üzüntü duyuyor ve hıncını, en iyi dostundan çıkarıyor. Saygı ve anlayışla karşılıyorum. \n
\nBu hafta, köşemi, değerli ağabeyim sayın Deringör’e ayırmak zorunda kaldım. Halbuki Fenerbahçe-Karabükspor maçından ve statta, yönetim ve Aykut Kocaman hakkında bağrışan, organize edilmiş varoş kopillerinden söz etmek isterdim.\n
\nNice güç günleri aşan Aykut Kocaman’ın, bir çorba fiyatına “bindirilmiş” başıbozuk makulesinden etkilenmemesi gerektiğinden ve kendi derdini unutup, onur savaşımı veren Aziz Yıldırım’dan söz etmek isterdim.
\n