Venezüella’da ABD darbesi - Hikmet Sami Türk
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Venezüella’da ABD darbesi - Hikmet Sami Türk

07.01.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

3 Ocak 2025 sabaha doğru Venezüella Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores, ABD Başkanı Donald Trump’ın emriyle ABD ordusunun özel görev birimi Delta Force timleri tarafından yataklarından alınarak kaçırıldı; ABD’ye yönelik uyuşturucu kaçakçılığı ve terörizm iddialarıyla yargılanmak üzere New York’a götürüldü. ABD savaş uçakları, başkent Caracas’taki ana hava üssü ile diğer kentlerdeki hava üslerini, askerî tesisleri, limanları ve haberleşme sistemini vurdu. Bu saldırılar, bir işgal ve istila denemesi niteliğindedir.

Bağımsız bir devlet başkanının başka bir devletin askerleri tarafından zor kullanarak kaçırılması bir darbedir. Aslında demokrat bir lider olmayan, 13 Nisan 2013’ten beri 13 yıl iktidarda kalan, 28 Temmuz 2024 günü elektronik oylama ile yapılan son seçimi tartışmalı olan Maduro’nun ABD askerlerince kaçırılması bir dış darbedir. Onun seçim yoluyla değiştirilmesi Venezüella’nın iç işidir.

ULUSLARARASI HUKUKA AYKIRI

Bu darbe ve saldırılar, açıkça uluslararası hukuk çiğnenerek yapılmaktadır. Birleşmiş Milletler Antlaşması’nın “amaçlar ve ilkeler” başlıklı birinci bölümünde 2. madde olarak yer alan şu hükümler, olayın değerlendirilmesi bakımından önemlidir:

“1. Örgüt, tüm üyelerinin egemen eşitliği ilkesi üzerine kurulmuştur. (...)

3. Tüm üyeler, uluslararası nitelikteki uyuşmazlıklarını, uluslararası barış ve güvenliği ve adaleti tehlikeye düşürmeyecek biçimde, barışçı yollarla çözerler.

4. Tüm üyeler, uluslararası ilişkilerinde gerek herhangi bir başka devletin toprak bütünlüğüne ya da siyasal bağımsızlığına karşı, gerek Birleşmiş Milletler’in amaçları ile bağdaşmayacak herhangi bir biçimde kuvvet kullanma tehdidine ya da kuvvet kullanılmasına başvurmaktan kaçınırlar.”

ABD askerlerinin Birleşmiş Milletler’in egemen eşit bir üyesi olan Venezüella Devlet Başkanı Maduro’yu kaçırması, ülkesinin hava üslerini, askerî tesislerini, limanlarını ve haberleşme sistemini vurması, bu hükümlere aykırıdır. Daha önce Venezüella’nın ABD’ye yönelik bir saldırısı olmaksızın yapılan, savunma amaçlı olmayan bu saldırılar, ABD Anayasası’nın 2. maddesi uyarınca Birleşik Devletler ordusu ve deniz kuvvetlerinin başkomutanı olan Başkan Trump’ın emriyle yapılmıştır.

Venezuela’daki darbe ve saldırılarla, ABD’nin 5. Başkanı James Monroe’nin adıyla anılan ve Amerikaların Avrupa sömürgeciliğinin alanı olarak görülmemesi gerektiğini; ABD’nin Avrupa ülkelerinin içişlerine ve aralarındaki savaşlara karışmayacağını; Avrupa ülkelerince Amerika ülkelerinin siyasî işlerine yapılacak herhangi bir müdahale girişiminin ABD’ye yönelik sayılacağını öngören Monroe Doktrini, Venezuela’da ABD’nin Latin Amerika üzerindeki hegemonyasını ifade eden versiyonuyla uygulanmıştır. 

ASIL AMAÇ

Maduro’nun kaçırılması, onu uyuşturucu kaçakçılığı ve terörizm iddialarıyla yargılamak amacıyla açıklansa da asıl hedefin Venezüella’nın zengin petrol rezervleri ve maden yataklarını ele geçirmek ve Amerikan şirketlerince işletilmelerini sağlamak olduğu anlaşılıyor. Hatta bunun da ötesinde Venezüella’nın bir süre ABD tarafından yönetilmesi planlanıyor. Nitekim Trump’ın bu yönde açıklamaları var.

Böyle bir durum, Venezüella’nın bağımsızlık ve egemenliğini yitirmesi ve bir sömürge haline gelmesi demektir. Fakat bu durumun, geçmişinde bağımsızlık ve özgürlük mücadeleleri olan Venezüella halkı tarafından kabul edilmesi beklenemez. Nitekim 4 Ocak 2026 günü Venezüella Yüksek Adalet Mahkemesi tarafından geçici devlet Başkanı görevini üstlenmesine karar verilen eski başkan yardımcısı Delcy Rodriguez, “Venezüella, hiçbir ülkenin kolonisi olmayacaktır” dedi.

DİĞER DEVLETLERİN TUTUMU

Venezüella’daki ABD darbesi, Arjantin, İngiltere, Fransa, İsrail ve Ukrayna (!) gibi bazı devletlerce desteklenmesine karşılık; aralarında Kolombiya, Brezilya, Küba, İspanya, İran, Rusya Federasyonu, Çin Halk Cumhuriyeti bulunan birçok devlet tarafından kınandı. Avrupa Birliği, –Dış İlişkiler Temsilcisi Kaja Kallas’ın yaptığı bir açıklama ile– taraflara “ihtiyat”; Türkiye, – Dışişleri Bakanlığı’nın yaptığı bir açıklama ile– “itidal” tavsiye etti. ABD Venezüella’da darbe yaptıktan sonra diğer taraflara ihtiyat veya itidal tavsiye etmenin, olayın tırmandırılmaması dışında darbeyi kabul etmeleri, ses çıkarmamaları çağrısından başka ne anlamı olabilir? Türkiye’nin ABD ile dostluk ilişkisi ve aynı ittifak içinde yer alması, Türk dostu Venezüella Devlet Başkanı Maduro’ya yapılan darbe karşısında sessiz kalmasını gerektirmez. ABD’nin uluslararası hukuka aykırı hareket niteliğindeki darbesi kınanmalıdır.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 5 Ocak 2026 günü kabine toplantısından sonra bu konuda şu açıklamayı yaptı: “Trump’la telefonla görüşerek hassasiyetimizi ilettik. Uluslararası hukuku ihlal eden hiçbir eylemi tasvip etmeyiz. Venezüella’nın istikrarsızlığa sürüklenmemesi gerektiğini ifade ettik. Dost Venezüella halkının yanındayız.” Bu açıklama, Türkiye’nin Venezüella’daki darbeye karşı çıktığını diplomatik bir dille Trump’a ileten bir mesaj niteliğindedir.

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER’İN TEPKİSİ NE OLDU?

Uluslararası toplumun kınayıcı tepkisi, Trump yönetimindeki ABD emperyalizminin Küba, Meksika, Kolombiya ve Grönland, hatta ABD’nin 51. devleti yapmak istediği Kanada gibi başka ülkeleri işgale yönelmesini önlemek bakımından yararlı olabilir. Son gelişmeler, ABD emperyalizmi karşısında yeni bir savunma örgütü kurulması zamanının geldiğini göstermektedir.

ABD’nin Venezüella’daki darbe ve saldırısı, 5 Ocak 2026 günü acil toplantıya çağrılan Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde görüşüldü; ABD dışındaki üye devletlerin temsilcileri tarafından eleştirildi. Fakat ABD’yi kınayan ve Venezüella’da demokratik rejime geçiş için alınması gereken önlemleri belirten bir karar alınmadı.

Birleşmiş Milletler Antlaşması’nın 23/1. madde gereğince 5 üyesi sürekli (ABD, Rusya Federasyonu, Çin Halk Cumhuriyeti, Fransa ve Birleşik Krallık), 10 üyesi Genel Kurulca iki yıl için seçilen, sürekli olmayan 15 üyeden oluşan Güvenlik Konseyi, antlaşmanın 27/3. maddesi uyarınca 9 üyenin olumlu oyu ile karar alır; usul sorunları dışındaki bütün konularda olumlu oyu aranan 5 sürekli üyeden biri olan ABD’nin Venezüella’da yaptığı darbeyi kınayan bir karar önerisine vereceği oy olumsuz olacaktı. Sürekli üyelere tanınan ve uygulamada “veto hakkı” olarak adlandırılan bu yetki, ABD’ye karşı bir karar alınmasını engellemiştir. Bu durum, güvenlik konseyinin yapısı ile oylama sisteminin değiştirilmesi zamanının da geldiğini göstermektedir.

PROF. DR. HİKMET SAMİ TÜRK

Yazarın Son Yazıları

Medeni Kanun’a bakış... - Mehmet Emin Elmacı

Türk Medeni Kanunu’nun 100. yılındayız.

Devamını Oku
26.03.2026
Savaş ve ekonomi - Aydın Öncel

İkinci Dünya Savaşı’nda, fabrikaları devletin yönetimine alarak güdümlü bir ekonomi modeli uygulamak zorunda kalan vahşi kapitalizmin kalesi ABD ancak Hollywood platolarında zafer kazanabildiği Vietnam savaşının yarattığı bunalımı henüz atlatmaya çalışırken karşılaştığı “1973 büyük petrol krizi” ile bir kez daha sarsılmıştı.

Devamını Oku
25.03.2026
Şevket Süreyya Aydemir’i anarken - Remzi Koçöz

Şevket Süreyya Aydemir’in gençlik günleri askeri öğrencilikten cepheye, savaştan öğretmenliğe, Kafkaslar’dan Moskova’da ekonomi eğitimine, İstiklal Mahkemesi’nde yargılanıp hapis yatmaya uzanan gençlik günleri fikirsel/eylemsel açıdan oldukça hareketli geçmiştir.

Devamını Oku
25.03.2026
Gençlerimizin spordan kopuşu... - Demirhan Şerefhan

Türkiye’de çocuklarımızın spora başlaması zor değil; asıl zor olan devam ettirebilmek.

Devamını Oku
25.03.2026
Bir savcının portresi: Doğan Öz - Mahmut Aslan

Doğan Öz, 1934’te Afyon’da doğdu.

Devamını Oku
24.03.2026
Çocuk emeği tesadüf değildir - Özgür Hüseyin Akış

Çocuk emeği tesadüf değildir - Özgür Hüseyin Akış

Devamını Oku
23.03.2026
19 Mart'tan sonra Türkiye - Av. Mustafa Köroğlu

19 Mart'tan sonra Türkiye

Devamını Oku
23.03.2026
Emperyalist kuşatma - Av. Arif Anıl Öztürk

Emperyalist kuşatma - Av. Arif Anıl Öztürk

Devamını Oku
21.03.2026
İran savaşının jeopolitik etkileri - Nejat Eslen

İran savaşının jeopolitik etkileri - Nejat Eslen

Devamını Oku
20.03.2026
‘Avıcenna’dan, Tıbbıyelı Hıkmet’e… - Prof. Dr. Coşkun Özdemir

‘Avıcenna’dan, Tıbbıyelı Hıkmet’e… - Prof. Dr. Coşkun Özdemir

Devamını Oku
20.03.2026
Aklın sınırları ve dünyanın kaderi - Cengiz Kuday

Aklın sınırları ve dünyanın kaderi - Cengiz Kuday

Devamını Oku
19.03.2026
Hukuka yeni şablon! - Başar Yaltı

Hukuka yeni şablon! - Başar Yaltı

Devamını Oku
19.03.2026
Kurtuluş Savaşı’mızın önsözü... - Erol Ertuğrul

Ünlü sözdür, “Cumhuriyeti sokakta bulmadık”.

Devamını Oku
18.03.2026
18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi - Hüner Tuncer

Çanakkale Boğazı’nda 19 Şubat-18 Mart 1915 tarihlerinde yaşanan Deniz Savaşları, Birinci Dünya Savaşı’nda Osmanlı Devleti’nin kazandığı muharebelerin başında gelir hiç kuşkusuz!

Devamını Oku
18.03.2026
Türkçe bilinci ve bağımsızlık marşımız - Mustafa Gazalcı

Yıl 1967...

Devamını Oku
17.03.2026
Türkiye’de motokuryelerin sorunları - Berna Özgül

Pandemi döneminin tetiklediği e-ticaret patlamasıyla birlikte motokuryelik, Türkiye’de hızla büyüyen ve milyonlarca insanı barındıran bir sektöre dönüştü.

Devamını Oku
17.03.2026
Hürmüz Boğazı ve süregelen emperyalizm - Salih Özbaran

Yazıya başlarken trajik iki anımsatma yapalım.

Devamını Oku
16.03.2026
Memura da ‘eşel mobil’ uygulanmalı - Güven Nazmi Demiralp

Bilindiği üzere, İran-ABD-İsrail Savaşı nedeniyle petrol fiyatları hızlı bir yükseliş göstermiş, bu da ister istemez akaryakıt pompa fiyatları üzerinde bir artış baskısı oluşturmuştur.

Devamını Oku
16.03.2026
Bir hukuk ilkesi, bir iktidar portresi: Malum in se - Esat Aydın

Bir hukuk ilkesi, bir iktidar portresi: Malum in se - Esat Aydın

Devamını Oku
15.03.2026
Cumhuriyetin sağlık vizyonundan piyasalaşmaya - Gamze Burcu Gül

Her yıl “Tıp Bayramı” olarak kutladığımız 14 Mart, bir meslek gününden ibaret değildir; aynı zamanda güçlü bir tarihsel semboldür.

Devamını Oku
14.03.2026
Andımız neyin pusulasıydı? - Yener Oruç

Gün geçtikçe suça bulaşan çocuk sayısı, çocuk çeteleri artıyor.

Devamını Oku
14.03.2026
Yoksulluk sorunu ve Marie Antoinette sendromu - Prof. Dr. Mehmet Tomanbay

TÜİK aralık ayı enflasyonunu yüzde 0.89, 2026 yılı ocak enflasyonunu yüzde 4.84 ve 3 Mart 2026 günü de şubat ayı enflasyonunu yüzde 2.97 olarak açıkladı.

Devamını Oku
13.03.2026
Vatan - emek - Cumhuriyet - Kaan Eroğuz

İnsanlığın, önüne ancak çözebileceği sorunları koyabileceği Marx’ın “Ekonomi Politiğin Eleştirisine Katkı” isimli eserinden bu yana tekrarlanan bir tespittir.

Devamını Oku
12.03.2026
Dünya düzeni öldü mü? - İlker Başbuğ

3-15 Şubat 2026 tarihleri arasında toplanan Münih Güvenlik Konferansı’na katılan liderlerin çoğu, 1945 sonrası dünya düzeninin öldüğünü ilan etti.

Devamını Oku
12.03.2026
Üretim araçları sendikanın olursa - Engin Ünsal

İşçi sendikalarının temel görevi işveren karşısında güçsüz olan işçi sınıfına güvenli bir çalışma ortamı ve üretimden hakça bir pay sağlamaktır.

Devamını Oku
11.03.2026
Yapay zekâ nereye bağlanır? - Tayfun İşbilen

Bir yapay zekâ aracına “Bana bir paragraf yaz” dediğimizde ekranda beliren cümleler sanki “bulut” denen o belirsizlikten kendiliğinden süzülüp geliyormuş gibi görünüyor.

Devamını Oku
11.03.2026
Öncelikle Mavi Vatan’da sondaj - Hikmet Sami Türk

Yeni derin deniz sondaj gemimiz Çağrı Bey, 15 Şubat’tan bu yana petrol ve doğalgaz aramak amacıyla Somali’ye gitmek için yolda.

Devamını Oku
10.03.2026
Cumhuriyet’in bekası, ekonomi ve ‘kararsızlar’ - Sıtkı Ergüney

Kamuoyu araştırmaları, her üç seçmenden birinin yaklaşan genel seçimde oy vermeyi düşündüğü partiyi henüz belirleyemediğini gösteriyor.

Devamını Oku
10.03.2026
Cinsiyetçi düzen - M. Jülide Kızıltepe

Kadına yönelik şiddet, yalnızca bireysel patolojilerin değil, esasen toplumsal, kültürel ve kurumsal yapıların ürettiği ve yeniden ürettiği çok katmanlı bir sorun.

Devamını Oku
09.03.2026
Acının nesnesi değil, hayatın öznesi - Banu Tozluyurt

Dün 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ydü.

Devamını Oku
09.03.2026
Eşitlik için mor, yeşil ve kamucu dönüşüm - Aylin Nazlıaka

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü yalnızca bir anma günü değildir; eşitsizliğe, sömürüye, şiddete ve görünmez kılınan kadın emeğine karşı verilen tarihi direnişin adıdır.

Devamını Oku
07.03.2026
İklim değişikliği ve antimikrobiyal direnç - Prof. Dr. Bekir S. Kocazeybek

Dünyada son yıllarda insan yaşamını tehdit eden faktörlerden en önemli ikisi olarak iklim değişikliği ve antimikrobiyal direnç (AMD, bakterilerin antibiyotiklere karşı gösterdiği direnç) sayılabilir.

Devamını Oku
06.03.2026
Okulda bıçak, toplumda çöküş - Levent Nayki

İstanbul’un Çekmeköy ilçesinde bir öğrencinin bıçaklı saldırısı sonucu biyoloji öğretmeni Fatma Nur Çelik’in yaşamını yitirmesi, bir başka öğretmenin ve öğrencinin yaralanması, artık münferit bir “asayiş haberi” olarak geçiştirilemez. Bu olay, eğitim sistemimizin içine sürüklendiği büyük kırılmanın çarpıcı bir göstergesidir.

Devamını Oku
06.03.2026
Hürmüz Boğazı: Küresel enerjinin şah damarı - Can Erenoğlu

Hürmüz Boğazı, dünya petrol ticaretinin en hassas Stratejik Dar Geçidi-Chokepoint olarak bilinir.

Devamını Oku
05.03.2026
‘Çocuklara kıymayın efendiler’ - Ziya Yergök

Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne göre, “18 yaşına kadar her insan çocuk sayılır.

Devamını Oku
05.03.2026
Susmayanlar İçin Bir Soru: Gerçekten Nedir Bu "İç Cephe"? - Murat Emir

Türk siyasetinin diline pelesenk olan, her kriz anında can simidi gibi sarılınan sihirli bir kavram oldu “İç cephenin tahkimi.”

Devamını Oku
05.03.2026
Köprü geliri satışı ve Osmanlı örneği - Selim Soydemir

Son zamanlarda boğaz köprülerinin ve bazı otoyolların özelleştirilmesi (işletme hakkının devri) bir kez daha gündeme getirilmiştir.

Devamını Oku
04.03.2026
Toplumlar neden korumasız kalır? - İbrahim Çakmanus

Türkiye’de demokratik siyasal ve toplumsal muhalefet Tayyip Erdoğan iktidarı tarafından yok ediliyor.

Devamını Oku
04.03.2026
Avrupa zor durumda - Nejat Eslen

13-15 Şubat tarihleri arasında düzenlenen Münih Güvenlik Konferansı, Avrupalılar için yeni ve zorlu bir sürecin başlangıcı oldu.

Devamını Oku
04.03.2026
3 Mart: Güneşin Doğduğu Gün - Gülizar Biçer Karaca

3 Mart: Güneşin Doğduğu Gün - Gülizar Biçer Karaca

Devamını Oku
03.03.2026