Yazgülü Aldoğan

Sorun şiddete hoşgörüde

09 Aralık 2021 Perşembe

Futbolla hemen hiç ilgim yok. Futbol oynadıkları saha da statlar da çok büyük, ne topu görebiliyorum ne oyuncuyu. Zaten oraya gelenlerin de illa ki maçı seyretmek gibi bir dertleri yok, takımını desteklemek üzere toplu hareket, sosyalleşmek, hatta bağırıp çağırmak, küfretmek, rahatlamak! Futbol, sadece oyuncular arasında değil, seyirciler arasında da şiddet içeriyor, bu şiddet giderek artıyor. Tıpkı kadına karşı şiddetin arttığı gibi. Buna dikkat çekmek amacıyla, Galatasaray ve Fenerbahçe gibi iki büyük ezeli rakip, çok yeni kurdukları kadın futbol takımlarıyla bir derbi maçı organize etti. Coca Cola’nın sponsorluğunda Ali Sami Yen Stadı’nda oynanan ilk karşılaşmada, Canan Güllü gibi çok sevdiğim kadın aktivistleri, kadın STK temsilcileri, gazeteci kadınlar da maçı izlemeye davetliydik. Futbolda şiddetin izleri stat girişinde başladı: ziyaret için cezaevlerine gitmişliğim vardır, aşağı yukarı aynı şey. Tam üç kez üst aramasından geçtim, çantam didik didik edildi, telefon şarjım bile alındı! Bozuk paralar neyse de “Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu”nun kurucularından Gülsüm Kav’ın “Yaşasın Kadınlar” adlı kitabına da el koymaya kalktıklarında ciyakladım: Öldürmek için değil, yaşatmak için bu kitap! Kitapla nasıl bir suç işlenebilir? Bu kadar önlem şiddeti önlemek için. Maç izlemeye mi geliyorlar, içlerindeki şiddeti dışa vurmaya mı?

MAÇI KAZANAN KADINLAR

Kadınların oynadığı maça ilgi çok az. Stat neredeyse boş. Tribünlerin birinde küçük bir grup FB’li var. Onlara her türlü sözlü taciz yapılıyor! Hadi onu hoş gördük, FB kadın futbol takımı sahaya çıktığı zaman yuhalamak neyin nesi? İki takım olmazsa nasıl maç oynanacak? İlk dakikalardan başlayarak maç adeta tek yarı sahada geçiyor. FB ilk dakikalardan başlayarak GS kalesine gol yağdırıyor. Gazetenin spor servisine maçla ilgili yorum yazamayacağımı söylemiş, işi onlara bırakmıştım, uzatmayayım.

Erkeklerin içinde eril bir şiddet var. Öfke kontrolü ve vicdan da zayıfsa şiddet uyguluyor: özellikle de kendinden zayıf gördüğüne, KADINA, ÇOCUĞA, HAYVANA! Çok sevdiği köpeğini öldüresiye döven var, yeni doğmuş bebeğini duvara çarpan baba! Doğu’nun gelenekleri içinde, erkeğe itaat, orada doğmuş dinlerde de yerini bulmuş. Vicdan ve adalet içermesi gereken yasalarda ve uygulamada bile şiddet hoş görülüyor! Ki, bir el kalktı mı, razı olundu mu, arkası geliyor.

UYGAR DÜNYADA ŞİDDET YOK

Kadınların mücadelesi sonucu yasalar ve kurallar değişti ama bunun hayata geçmesi ve uygulanması zihniyet meselesi. Anayasa başta olmak üzere, Türk hukuk sisteminde kadın erkek yasalar önünde eşittir. Yürürlükteki yasalar kadının can ve mal güvenliğini korumaya yeterlidir. Sorun uygulamada! Sürekli muhafazakâr iktidarlar tarafından yönetilen ülkemizde kadının eşit temsili, istihdama katılmasıyla ilgili ciddi adımlar atılmamış olmasının yanı sıra AKP iktidarında kadınların can güvenliği hiç olmadığı kadar tehlikeye girdi! Hele İstanbul Sözleşmesi’nden çıkma kararı, kadının yaşam hakkını önemsemediklerini de gösteriyor. Erkekler, şiddet düzeyini öldürmeye vardırdı: karısı boşanmak istediği, sevgilisi terk etmek istediği, sokaktaki kadına tecavüz etmeye kalktığında karşı koyduğu için öldürüyor! Binlerce yıl içinde nasıl oluyor da kadını saçından sürükleyip mağaraya sokan ilkel atalarından farklı olamadılar?

Çünkü toplum şiddeti hoş görüyor! Sesi ve şarkıları dışında şöhretini kadınlara uyguladığı şiddetle perçinlemiş İbrahim Tatlıses, üstelik de kadınların kullandığı bir şampuan markasının sponsorluğundaki organizasyonda “Yaşam Boyu Onur Ödülü”ne layık görüldü!

Neredeyse her gün bir kadın öldürülüyor. Katiller “iyi hal indirimi” alıyor! Gelinine tecavüz etmiş adam, aslında kendi kızı olan torununa tecavüz ve öldürme suçundan gözaltına alınırken elinde kelepçe bile yok! Ülkenin her şeye karar veren başkanından bir tek kez kadına şiddete karşı çıkan cümle duydunuz mu? Kadına şiddete dikkat çekmek ve karşı çıkmak için kadınların kimsenin seyretmediği bir futbol maçı oynaması ise hoş bir anı oldu. Kadınların statta korkmadan maç seyretmesini sağlamak bile başarı olur!


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları