İran savaşının jeopolitik etkileri - Nejat Eslen
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

İran savaşının jeopolitik etkileri - Nejat Eslen

20.03.2026 07:00
Güncellenme:
Takip Et:

Uluslararası ilişkilerde devletler ulusal çıkarlarının korunmasını ve geliştirilmesini amaçlar. Ulusal çıkarlar, devletin uluslararası ortamdaki refah ve güvenlik ile ilgili istekleri ve gereksinimleridir. Çıkar çatışmalarında eğer yaşamsal önemde çıkarlar tehlikeye girmiş ise askeri güç kullanılabilir. Hangi çıkarın yaşamsal çıkar olduğuna, çıkarın hangi şiddette etkilendiğine ve askeri gücün kullanılmasına siyaset karar verir. 

Savaş stratejisi hazırlanmadan önce siyaset, bu savaştan beklediği siyasi hasılayı yani savaşın siyasi amacını açıkça belirtmelidir. Siyasi amaç, etkilenen yaşamsal çıkar ile ilgilidir. Askeri gücü kullanan general ise uygulayacağı stratejide, elde edildiğinde siyasi amacı sağlayacak askeri hedefleri tanımlamaktan ve bu hedefleri elde etmekten sorumludur. 

Askeri gücün kullanılmasında uygulanan yöntem ise askeri hedeflerin elde edilmesini ve siyasi hasılanın sağlanmasını garanti etmelidir. Ayrıca, savaştan elde edilecek siyasi hasıla, savaşın bedeline değer olmalıdır. 

Savaştan beklenen siyasi amacı, bu amacı sağlayacak askeri hedefleri ve uygulanacak stratejik yöntemi belirlemeden hiçbir ülke savaşı başlatamaz, başlatmamalıdır. 

ÇIKAR DEĞİL ÖNYARGI ODAKLI STRATEJİ 

İran savaşında ABD yönetimi stratejinin bu kurallarını açıkça çiğnemiştir. Çünkü İran, hiçbir zaman ABD’nin güvenlik çıkarlarını tehdit edecek yeteneklere sahip olmamıştır. Çünkü, ABD’nin İran savaş stratejisi çıkar odaklı değil, önyargı odaklıdır. Bu nedenle de ABD’nin İran savaşı stratejisi rasyonel değildir. ABD Başkanı Donald Trump bu nedenle İran savaşının siyasi amacını tanımlamakta zorlanmış, bu konuda farklı zamanlarda farklı ve çelişkili açıklamalar yapmak zorunda kalmıştır. 

Nitekim, 17 Mart 2017 tarihinde istifa eden ABD Ulusal Terörle Mücadele Direktörü Joe Kent, istifa mektubunda savaşın ulusal çıkarlar dışında geliştiğini belirterek “İran, ulusumuza yönelik yakın bir tehdit oluşturmuyordu. Bu savaşa İsrail’in ve onun Amerika’daki güçlü lobilerinin baskısı sonucu sürüklendiğimiz açıktır.” ifadesinde bulunmuştur. Bir başka ifade ile bu savaşta ABD askeri gücü İran’a karşı, ulusal çıkarları gereği değil, yani rasyonel bir gerekçe nedeni ile değil, önyargılı lobilerin etkisi, belki de baskısı nedeni ile kullanılmıştır ve bu durum stratejik skandaldır. Ve bu durum, hem Amerikan halkı hem düşüşteki ABD devleti ve hem de dünya barışı için ciddi tehlike kaynağı oluşturmaktadır. 

ABD’NİN KRONİK SORUNLARI 

İran savaşının küresel ve bölgesel jeopolitik etkileri olacaktır. Bu savaşta ABD’nin askeri gücündeki kısıtlamalar ve hassas taraflar şimdiden anlaşılmıştır. İran Hürmüz Boğazı’nı kapatarak ciddi küresel etkiler üretebilmiştir. Ukrayna savaşı ile birlikte İran savaşı Orta Koridor’un önemini artırmıştır. En önemlisi Atlantik İttifakı bu savaş ile büyük yara almış, düşüşteki ABD yalnızlaşmıştır. 

İran savaşı ABD’nin düşüşünü hızlandıracaktır. Zaten ABD küresel liderliğini tehdit eden kronik sorunlar ile karşı karşıyadır. ABD, Avrasya kıtasında kendisine rakip olabilecek güçlerin ve koalisyonların oluşmasını önlemeyi jeopolitik amaç olarak benimsemiş olsa da bu amacını gerçekleştirememiş, özellikle de Çin’in yükselişini önleyememiştir. 

ABD’nin düşüşündeki ikinci önemli etken ise bu ülkenin küresel sanayi üretimindeki payının giderek azalmasıdır. İkinci Dünya Savaşı sonrasında küresel sanayi üretiminin yüzde 50’sini gerçekleştiren ABD günümüzde yüzde 17.3 pay ile yüzde 27.7 paya sahip olan Çin’in ardından dünyada ikinci sıradadır. Üretim kapasitesindeki düşüş ise dış ticaret açığına neden olmaktadır. 2025 yılında ABD’nin dış ticaret açığı 900 milyar dolar iken Çin’in dış ticaret fazlası aynı yılda ilk defa 1 trilyon doları aşarak 1.19 trilyon dolar olmuştur. 

ABD ekonomisini baskı altına alan ve zaman içinde jeopolitik etkinliğini zayıflatacak olan bir başka önemli etken ise giderek artan borcudur. Toplam borç 39 trilyon dolara ulaşmıştır. Borç faiz ödemeleri ise 1 trilyon dolara çıkarak savunma bütçesini yakalamıştır. 

Küresel ve bölgesel dengesizlikler, güç boşlukları ve jeopolitik fay hatlarındaki kırılmalar hâlâ devam etmektedir. ABD ise düzensiz, kuralsız, dengesiz ve ne zaman, nasıl sona ereceği belli olmayan bu kaotik süreçte, küresel liderliğini hızla kaybetmektedir. 

Bütün bu sorunlara rağmen ABD, yıllık bir trilyon dolar bütçesi olan savaş makinesine sahiptir. Bu savaş makinesini psikiyatrik ve ahlaki sorunları olduğu iddia edilen ABD Başkanı Trump ve onun vücudunda Haçlıların radikal dini işaretlerini taşıyan savaş bakanı kontrol etmektedir. İşte dünya için asıl tehlike budur.

İlgili Konular: #ABD #İran

Yazarın Son Yazıları

Petrodolar sistemi bitiyor mu? - Fikret Bayır

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) 1 Mayıs 2026 itibarıyla Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü’nden (OPEC) ayrılacağını duyurdu.

Devamını Oku
05.05.2026
Yeni Sayıştay Kanunu ve Sayıştay ’ın görevleri - Turgut Aşçı

Sayıştay (Divan-ı Muhasebat) 1862’de Osmanlı İmparatorluğu’nun devlet gelir ve giderlerini denetleyen, günümüz Sayıştay’ının temeli olan en yüksek mali denetim ve yargı kurumu olarak kurulmuştur.

Devamını Oku
05.05.2026
Aşı karşıtlığı ve toplumsal etkileri - Ülkü Sarıtaş

Bakteri, virüs gibi mikrobial ajanlarla meydana gelen hastalıklardan korunmak amacıyla etkisi zayıflatılmış mikrobial ajanlar veya bunların genetik yapısını taklit eden parçacıkların laboratuvarda üretilmesi ile elde edilen aşıların tarihçesi yaklaşık iki bin yıl öncesine dayanmakta, Çin ve Hindistan’da aşıya benzer uygulamaların yapıldığı tarihi kalıntılardan anlaşılmaktadır.

Devamını Oku
04.05.2026
Eğitimde güvenlik sorunu - Levent Nayki

14 Nisan 2026 Salı günü Şanlıurfa’da bir okulda silah patladı.

Devamını Oku
04.05.2026
Gelir düzeyi ve kentsel dönüşüm - Aydın Öncel

Türkiye deprem kuşağında ve oldukça fazla riskli yapı stoğu olan bir ülke.

Devamını Oku
02.05.2026
Emek ve dayanışma - Kemal Akkurt

İşçi sınıfının 1886 yılında ABD’nin Şikago kentinde çalışma koşullarının iyileştirilmesi için yaptıkları başkaldırı hareketi, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Bayramı’nın ilk kıvılcımı oldu.

Devamını Oku
01.05.2026
İşçi sınıfı yeniden - Doğan Ergenç

20. yüzyılda işçi sınıfının önemli kazanımlar elde ettiğini söyleyebiliriz.

Devamını Oku
01.05.2026
1 Mayıs 137 yaşında - Engin Ünsal

Bugün İşçi Bayramı olarak kutlanan 1 Mayıs aslında kanla yazılmış bir emek hareketinin anılma ve sömürüye karşı evrensel dayanışmanın sergilendiği gündür.

Devamını Oku
01.05.2026
Sine-i millete dönmek - Şule Özsoy Boyunsuz

Türkiye’de kamuoyunca zaman zaman gündeme getirilen ve sine-i millete dönmek olarak ifade edilen “topluca istifa”, aslında anayasal olarak var olmayan bir beklentiye dayanıyor.

Devamını Oku
30.04.2026
Uçak gemileri - Hakan Ercan

Uçak gemileri, modern askeri gücün görkemli ve fakat tartışmalı unsurlarından biri olmaya devam ediyor.

Devamını Oku
30.04.2026
Maden işçilerinin zaferi üzerine - Cuma Gürsoy

“Onlar ki toprakta karınca, suda balık kadar çokturlar / Mücadelemizde sadece onların destanı vardır.”

Devamını Oku
30.04.2026
Denge ve denetim krizi - Mahmut Aslan

31 Mart 2024 yerel seçimlerinin ardından, özellikle muhalefetin kazandığı belediyelere yönelik adli ve idari süreçlerde belirgin bir yoğunlaşma gözlenmektedir.

Devamını Oku
29.04.2026
Yanlarına kâr kaldı... - Berna Özgül

Türkiye'de motokuryeler yalnızca ağır çalışma koşullarıyla değil, cezasızlıkla da mücadele ediyor.

Devamını Oku
29.04.2026
Çocuk koruma mı, dijital gözetim mi? - Mehmet Utku Şentürk

Türkiye’de sosyal medya kullanımına yaş sınırı getirilmesi ve VPN hizmetlerine kadar uzanan kimlik doğrulama zorunluluğu tartışmaları, yalnızca çocukların korunması meselesi değil; aynı zamanda temel hak ve özgürlükler açısından kritik bir kırılma noktasıdır.

Devamını Oku
29.04.2026
Doğum sonrası depresyonu anlamak - Ece Başak Karakaş

Doğum; ailenin heyecanla beklediği bebekle ilk karşılaşması, çoğu zaman sevinç, umut ve yeni bir başlangıç duygusuyla anlatılır.

Devamını Oku
28.04.2026
Laik, demokratik ulus devlet - Selçuk Kosa

Rönesans, 1400 ve 1700 yılları arasında Avrupa halklarının sırasıyla kilise ve monarşiye karşı başlattığı bilim ve özgürlük savaşıydı ve kazanıldı.

Devamını Oku
28.04.2026
Kentler suskun - Aykurt Nuhoğlu

Siyaset, hızlı düşünmeyi ve doğru kararları zamanında alabilmeyi gerektirir.

Devamını Oku
27.04.2026
Mustafa Kemal'in 36 saat süren Çanakkale röportajı

10 Aralık 1915 günü Çanakkale’den ayrılan Albay Mustafa Kemal, 1916’da tuğgeneraliğe terfi etti.

Devamını Oku
27.04.2026
Mustafa Kemal ve ‘Çanakkale Efsanesi’ - Hüner Tuncer

18 Mart 1915 Çanakkale Deniz Savaşı’nda yenilgiye uğratılan müttefik güçler, Çanakkale Boğazı’nı yalnızca donanma ile geçemeyeceklerini anlamıştı.

Devamını Oku
25.04.2026
Okul kapısında biriken öfke - Deniz Öztürk

Şiddet, Türkiye’de artık tekil bir davranış değil; dilde kurulan, kültürde beslenen ve kurumlarda derinleşen yapısal bir sorundur.

Devamını Oku
25.04.2026
BİÇİM, İÇERİK VE KALKINMA - Necdet Adabağ

Biçim, bir şeyin dış görünüşüdür.

Devamını Oku
25.04.2026
Şeffaflaşan baskı - Fadime Uslu

Ulusal egemenlik tam bu noktada kırılıyor: 23 Nisan’da makam koltuklarının çocuklara devredilmesi sırasında.

Devamını Oku
24.04.2026
Güç zehirlenmesi - Suna Türkoğlu

Anayasamıza göre “Devletin temel amaç ve görevleri” Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak biçimde sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli koşulları hazırlamaya çalışmak olarak; çok açık, kesin ve net bir biçimde belirlenmiştir.

Devamını Oku
24.04.2026
Egemenliğin adı: 23 Nisan - Hamza Kiye

23 Nisan 1920, yalnızca bir meclisin açıldığı tarih değildir.

Devamını Oku
23.04.2026
Vatansever olmak, ya da olmamak… - Erol Ertuğrul

Kimse vatan haini olmak istemez.

Devamını Oku
22.04.2026
Yanılsamalar ve gerçekler üzerine... - Cengiz Kuday

Politika, çoğu zaman sanıldığı gibi gerçekleri bütünüyle inkâr etmek ya da doğrudan yalan söylemek değildir.

Devamını Oku
22.04.2026
Okullardaki şiddetin çözümü - Ömer Adıgüzel

Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki okullarda yaşanan silahlı eylemlerin gerekçelerine ve yapılması gerekenlere ilişkin çok farklı görüş ve çözüm önerileri elbette mümkündür.

Devamını Oku
21.04.2026
Egemenlik bölünemez - Cihangir Dumanlı

İktidar terörü bitiren hükümet olarak siyasal kazanç sağlamak amacıyla “terörsüz Türkiye” sloganı ile yeni bir açılım süreci başlatmıştır.

Devamını Oku
21.04.2026
Faturanın büyüğü buzdağının altında - Mehmet Özdağ

AKP iktidarının enerji politikaları, kamu kaynaklarının şirketlere aktarıldığı bir finansal mekanizmaya dönüştü.

Devamını Oku
20.04.2026
Çocuklar nasıl yetiştiriliyor? - Mustafa Küpçü

Çocukluk yıllarımda anımsadığım bir olaydır; Dükkân komşumuzun atölyesinden gelen feryat figan bir çocuk sesi ile irkildik.

Devamını Oku
20.04.2026
Okul saldırılarını çocuklarla konuşmak

Bazı haberler vardır, günlük yaşantımızın ortasına düşer, okur okumaz en yakınımızdakilerle paylaşma gereksinimi duyarız.

Devamını Oku
18.04.2026
Bir başka bakışla Köy Enstitüleri - Günay Güner

Geçen her yıl Köy Enstitülerinin değeri daha iyi kavranıyor, okullarımıza özlem artıyor.

Devamını Oku
18.04.2026
Cumhuriyet eğitimine vurulan hançer! - İhsan Tayhani

Kuruluşunun üzerinden seksen altı yıl geçmesine karşın Köy Enstitüleri, 1940’lı yılların özgün ve çağcıl bir eğitim atılımıdır.

Devamını Oku
18.04.2026
Cumhuriyetin eğitim devrimi - Mustafa Gazalcı

Kuruluşunun 86. yılını kutladığımız Köy Enstitüleri, Türkiye Cumhuriyeti’nin en önemli eğitim devrimidir.

Devamını Oku
17.04.2026
Kimsesizlerin kimsesi eğitim kurumları - Duran Güldemir

“Bu öğretmenler köyümüze geldikten sonra bizim ne söyleyecek sözümüz kaldı, ne de gücümüz...”

Devamını Oku
17.04.2026
Bozkırın genç fidanları - Mücteba Binici

Önümde, zamanın yıpratıcı etkisinden nasibini almış, kenarları kıvrılmış, sararmış siyah-beyaz bir fotoğraf duruyor.

Devamını Oku
17.04.2026
Savaşın yeni genetiği - Cumhur Utku

Savaş tanımı ve savaşın ilkeleri bu günlerde modern ve köklü bir değişim geçirmektedir.

Devamını Oku
16.04.2026
Türkçemizi koruyalım - Erol Tuncer

Dil uzmanı değilim.

Devamını Oku
16.04.2026
Hukuk herkese lazım - Ahmet Özer

Giderek genişleyen baskı iklimi, Türkiye’yi devasa bir hapishaneye dönüştürdü.

Devamını Oku
15.04.2026
Özel emekli aylığı - Engin Ünsal

Uzun bir çalışma döneminin sonunda emeklilik kişinin huzur içinde geçim kaygısı olmadan sevdikleri ile geçireceği bir kavram olmalıdır.

Devamını Oku
15.04.2026