Kuşaklarla Buluşma...

12 Ekim 2011 Çarşamba
\n

Köşe yazarlığına ilk başladığım yıllardan beri bir hayalim vardı:

\n

Her kuşağa seslenebilsem... Okumayı yeni söken bir çocuk, bir yazımdan bir cümlecik kapsa, aklında kalsa...

\n\n\n

Heyecanlı bir genç, yazılarımın birinden etkilense, evet, ben de böyle düşünüyorum dese... Görüp geçirmiş bir aile büyüğü bir yazının ardından, iyi, bizden sonraki kuşaklardan da ulusal değerlerimize karşı hassas yazarlar yetişiyor dese...

\n

Özgürlükte zaman zaman aldığım mektuplar, okurlarla yüz yüze gelince onlardan dinlediklerim, bu hayalimi süslüyordu.

\n

30 Eylül Cuma günü, Silivri duruşmalarının 138incisinde, salona gelen izleyicilerin yelpazesi o hayallerimi ete kemiğe büründürdü.

\n

***

\n

Salon İzmir ve Zonguldaktan gelenlerle doluydu. Salondakilerin dört beş katı da dışarda varmış, dönüşümlü olarak giriyorlardı. Haberalı ve Balbayı almaya geldik coşkusu, beklentisi içindeydiler.

\n

Kim nereden geldiyse ilini, ilçesini haykırıyordu. Devrekliler coşkuyla bağırınca yıllar önce Prof. Türkel Minibaşla buradaki bir konferansımız gözümün önüne geldi. Beş konuşmacıdan dördü erkekti. Minibaş, o güler yüzüyle, Kadın-erkek eşitliğine inanıyorsanız, benim dört erkek kadar konuşmam gerekir diye başlamıştı söze...

\n

İzmir ve çevresinden gelenler sözcüğün tam anlamıyla kuşaklar yelpazesiydi. 80ini yeni geçmiş bir emekli öğretmen gürültüye inat sesini duyurmaya çalışıyordu:

\n

Ben Köy Enstitüsü mezunuyum... Bak, Cumhuriyet gazetesi de yan cebimde...

\n

Hafif dönüp Cum kısmı dışa katlanmış gazeteyi gösterince, haykırdım:

\n

Tabii ya... Biz yan cebimize gazeteden başka ne koyarız ki...

\n

Uzun boyu ve gür sesiyle kendini duyurmak için çok da önde olma gereği duymayan bir delikanlı, adını söyleyip mektubumu aldınız mı, diye sordu.

\n

Kemal Yakarın mektubunu almıştım. Birkaç cümlesini paylaşmak isterim:

\n

18 yaşındayım... Senin yazılarını okuyarak büyüdüm... Dediğin gibi bizler vatandan aldıklarımızla değil, vatana verdiklerimizle doyarız... Geçen seçimde beni mutlu eden en büyük şey şehrimden aday olmandı. Herkese Mustafayı anlattım, Balbayı anlattım. Adımı yazıyorum ama, ben aslında Mustafa Balbayım...

\n

CHPnin kadın kolllarından ve gençlik kollarından gelenlerle öbek öbek iletişim kurmaya çalıştık. İlçe adları havada uçuştukça her biri gözümün önüne geldi; Karşıyaka, Buca, Konak, Karabağlar, Bornova, Dikili, Foça, Urla, Kuşadası, Narlıdere, Balçova, Menemen, Seferihisar, Karaburun...

\n

Kimileri yanında, Seçtiğimiz milletvekilini Mecliste görmek istiyoruz başlıklı imza kampanyasının yerel basında çıkan haberlerini getirmiş...

\n

Ayvalık Hürses gazetesi, Balbay İçin İmza Kuyruğu başlığını atmış...

\n

Narlıdere Gündem gazetesi, Narlıderede Balbaya Özgürlük Kampanyası başlığıyla haberi vermiş...

\n

***

\n

Günlerce hücrede tek kişilik yaşamın ardından böyle bir kavuşmayı okurla da paylaşmadan edemedim. Tüm gelenlere teşekkür borcumu böylece bir ölçüde ödemiş olurum diye düşündüm.

\n

30 Eylül Cuma günü gelenlere, duruşmalarda sürekli benimle olanları anlattım:

\n

Bakın, Çağlar Teyzeyle Rahmi Abi ordalar, her duruşmada burdalar... Her Saniye, sadece babasını kaybettiği dönem gelemedi... Gürol Saygı Hocam Urladan sıklıkla bize gelir... Bakın şurada da Ankaradan aylık olağan ziyarete gelen eski-meyen dostlar var.

\n

Hapis hayatında öğrendiklerimden biri de şu oldu:

\n

Vücut kimyasının değişimi belki Einsteinın ışık hızından bile çabuktur...

\n

Bazen bir kuş sesi bütün kan dolaşımınızı değiştirir... Bir ılık rüzgâr içinizde fırtınaya dönüşür... Bir tutam bulut, binlerce metre yükseğe çıkartır... Hele elleri havada yüzlerce dostla buluşma! Katlar bunların tümünü...

\n

Ege Life dergisinin ekim sayısında, Özlemleriniz nelerdir diye sorduklarında şöyle yazmıştım:

\n

Dolu salonlarda insanlara hitap etmeyi özledim. Onların gözlerinin içine baka baka bir şeyler anlatmak, o salonlardan tek yürek çıkmak ne güzel duygudur.

\n

Yine buluşacağız...

\n

O günlerin heyecanıyla doluyum...

\n

Bütün kuşaklarla...

\n\n

Yazarın Son Yazıları

Demoktatörlük! 13 Ocak 2021
AİHM’den Uludere’ye! 27 Aralık 2020
Yolsuzluk kurumu! 22 Aralık 2020