Türk jeopolitiğinin sorunları - Nejat Eslen
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Türk jeopolitiğinin sorunları - Nejat Eslen

06.05.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Yeni bin yılın ilk yüzyılının birinci çeyreği sona ererken küresel jeopolitik, farklı dengeleri mümkün kılacak, yeni dünya düzeni istikametinde gelişmektedir. Türk jeopolitiği ise aşağıda sıralanan nedenlerle bu değişim ve dönüşüme uyum sağlamakta ve bu gelişmelere uygun yeni jeopolitik kimliğini tanımlamakta zorlanmaktadır.

Türk jeopolitiğini etkileyen en önemli unsur, ülkenin coğrafi konumudur. Anadolu, Afro-Avrasya coğrafyasının merkezinde yer almakta; bu önemli özellik, merkez ülke karakteri ile Türkiye’ye doğu, batı, kuzey, güney istikametlerinde açılım yapma olanakları sağlamaktadır.

GÜNEY EKSENİ: KAOTİK ORTADOĞU

Jeopolitik, tercihlerle ilgilidir. Bölgesel bir güç olan ve bu nedenle de gücünde tahditler bulunduran Türkiye’nin çoklu eksenlerde açılım yapması zordur ve bu nedenle de enerjisinin çoğunu tercih edeceği asli eksene yönlendirmesi ve gayretlerini bu eksende yoğunlaştırması gerekmektedir.

AKP yönetimi sürecinde Türkiye önce, AB ile ilişkileri geliştirmek amacıyla Batı eksenine yönelmiştir. Batı ekseninde Türkiye’nin ABD ve AB ile ilişkileri sorunludur. AB ile ilişkiler sürecinin açmaza girmesi ile Türkiye’yi yönetenler, ABD’nin de başlangıçta teşviki ile güney eksenini, yani kaotik Ortadoğu coğrafyasını ana eksen olarak tercih etmiştir.

Günümüzde Türkiye, oyun kurucu olmak niyetiyle güney ekseninde yaptığı açılımın maliyeti yüksek sorunlarıyla karşı karşıyadır ve bu açılım sonrası ile ortaya çıkan yeni tehditleri karşılamaya çalışmaktadır.

Güney ekseninin asli eksen olarak tercih edilmesi, Soğuk Savaş döneminde, NATO savunma planlamasında Avrupa ülkesi olarak kabul edilen Türkiye’nin Ortadoğu ülkesine dönüşmesine ve jeopolitik kimliğinin değişmesine neden olmuştur.

TÜRKİYE’Yİ YALNIZLAŞTIRAN POLİTİKA

Bu süreçte, Türkiye’yi küresel dönüşümün yeni ağırlık merkeziyle irtibatlandıracak olan ve önemi giderek artan doğu ekseni ihmal edilmiştir.

Oysa, başta Çin olmak üzere Doğu Asya’nın küresel üretim merkezine dönüşmesi ve güç kazanması, Türkiye için bir fırsata dönüştürülebilirdi. Bu amaçla, Orta Kuşak olarak da tanımlayabileceğimiz Ankara-Bakû-Taşkent-Pekin hattı öncelikli jeostratejik açılım ekseni olarak tercih edilebilir; Türk dünyası ile ilişkiler geliştirilebilir, Anadolu coğrafyası, Doğu Asya’nın ileri üretim ve lojistik merkezine dönüştürülebilirdi.

Türk jeopolitiğini olumsuz etkileyen bir başka önemli husus ise AKP yönetiminin parti ideolojisinin jeopolitik açılımlarda esas alınmasıdır. AKP yönetimi, “Yeni Osmanlıcılık ve Müslüman Kardeşler” parti ideolojisini, devlet ideolojisine dönüştürmüş, Ortadoğu ve Afrika açılımlarında bu ideolojinin değerlerini, ulusal çıkarların yerine ikame etmiştir. Maliyeti yüksek bu tercih, Ortadoğu coğrafyasında kaygılara ve yeni tehditlerin ve karşıt ittifakların ortaya çıkmasına neden olurken Türkiye’yi bölgede giderek yalnızlaştırmıştır.

Bu olumsuzluklara iç cephedeki giderek büyüyen zafiyet de eklenince Türk jeopolitiği dışarıdan baskılara ve istismara açık hale gelmiştir. Türkiye günümüzde, Ortadoğu’da, Suriye’de, ABD, AB ve İsrail destekli PKK-YPG meselesinde, Doğu Akdeniz’de ve Ege Denizi dahil olmak üzere dış cephede çıkarlarını gerçekleştirmekte zorlanmaktadır. Türk jeopolitiğini etkin duruma getirebilmek için siyasete düşen görev, öncelikle ve her yönü ile iç cepheyi güçlendirmek olmalıdır. Jeopolitik akıl bunu gerekli kılmaktadır.

NEJAT ESLEN

EMEKLİ TUĞGENERAL

Yazarın Son Yazıları

Kütahya- Eskişehir muharebeleri: 105. yıl - Hüner Tuncer

Yunanların büyük bir saldırıya hazırlandıkları tarihlerde Türk ordusu, İnönü-Kütahya-Döğer hattında dört grup halinde toplanmış bulunuyordu.

Devamını Oku
10.07.2026
Şeyh Sait isyanı ve Ümit Özdağ’a açılan dava - Hakkı Keskin

Geçen günlerde “Şeyh Sait’in hatırasına hakaret” iddiasıyla Erzurum Hınıs Asliye Ceza Mahkemesi’nde yargılanan Zafer Partisi Genel Başkanı Dr. Ümit Özdağ’a, 87 gün hapis cezası karşılığı olarak 8 bin 700 TL para cezası verildi.

Devamını Oku
10.07.2026
Gülüşü kaybolmayan halk yenilmez - Cem Alptekin

Deniz Göktaş’ın “Ölü Deniz” adlı stand-up gösterisinde geçen “600’lü yıllarda dördüncü kitaba son kitap demek iddialı bir çıkış” şakası, tam da felsefi ve sosyolojik anlamda dinsel bir dogmanın insan zihni ve zaman algısı üzerindeki etkisiyle oynayan bir kara mizah örneğidir.

Devamını Oku
09.07.2026
1961 Anayasası 65 yaşında - Kemal Anadol

Belleğim 65 yıl öncesine gidiyor!

Devamını Oku
09.07.2026
Mutlak butlan ve Yargıtay - Mustafa Kıcalıoğlu

Ana muhalefet partisi CHP’nin seçilmiş yönetimini görevden alan, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) 36. Hukuk Dairesi’nin “mutlak butlan” olarak açıklanan kararı, kamuoyunda çok büyük tartışmalara yol açtı.

Devamını Oku
08.07.2026
NATO Zirvesi, ABD ve AB - Cihangir Dumanlı

Ankara’da dün başlayan ve bugün de süren NATO zirvesi, NATO’yu sorgulamamızı gerektirmektedir.

Devamını Oku
08.07.2026