NATO toplantısı, Çin’in önlenemeyen yükselişi
Alev Coşkun
Son Köşe Yazıları

NATO toplantısı, Çin’in önlenemeyen yükselişi

20.06.2021 07:30
Güncellenme:
Takip Et:

NATO toplantısından sonra ABD Başkanı Biden ile Rusya Devlet Başkanı Putin yüz yüze görüşmek için İsviçre’nin Cenevre kentinde bir araya geldi. Toplantı aralıksız dört saat sürdü. Bu görüşme, kuşkusuz çok önemli. Dış ilişkiler yorumcularına göre toplantıda Moskova - Washington arasında buzları eriten kararlar alındı.

Geçen haftanın en önemli siyasal olayı, önce İngiltere’de yapılan G7 ardından Brüksel’de yapılan NATO toplantıları ve sonrasında gerçekleşen Biden - Putin zirveleridir.

Bu yazımızda, bu toplantılar, NATO’nun yeni stratejisi ve Türkiye’ye yansımaları üzerinde durulacaktır. Önce özet bir giriş yapalım.

Bilindiği gibi NATO, 2. Dünya Savaşı sonrası Sovyet Rusya’nın yayılma politikasına karşı 4 Nisan 1949’da kuruldu. 

Bu sırada Kore Savaşı patlak verdi ve Türkiye, bu savaşın çıkışından beş gün sonra, 30 Haziran 1950 tarihinde Güney Kore’ye bir tugay asker gönderdi. Kore Savaşı’nda Türkiye, 1200 dolayında şehit, kayıp, gazi ve esir verdi. Bu bedel karşılığında da Türkiye, 18 Şubat 1952 tarihinde NATO’ya alındı. 

Türkiye, NATO’nun Hıristiyan olmayan tek üyesidir. NATO temelde, Sovyet Rusya’nın liderliğinde kurulan Varşova Antlaşması’na karşı askeri bir savunma örgütüydü. 1950’den 1990’a kadar 40 yıl süren Soğuk Savaş stratejisinin yürütülmesinde NATO başrolü oynadı. 

Sovyetler Birliği’nin 1990 başlarında dağılışından sonra NATO’nun yaşam alanı tartışmalı hale geldi. 

Mademki Varşova Paktı dağılmıştı. NATO ne yapmalıydı?

NATO’nun dağıtılması yönünde düşünce yoğunluk kazanıyordu.

Bu noktada yeni düşman “yeşil tehlike konsepti” ortaya atıldı, yeni tehlike “radikal İslam” olarak kabul edildi, böylece NATO’nun yaşaması sağlandı.

1991 - 2021 arası geçen 30 yılda önemli değişimlerden birisi, Varşova Paktı’na üye olan sekiz devletten Rusya dışındaki yedi devletin NATO üyesi olmasıdır. Ukrayna da NATO’ya kabul edilme aşamasındadır.

ABD’NİN YENİ POLİTİKASI

ABD başkanlığına seçilen Biden, uzun yıllar senatörlük yapmış ve Obama döneminde sekiz yıl başkan yardımcılığı görevini yürütmüştür. ABD’nin “kurulu kapitalist sistemi”ne sadık ve bağlıdır. Biden’ın başkanlığında ABD, eski politikalarına dönüş yapıyor.

ABD, yeni savunma politikalarında Rusya ve Çin’i hedef olarak alıyor. Son G7 ve NATO toplantısında bu durum açıkça belirginleşti.

KÜRESEL SAHNEYE GERİ DÖNÜŞ

Geçen hafta yapılan NATO zirvesinde NATO’nun eski gücüne kavuşması için Kafkasya’dan Asya’ya, Güney Amerika’dan Pasifik’e kadar tüm cephede genişleme ve güçlendirme olacağı açıklandı. Başkan Trump döneminde ikinci plana itilen NATO, Biden döneminde yeniden güç kazanıp, ABD’nin temel çıkarlarına hizmet etme yolunda yeniden dünya politikasına giriyor. 

Biden, NATO toplantısının yapıldığı Brüksel’deki konuşmasında, ABD’nin AB ve NATO’yla birlikte çalışmalarının güçlendirileceğini belirterek “Amerika küresel sahneye geri döndü” dedi.

ÇİN’İN ÖNLENEMEYEN YÜKSELİŞİ

Dünya nüfusunun yaklaşık dörtte birine sahip olan Çin, gerek ekonomi gerekse dünya genel politikası alanında ABD’nin en büyük rakibi durumuna gelmiştir. Dünyanın en büyük döviz rezervi Çin’in elindedir ve ekonomi alanında ABD’yi geçerek dünyada birinci ekonomi durumuna gelmek üzeredir. 

Çin, NATO üyesi devletlerle sınırdaş olmadığı gibi Avrupa’ya da bir tehdit unsuru değildir. Ancak ABD ile her alanda rekabet içindedir. Sonuçta NATO toplantısında en çok konuşulan konu, Çin oldu ve NATO bildirisinde yer aldı.

NATO konusunda uzman olan diplomatlar bu durumu şöyle özetliyor:

“NATO Bildirgesi’nde Çin’in en önemli konu olarak ele alınacağı hiçbir zaman beklenmezdi.”

NATO BİLDİRGESİ

NATO toplantısının ardından 79 maddelik sonuç bildirgesi yayımlandı.

Görüşmelerin tersine bildiride, Çin konusu daha yumuşak ifadelerle ortaya konuldu. Şöyle ki: 

Çin’in zorlayıcı politikalarından endişe duyulduğu, ülkenin nükleer cephaneliğini hızla genişlettiği ve Rusya ile askeri işbirliği yaptığı belirtildi. Bildiride; “Çin’i uluslararası taahhütlerini yerine getirmeye ve büyük güç rolüne uygun olarak uzay, siber alan ve deniz de dahil olmak üzere uluslararası sistemde sorumluluklara uygun davranmaya çağırıyoruz” ifadeleri kullanıldı.

Bildiride iklim değişikliği gibi ortak sorunlara karşı da Çin ile ilişki kurmaya değer verildiğinin altı çizilerek “Karşılıklı şeffaflık ve anlayış hem NATO’ya hem de Çin’e fayda sağlayacaktır” önerisi ortaya atıldı. 

BIDEN - PUTİN GÖRÜŞMESİ

NATO toplantısından sonra ABD Başkanı Biden ile Rusya Devlet Başkanı Putin yüz yüze görüşmek için İsviçre’nin Cenevre kentinde bir araya geldi.

Bu durum önemlidir. ABD Başkanı Ronald Regan ile Sovyetler Birliği Devlet Başkanı Mihail Gorbaçov, bundan 36 yıl önce Kasım 1985’te bir araya 

gelmişlerdi. Daha sonra 16 Temmuz 2018’de Putin ve Trump bir araya geldiler. 

Geçen hafta ABD ve Rusya devlet başkanları tekrar bir araya geldiler ve aralıksız dört saat süren bir toplantı yapıldı.

Bu görüşmelere ABD Dışişleri Bakanı Blinken ile Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov da katıldı. 

Bu görüşme, kuşkusuz çok önemlidir. Dış ilişkiler yorumcularına göre Moskova - Washington arasında buzları eriten kimi kararlar alındığı da belirtiliyor. 

Görüşmelerin “oldukça yapıcı” geçtiğini belirten Putin, “Büyükelçiler meselesini çözdük. Rusya ile ABD büyükelçilerinin yeniden görev yerlerine dönmeleri konusunda Biden ile anlaştık. Biden ile siber güvenlik alanında karşılıklı danışmaların başlatılması konusunda da anlaştık” dedi. 

Rusya ve ABD vatandaşı tutukluların iadesi konusunda bazı ödünler verilebilir. İki ülkenin dışişleri bakanlıkları bu yönde çalışacak.

ABD Başkanı Biden de yeni ve karmaşık silahların yayılmasını önlemek için bir stratejik diyalog mekanizması kurma konusunda uzlaşıldığını belirtti. Biden ayrıca “Şu anda Putin’in en son istediği şeyin, yeni bir soğuk savaş olduğunu düşünüyorum” dedi. Putin yönetimine karşı olan Aleksay Navalniy konusunda da görüşlerinin değişmediğini belirten Biden, “Navalniy’nin tutukluyken ölmesinin sonuçlarının Rusya için yakıcı olacağını Putin’e açıkça söyledim” dedi.

Görüşmeyle ilgili yayımlanan ortak bildiride ise “Bugün, nükleer savaşta kazananın olmayacağına ve böyle bir savaşın asla başlatılmamasına yönelik bağlılığımızı tekrar belirtiyoruz. Stratejik istikrar konusunda sağlam ve güçlü, kapsamlı bir ikili diyalog başlatılacak” denildi. 

Bu sözler, iyimser bir hava yaratıyor. Ancak erken değerlendirme yapılmaması, gelişmelerin beklenmesi doğru olacaktır. 

ABD’NİN PLANI

ABD Başkanı Biden ile Rus Devlet Başkanı Putin neden görüştü? ABD bu görüşmeyi neden istedi? Bu konuda en önemli etkenin Çin’in büyük gelişmesi ve elde ettiği güç olduğu kuşkusuzdur. 

Biden - Putin zirvesinin arka planında, ABD’nin Rusya’yı yanına çekerek Çin’i yalnızlaştırma politikasının olduğu belirtiliyor. Rusya’nın Çin’den koparılarak Çin’in de yalnızlaştırılarak denetlenmesi amaçlanıyor. 

ERDOĞAN - BİDEN GÖRÜŞMESİ

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın NATO zirvesi çerçevesinde geçen pazartesi günü ABD Başkanı Joe Biden ile yaptığı ilk yüz yüze görüşmeye gelince...

Görüşmede, ABD - Türkiye arasındaki en önemli sorunlar S-400, PKK/YPG terör örgütü gibi iki büyük konunun üzerinde tartışma açılmadığı, bu konuların arka plana atıldığı anlaşılıyor. 

Dünyanın en sorunlu bölgesi olan Ortadoğu’da ABD’nin Türkiye ile daha yakın ilişki kurma politikası izleyeceği anlaşılıyor. Türkiye’nin tekrar NATO içine çekilmesi ile Rusya ve Çin denkleminde Türkiye’nin tampon olması isteniyor.

Ancak Suriye’nin kuzeydoğusuna yerleşmiş olan ve ABD tarafından siyasal, askeri ve lojistik yönde desteklenen PKK/PYD terör örgütünün durumu ne olacak?

ABD’nin FETÖ’ye desteği ne olacak?

F-35’ler konusu ve Halkbank olayı ne olacak?

Biden’ın 1915 olaylarını “soykırım” olarak resmen ilan etmesi durumu ne olacak?

Ankara’ya yönelik insan hakları ihlalleri ile ilgili girişimler ne olacak? 

Erdoğan - Biden görüşmesinde bunların ayrıntılı olarak ele alınmamış olduğu anlaşılıyor.

SOYKIRIM KONUSU

Brüksel’e giderken havaalanında, Biden’ın 1915 olaylarını soykırım olarak kabul etmesini gündeme getireceğini söyleyen Erdoğan, görüşmelerden sonra yaptığı açıklamada “Hamdolsun bu konu hiç gündeme gelmedi” dedi. 

Konunun gündeme gelmemesini “hamdolsun” diye nitelendiren Erdoğan’ın konuyu aslında kendisinin özellikle gündeme getirmesi ve Biden’a karşı şikâyetçi olması gerekirdi. 

Erdoğan, Biden’ın “soykırım çıkışına” itiraz etmeyerek ve “hamdolsun gündeme gelmedi” diyerek kendisiyle ilgili siyasal tarihe “ibretle” geçmiş bulunuyor.

Erdoğan - Biden görüşmesinden sonra heyetler arasında yapılan görüşmelerin ayrıntıları da henüz ortaya çıkmış değildir. 

TÜRKİYE’NİN YENİ KONUMU

Rusya ve Çin’in denetlenmesi yönünde sert politikalarına geri dönmek isteyen ABD yönetimi, NATO’yu da bu politikaya dönüştürmüş bulunmaktadır. Böylesi bir ortamda Rusya ile en uzun ve geniş sınır komşusu olan ve Çin’in İpek Yolu projesinde kilit noktada bulunan Türkiye’yi de bu politikanın ve NATO konseptinin içine çekmek Batı dünyasının çıkarlarına uygundur. Ancak Türkiye’nin milli çıkarlarına ters düşen noktalar vardır.

Türkiye, bu toplantıda uysal bir tutum içinde kendisiyle ilgili konular üzerinde ısrar etmedi. Üstelik en tehlikeli bir alan olan Afganistan’da gönüllü görev talep etti. 

SORUNLAR ÖTELENDİ

Erdoğan - Biden görüşmesinde aslında her iki taraf da köklü anlaşmazlıkları arka plana iterek ve temel sorunları şimdilik görmezden gelerek yeni bir tablo yeni bir sahne yaratmak istiyorlar. Sorunlar, bir bakıma şimdilik halının altına süpürüldü. 

Bugün Türkiye’nin en sorunlu ve tartışmalı olduğu ülke, ABD’dir. ABD ile Türkiye’nin ulusal çıkarları birbirleriyle çelişmektedir. Unutmayalım ki Türkiye’nin terörist olarak ilan ettiği ve çatıştığı PKK/PYD’nin her alanda en büyük destekçisi, ABD’dir.

AFGANİSTAN KONUSU

Zirveden Türkiye için ne sonuçlar çıktı, sorusunun yanıtı, “Türkiye için Afganistan görevi çıktı”dır. Ancak Türkiye bu göreve kendisi gönüllü oldu.

Türkiye’nin bu yeni rolüne Moskova’dan yanıt gecikmedi. Rusya Dışişleri Sözcüsü Zaharova ve ardından Kremlin Sözcüsü Peskov, Türkiye’nin Afganistan’da askeri varlığını bulundurmasının ABD - Taliban uzlaşısına aykırı olacağını söylediler. Washington ise Türkiye’nin önerisine destek mesajı verdi.

Dış politikada yoğun gelişmelerin olduğu geçen haftanın ana noktalardaki temel özeti böyledir. Kuşkusuz bundan sonra gelişmeleri izlemek gerekiyor.

Yazarın Son Yazıları

Birinci İnönü Zaferi ve Atatürk’ün değerlendirmesi

Kuvayı Milliye’nin ilk zaferi Birinci İnönü Savaşı’nın 105. yıldönümünü kutluyoruz.

Devamını Oku
11.01.2026
2025’ten 2026’ya iç ve dış politikada gelişmeler

Bu topraklarda Cumhuriyet ilkelerini yüz yıldır yaşatan Türkiye Cumhuriyeti, hukuk devleti ilkelerini titizlikle uygulamalıdır. Siyasal iktidar dinsel ve mezhepsel tercihlere dayalı dış politikasını terk etmelidir. Türkiye çağdaşlaşma yolundan vazgeçmemelidir.

Devamını Oku
07.01.2026
2025’ten 2026’ya iç ve dış politikada gelişmeler

Türkiye’de özellikle “hukuk devleti” ciddi sarsıntı geçiriyor. Hukuk devleti nasıl sağlanır? Bu “anayasanın üstünlüğü”nü ve “hukukun normlar hiyerarşisi”ni kabul eden sistemin ödün vermeden yürütülmesi ve tereddütsüz uygulanması ile mümkün olur.

Devamını Oku
06.01.2026
Kürt sorunu ve Atatürk’ün görüşü

“Şimdi Türkiye Büyük Millet Meclisi, hem Kürtlerin ve hem de Türklerin yetki sahibi vekillerinden meydana gelmiştir ve bu iki unsur bütün çıkarlarını ve geleceklerini birleştirmiştir. Yani onlar bilirler ki bu, ortak bir şeydir. Ayrı bir sınır çizmeye kalkışmak doğru olamaz.” Atatürk, Kürt sorununu, çok açık olarak bu sözlerle yanıtlamış oluyordu.

Devamını Oku
25.12.2025
Hukukun üstünlüğü ve hukukta karmaşa...

Hukuk devleti öncelikle yargı organlarının hukuk kurallarına uymasıyla gerçekleşir.

Devamını Oku
04.12.2025
Atatürk ve Vahdettin üzerine

Osmanlıcı, halifeci, ikinci cumhuriyetçi yazarlar zaman zaman “Atatürk’ü Anadolu’ya Padişah Vahdettin”in gönderdiğini ileriye sürerler.

Devamını Oku
14.11.2025
Cumhuriyet ve karşıdevrim

Milli Mücadele’de Kuvayı Milliyeciler Mustafa Kemal liderliğinde üç cephede birden savaştılar.

Devamını Oku
29.10.2025
CHP Meclis’e girmiyor

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) yeni dönem toplantısı bugün Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşması ile açılacak.

Devamını Oku
01.10.2025
CHP’ye karşı savaş ve son durum

19 Mart 2025 bir dönüm noktasıdır.

Devamını Oku
20.09.2025
30 Ağustos Zaferi'ni kutluyoruz

30 Ağustos 1922’de kazanılan zafer, tarih sahnesinden silindiği düşünülen bir ulusun şahlanması ve modern bir devletin kuruluşunun müjdesidir.

Devamını Oku
30.08.2025
Yeni bir devlet kurma projesi mi?

ABD Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack yaptığı konuşmalarla gündemi belirlemeye çalışıyor.

Devamını Oku
17.07.2025
Cetvelle çizilen sınırlar... Vatandaş kanıyla çizilen sınırlar...

ABD Ankara Büyükelçisi Tom Barrack aynı zamanda ABD’nin Suriye özel temsilcisi ve ABD Başkanı Trump’ın yakın arkadaşıdır.

Devamını Oku
11.07.2025
Tarihten bir yaprak: Kumpaslar halk gücü ile yenilir

Genel başkan İnönü, genel başkanlıktan, ardından CHP’den istifa ediyor. CHP’nin içinde yıllarca siyaset yapmış önemli siyasi liderler CHP’den ayrılmışlar ve yeni bir siyasi parti kurmuşlar... Askeri vesayet CHP’nin karşısında, muhafazakâr iktidar ve yandaş basın her gün CHP aleyhine propaganda yapıyor ama CHP’yi sıfırlayamıyorlar. İşte CHP böyle köklü bir siyasal partidir.

Devamını Oku
01.07.2025
İsmet İnönü’nün cevapları

Geçen günlerde CHP’nin ikinci genel başkanı İsmet İnönü’yü hedef alan konuşmalar yapıldı.

Devamını Oku
29.05.2025
27 Mayıs ve 1961 Anayasası

1960-1980 tarihleri arasında ülkemizde üç askeri darbe oldu.

Devamını Oku
27.05.2025
19 Mayıs ve Atatürk

19 Mayıs 1919 Türk İstiklal Savaşı’nın başlangıcı ve dönüm günüdür.

Devamını Oku
19.05.2025
Cumhuriyet gazetesi 101 yaşında: Mücadeleye devam

Cumhuriyet gazetesi 101 yaşında: Mücadeleye devam

Devamını Oku
07.05.2025
23 Nisan 1920’nin önemi

23 Nisan 1920’nin önemi

Devamını Oku
23.04.2025
CHP ve Cuntacılık

CHP ve Cuntacılık

Devamını Oku
10.04.2025
Alev Coşkun yazdı

3 Mart Devrim Yasaları Din Devletinin Yıkılışı

Devamını Oku
03.03.2025
Alev Coşkun yazdı...

Yakın tarihten bir yaprak...

Devamını Oku
21.02.2025
'Mustafa Kemal'in askerleriyiz' ve siyasal tarih

'Mustafa Kemal'in askerleriyiz' ve siyasal tarih

Devamını Oku
20.01.2025
2024’ten 2025’e bakış

2024’ten 2025’e bakış

Devamını Oku
02.01.2025
Alev Coşkun yazdı...

Aydınlanma Devrimleri ve emperyalist kurgular- Alev Coşkun

Devamını Oku
29.11.2024
Alev Coşkun yazdı...

Atatürk ve karşıdevrim

Devamını Oku
10.11.2024
Atatürk ve Cumhuriyet (Bir özet)

Atatürk ve Cumhuriyet (Bir özet)

Devamını Oku
29.10.2024
Alev Coşkun yazdı...

İş Bankası ve Atatürk

Devamını Oku
12.09.2024
Alev Coşkun yazdı...

CHP 105 YAŞINDA

Devamını Oku
05.09.2024
30 Ağustos Zaferi ve anlamı...

30 Ağustos Zaferi ve anlamı...

Devamını Oku
30.08.2024
Alev Coşkun yazdı...

Anayasaya aykırı mıydı? Ali Fuat Başgil ve Tahkikat Komisyonu

Devamını Oku
03.06.2024
Alev Coşkun yazdı...

27 Mayıs Devrimi ve 1961 Anayasası

Devamını Oku
27.05.2024
Alev Coşkun yazdı...

19 Mayıs ve Kuvayı Milliye Destanı

Devamını Oku
19.05.2024
74 yıl önce: Demokrasi zaferi

74 yıl önce: Demokrasi zaferi

Devamını Oku
14.05.2024
Alev Coşkun yazdı...

23 Nisan 1920 Millet egemenliğinin başlangıcı

Devamını Oku
23.04.2024
Alev Coşkun'un yazısı...

Cumhuriyet, halk iradesi ile kuruldu

Devamını Oku
15.04.2024
Alev Coşkun yazdı...

Halifeliğin Kaldırılışı - Din Devletinin Yıkılışı

Devamını Oku
03.03.2024
Alev Coşkun yazdı...

İsmet İnönü

Devamını Oku
25.12.2023
Alev Coşkun yazdı...

Kissinger, darbeler ve örtülü dış operasyonlar

Devamını Oku
02.12.2023
Atatürkçü Bilâl Şimşir’i kaybettik

Atatürkçü Bilâl Şimşir’i kaybettik

Devamını Oku
21.11.2023
Alev Coşkun'un yazısı...

Hukuk devleti-Hukukun Üstünlüğü

Devamını Oku
13.11.2023