
Filmi geri saralım. Nasıl başlamıştı yıkım? Önce liselerdeki “milli güvenlik” dersini kaldırdılar. Yani, milli güvenlik bilincine gerek yok dediler. Yurttaşlık bilincini yok etmek için de ilkokullardaki Andımız’ı kaldırdılar. Dolmabahçe Sarayı nizamiyesinde ve TBMM çevresindeki nöbetçi Mehmetçik devletin varlığının Türk ordusu tarafından korunduğunun simgesiydi; Mehmetçik’e de gerek yok, polis yeter dediler.
Bedelli ve sözleşmeli askerliği süsleyip profesyonel ordu yaratıyoruz diyerek Mehmetçik kavramını yok ettiler. Balyoz ve Ergenekon davalarıyla yıkım hızlandı. 15 Temmuz 2016 kalkışmasıyla da yıkıntılar çürümeye başladı.
YETKİN AKIL
Ulusal ordunun anlamı çok değerli, gücü ise çok önemlidir. Bir ordunu gücü subaylarının değeriyle ölçülür. 31 Temmuz 1920 günü Mustafa Kemal Paşa’nın Afyonkarahisar Kolordu Karargâhı’nda subaylara ne dediğini çoktan unuttuk.
“Ancak ben varsam sen varsın, bensiz hiçbir şey yapmana izin vermem!” diyen kendine özgü “başkanlık sistemi”nin iyice yerleştiği bir devletin ordusunun da o sistemin içinde olduğunu biliyoruz. Bu sistem değişmeden hiçbir önerinin uygulama şansının olmayacağını da biliyoruz.
Bir kanun hükmünde kararnameyle Türk ordusunun teşkilat şeması, varoluş anlamı, maksadı değiştirilmiş, kurumsal ve geleneksel özellikleri aceleyle ortadan kaldırılmıştır. Ordunun hukuk, eğitim, lojistik ve sağlık kurumları geriye gitmiştir. Bugün için ancak demokratik ve yasal koşullar içinde geleceğin çağdaş ordusu kurulabilir. Çağdaşlığın yakalanması için siyasal ve askeri, ortak ve yetkin akıl önkoşuldur.
Bütün bunlara karşın, Türk ordusunun kendine gelebilmesi ve dünya orduları arasında tekrar hak ettiği yerini alabilmesi için önerilerimizi tekrar sıralamak ve not etmek zorundayız.
OLMAZSA OLMAZLAR
Türk ordusunun yeniden dosta güven, düşmana korku salabilmesi için gerekli öncelikli konuları hamasetten kaçınarak sıralayalım.
- Milli Savunma Üniversitesi adıyla kurulan, askeri eğitim ve öğrenim sistemini sivil akademik sisteme bağlamaya çalışan sistem acilen değişmelidir. Her bilim kendi konusu ve ortamında gelişir. Harp okulları ve askeri liseler, kendi kuvvetlerinin bünyesinde kendi gereksinimlerine uygun insan gücünü yetiştirmekten sorumlu olmalıdırlar. Yeni kurulan ve askeri lise gereksinimini maskeleyen harp okulları müşterek hazırlık sınıfı kaldırılmalıdır. Kapatılan askeri liseler mutlaka ve çoğaltılarak açılmalıdır. Askeri okullara alınacak ve mezun edilecek öğrencilerin bellek ve bedeni yeterlilikleri yanında ahlaki durum saptanmasında çağdaş yol ve yöntemler uygulanmalıdır.
- Harp prensibinin ilki olan “emir komuta birliği”nin yeniden tesis edilmesi için kuvvet komutanlıkları Genelkurmay başkanına bağlanmalıdır. Topyekûn bir savaşta geri bölge emniyeti ve yurt içi savunması düşünülerek jandarma (kanun ordusu) Türk ordusu bünyesine dönmeli, subayları Harbiye’de yetişmelidir.
- Özel hukuk sistemi olmadan bir kurumda kendine özgü düzen ve disiplin tesis edilemez. Askeri yargı sistemi eskisinin eksiklikleri ve yanlışlıkları düzeltilerek hemen yaşama geçirilmelidir.
- Yurttaşlık bilincinin oluşması ve yurt savunmasının olmazsa olmazı “mükellefiyet” esasına dayalı askerlik hizmetini sulandıran uygulamalardan vazgeçilmesi gerekmektedir. Askerlik süresi ve seferberlik sistemine ciddi bir işlerlik kazandırılmalıdır. Beş aylık askerlik yükümlülüğü ile uzman erbaş, yedek Sb. yedek astsb. yedek er düzenlemeleri münakaşa edilmeli ve siyasal popülizme düşmeden yeniden gözden geçirilmelidir.
- Yüksek Askeri Şûra’nın general/amiral terfileri ve atamalarını belirleyecek kurul, yürütme erkinin başı, Milli Savunma bakanı, Genelkurmay başkanı, kuvvet komutanları ve ordu komutanlarından oluşmalıdır.
- GATA ve diğer askeri hastaneler sivilleştirilip içinden çıkılmaz hale getirilmiştir. Bölgesel ve yerel savaşlardaki, gayri nizami harplerdeki tahliye ve tedavi zinciri kendine özgü olmalıdır. Askeri sağlık, tahliye ve tedavi sistemi yeniden tesis edilmeli, salgın hastalıklarda ve deprem gibi afetlerde sahra hastaneleri kurabilecek kapasiteler yaratılmalıdır.
- Türk ordusu deprem, orman ve kent yangınları ve sel baskınlarda kullanılabilecek şekilde yeniden teşkil ve teçhiz edilmelidir. Türkiye Afet Müdahale Planı (TAMP) kaldırılarak sorumluluk tamamen Türk ordusuna verilmelidir.
- 1975 yılından bu yana yürütülen silah ve teçhizatın millileştirilmesi projeleri, gerçekler ve samimi uygulamalarla yürütülmelidir. Zaman geçirmeden milli tank motor ve transmisyon üretimine geçilmeli, KAAN savaş uçağı motorunun bir an önce üretimi sağlanmalıdır. Bugünkü dünyada okulsuz, hekimsiz ve hâkimsiz bir ordu var mıdır? Bir zamanalar savaş sanatını bizden öğrenen, bağımsızlık ülküsünü bizden örnek alan, selam vermesini bile bizden öğrenen dünya ordularından çağdaş örnekler alınmasını istiyoruz.
Milli Savunma Bakanlığı eşgüdümünde, emekli ve muvazzaf askerlerin katılacağı çalıştaylar düzenlenmesi kaçınılmazdır. Yeniden tertiplenme ve düzenlenme zamanı gelmiş ve hatta geçmektedir. Bütün geri bildirimlerin, deneyimlerin, yanlış ve doğruların görüşülmesinin vaktidir.
CUMHUR UTKU
EMEKLİ ALBAY