Barış Doster

Moskova’da kim, ne kazandı?

07 Mart 2020 Cumartesi

Rusya ve Türkiye’nin, Moskova’da buluştuğu zirveden, İdlib’de ateşkes kararı çıktı. Olumlu. Ateşkesten Ankara da, Moskova da, Şam da memnun. Ne var ki, tarafların ne isteyip, ne kadarını aldıklarına bakınca, daha çok kazanan tarafın Rusya olduğu görülüyor. Nedenlerini sıralayalım.

1) Toplamda yaklaşık 6 saat sürdü zirve. Görüşmek için ısrarcı olan, Rusya Devlet Başkanı Putin, başlangıçta görüşmek istemeyince, ısrarla randevu isteyen Türkiye’ydi. En önemlisi, Rusya destekli Suriye ordusunun saldırısında 34 şehit veren Türkiye’nin, bu gerçeği bildiği halde, şehitlerin hesabını soramamasıydı. Görüşmede psikolojik üstünlük, hamle üstünlüğü Rusya’daydı. Geri adım atan Türkiye oldu.   

2) Varılan mutabakatta, “ılımlı” - radikal ayrımı yapılmadan, Moskova ve Şam’ın terör örgütü olarak gördüğü tüm yapılarla mücadelenin altı çizildi. Önemli. Çünkü bu tutum, ABD’nin işine gelmez. Zira ABD, HTŞ terör örgütünü destekliyor.

3) Suriye’nin başkentini ve ülkenin önemli kentlerini (Halep, Lazkiye) birbirine bağlayan güzergâhta, Rusya destekli Suriye ordusunun denetim sağladığı yerlerde varlığı, Türkiye tarafından kabul edildi. Ağır çatışmalar yaşanan Serakib çevresinde Türkiye, Türk ve Rus askerlerinin ortak devriye atmasını da kabul etti.

ABD memnun değil

4) Türkiye, “Esad güçleri geri çekilsin” şeklindeki ısrarlı söyleminden vazgeçti. Milli Savunma Bakanı, “Esad rejimi yıkılana kadar Suriye’deyiz” diyen; İçişleri Bakanı, “Azez’de, Cerablus’ta, Mare’de kaymakamımız, Emniyet müdürümüz, jandarma komutanımız var” diyen Türkiye, bir kez daha, Suriye’nin bağımsızlığı, egemenliği, toprak bütünlüğü ve siyasal birliğinin garantörü oldu. Türk Dışişleri Bakanı, “rejim” yerine, Suriye Arap Cumhuriyeti dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rus Dışişleri Bakanı Lavrov’a, Esad’la görüşülüp görüşülmediğini sordu.   

5) Suriye ordusunun ilerlediği mevzilerde kalmasını Türkiye kabul etti. Türkiye’nin, 12 gözlem noktasından yarısı, Suriye ordusunun denetimindeki bölgede kaldı. Bu gözlem noktalarının görevi de, ateşkesi izlemekle sınırlandırıldı.

6) Rusya da Türkiye de, bölgedeki terör örgütlerinin provokasyon yapma ihtimalini biliyorlar. Buna birlikte karşı koyacaklarını açıkladılar. Bu terör örgütlerinin en büyük destekçisinin ABD olduğunun bilincindeler.

7) Zirvede İran yoktu. Suriye, Rusya tarafından temsil edildi. Türkiye, baştan yanlış kurguladığı Suriye siyasetinde, yaptığı manevralara rağmen, umduğu sonucu alamadı. Mehmetçiğin özverisi, kahramanlığı, diplomasi masasına arzulanan ölçüde yansımadı. Yanlış dış politikanın ağır bedelini Mehmetçik ödemiş oldu. Hava sahası kapalıyken yollanan kara gücü, Rusya’ya karşı, istenen sonucu alamadı. İç siyasette hamaset bir miktar işe yaradı. Dış politikada Ruslara yapılan blöf işe yaramadı.

Sonuçta, Rusya ve ABD arasında gidip gelen dış politikanın, değil güçlü bir istikrar politikası, başarılı bir denge politikası bile olmadığı görüldü. Bu gerçek, Moskova zirvesinin mutabakat metnine de yansıdı. 


Yazarın Son Yazıları