Türk Futbolu Nasıl Kurtulur?

11 Ocak 2015 Pazar

Futbol global bir “eylemse” sınırsız yabancı olmalıdır.
Hiçbir gerekçe bu gerçeği değiştiremez..
Eğer doğru uygulanırsa federasyonun aldığı karar doğrudur...
Yoksa, başka türlü Real Madrid, Barcelona gibi takımlarla baş edemezsiniz..
Çünkü, “70 model arabayla otobanda hız yapamazsınız”
70’li yılları ve seksenleri anımsayın...
“Ezerlerdi” bizi..
1-0 yahut 2-0 “Şerefli yenilgiydi”...
Maç, mucize kabilinden berabere biterse “Çanakkale Geçilmezdi”!
Gazetelerin manşetleri böyle olurdu..
El âlemin takımlarına gizli hayranlık duyardık...
2 yabancı oyuncu oynatma hakkı vardı...
Sonra, yabancı sayısı 3 oldu..
Aşağılık kompleksiyle dolaşır, yabancıların karşısına çıktığımızda dizlerimiz titrerdi!
Gerçek gerçek, maalesef böyleydi..!
Dünya artık tek bir evdir..
ÜNİVERSİTELER BURS VERSİN MİLLİ TAKIM OYUNCUYA DOYSUN!!
Çünkü yerli futbolcu okullarla birlikte yetiştirilir..
Alın size Türk eğitim sistemi..
Hangi üniversite, iyi futbol oynuyor, iyi sporcu diye tam burs veriyor gençlere..
Benim oğlum üniversite sınavını girecek diye dershaneye yazılmıştı...
Basket ve futbol oynuyordu..
Bıraktı lise sonda takımı...
Neden? E, sınava hazırlanacaktı..
Söyleyin bana, böyle bir ülkede kaç sporcu yetişir.. Oysa yaptığı spor, çocuğun artısı olmalıydı..!!
Aynen Avrupa’da ve Amerika’da olduğu gibi..
Kısıtlama yaparak iyi yerli futbolcu yetiştiremezsin..
O dediğiniz peynir gemisidir... O da bizim sularda yoktur.. Pekiya,gurbetteki Türk futbolcular nasıl yetişiyordu.. Onların geni, başka bir gen mi allahaşkına..!? Alman takımlarında hangi kural geçerli...!?
Almanların iki takımı Şampiyonlar Ligi’nde final oynamadı mı..? De ki yabancıları sayesinde yaptı.
Peki, ya Alman milli takımı.. Son yılların başarılı milli takımı değil mi?
Alman U20 takımında kaç Türk var, bir sayın hale... Orada yetişiyor, Anadolu’da yetişmiyor öyle mi..! Demek ki senin sisteminde bir sorun var..
İngiliz ya da İspanyol takımlarını da size anlatabilirim.. Yakın yıllarda Chelsea final maçına kaç yabancı ile çıktı..
Söylemesi ayıp ben ilk arabamı 28 yaşında aldım.
Tek kapı kırmızı bir araba..
Ama bir kusuru vardı.. 1973 modeldi..
Gazetenin yazı işlerinde çalışan bir ağabeyimden almıştım.. E, muhabir maaşı 20 gün yetiyor..
Aslında ben araba almamıştım.
Maaşıma ortak almıştım..
Çevre yolunda gıcır gıcır arabalar beni sollardı..
Ben imrenirdim..
O kadar bozulup yolda kaldım ki, şimdi bile bir tamirci kadar bilgim vardır! Sonra cipim oldu, ormancılardan çıkma.. O kadar motor yaptırdım ki o paraları toplasam araba alırdım.
Gözü kapalı motorunu söküp takarım onların biliyor musun!?
Çevre yolunda tek solladığım kamyon ve TIR’lardı.. Cip, üstü açık ya.. Püfür püfür eserdi..
Ben de şöyle hafif çapraz otururdum..
Ne fiyaka yapardım ama..(!) Ancak, yanımdan “Vınnnn” diye geçen arabalara da içim giderdi..
Ben yine yolda kalırdım..
Muhtemelen ön kaputtan beyaz duman (buhar) çıkardı..
Tamirciler bu duruma çok sevinirdi..!!
70 model arabayla ÇEVRE YOLUNDA iddialı sürüş yapamazdım..
Tekrar edeyim, herkes kulağını ve beynini açsın, yabancı sayısının kısıtlanması ile dünya futbolu, hele hele Avrupa futbolu ile “DÖVÜŞEMEZSİNİZ”...
Bakın, bir yara daha size..
Düne kadar 1 futbolcunun 8 menajeri olduğunu ve kulüpleri “emdiğini” unutmayın...
1 futbolcunun 8 menajeri mi olurdu..!
Oluyordu işte Türkiye’de... Hatta, bir kulüp başkanının, sekizer sekizer senet dağıtılan bu menajerlerin parasını ödemekten çaresiz hastalığa yakalanıp göçüp gittiğini sahi unuttunuz mu..?!
Beşiktaş’ın, o zamanlar Küçük Muhammed’i, Barcelona’ya niye gidemedi?
Çünkü, önüne gelen Muhammed’in “Menajeriyim” dedi..
Çocuğun kaderi ile oynandı mı…?
Şimdi hangi takımda.....
Oysa, Barcelona’nın altyapısına gitseydi, dünya çapında biri olsaydı kötü mü olurdu!?
Kim, ne kazandı bu işten..
Türkiye’deki menajerlik kıskacı da değiştirilmelidir!
 


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Hayalgücüspor 8 Ağustos 2018
‘Satarım Sattırmam’ 24 Temmuz 2018
VAR ya da HAM 19 Temmuz 2018