Vox Populi..

16 Kasım 2012 Cuma

Bu tempoya can mı dayanır? Perşembe yahut cuma gecesi deplasmanda THY Euroleague maçı oyna, bin uçağa gel Türkiyeye, hafta sonunda Beko Basketbol Ligi maçı oyna; sonra ertesi haftanın Euroleague maçına hazırlan. Havaalanı, uçak, otel, salon, uçak, ev, salon, falan filan... İşte Beşiktaş, Fenerbahçe Ülker ve Anadolu Efesin haftalık yaşam temposu!

\n

Diğer Avrupa liglerine katılan takımların durumları da pek farklı değil ama bu sezon değişen tek şey, THY Euroleague maçlarının perşembe ve cuma akşamlarına alınmış olması. Belli ki Euroleague organizasyonu, yerel ligleri hiç umursamamış: Araya sıkıştırın annenizin ligi klasman maçlarını, sonra... Play-offta hesaplaşırsınız rakiplerinizledemiş kendi ligine katılan takımlara.

\n

Doğru! Haklı... Play - off sistemi var tüm basketbol liglerinde. Ligi yukarıda bitirip saha avantajını ele geçirme şansını bir kenara bırakırsanız, sezon sonunda lig yeniden başlıyor sayılır. Şampiyon olmak istiyorsan, rakiplerini tek tek eleyerek finale yürümen gerekir. Sonra da final maçları serisini kazanacaksın. Yani... Sezon içerisinde yorgun yakalayıp yendiğin takımlar, play-offlarda dirilip yeniden karşına dikilecekler. Yani... Yok öyle kapan da kaçan mı?’ hikâyesi...

\n

Ah! Ligi yukarıda bitirip saha avantajını kazanmakonusunu pek küçümseyerek yazmış olabiliriz belki ama bu durum, Galatasaray Medical Park veya Karşıyaka gibi seyirci desteğini altıncı oyuncu gibi kullanabilen bir takım için söz konusu olunca iş değişir. Eşit güçler arasında eşitsizlik yaratır bu sıralama ama olacak o kadar. Sen de (Beşiktaş, Fenerbahçe ve Efes Avrupanın en üst liginde Top 16ya kaldıysan, en az 24 sert maç oynamış olmanın avantajıyla başlayacaksın play-offlara. Artılar eksileri götürür, daha iyi olan şampiyon olur. Yeterince adil değil mi bu durum?

\n

Adaletsizliklerin oyunufutbol ise bir kez doğruyu bulmuştu ama nedense yeniden geriye dönüş yaptı. Sizce Şampiyonlar Liginde tartaklanmışbir takımı, uçaktan iner inmez bambaşka bir şehre gönderip, yıllardır o maçı bekleyen bir takıma parçalatmak; şampiyonu fikstüre göre belirlemek çok mu adil? Oynatırsın ilk sırayı elde eden dört takım arasında bir play - off... Hak eden şampiyon olur. Ne şike, ne teşvik primi ne dekapan da kaçandurumu söz konusu olur ama yok! Futbol bu: Gücünü yaşam gerçeğinden alır o. Şans, direkler, saha, yağmur, çamur, hakem, hak, haksızlık, yorgun yakalanmak falan filan. Adil veya değil; her şey vardır bu oyunun içinde. Zaten... Futbolu futbol yapan da bunlar değil mi? Futbolu diğer sporları ezecek kadar popüler yapan da bunlar değil mi? Vox populi, vox dei... Halkın sesi tanrıların sesidir. Halk futbolu seviyorsa, sorun yok demektir. Bize ne!

\n

\n


Yazarın Son Yazıları

Sorumluluk! 11 Mayıs 2020
Mücbir sebep! 24 Mart 2020
Ergin-Larkin 18 Mayıs 2019
Bileğinin hakkıyla... 22 Mayıs 2017
İstatistik ve istek 20 Mayıs 2017
Özel olaylar! 3 Haziran 2016
Yakıştı 28 Nisan 2016
Uyarı-yorum! 12 Şubat 2016
Otur Oğuz, sıfır! 15 Ocak 2016
Dursun mu? 25 Aralık 2015
Yalnızca ‘Dursun’! 4 Aralık 2015
Çok da şaşırmadık! 13 Kasım 2015
At gözlüğü! 9 Ekim 2015
Eleştirinin zamanı! 11 Eylül 2015
Basketfaul! 21 Ağustos 2015