Halkbank savunmasını planladılar, faturayı Hakan Atilla'ya kestiler
Barış Terkoğlu
Son Köşe Yazıları

Halkbank savunmasını planladılar, faturayı Hakan Atilla'ya kestiler

05.09.2022 02:00
Güncellenme:
Takip Et:

Sanki bir kapı açıldı. Herkes konuşmaya başladı. İçinde birikeni, dilinin altında kalanı, eteğindeki taşı döktü.

Geçen perşembe, bu köşede, Hakan Atilla’nın açıklamalarını okudunuz. Atilla, Halkbank Genel Müdür Yardımcısı olarak gittiği ABD’de tutuklanmış, iki yıldan fazla bir süre hapiste kalmıştı. Sınırdışı edilen ve havaalanında kahraman gibi karşılanan Atilla, Borsa İstanbul’un başına getirilmişti. Ancak istifa etti, köşesine çekildi.

İşte yıllar sonra, sürecin muhasebesini yapıyordu. Kendisi ABD’deyken, birilerinin “Atilla orada” diye haber uçurduğuna, tutuklanma hazırlığının böyle başladığına inanıyordu. Dahası, Halkbank yönetimi, tutukluyken onu yalnız bırakmıştı. Üstüne, savunma yapması için ne tanık ne delil desteği vermişti. Atilla, sorumlulardan biri olarak, Sedat Peker’in iddialarının odağındaki, dönemin Halkbank Genel Müdürü Ali Fuat Taşkesenlioğlu’nu görüyordu. FETÖ’nün Bank Asyası’ndan Halkbank’a transfer olan Taşkesenlioğlu için, “Bankaya katkı sağlayacak tek bir şey yaptığını görmedim, ne sıfatı vardı da genel müdür oldu anlayamadım” diyordu.

(Rıza Sarraf)

ATİLLA, SARRAF İÇİN UYARMIŞ

Atilla’nın tarihi açıklamalarından sonra, sürecin tanıklarıyla konuştum. Neredeyse tamamı, Atilla’nın anlattıklarından çok daha fazlası olduğunu söylüyordu. Onların ekledikleri, Atilla’nın boşluklarını dolduruyordu.

İlki Rıza Sarraf ile ilgili. Hani bir zamanlar, yandaş medyanın, Türk bayrağının önünde kahramanmış gibi konuşturduğu, sonra ABD’ye gidip dağıttığı rüşveti anlatan Sarraf’tan söz ediyorum. Evet, Atilla, Sarraf’ın suçlamalarıyla yargılandı. Üstelik Sarraf bile “Atilla’ya rüşvet vermedim” dediği halde...

Peki Hakan Atilla ile Ali Fuat Taşkesenlioğlu arasında, henüz testi kırılmadan önce bu konuda bir çatışma olmuş muydu?

Konuştuğum kişi, bu soruya, “Evet” yanıtını verdi. Hatta bir değil, iki kere...

17-25 Aralık operasyonlarından birkaç ay sonraydı. Ali Fuat Taşkesenlioğlu henüz çiçeği burnunda genel müdürdü. Yardımcısı Hakan Atilla onu “Halkbank, Sarraf’la çalışmayı bıraksın” diye uyardı. 

İkincisi de var...

ABD Hazine Bakanlığı Terör ve Mali İstihbarat Ofisi müsteşarı David Cohen ile Taşkesenlioğlu ve Atilla özel bir toplantı yapmıştı. Bu görüşmede Sarraf’ın adı yersiz bir şekilde geçti. Aslında henüz görünürde bir Sarraf davası yoktu. Ama görüşme bittikten sonra Hakan Atilla, ABD’nin planını anlamıştı. Taşkesenlioğlu’nu bir kez daha “Sarraf’la çalışmayı bırakalım” diye uyardı. 

Gelgelelim, Taşkesenlioğlu, kime “danışıyorsa”, “Sarraf’la devam” kararı verdi.

17-25 FETÖ hesaplaşmasının sonrasından söz ediyorum...

Bu durum, Türk ekonomisine vurulan en büyük darbede, bile bile lades denildiğini bize gösteriyor. Birilerinin “kervanı yürüsün” diye hepimizin ekmeğinin küçüldüğünü anlatıyor.

(Son dönemlerde rüşvet iddialarında adı geçen Ali Fuat Taşkesenlioğlu’nun kendisi hapisteyken Bank Asya’nın başında olduğunu söyleyen Hakan Atilla, yargı sürecinde bankanın konuya dahil olmadığını ve kendisini yalnız bıraktığını söyledi.)

ATİLLA’YI DEĞİL SARRAF’I SEÇTİLER

İkinci dinlediğim hikâye daha felaket...

Dedim ya, söylediği 17-25 değil, sonrası. Sarraf, 17-25’ten sonra da Halkbank’ta gemilerini yürüttü. Gelgelelim, ABD’deki davada 17-25 sonrasına nedense pek girmedi. 

“Ne demek istiyorsun?” diyorsunuz.

Sarraf’ın, ABD’de, rüşvetle hapse cep telefonu soktuğunu hatırladınız mı? İşte anlatılan o ki, Sarraf, o telefonla Türkiye’den “birileriyle” görüşüyor, savunma stratejisini planlıyordu. 

Noktaları birleştirelim...

Sarraf’ın, 17-25 soruşturmalarından nasıl kurtulduğunu bilmiyorsanız, söyleyelim. Kendisi ABD’de anlattı. “Bazı etkili hukukçuların” aracılığıyla, bahşişini peşin ödeyerek çıkmıştı. İşte Sarraf, ABD’deyken de tarihi tekerrür ettirmek istemiş, cep telefonuyla aynı “etkili hukukçularla” görüşmüş, akıl almıştı. 

Gelelim üçüncü parçaya...

Halkbank Genel Müdürü, Hakan Atilla’yı yalnız bırakma kararını kendi başına almadı. Sarraf davası stratejisini, arkada “birileri” planladı. İşte Sarraf’ı 17-25’te çıkaran, ABD’deyken onunla görüşen kimse, Halkbank’ın savunmasını yöneten de aynı akıldı. Teşkesenlioğlu, belki de çok yetenekli olduğu için değil, geçmişindeki FETÖ kamburunun da etkisiyle, en çok söz dinleyen olduğu için o koltuğa oturtuldu.

İşte Atilla’nın anlattıklarındaki boşluklar böylece doldu. Koca devletin geleceğini kime emanet ettilerse, o bir tercih yaptı. Ne Türkiye’yi ne milletin cebini ne de Halkbank’ın itibarını düşündü. Sarraf Sarraf Sarraf, para para para dedi. Sarraf dışarı çıktı, Hakan Atilla içeri girdi, Halkbank yargılandı, dolar fırladı, millet daha da yoksullaştı.

O tercih de yapan da keşke bir gün sorgulansa...

Hakan Atilla sırtında kaç hançer olduğunun farkında mı bilmem. Ama Sarraf’ın bütün günahlarını devrederek çıkması için bir kurban gerekiyordu. Umarım, Sarraf’ın bile “İşimize taş koyuyor” diyerek hazzetmediği Atilla, “seçilmiş kurban” değildir. Eğer öyleyse yazık, çok yazık!

Herkes Ali Babacan’a, Atilla söyleşisinden sonra bir şeyler sordu. 17-25 Aralık’ı FETÖ parantezine alsak ya da zaten öğreneceğimizi öğrendik desek bile 17-25’ten sonraya dair hâlâ büyük bir karanlık var. Babacan’ın bu dönemi aydınlatması, Türkiye’nin geçmişinden çok geleceğini ilgilendiriyor.

Konuştukça kapıları açacak, kirlerimizden arınacağız. Bileğimizdeki pranga, gözümüzdeki bağ çözüldüğü gün, esaretimiz uzak ama görünür olacak.

Yazarın Son Yazıları

İşimiz tabii ki yolunda gitmez!

Kediye ciğeri emanet eden kendisine tilkiden müfettiş bulur.

Devamını Oku
12.10.2026
Az kalsın ‘Şimdi anladım’ diye bağıracaktım!

Korkunun da bulunduğu odayı dolduran isli, küflü bir kokusu var.

Devamını Oku
08.10.2026
Kandırmayın artık şu cumhurbaşkanını!

Hep aynı çukura düşüyorsan belki de sen o çukurda yaşamak istiyorsun.

Devamını Oku
05.10.2026
Sayan’ın İBB bursu...

“Bunlardan biri Nuşirevan’ın büyük oğlu, diğeri de veziridir.

Devamını Oku
01.10.2026
Fon krizi değil devlet krizi

Dünyanın büyük sorunları kendisini başka biçimlerde tekrar tekrar gösterir.

Devamını Oku
28.09.2026
Hepiniz biliyorsunuz zarların hileli olduğunu!

Her eve geldiğinde hırsızla karşılaşıyorsan belki hırsız evin içindendir.

Devamını Oku
24.09.2026
Ailemiz sahiden güvende mi?

Güç zayıfı ezdiğinde ahlak kâğıttan karton olur.

Devamını Oku
21.09.2026
Üsküdar’dan sonra sıra İBB’de mi?

Matematik, karmaşık dünyanın soyutlamasıdır.

Devamını Oku
17.09.2026
Üsküdar’dan Türkiye’ye yaklaşan gemi

İrade ortadan kalkarsa seçim yapılabilir olmaktan çıkar.

Devamını Oku
14.09.2026
Kozinoğlu’nun son şiiri

Daha önce hiç şiir yazdı mı, bilmiyorum.

Devamını Oku
10.09.2026
Bu bir ‘Hepiniz oradaydınız’ hikâyesi

Şaşırtan suskunlukların nedeni herkesin bir kaşık aldığı günahlardır.

Devamını Oku
07.09.2026
Bu mahkeme Erbakan’ı da yargılar!

Tarih insanın çözmediği sorunu er ya da geç önüne koyar.

Devamını Oku
03.09.2026
Ne diyem, Mahmut mu diyem?

Filler barışınca dünya çimenlerin olacak sanırsınız, olmaz.

Devamını Oku
17.08.2026
Dağdan inenler askere alınacak mı?

Atı alıyor, arabanın arkasına bağlıyorsun.

Devamını Oku
13.08.2026
Hayır için on neden

Herkes kendi eylemlerinin sorumlusu, başkasınınkinin mahkûmudur.

Devamını Oku
10.08.2026
Ece Güner neden içeride?

Aynı tartı herkesi farklı tartıyor.

Devamını Oku
06.08.2026
‘Artık konuşmak istiyorum’ diyen kadın

Bir suçtan bahsedenler bin ayıp işliyor.

Devamını Oku
03.08.2026
Ya bakanlar da ifadeye çağrılırsa!

En çok bağıran çoğu zaman ayıplarının üstünü örtmeye çalışandır.

Devamını Oku
30.07.2026
İşte çocuklara yapılan sorgunun belgeleri

Tarih bugün yaşananın gelecekte hatırlandığı yerde başlar.

Devamını Oku
27.07.2026
‘Kocam sağ olsun’ yargısı

Hayatın gerçeklerini gözümüzün önüne getiren onun çelişkileridir.

Devamını Oku
23.07.2026
Nasuh’u bırak Hulusi’ye bak!

Yargı sadece gözaltı, tutuklama yapmıyor. Yargı artık tarihi de yazıyor.

Devamını Oku
20.07.2026
Mesele tam olarak öyle değil

Tarihin yazdığı insanların anlattığından çoğu zaman farklıdır.

Devamını Oku
16.07.2026
15 Temmuz’un hiç anlatılmayacak öyküsü

Pek az insan kendi geçmişini anlatırken adil olur.

Devamını Oku
13.07.2026
9 Temmuz’dan sonrasının ipucu

Bilinmesi gerekeni gördüğümüzde ararız.

Devamını Oku
09.07.2026
Bahçeli haklı ama...

Taş yere düştü deriz de yerçekiminden pek bahsetmeyiz.

Devamını Oku
06.07.2026
‘Teyzeler koğuşu’ndan iyi haber!

Cumhuriyet, devrimlerini ve değerlerini eğitim ile aktardığı için öğretmenleri yükseltme hamlesiyle doğdu.

Devamını Oku
02.07.2026
Elveda Televole!

Garip, anlamakta güçlük çektiğimiz için gariptir.

Devamını Oku
29.06.2026
Maocu teyzeler örgütü!

Başkasına kulluk eden, kendi kullarına zulmeder.

Devamını Oku
25.06.2026
İkinci adamlar mezarlığı

Sebepsiz başlayan her tartışmanın görünmez ama gerçek bir nedeni vardır.

Devamını Oku
22.06.2026
33 anayasa bükücü aranıyor!

Anayasa bir insan değil. Ama omzunda insanlık tarihinin yükünü taşıyor.

Devamını Oku
18.06.2026
'İçimizdeki kavgaya beni kurban ettiler'

Geçen hafta sıradışı bir olay yaşandı ve biz hiç konuşmadık.

Devamını Oku
15.06.2026
‘9 Haziran saflaşması’yla yıkılan köprü

Tarihteki çatışmaların da uzlaşmaların da ardında birikmiş nedenler vardır.

Devamını Oku
11.06.2026
Hedef: Özgür Özel

Elmanın kokusu var.

Devamını Oku
08.06.2026
Seçilmiş fail İsmail Arı!

Önce fail seçiliyor.

Devamını Oku
04.06.2026
Üniformasını çıkaran hilal bıyıklı müdür

Kimin neyi nasıl tartışacağını haklı olan değil, güçlü olan belirler.

Devamını Oku
01.06.2026
Hak verilmez alınır

Dünyada hiçbir hak, armağan olsun diye verilmemiştir.

Devamını Oku
28.05.2026
Butlan darbesinin üç günlük sonuçları

Savaş, sıkıyönetim, darbe...

Devamını Oku
25.05.2026
Bir tuhaf 15 milyon dolar hikâyesi... AKP’li politikacıların yakınları devreye girmiş!

Cevapsız kalan her soru kendine bir başka soru bulur.

Devamını Oku
21.05.2026
Dışişleri’nde kayıp 15 milyon dolar

Düzen bir kez bozuldu mu bütün düğmeler yanlış iliklenir.

Devamını Oku
18.05.2026
Maya’nın masal dinleyemediği babası

Hepimiz aynı şehirde yaşarız.

Devamını Oku
14.05.2026

İlgili Haberler