Kaygılar içinde yaşadığımız koca bir yıl geçti. Şimdi yeni bir yıla girdik, umut veremeyen bir yeni yıl. Neden mi? Ülkemizde yoksulluk içinde çırpınan milyonlar, hak hukuk adalet tanımayan bir iktidar, ardı arkası kesilmeyen tutuklamaları zulme çeviren iktidar emrinde bir yargı; çocuklara kadar uzanan uyuşturucu çeteleri, sporda akıl almaz bahis sahtekârlığı var. Halk güçlük içinde.
Kimileri buna toplumda çürüme diyor. Bu tanım bir abartı içermiyor, gerçekten toplumda yaşanan ve yaygınlaşan durum ancak böyle ifade bulur: Çürüme. Bütün bunların yaşanmasına neden olan bu iktidardan kurtulmalıyız ama nasıl? Demokratik mücadeleyle! Demokrasi ve adalet için sokağa dökülen insanların oluşturduğu mitingleri izledik, umutlandık. Yeterli mi? Hayır. Halkımız daha etkili, daha güçlü demokratik bir mücadele yapamaz mı? Allah bu millete bir Atatürk daha gönderir mi? Bu defa “Yıkın heykellerimi” demeyecek bir Atatürk. İşte benim yani kaygılar içinde bir 97’liğin, bir piri faninin düşünceleri bu satırlar. Her şeye karşın yeni yılda Atatürk’ün dediği gibi “Yurtta barış, dünyada barış” en büyük dileğimiz.
PROF. DR. COŞKUN ÖZDEMİR