Cüneyt Arcayürek

Nalına Mıhına Ama?..

20 Kasım 2011 Pazar
\n

Kapağında tek adamlara özgü, kollarını kavuşturmuş, yüzünde gülümseyen tek bir çizgi olmayan bir fotoğrafını yayımlayan ünlü Time dergisi; hem nalına hem de mıhına diye

\n\n\n

özetlenecek yazısında RTEyi; Zaman zaman otokratik huylar sergilediği, politik rakiplerine saygısızlık edip düşmanlarını hapse attığı ve medyanın gözünü korkuttuğu doğru diye tanımlıyor.

\n

Ancak destekçilerine göre bu kusurları başarılarının yanında önemsiz diyor.

\n

Gerçek böyle mi?

\n

Time gibi demokrasiyi savunan, zorbalığa, otoriter liderlere karşı çıkan ünlü bir dergi ülkemizde yaşananlara aykırı, hayret verici bir üslup kullanıyor.

\n

Dergi RTEyi övmek için kusur diye ülkenin koşullarından lütfedip kısaca bahsediyor.

\n

Basın özgürlüğüne, demokrasilerde iktidar kadar muhalefetin de önemli olduğuna inanan; insan haklarının temel kurallarını çiğneyen yönetimlere ve yöneticilere her zaman karşı çıkan Timeın geleneksel duruşu, nerede kaldı?

\n

Dergi, RTEnin iktidarında, 70e yakın gazetecinin muhalefet ettiler diye cezaevlerinde yattığından, çoğunun tutukluluk sürelerinin cezaya dönüştüğünden, bağımsız yargıyı siyasallaştırdığından, kendine yatkın kişileri seçtirerek yüksek yargı organlarını, Yargıtayla Danıştayı kendine yatkın kişilerle içeriden fethetmeye giriştiğinden neden gereği kadar söz etmiyor?

\n

Acaba Timeın bu tutumu Beyaz Sarayın ulusal yararlar açısından RTEyi korumak ve kollamayı zorunlu gören politikasından mı kaynaklanıyor?

\n

***

\n

Ne kadar övgüye layık görülürse görülsün, RTEnin Arap ülkelerine uyguladığı politikalarda, ABDnin Arap Baharıyla özdeşleşen politikasının etkilerine rastlanıyor.

\n

RTE Avrupayı, ad vermeden başta İngiltere ve Fransayı, Libyanın zenginliklerine iştahları kabarırken, örneğin petrol açısından daha fakir Suriyede son aylardaki kanlı olaylara bigane kalıyorlar diye eleştiriyor ama; önceleri uluslararası terörün destekçisi diye hedef yaptığı Suriyeyi bombalamayı bile düşünen ABDnin geri duruşuna takılmıyor.

\n

RTEnin ABD koşutundaki politik açılışları, bir zamanların ünlü Türkiyenin küçük bir Amerika olacağı söylemini düşündürüyor.

\n

Hükümetin Beşşar Esad muhaliflerine tanıdığı olanaklar; ABDnin, muhaliflerini besleyerek, silahlandırarak yıkılmasını istediği rejimlere (Kübaya, Castroya olduğu gibi) saldırttığını örnekleyen olayları akla getiriyor...

\n

Bu modeli Türkiye, Suriyeye uygulayabilir. Belki de uyguluyor.

\n

Esad rejimi yıkıldığında, örneğin Suriyeli muhaliflere silah dahil maddi yardımların Türkiyeden veya Türkiye üzerinden aktarıldığı gibi bugün bilinmeyen ABD modeli örnek olaylar duyarsak şaşırmayalım!

\n

***

\n

Hükümet sabırsız. Reform önerilerini yerine getirmeyen, halkına silah sıkan Esadı bir an önce yönetimden uzaklaştırmak istemesine istiyor da

\n

Esada gelirim ha deyip duruyor, lakin tek başına askersel bir müdahaleyi de göze alamıyor.

\n

Başka hesaplar içinde olduğunu gösteren son haberlere göre:

\n

Yaklaşık 900 km olan sınırlarımıza hükümet; olası göç olayını engellemek bahanesiyle, üstelik Suriye topraklarında tampon bir bölge oluşturmaya hazırlanıyormuş ve aklından askersel müdahale geçiyor ama; (Atlantik ötesinden hükümetin kulağına fısıldandı galiba), BM Güvenlik Konseyinden çıkacak uluslararası müdahale kararını bekliyormuş...

\n

Gündem değiştiren haberler iyi güzel de...

\n

Türkiye için Suriyenin yaşamsal önemde olduğunu ikide bir yineleyen RTE...

\n

Bir zahmet, nedenlerini de açıklasa. Böylece Suriye olaylarını ve hükümeti izlemekle yetinen kamuoyu da önemin içeriğini öğrenebilse

\n

Acaba aynı gerekçeyle hapse attığı gazeteciler gibi, devlet sırlarını ifşa etti diye suçlanmaktan mı korkuyor?

\n\n

Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Viraj ustası 10 Mayıs 2015
Ya sen nesin? 9 Mayıs 2015
Anlamaz 8 Mayıs 2015
Haydi başka kapıya 7 Mayıs 2015
Vehim 6 Mayıs 2015