Ne aldık, ne verdik bilinmezliği...

Ne aldık, ne verdik bilinmezliği...

29.09.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Beyaz Saray zirvesinden neler çıktı diye günlerdir yorumlar, açıklamalar birbirini takip ediyor. Ziyarete ilişkin ne aldık, ne verdik sorusunun yanıtı için “Trumpizm” dilinin şifreleri okunmaya çalışılıyor. Ağır basan görüşler arasında Cumhurbaşkanı Erdoğan ve ekibini “Hayırdır” dedirtecek kadar bolca övgü bombardımanına tutan ABD Başkanı Trump’ın ülkesinin çıkarlarına yönelik kazanım listesini genişletmesi de var. Filistin soykırımından Suriye’deki terör örgütü PKK/YPG’nin durumuna, F-35’lere şimdilik Trumpizm dilinde “-cek, -caklar” dışında net bir durum yok gibi. Trump’ın Ankara’nın F-35 talebine yönelik basının önünde rahatça dile getirdiği, “Önce istediğimizi yapın” mesajı ise ağırlığınca ortada.

Tabii anlamaya, anlamlandırılmaya çalışılan mesajlar arasında ABD elçisinin Trump’ın politikasına yönelik, “Erdoğan’a meşruiyet verelim dedi” şeklindeki çıkışı da var. Sert tepkilerin ardından ABD elçisi, bununla “saygı” demek istedim gibi bir geri vites yapsa da sözlerinin yankısı sürüyor.

KESKİN DÖNÜŞLER

“Trumpizm”, içinde olduğumuz öngörülemezlik çağını anlatmak için de kullanılabilir. Trump bu; Rusya ile işbirliğinizi kesin, bizimle iş yapın der sonra gidip Putin ile çok kazançlı bir anlaşmaya vardık diye, el sıkışabilir. Bir yandan İsrail’e tam desteğe diğer yandan zengin Körfez ülkeleriyle ipleri koparmadan dostlar ticarette görsün mantığına devam edebilir. Ukrayna lideri Zelenski’yi Beyaz Saray’da ağırlarken dünyanın gözü önünde giyiminden politikasına sözleriyle yerden yere vurabilir, sonra Çin’e karşı teknolojide ülkesine üstünlük sağlayabilecek nadir elementler anlaşmasına Kiev’in onay vermesiyle bir sonraki görüşmede Zelenski’yi Beyaz Saray kapısında karşılayıp övgüye boğabilir. Geçmişte Ortadoğulu bir liderden “en sevdiğim diktatör” diye bahsettiği de akıllarda...

Emperyalizmin tehlikelerinden, bir bakmışsınız “Ne vereyim abimden neyimiz kaldı” noktasına gelinmiş... İşte tüm bu gelişmeler arasında en kritik nokta, ABD’den gelen söylem ve uygulamaların Ankara açısından nasıl okunduğunda olsa gerek. Örneğin, “Meşruiyet verelim” çıkışı... Bu sözler memnuniyet mi yoksa kuşku, rahatsızlık mı yarattı? Washington’dan iktidar için tam destek aldık diye millet iradesini görmezden gelme, demokratik, laik hukuk devleti ilkelerindeki aşınmalara ilişkin tepkilere omuz silker geçeriz düşüncesi mi oluştu... 19 Mart’tan bu yana CHP’ye yönelik baskı ikliminin artmasına, hız kesmeyen operasyon, tutuklama furyasına, yargı süreçlerine karşı meydanlardan yükselen itirazları hepten duymazdan geliriz diyenler elini mi ovuşturdu...

Türkiye, iç ve dışta en zorlu dönemlerden birini yaşıyor. Bu noktada dış politik adımlarda ince teraziye, küresel, bölgesel dengelere dikkat etmek her zamanki gibi önemli. Cumhuriyetin kurucu değerlerinin, demokratik ilkelerin aydınlığı bu zorlu dönemler açısından yol gösterici.

Batı emperyalizmi, Ortadoğu denkleminde ağza bir parmak bal çalmayı da bilir. Çıkarlar uğruna parçala-böl senaryoları bitmez. Ulus devlet anlayışına emperyalist bakışın alerjisi vardır. İşte tüm bunları da gözeterek Türkiye’yi Ortadoğu denklemine hapsetmeye çalışanların Cumhuriyet tarihini bir kez daha okumalarında yarar var.

Birileri size, iktidarınıza “otoriter demokrasi” diyorsa “Aman ne güzel sırtımızı sıvazladı” diye sevinme değil, ülkenin geleceği için oturup düşünme zamanıdır. Her ülkenin bir yolu, modeli, seçimi vardır. Bizimki de Milli Mücadele süreciyle Kuvayı Milliye ruhuyla 1923’te Atatürk liderliğinde çizilmiştir. Dışarıdan siyaset mühendisliğine soyunanlara karşı en iyi yanıt saraylardan buyruk değil, millet iradesine saygı, sandığın gücü olsa gerek. Bunun için de iktidarın iç-dış her alanda, samimiyetle buna inandığını ortaya koyması, güçler ayrılığı ilkesine bağlı kalması önemlidir.

İlgili Konular: #Donald Trump

Yazarın Son Yazıları

Sandık anlamını yitirmemeli

Demokrasi açısından çok ciddi bir sınamayla karşı karşıyayız.

Devamını Oku
05.10.2026
Hesap verilebilirlik...

Göz göre göre gelen krizlerimize bir yenisi daha eklendi.

Devamını Oku
28.09.2026
Okullarda ücretsiz bir öğün hemen şimdi

Ekonomik krizin ağırlığından kaçış yok; pazarda, markette, barınmada, eğitimde, her yerde. İktidarın yama bohçasına dönmüş ekonomi planlamalarında hedefler tutmuyor.

Devamını Oku
21.09.2026
Hürmüz’den Kızıldeniz-Akdeniz’e kelebek etkisi

ABD’nin İsrail destekçiliğiyle başlattığı İran savaşının etkileri, Körfez’le birlikte Yemen’i de içine almış durumda.

Devamını Oku
14.09.2026
Sandığa saygı ilkesinde birleşmek

Siyasette etik-ahlaki tutum, ufuk çizgisini karartacak noktada desek pek de yanlış olmaz.

Devamını Oku
07.09.2026
‘Bize özgü’ de biz kim...

İktidar cephesinin başkanlık yönetim sisteminde revizyona gidebileceği yönündeki kulis haberleri peş peşe geliyor.

Devamını Oku
31.08.2026
Kimin yönetim modeli!

İsrail’in, İdlib’deki üsse saldırısı Suriye üzerinden bölgesel gerilimin bir anda nasıl alevlenebileceğini hatırlattı.

Devamını Oku
24.08.2026
Rant zehri

Acının bir kez daha yıldönümü.

Devamını Oku
17.08.2026
Çerçeveden sorunlara savrulma riski

Washington’ın uzun yıllardır savunma stratejisinin merkezinde Ortadoğu’dan Asya-Pasifik’e odaklanma hedefi var.

Devamını Oku
10.08.2026
Sandıksız iktidara ne denir...

Bir kamuoyu araştırması yapıp seçme ve seçilme özgürlüğü hakkından vazgeçer misiniz diye sorsanız, katılımcıların tamamına yakını “Hayır” der.

Devamını Oku
03.08.2026
İyi yerden bakalım, demokrasi ses verdi...

Küresel çapta demokrasi bitkisel hayatta mı tartışmalarının arasında ülkemiz yeni bir siyasi partiye merhaba dedi

Devamını Oku
27.07.2026
Bölünme ve ittifak denklemi

CHP’yi bölme projesi “butlan” mayasıyla yoğruluyor.

Devamını Oku
20.07.2026
Savunma stratejisi, demokrasi ve diplomasi...

Ankara’yı günler öncesinden “yasak kente” çeviren iki günlük NATO zirvesini geride bıraktık.

Devamını Oku
13.07.2026
Mizah tükenmez

“Ağlanacak hale gülmek” deyişi yakında yasaklı sözler tanımına alınır mı bilinmez.

Devamını Oku
06.07.2026
Seçmeni yok sayan siyaset

Küresel sistemin temelden sarsıldığı, belirsizliğin sürdüğü bir dönemde CHP, sadece ulusal çapta değil uluslararası düzeyde de demokrasi mücadelesi açısından dikkatle izleniyor. “Sadece parti içindeki çekişme” olarak tanımlanamayacağını sıklıkla vurguladığımız bu süreç, demokrasi ve otokrasi hattında da kritik bir dönemeç.

Devamını Oku
29.06.2026
Anayasa tuzakları

CHP “mutlak butlan”la birlikte zorlu bir sürecin içinden geçiyor.

Devamını Oku
22.06.2026
Demokrasi sınavı

CHP’nin eline koluna dolandırılan “mutlak butlan” siyasetteki mücadelede seçmen desteğinin, meydanlardan yükselen mesajın etkisine ilişkin tartışmaları da alevlendirdi.

Devamını Oku
15.06.2026
Gündem savıcılık!

Zor günler... Daha zorlarının kapıda olduğu hissini bastırmak giderek zorlaşıyor. Ekonomideki yangın sönmüyor.

Devamını Oku
08.06.2026
‘Böl, parçala’da yeni yollar!

Siyasi partiler içinde zaman zaman ayrışmalar yaşanır; demokrasinin, siyasetin doğasıdır.

Devamını Oku
01.06.2026
Özel: Meydanlar bizim

CHP’ye yönelik “mutlak butlan kararı” Türkiye açısından zorlu demokrasi virajındaki açıyı daha da daralttı.

Devamını Oku
25.05.2026
Zorluklar, direnç ve umut...

Ekonomik veriler içinde bulunduğumuz darboğazı ortaya koyuyor.

Devamını Oku
18.05.2026
MESEM’i dokunulmaz kılan ne?

Küresel mücadelenin sert virajlarından birindeyiz.

Devamını Oku
04.05.2026
Çoklu krizler dönemi

Osmanlıcı, ümmetçi hayalciler, yine yeniden emperyalist çıkarların önlerine attığı kırıntılarla meşgul.

Devamını Oku
27.04.2026
Unutulan bir kavram: İstifa

Günümüzün sıkça kullanılan klişesi: “Hayat hızlı akıyor, gündem çabuk değişiyor. Teknolojik gelişmeler rüzgâr gibi esip geçiyor; durmak, beklemek geride bırakıyor...”

Devamını Oku
20.04.2026
Dini siyasete alet edenler

İslamabad buluşması; ateş hattının durulması ve Hürmüz kilidiyle birlikte uçuşa geçen küresel enerji piyasasını dindirmek için bir nefes olarak görüldü.

Devamını Oku
13.04.2026
Trump’ın bulamadığı panik butonu

Trump-Netanyahu cephesi, İran’a kolayca girdikleri gibi çıkacakları yanılgısına düşmeleriyle birlikte panikle buldukları her düğmeye basar halde.

Devamını Oku
06.04.2026
Hürmüz’den Montrö’ye!

ABD-İsrail’in başlattığı İran savaşında bir ay geride kaldı.

Devamını Oku
30.03.2026
Savaşa çekme tuzakları

Savaşa çekme tuzakları

Devamını Oku
23.03.2026
Bombayı ‘eğlence’ görmek!

Çeşitli bölgelerde kontrollü çatışma ve sınırlı savaşlar dönemi mi, yoksa üçüncü dünya savaşı için o kâbus kapı aralandı mı? Tartışmalar sürüyor...

Devamını Oku
16.03.2026
Ateşin Akdeniz yansıması

ABD-İsrail ile İran arasındaki ateş çemberi genişliyor. Körfez’in son yıllarda küresel çapta yatırımcılar için çekim merkezi haline gelen zengin Sünni monarşilerinde alarm zilleri çalıyor.

Devamını Oku
09.03.2026
Yarını belli olmayan senaryolar

Domino taşı etkisi hızlıydı. İsrail işgali altındaki Filistin’i yerle bir etti, on binler katledildi, topraklarından sürüldü. Bugün bağımsız, bütüncül bir Filistin devleti hedefinden bahsetmek istesek de gerçekler Trumpizmin Akdeniz resortu tadında kurguladığı, gerçek sahiplerinin yok sayıldığı bir bölge.

Devamını Oku
02.03.2026
Güven demekle olmaz...

Yaşamın her alanında güven vermek, güven duymak değerlidir.

Devamını Oku
23.02.2026
Ne senle ne sensiz ittifakı...

Hangi sohbete dalsak konu eni sonu, nasıl bir dünyaya doğru gittiğimizin belirsizlik ve kaygılarla iç içe geçmiş sorusuna geliyor.

Devamını Oku
16.02.2026
Kısır döngüden çıkmak gerek

Ekonomi şimdi düzeldi, düzelecek diye iktidar sözlerinin üzerinden kaç bahar, kaç kış geçti...

Devamını Oku
09.02.2026
Diken üstü dünya...

Küresel restleşmede oyun sürekli yeniden kuruluyor.

Devamını Oku
02.02.2026
Trump ‘vekil’ kartı...

Suriye’deki gelişmelerin Türkiye açışından önemi ortada.

Devamını Oku
26.01.2026
Dünya kaynıyor

Venezuela devlet başkanı ve eşinin ABD tarafından kaçırılmasıyla “Yok artık” diyerek hâlâ şaşırabildiğimizi görüp şaşırdığımız yeni yıla merhaba demiş olduk.

Devamını Oku
12.01.2026
‘Arka bahçe’ tuzakları

ABD’nin Venezüella’ya darbesi, kâğıt üzerinde bile olsa, uluslararası hukukun, kurallarının artık geçerli olmadığının açık ilanı oldu.

Devamını Oku
05.01.2026
Çetin bir yıl bizi bekler

Dünya zaman dilimine göre 365 günü daha geride bırakmak üzereyiz.

Devamını Oku
29.12.2025
Magazinleştirmek...

Uyuşturucu operasyonu “ünlü” dalgasıyla sürüp giderken ana gündem maddeleri sanki gölgede bırakılmak istenir gibi.

Devamını Oku
22.12.2025