Düşünce SuçundanTerör Suçuna...

30 Ocak 2012 Pazartesi
\n

\n

\n

\n

\n

Gazetecilerimizle yazarlarımıza Adalet ve Kalkınma Partisinin iktidara geçişi ile bir şeyler oldu.\n

\n

Önceki dönemlerde devletlilere karşı suç işlerken devlete karşı suç işlemeye başladılar.\n

\n

Acaba bu değişimde ben devletim yaklaşımı mı ağır bastı?\n

\n

Maç devam ederken kural değiştirmeye karşı çıkanlar, önce kimi soruşturmaların kolaylaştırılması, ardından da davalar sürerken yasalarda yapılan kimi değişiklikler mi bu sonucu doğurdu sorusu ceza hukuk uzmanlarından yanıt bekliyor.\n

\n

***\n

\n

1950’li yılların sonunda gazeteci, yazar ve karikatüristlerin yargılanması öyle sayılara ulaşmıştı ki duruşmaların içeriğini aktarmak için neredeyse gazetenin tüm sayfalarını ayırma zorunluluğu doğmuştu.\n

\n

Bu nedenle de haberlerde yargılanan\n

\n

gazetecilerin sayılarını vermekle yetinmek gibi bir haber anlayışı yerleşmişti. O dönemde en kabadayı gazetenin dört yaprak, yani sekiz sayfa olduğunu da unutmayalım.\n

\n

Şimdi her ilçede basın davalarına bakmakla görevli 2nci asliye ceza mahkemesi var, binlerce dava görülüyor, ama tek bir duruşma bile haber olmuyor.\n

\n

Belki de bu iktidar bu kadar davanın altından kalkamaz, mutlaka bir yolu bulunur düşüncesi hâkimdi. Beklenen oldu ve Üçüncü Yargı Reformu, geçici bir süre için de olsa davaların rafa kaldırılmasını sağlayacak adımı attı.\n

\n

***\n

\n

Yargıtay Onursal Başkanı Sami Selçuk, 1999-2000 Adli Yılını açarken başkan olarak yaptığı konuşmanın düşünce suçu başlıklı bölümünde şunları söylemiş: Bu konuda ciddi iddialar bulunmaktadır. Bunlara göre Türkiyede 1993te 60, 1994te 102, 1995te 83, 1996da 91 gazeteci yazar tutuklanmış. Türkiye İnsan Hakları Vakfına göre 1993te 18, 1994te 45, 1995te 46, 1996da 31 yazar düşünce suçlusu olarak cezaevine girmiştir. İnsan Hakları Derneğine göre 1997de bu rakam 153tür.\n

\n

Başka bir iddiaya göre de 1997de 22 ülkenin cezaevinde toplam 180 gazeteci bulunmaktadır. Bunun 78i Türkiyededir ve birincilik bizdedir. Sayı Zambia’da 1, Sudanda 2, Nijeryada 8dir.\n

\n

Bu iddialar değerlendirilmeli, Türkiye yasalarla beyinleri ezilmeye, sesleri kesilmeye çalışılanların ülkesi olarak 21inci yüzyıla girmemelidir. Yapılacak iş, salt düşünce suçları olan hükümleri kaldırmak, suçları eylem çağrısı yapan, suça kışkırtan hükümlerdeki sözcük ve deyişleri, suçların yasallığı ilkesi gereğince, belirgin ve saydam kılmaktır.\n

\n

Çağcıl demokraside devlet, düşünceler karşısında yansızdır. Hukuku, düşünceleri barış içinde yarıştırmak için kullanır, yasaklamak için değil.\n

\n

***\n

\n

Özellikle Sayın Selçukun verdiği sayılar, Türkiyenin gazeteci ve yazarlar için geçmişte de netameli bir ülke olduğunu anlatıyor.\n

\n

Ancak bugün Türkiyede övülmekten ve övünmekten hoşlanan bir iktidar var. Adında da Adalet var, ama geçmişten bir farkı yok.\n

\n

İleri demokrasi dönemi diye böbürlenmek de gerçeği yansıtma konusunda yavan kalıyor. Düşünce suçunu hem korumak hem de terör suçuna dönüştürmek ne yazık ki sorunu çözmediği gibi daha da ağırlaştırıyor.

\n\n

Yazarın Son Yazıları

Kurtarıcı... 14 Eylül 2017
Gazeteciyi Kim Öldürdü? 17 Haziran 2017