Olaylar Ve Görüşler

Opera...

15 Şubat 2019 Cuma

Ankara opera binası 1934 yılında sergi evi olarak inşa edildi, daha sonra 1948 yılında İsmet İnönü’nün emriyle 600 kişiye opera, bale ve tiyatro temsilleri verilecek hale getirildi. O günün şartlarına göre yapılan bu tarihi opera binasının 70 sene sonra aynı şartlarda devam etmesi başkent Ankara’ya hiç yakışmıyor. Sahnenin küçüklüğü, seyirci kapasitesinin yetersizliği sanatsal etkinlikleri sürdürebilmek bir beceri konusu.
İzmir opera binası 1890 yılında Elhamra Sinaması olarak yapıldı. 1982 yılında tadilat sonunda İzmir Devlet Opera ve Balesi Müdürlüğü’ne verildi, 390 kişilik bir salonu var.
Antalya opera binası 2005 tarihinde Haşim İşcan Kültür Merkezi olarak yapıldı. 2006 tarihinde 800 kişilik opera binasına dönüştürüldü. Antalya Devlet Opera ve Balesi Müdürlüğü’ne verildi.
Mersin opera binası 1932 tarihinde Halkevi olarak açıldı, düzenleme sonunda 1992 yılında 630 kişilik salonuyla Mersin Devlet Opera ve Balesi Müdürlüğü’ne verildi.
İstanbul Atatürk Kültür Merkezi 1969 yılında Verdi’nın Aida operası ve Ferit Tüzün’ün Çeşmebaşı balesiyle açıldı. Sanatçılarıyla ve sanatsever 1600 seyircisiyle o akşam Türkiye’nin gerçek bir opera binasının sevincini ve gururunu yaşadı. Başına gelmedik kalmayan bu tarihi operadan, 2008 yılında tadilat sebebiyle bütün sanatçılar, Türkiye’nin nazar boncuğu bu opera binasından apar topar çıkarıldılar. Daha sonra Kadıköy’deki 1927 yılında yapılan Süreyya Sineması 2008 tarihinde opera bale ve orkestra sahnesine dönüştürüldü. İstanbul Devlet Opera ve Balesi Müdürlüğü’ne verildi. 10 yıldır orkestra, opera, bale ve tiyatro sanatçıları, çalışma ve eser provalarını, 10 km. uzaklıktaki Üsküdar’daki eski Tekel binasında yapıyorlar.

Yövmiyeli figüran
Karadeniz’in tek opera binası, kutsal isyanın başladığı kahraman Samsunluların opera binasının açılışı 2008 yılında yapıldı. Samsun Devlet Opera ve Balesi Müdürlüğü’nün 500 kişilik bir salonu var. Ama gelin görün ki 20 senedir mezun olan sanatçılara verilen kadro yerine yurt genelinde verilen ücretli yövmiyeli ve figüran kadrolar çok büyük maddi manevi sıkıntılara sebep oldu. Bu kadrosuzluğun en büyük sıkıntısını Samsunlular çekti.

Sanata bakış açısı
Kültür merkezinden, eski Tekel binasından, sinamalardan, halkevleri gibi amaç dışı yapılan binalardan bozma opera binaları ile evrensel sanatın güzelliklerine her devrede gölge düşürülmüştür. Bu sanat kurumlarının bir asra yakın zaman diliminde dört dörtlük bir sanat ortamından sanatçılarıyla yokları oynaması mucizevi bir başarıdır. Bu başarı bütün zamanlardaki yönetimlerin sanata bakış açısının yıpratıcı bezdirici ve bizden olmayan sanat tekerlemesinin sebebidir. Mimar Tabanoğlu’nun dediği gibi İstanbul Atatürk Kültür Merkezi bir opera binasıdır ve öyle dizayn edilmiştir, bu amaçla kullanılmalıdır, sözleri bundan sonraki çok amaçlı sanat merkezleri için önemli bir uyarı olur.

Oğuz ÖZLEM / Ankara Devlet Balesi Sanatçısı


Yazarın Son Yazıları