Olaylar Ve Görüşler

Ölenler bu kirli savaşın tarafı değil

23 Ağustos 2015 Pazar

Kendisine barış ve demokrasi yanlısıyım diyen tüm siyasi parti mensupları, sivil güçler parti ve siyasi görüş ayrılığı gözetmeksizin bir araya gelmeliler

16 Ağustos tarihli gazetelerin haberi. “40 günde 42 şehit” savaşa övgüler, koalisyona dair nafile turlar ve arkasından “Bizim hükümete destek verin” talepleri... Seçimler için bazı gazetelerde “Önce güvenlik!” uyarıları. İmara aykırı bir sarayda oturan Cumhurbaşkanı’nın “Gayri yasal mıyım?” sorusu ve arkasından sistemin değiştiğini ve var olan bir parlamento ve hükümete rağmen halka “Siz ne isterseniz o olur” mesajı.
Diyanet İşleri Başkanlığı’nın “feda hutbesi” ölümlerin şehadet ile kutsanması, bizim çocuklarımızın şehitliğinin bir mutluluk vesilesi olarak anlatılması, siyasi iktidardan başka partilere oy verenlerin vatan hainliği, alçaklık ve şerefsizlikle suçlanması.

Siyasal İslam
2000 yılından önce duymadığımız, ilk duyduğumuzda yadırgadığımız sövgüye dayalı siyaset dili, siyasi iktidar sahiplerinin anayasal kuruluşları dahi düşman ilan edip, tehditler savurması, giderek otoriterleşen ve dini istismar ederek din temelli devlet idaresi isteğinin ifade edilmesi ve adım adım her şeyin ölçütünü siyasal İslama bağlama girişimleri ve icrası.
Tüm olan bitenler bizi ne yazık ki umutsuzluğa sürüklüyor. Umutsuzluğun umuda dönüştürülmesi için güncel siyasetin üstünde bir barış cephesi oluşturulmalı.
Şimdiye dek barış çağrıları yapılmadı değil ama gerçekten geniş tabanlı, sivil toplum örgütlerinin, odaların, meslek kuruluşlarının, sendikaların, kısaca tüm yurtseverlerin katılımıyla geniş kapsamlı bir barış çağrısı yapılmalı.

Kirli savaş
Zira bu kirli savaşın hiç kimseye faydası olmadığını hepimiz biliyoruz. Açık konuşmamız gerekiyor, bu ülkenin hassasiyetleri son 15 yılda çok sık değişti.
Değişmeyen tek şey memleket için fedakârlık önerilen, şehitliği kutsanan, vergi toplanan ve aklımıza gelen gelmeyen her türlü şekilde istismar edilen hep halktı, yani bizlerdik, bu coğrafyada yaşayan ve siyasi iktidarın muktedir sınıfına dahil olmayan herkes.
Siyasi iktidar temsilcileri işine geleni kutsadı, işine gelmeyeni lanetledi, işine geleni övdü, işine gelmeyene sövdü.
Şimdi, övülen ve sövülen insanların bir araya gelip “Aslında yok birbirimizden farkımız, biz halkız, siyasi iktidar an itibarıyla hangimiz kullanışlıysak onu tercih ediyor ve diğerimizi karşısında konuşluyor.” demesinin zamanı geldi.

Şehitlik
Daha dün gibi; askerler, polisler hapse atıldı, Kandil’den gelenler törenlerle karşılandı. Bugün asker, polis; şehit, gazi, Kandil’den gelenler ise terörist oldu.
Tekrarlamakta fayda var: “Olan yoksul halkın yurtsever çocuklarına oldu hep.”
Şimdi bize “İyi ki öldünüz, şehit oldunuz, ne mutlu ailenize.” deniliyor. Biz diyoruz ki, mademki şehitlik bir mutluluk vesilesi, biraz da siyasi iktidar temsilcileri mutlu olsun.
Bu mutluluğu niye kendilerinden esirgiyorlar. Biz hakkımızı veriyoruz, helali hoş olsun.
40 gün boyunca bu halkı “Koalisyon görüşmesi yapıyoruz” diyerek oyaladılar, bir savaş icat edip insanları birbirlerine kırdırdılar, bizim paramızı silahlara, bombalara yatırdılar, barışı, demokrasiyi ve ekonomik refahı bir 30 yıl daha geriye attılar.

Güvenlik bahanesi
İhtimaldir ki, seçim güvenliğini bahane ederek seçime de gitmeyecekler. Giderlerse de halkı daha da ayrıştırıp birbirlerine düşman ederek oy ve iktidar isteyecekler.Hepimiz biliyoruz ölenlerin hiçbirisi bu kirli savaşın tarafı değildi. Ayrım; ölenler, öldürenler değil, savaşa gönderenler ve gönderilenler olarak yapılsın. Kim olursa olsun hiç kimse ölmesin.
Mademki, siyasi partiler ve seçimler demokrasinin vazgeçilmezleri, o zaman bir an önce barajı kaldırsınlar, yakındaki seçim için etkisi olmaz diyorlarsa bir barış ve demokrasi bloğu oluşturup seçime gitsinler.
Biz buradan çağrı yapıyoruz. Kendisine yurtsever, barış ve demokrasi yanlısıyım diyen tüm siyasi parti mensupları, sivil güçler parti ve siyasi görüş ayrılığı gözetmeksizin bir araya gelsinler. Barış ve demokrasi bloğu güçlensin ki barış ve demokrasi iklimi bir an önce bu coğrafyaya hâkim olsun. Bir daha savaş olmasın

Mustafa Karadağ Yargıçlar Sendikası Başkanı


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları