Çocuk hırsızları

16 Eylül 2016 Cuma

Parkta oynayan çocuğa bakın; 
Babasının elinden tutmuş yolda yürüyen çocuğa bakın; 
İçeride uyuyan çocuğa bakın; 
Kucağınızdaki çocuğa bakın; 
Sokaktaki çocuklara; etrafınızdaki tüm çocuklara bir bakın. 
İyice bakın. 
Onlar nasıl okullarda okuyacaklar, o okullarda neler öğrenecekler, nasıl yetişkinlere dönüşecekler bir düşünün. 
Nasıl bir ülkede, nasıl bir insan olarak büyüyecekler? 
Nelere boyun eğecekler ve nelerden korkacaklar?
Neye inanacak; kime biat edecekler? 
Nasıl öğretmenlerin ellerinde yetişecekler? 
Nasıl birer yetişkin haline gelecekler? 
İktidar, elinde keskin bir jilet bu ülkenin çocuklarını okullarında yeniden biçimlendirmek için harıl harıl çalışıyor; 
Onları, Cumhuriyetin bilediği değerlerin tam aksi değerlerle bilemek için muhalif öğretmenleri görevden alıyor; ardı ardına imam hatip okulları açıyor. 
O okullara övgüler düze düze bitiremiyor. 
Hukukun içini boşalttı; ahlakı ve inancı tekeline aldı; aydınları ayarttı; yazarları hapse tıktı; bağımsız basını ablukaya aldı; laikliği küfür gibi kullandı; demokrasiyi dibinden dinamitledi... 
Tüm bunları yaparken bir yandan da gelecek neslin yetişkinleri olacak çocukları acımasızca avlamaya çalışıyor. 
Onları yakalarından sürükleye sürükleye kendi karanlık iklimine götürüyor. 
Milli Eğitim Bakanlığı’nın Suriyeli aileler için bastırdığı Arapça broşürde yazılı vaatler Suriyeli çocuklara özel bir sistemle alakalı değil. 
Onlara bir nimet gibi pazarlanan imam hatip okulları, bu ülkenin çocuklarını yiyip yutmayı hedef edinmiş iktidarın kendi ideal geleceğini inşa ettiği birer ikna yuvası. 
Orada yuvalanan iktidar, kendi geleceğini garantiye almak için yeni nesilleri kendi değerleriyle donatıyor. 
Hedefinde özgür ve cesur ve medeni ve araştırmacı, ilerlemeci bir nesil yetiştirmek yok; 
Aksine kalesini muhafazakâr ve dindar ve itaatkâr insanlarla donatmanın peşinde. 
Kızlarla erkekleri ayrı sınıflarda okutmayı velilere bir cennet vaadi gibi sunuyor. 
Devletin cinsiyet politikasını küçük çocuklar üzerinden topluma aşılayarak kendi karşı devrimini en temelden gerçekleştiriyor. 
Zorunlu olarak verilen din eğitimi yüzünden pozitif bilimlerle aralarına konulan dev mesafede büyük bir cehalet ateşi hep harıl harıl yanacak. 
O ateşle ısınan ve o ateşle korkutulan küçücük çocuklar, hayata kadın erkek ilişkisinin tehlikeleri hakkında erkenden aldıkları muhafazakâr terbiyeyle hazırlanacaklar. 
Bir toplumun çocuklarını kim eğitirse, iktidarı o kazanır. 
İktidar ülkenin çocuklarını çalarak sırtında taşıdığı kendi karanlık çuvalına hapsediyor. 
O çuvalı o kadar uzak bir yerde açacak ki... 
İçinden çıkan çocuklar geri dönüş yolunu bulamayacaklar bile. 
İktidar, bu ülkenin çocuklarını çalıp çalıp kendi korkunç iklimine kaçırıyor. 
Ve biz seyrediyoruz... 
Melul melul seyrediyoruz.  


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları