Demokrasi dengesi...

08 Nisan 2024 Pazartesi

31 Mart yerel seçimlerini geride bıraktık. Uzun yılların ardından CHP ilk kez ciddi oranda oyunu artırdı, seçmen desteğini Türkiye genelinde genişletti. CHP lideri Özel’in seçim zaferinin ardından ilk bir haftada yaptığı açıklamalara baktığımızda, ana muhalefet partisinin seçmenin mesajını iyi anladığı, hata yapma, kibire kapılma lüksünün bulunmadığı bilincinde olduğu yönünde genel bir izlenim var. Aynı şekilde benzer açıklamaların Ankara ve İstanbul’un yeniden seçilen başkanları Yavaş ve İmamoğlu’ndan da geldiği gözleniyor. 2028 seçimleri öncesinde CHP’nin, seçmen tarafından açılan kredinin boşa çıkarılmaması, yeni iç hesaplaşmalara, kısırdöngü siyasetine sıkışılmaması konusunda buzdan bir zemin üzerinde olduğunu akıldan çıkarmaması gerekiyor.

USULSÜZLÜKLERE GÖZ YUMULMAMALI

Sonuçların ardından kimi yerlerde muhalefetin itirazlarının görmezden gelinmesi, buna karşın iktidar cephesinin adaylarına mazbata verilmesi ise demokrasi şöleni diye adlandırdığımız seçimlere gölge düşürmüştür. Hatta seçimleri kaybedeceğini gören kimi belediyelerde son dakikada tartışmalı şekilde kasaların boşaltıldığı, ihalelerin dağıtıldığı iddiaları da gündemde. Umarız ki bir an önce bu konuda hukuki çerçevede, yasalar önünde eşit, adil kararlar yürürlüğe girer. Seçmenin mesajının güçler ayrılığının tüm katmanlarında iyi okunmasının, hesap verilebilirlik ilkesinin göz ardı edilmemesinin önemi, geçmişten bugüne önümüzdeki tabloya baktığımızda çok daha iyi anlaşılmaktadır.

"BİZ SADECE MEMURUZ"

Referans gazetesi Cumhuriyet her zaman olduğu gibi seçim sürecinde de siz değerli okuyucularımıza tüm gelişmeleri, arka planlarıyla birlikte aktarma hedefiyle yoğun bir çalışma sürdürdü. Bu süreçte gazetemize gösterdiğiniz ilgi ve destek için çok teşekkür ederiz. Adayları ve projelerini tanıttığımız “Yerel Yönetimler” ekimiz bu kapsamlı çalışmamızın parçasıydı. Seçimlerden hemen önce Cumhuriyet’e konuşan İBB Başkanı İmamoğlu’nun kararsız seçmenleri uyararak “Kent giderse direnç çöker” mesajı dikkat çekiciydi.

Seçim günü ise başlığımız “Haydi sandığa”ydı. Gece sonuçların gelmesiyle birlikte muhabirlerden editörlere ve yazarlara Cumhuriyet ekibi olarak haberleri sizlere portaldan CumhuriyetTV’ye her koldan anbean ilettik. Genç arkadaşlarımızın seçmen olduklarından bu yana ilk kez Türkiye genelindeki haritada CHP kırmızısının genişlediğini görmesi de tarihe not düştü.

İstanbul, Ankara, Ege bürolarımızdan haber akışlarıyla, ülke geneli sandık sonuçlarının gelmesiyle birlikte pazartesi gününün manşeti de netleşti: “CHP yerel seçimlerden birinci parti çıktı. Tarihi zafer.” Bir sonraki gün ise “Umutlar yeşerdi” başlığı birinci sayfamızdaydı. Çarşamba günü Ankara Temsilcimiz Sertaç Eş, AKP’li rakibine büyük fark atarak ipi göğüsleyen Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Yavaş’la söyleşi yaptı. Yavaş’ın şu sözleri ders niteliğindeydi: “Belediyecilik sadece dökülen asfalt, kaldırım değil. Halkın derdine anında müdahale edeceksin... Abartmayalım, biz sadece memuruz”.

Bir sonraki günün manşeti ise İklim Öngel’in CHP lideri Özel’le yaptığı söyleşiden geldi. Özel, “Sokağın sesini biz duyduk” diyordu. “İktidar tehlike çanlarını göremedi, kibir ve güç sarhoşluğu kaybetti. Sandıkta ittifakın işlediği görüldü.”

BÖLGESEL GERİLİME DİKKAT

Geçen hafta bu köşeden yazdığımız gibi sonuçlarla birlikte Türkiye’de demokrasi adına epeydir bozulan dengenin yeniden sağlanması için bir ışık belirmiştir. Şimdi demokratik, laik, hukuk devleti çerçevesinde etik ve liyakat konularının önemini bir kez daha toplumsal bir uzlaşıyla sahiplenme zamanıdır. Rant, çıkarcılık hesaplı yandaşlık zihniyeti artık son bulmalıdır. Gençlere umut veren bir ülke için kollar sıvanmalıdır. CHP, iktidarın olası gündem değişikliği manevralarına kapılmadan kendi ürettiği çözüm siyasetiyle yurttaşın yanında, halkın sesi olmalıdır.

Bu noktada Türkiye’nin ağır ekonomik sorunlarına yönelik çözümler üretilmesinin önemli olduğu gibi içinde bulunduğumuz bölgede, “büyük güçlerin vekâlet savaşlarının” yarattığı kaos tablosuna karşı da dikkatli olmak gerekmektedir. ABD’nin kilometrelerce öteden körüklediği NATO üzerinden de yürütülen Batı-Rusya çatışmasının yanı sıra İsrail-İran hattında artan gerilim Türkiye açısından kritiktir. İktidar gibi başta ana muhalefet partisi CHP olmak üzere muhalefet de küresel gerilim ve çatışma hattının büyüdüğü bu dönemde atılan her adımı ince hesaplamalı, ülke çıkarları çerçevesinde Atatürk’ün “Yurtta barış, dünyada barış” ilkesiyle hareket etmelidir. 



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları


Günün Köşe Yazıları