Eşkıyanın Devlet İçinde Devlet Olma Çabası

15 Ağustos 2012 Çarşamba
\n

Terör örgütü, bir dini bayram öncesinde yol kesip milletvekili kaçırarak ses getirmek isterken baltayı tam anlamıyla taşa vurduğunun farkında olmadığını da gösterdi!

\n

Üstelik hedef olarak aldığı kişi de, tek parti döneminin önemli başkaldırılarından biri olarak bilinen ünlü Dersim olayının bölge halkı adına savcılığını da üstlenecek kadar sorunlara yatkın bir parlamenterdir.

\n

Gazeteler, terör örgütü ile, onların silah bırakmasını isteyerek köy köy dolaşarak seçmenleriyle birebir konuşmayı yeğleyen Hüseyin Aygün arasında bir güç savaşı olduğunu yazıyor.

\n

O güç savaşı, yıllardan beri Cumhuriyet Halk Partisine oy veren Tuncelili seçmen tarafından, laik bir devletin yurttaşları olma isteklerini yenilgiye uğratmak isteyen öteki politik örgütlere karşı yürütülüyor.

\n

Hatırlarsınız.

\n

AKP, özellikle o bölge insanını kazanmak için elektiriği olmayan köylere bile üstelik kış mevsiminde buzdolapları dağıtacak kadar inatlaşmasına karşın, Kamer Genç ve Hüseyin Aygünün karşısında hezimet denecek ağır bir yenilgi almıştı.

\n

Ama, anlaşılan bu sonuçları içine sindiremeyen politik örgüt, iktidar partisinden daha ziyade, PKKnin kendisine yakın gördüğü Barış ve Demokrasi Partisidir

\n

Ve örgüt, silahların bırakılmasını sağlamak için seçim bölgesinde çalışan Aygünü susturmak için kaçırıp gözaltına alarak, sözde bir mahkemede yargılama kararı bile vermiştir!

\n

Devlet içinde devlet olmaya kalkışan terör örgütü daha önceleri de bu tür sözde bir mahkemede davasına ihanet ile suçladığı kimseleri yargılamaya kalkışmıştı.

\n

O kalkışmayı içine sindirebilen iktidar, devletin egemen olamadığı bölgede peşin yenilgiyi de kabullenmiş demektir.

\n

Başbakan, CHP Genel Başkanına Sivastan öteye de miting yapmak için çağrıda bulunurken ana muhalefet partisinin doğu ve güneydoğu bölgelerinde zayıf olduğunu ima etmek istiyordu.

\n

Buna karşı, kendisi Edirneden Ardahana kadar ülkeyi dolaşıyor, toplantılar yaparak duble yollar açan bir iktidar olarak Osmanlının ünlü Nafıa Nâzırı Bayındırlık Bakanı Halil Rıfat Paşanın Gidemediğin yol senin değildir özdeyişini hatırlatıyordu.

\n

Hakkını teslim edelim:

\n

Kılıçdaroğlu ülkesinin hemen her yöresine giderek, başkentte oturarak genel başkanlık yapılamayacağını göstermiştir.

\n

Başbakan olarak, miting yapmak için ülkeyi kent kent dolaşmak elbette kolaydır.

\n

Özel Başbakanlık uçağı ile ineceğiniz bir havaalanında çok özel koruma önlemleri alındığını, onlarca koruma otomobilinin konvoyunuzda olduğunu bilirsiniz.

\n

Çevrede kuş uçurtmayan güvenlik güçleri sayesinde rahat gidip gelebiliyorsanız; bu mutlak olarak o bölgeye hâkim olduğunuzu da göstermez.

\n

Nitekim, Dersim ya da Tunceli, hatta Hakkâri, Van ve İskenderun Körfezine kadar uzanan güneydoğu bölgesindeki devlet yollarının eşkıya tarafından zaman zaman güç gösterisi amacıyla bu tür olaylar için seçilmesi, hükümet açısından bir zaaftır.

\n

1940’lı yıllarda ilk cumhuriyet savcılığı görevi için Tunceliye atanmış olan Adil Ersoy, bölgedeki asayişin, gece yarısı bir tepsi altını başında taşıyarak dolaşılabilecek kadar güçlü olduğunu anlatır.

\n

Parlamentoda temsil edilen muhalefet partilerinin milletvekili sayısı yeterli olsa, bir milletvekilinin seçim bölgesini dolaşırken yolu kesilerek kaçırılmasına meydan veren bir hükümet aleyhine derhal bir gensoru açılır ve İçişleri Bakanı düşürülürdü.

\n

Bu olanak günümüzde ne yazık ki partilerin parlamentodaki aritmetiği açısından yok.

\n

Üstelik evlere şenlik durumda olan MHPnin genel başkanının CHP allerjisi de ortada.

\n

Ama o olanağın bulunmaması iktidar için en küçük eleştiriler karşısında tahammülsüzlük göstermeyi gerektirmemelidir.

\n

Unutulmasın, öylesi sadece terör örgütünün ekmeğine yağ sürer.

\n

Tanrı, Hüseyin Aygünü korusun ve sağ salim evine dönmesini sağlasın

\n

Yine Tanrı Başbakana basiret versin.

\n

Baksanıza terör örgütü CHPli bir milletvekilini kaçıracak kadar azgınken, Erdoğan, TBMMyi toplayarak bir genel görüşme açılmasını istediği için ana muhalefet partisi yönetimini, o örgütün arkasına bir kuyruk gibi takılmakla suçlayacak kadar kendisini kaybetmiş haldedir.

\n

Sağduyu sahibi bir iktidar lideri, parlamentoda bugünkü konumu milletvekili sayısının oranı kadar sınırlı olan CHPyi değil terör örgütünü hedef alır, Gel birlikte alacağımız önlemlerle devlet içinde devlet olamaya kalkışan eşkıyayı yok edelimder.

\n

***

\n

İktidar liderine yapılan sağduyu çağrısı olumlu yanıt bekleyedursun, terör örgütü; bayram öncesinde kamuoyu önünde daha çok irtifa kaybetmeden milletvekilli Hüseyin Aygün’ü serbest bıraktı.

\n

PKK’nin bu tutumu AKP hükümetinin kentler arası yollarda denetim gücünü yitirmiş olduğu gerçeğini gözden kaçırmıyor.

\n\n

Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Rüzgâr Eken... 2 Ocak 2013