Üç büyük kulübün futbol takımları, diğerleri ile puan farkını açarak ilerliyorlar. Dördüncü büyük futbol takımı Trabzonspor gerilerde kaldı.
\nLider Galatasaray zaten transfer ayından kadrosunu güçlendirerek sezona iddialı girmişti; ara transfer dönemi içinde önemli oyuncularla takviye yaptı.
\nFenerbahçe, ünlü 3 Temmuz sürecinin kapsama alanına sıkıştırıldığı için transfer ayında etkisiz kaldı. Ancak, ara transfer döneminde eksikliklerini tamamlama fırsatı bulabildi.
\nBeşiktaş, korkutucu borç yükü yüzünden “feda” süreci başlattı; ayağını yorganına göre uzattı. Fakat her şeye karşın, zirveyi hedeflediklerini ilan etti.
\nFatih Terim’in elinde bir dolu pırlanta var. Onlardan, uyumlu bir kolye yapmak olanağı ve olasılığı çok yüksek. Yeteneği ve deneyimi ile bunu başarabilir.
\nAykut Kocaman, zeki ve kültürlü bir futbol adamı. Ancak, oldukça inatçı. Otoritesini dayatmak için, bazı kere, “bile bile lades” yapıyor. Verimsizlikleri belirgin olan birkaç oyuncuda ısrar etmesi; bazı oyuncuları, yararlı olamayacaklarını yerde görevlendirmesi ve doğruya maçın son çeyreğinde dönmesi, yoktan yere yinelediği sabit fikirleri gibi görünmekte... İlaveten, üç kulvarda yarışmak, Fenerbahçe’ye yakışıyor fakat daha fazla gayret ve mesai gerektiriyor.
\nSamet Aybaba, “sınırlı kadro” ile “sınırlı iddia” sahibi olmak zorunda... Takımının etkili çekirdeği konumundaki Oğuzhan, Fernandes, Almeida üçgeninde, bir tek Almeida’nın yokluğu bile sonuca gitmesi olanağını törpülüyor.
\nFenerbahçe ile Galatasaray, ligi zirvede bitirmeye en yakın adaylar. Geçtiğimiz hafta, ikisinin de maçın başlangıcında geriye düşüp, sonunda galip gelmeleri, “şampiyonluğa oynayan takımın direnci” görünümündeydi. Hele, Fenerbahçe’nin 90. ve 90+4 dakikalarda gol atarak maçı kazanması, destansı bir başarıydı.
\nİki takım, Fenerbahçe Stadı’nda oynayacaklar. Bu yüzden, Fenerbahçe yandaşları, “fark altı değil, üç puandır” deseler de, büyük maçlarda sonuçlar, klişe söylemlerle uyuşmazlar.
\nKuşkusuz, her iki takım da şampiyonluğa layıktır.
\n\n