Sayenizde din elden gidiyor!
Tayfun Atay
Son Köşe Yazıları

Sayenizde din elden gidiyor!

26.06.2017 06:00
Güncellenme:
Takip Et:

Kadir Gecesi’nde “Kur’ân-ı Kerîm’i Güzel Okuma Yarışması”nın finali yerine “Survivor” izlemeyi tercih etti millet dedik ve dinin ekrandaki seyrinin “düşündürücü” düzeyde olduğuna değindik ya...
Bir kısım zevat çıktı, “Camideydik ulan densiz ve de dinsiz!” demeye getirdi.
Kendilerini allame, âlemi de sersem sandıkları için oturup masa başından ahkâm kestiğimiz kanaatindeler zahir!..
Akademik ömrüm, dini, Kitab’ın içinden değil, hayatın içinden “okumak”, gözlemek, dinlemek, deneyimlemekle geçti.
Ve kendileri de benim kadar iyi biliyor ki gidişata bakılırsa bu memlekette inşa edilen cami sayısı neredeyse bu memleketteki cami cemaati sayısıyla yarışır hale gelecek!..
Ama işte hiç utanıp sıkılmadan böyle konuşuyorlar.
Sanki Kur’ân okuma yarışması Kadir Gecesi öncesi günlerde kapı-baca yıkıp reyting rekoru kırıyordu da “Leyle-i Kadr” için seyirci camilere çekildiğinden dolayı reyting düştü.
Hayır, daha önce de hiç öyle ahım şahım izlenmedi, Kadir Gecesi’nde de izlenmedi.
Ayrıca gayet iyi biliniyor, hanidir camilere çekmeye zorlandığınız için insanlara dini ekrandan nakletme derdindesiniz!..
Bakın, en son MAK Danışmanlık Araştırma’nın bu memlekette dindarlığın nicelik ve niteliği üzerine fikir veren ve birkaç gündür kıyametler koparan araştırmasının sonuçları da camiye kitlesel teveccühün nasıl Cuma’lar ve bayram namazlarıyla sınırlı olduğunu doğruluyor.
“Doğruluyor”, çünkü bu, bilinmeyen bir şey değil.
Bu memlekette insanlar teravih, bayram ve kandiller gibi özel/dinî günler dışında düzenli olarak sadece cumaları kılmak için camiye gider.
Ha, şunu da söylemekten kaçınmayalım, Allah’ın bildiğini kuldan saklamaya kalkmayalım: Kimisi de öğlen Cuma’yı kıldıktan sonra akşam oturur, rakısını açar, içer.
Kimisi yıl boyu içer de Ramazan’da rakıyı keser.
Kimisi kandiller gibi özel kutsal günlerde de keser.
Türk Müslümanlığının bir realitesi de budur. Kızsanız da, köpürseniz de, dövseniz de, sövseniz de!..
Elbette Kitap, kılavuzdur. Ama hayatı bire bir Kitab’a sığdırmak da mümkün değildir. Ayrıca Kitap’tan kimin neyi, nasıl anladığı gibi bir büyük “sorun” vardır.
İnanç, iman, itikat zorlamaya da hiç gelmez.
Hayatın akışı, kimi insanı dine çektiği gibi, kimi insanı da dinden iter.
Kimi dönemlerde dünya hali dine, ibadete, maneviyata meyli artırır, kimi dönemlerde seyrekleştirir.
Dolayısıyla din, hayattan çıkar. Hayatı dinden çıkış bulmaya zorladığınızda, hayatın akışını dinle belirlemeye çalıştığınızda en kötüsü olur, insanlar dinden çıkar, uzaklaşır.
Şu anda lümpenlikle de sakat halde memleketi siyaseten boğar hale gelmiş dinbaz totaliteryanizmle aslında alttan alta olan da bu...
Dinin MESH (medya+eğlence+show) endüstrisiyle boy ölçüşmeye maruz bırakılmasının altında yatan itki de aynı.
Dini her yerde ve her âna başat kılmaya çalışıyorlar.
Diyanet İşleri eski başkanı Prof. Ali Bardakoğlu bile yakınmadı mı geçenlerde katıldığı bir televizyon programında, “Din çok konuşuluyor; olur olmaz her konuda, her sorunda dinden çözüm çıkarılmaya, aranmaya çalışılıyor” diye...
Toplumsal-dünyevî süreçlerde din adına bir “enflasyon” söz konusu.
Ve bunun sonucu, dinin “devalüasyon”a, yani değer kaybına uğraması oluyor.
Ramazan meydanlarında “televaiz”lere sorulan vasat, absürt, düzeysiz, zavallı ve utanç verici sorulara bakın!
Kur’ân okunurken sırıta sırıta bir elde cep telefonu, diğer ellerini ekranda kendilerini görenlere sallayan “Müslüman”lara bakın!
Ve dinin, dünyaya hâkim kılınmaya çalışılırken nasıl ona tâbi hale geldiğini görün!..
Dine ilgi, gerçek anlamda sokakta da, camide de, ekranda da azalıyor.
Dine ilginin hâlâ yüksek göründüğü, söz gelimi Hatipoğlu Hocamızınki gibi programlar da dini alabildiğine dünyevî çeşniye bulayıp eğlenceli hale getirerek, bir anlamda “şov”a dönüştürerek muvaffak oluyor.
Bütün bunların toplamından da “Kadir Gecesi neden Survivor izlendi” sorusuna “Camideydik de ondan” yumurtlamasında bulunanlara söylenecek tek söz kalıyor:
Sayenizde din elden gidiyor!..

Yazarın Son Yazıları

Kalacak bir türkü söyler gideriz

Kalacak bir türkü söyler gideriz

Devamını Oku
10.09.2018
Kovboylar yetmez, kotu da yasaklayın!

Kovboylar yetmez, kotu da yasaklayın!

Devamını Oku
05.09.2018
Betona tapanların mabedi yapıldı

Betona tapanların mabedi yapıldı

Devamını Oku
03.09.2018
Bir insanlık ibadeti: Cumartesi Anneleri

Bir insanlık ibadeti: Cumartesi Anneleri

Devamını Oku
20.08.2018
‘Eşkıya’nın namusu Deniz’den soruldu!

‘Eşkıya’nın namusu Deniz’den soruldu!

Devamını Oku
15.08.2018
Doların da Allah’ı var!

Doların da Allah’ı var!

Devamını Oku
13.08.2018
‘Üniversite pazarı’nın düşündürdükleri

‘Üniversite pazarı’nın düşündürdükleri

Devamını Oku
08.08.2018
Üniversite pazarı

Üniversite pazarı

Devamını Oku
06.08.2018
Diyanet, sayende gidiyor din elden, dikkat et!

Diyanet, sayende gidiyor din elden, dikkat et!

Devamını Oku
01.08.2018
‘Topluma karşı devlet’ ve polisi

‘Topluma karşı devlet’ ve polisi

Devamını Oku
30.07.2018
‘En doğru, en hakiki tarikat’ hangisi?

‘En doğru, en hakiki tarikat’ hangisi?

Devamını Oku
25.07.2018
Bikinili Müslümanlık, tesettürlü münafıklık

Bikinili Müslümanlık, tesettürlü münafıklık

Devamını Oku
23.07.2018
Meşihat makamı

Meşihat makamı

Devamını Oku
18.07.2018
‘Adnan Hoca’ya da ne istediyse verdiler!

‘Adnan Hoca’ya da ne istediyse verdiler!

Devamını Oku
16.07.2018
Ters köşe (10.07.2018)

‘Cülus töreni’

Devamını Oku
10.07.2018
Düzyatan Gazi’nin ABD seferi

Düzyatan Gazi’nin ABD seferi

Devamını Oku
08.07.2018
Matbaa kapitalizmi ya da ‘Gutenberg Galaksisi’nin sonu

Matbaa kapitalizmi ya da ‘Gutenberg Galaksisi’nin sonu

Devamını Oku
04.07.2018
Şehit cenazesinde ‘protokol’ olur mu?

Şehit cenazesinde ‘protokol’ olur mu?

Devamını Oku
02.07.2018
‘Yüzde yedi’yi kim yedi?

‘Yüzde yedi’yi kim yedi?

Devamını Oku
26.06.2018
Bitmiş iktidarın uzun ölümü sürüyor

Bitmiş iktidarın uzun ölümü sürüyor

Devamını Oku
25.06.2018
‘Yüzde yedi'yi kim yedi?

‘Yüzde yedi'yi kim yedi?

Devamını Oku
25.06.2018
‘Antroposen’, ama umudu kesme Doğa’dan!

‘Antroposen’, ama umudu kesme Doğa’dan!

Devamını Oku
11.06.2018
Uçtuğunu zanneden şeyh: Aziz Yıldırım

Uçtuğunu zanneden şeyh: Aziz Yıldırım

Devamını Oku
06.06.2018
Kıyametin jeolojik adı: ‘Antroposen’

Kıyametin jeolojik adı: ‘Antroposen’

Devamını Oku
04.06.2018
Başkanın değil babanın Ali’sisin Ali Koç!

Başkanın değil babanın Ali’sisin Ali Koç!

Devamını Oku
30.05.2018
Markalaşıp ‘makara’laşan tarikatlar

Markalaşıp ‘makara’laşan tarikatlar

Devamını Oku
28.05.2018
İmam-hatipten kaçanlar Galatasaray kuyruğunda

İmam-hatipten kaçanlar Galatasaray kuyruğunda

Devamını Oku
23.05.2018
‘Allah ruhumu diğer bedene koymuş Hocam!’

‘Allah ruhumu diğer bedene koymuş Hocam!’

Devamını Oku
21.05.2018
Eğlenceli ciddiyet: İnce

Muharrem İnce’nin mevcut iktidar ağzı karşısında en büyük avantajı, yerli ve milli “mizah duyusu”na sahip olması. Sanki Erdoğan, hiç beklemediği bir “lügat”le karşı karşıya kalmış gibi geliyor bana. Öyle hissediyorum.

Devamını Oku
17.05.2018
İnanç borsası nefslere açılırken…

İnanç borsası nefslere açılırken…

Devamını Oku
16.05.2018
‘Rabia gösterdikçe adalet görünmez oldu’

‘Rabia gösterdikçe adalet görünmez oldu’

Devamını Oku
13.05.2018
‘Afrin Türküsü’nde kim başrolde?

‘Afrin Türküsü’nde kim başrolde?

Devamını Oku
09.05.2018
Eşeğe kurban olun!

Eşeğe kurban olun!

Devamını Oku
07.05.2018
Fenerbahçe ‘Türk takımı’ mı?

Fenerbahçe ‘Türk takımı’ mı?

Devamını Oku
02.05.2018
Hitler’i anıyoruz (!)

Hitler’i anıyoruz (!)

Devamını Oku
30.04.2018
Biz tarihin yüzüne bu fotoğrafla bakacağız

Eve dönüş yolunda...

Devamını Oku
25.04.2018
‘Çocukluğun ilanı’dır 23 Nisan!

‘Çocukluğun ilanı’dır 23 Nisan!

Devamını Oku
23.04.2018
Geçmişimizdeki yarın: Köy Enstitüleri

Geçmişimizdeki yarın: Köy Enstitüleri

Devamını Oku
18.04.2018
ABD ‘simülasyon’a dönüşürken…

ABD ‘simülasyon’a dönüşürken…

Devamını Oku
16.04.2018
Dört duvar arasında havadır sudur kâğıt kokusu!

Dört duvar arasında havadır sudur kâğıt kokusu!

Devamını Oku
11.04.2018