Hikmet Çetinkaya

Fazıl Say ve Uğur Kaymaz...

25 Nisan 2012 Çarşamba
\n\n\n

İlkyazın sürgün verdiği bir günün öğle saatlerine doğru, Koreli şair So Çong-Junun Bir Kasımpatının Yanı Başındaadlı şiirini okuyorum.\n

\n

Şiir beni rahatlatıyor!\n

\n

Şiir beni bilinmedik mevsimlere götürüyor!\n

\n

Bilmem dağın doruğu aranıza taşır mı havayı; yanınıza yaklaşıp sessiz, bir göl olur mu? Ölümler, acılar, gözyaşları, işkenceler, zindanlar gözlerimin önünden geçer.\n

\n

İçim ürperir, alıp başımı gitmek isterim...\n

\n

Bizim ırk, din, dil, mezhep ayrımcılığına karşı çıktıklarını söyleyen siyasetçilerimiz, aydın diye geçinenlerimiz ayrımcılığındaniskasını yaparlar.\n

\n

21 Kasım 2004 yılında evlerinin kapısı önünde babası Ahmet Kaymazla birlikte 13 polisin ateşi sonucu 13 kurşunla delik deşik edilerek öldürülen 12 yaşındaki Uğur Kaymaz davası ne oldu?\n

\n

Dava önce Eskişehire gönderildi.\n

\n

***\n

\n

Davanın görülmesine başlandığı gün; Kaymazın ailesi, demokratik kitle örgütleri saldırıya uğradı:\n

\n

Kana kan intikam!\n

\n

Bizim bağımsız yargımız, 12 yaşındaki çocuğu ve babasını delik deşik ederek öldüren polislerin aklanmasına karar verdi.\n

\n

Yargı bu kararı hangi gerekçeyle vermişti:\n

\n

Meşru müdafaa!\n

\n

Ne baba Ahmet Kaymazın ne de 12 yaşındaki Uğurun üzerinde silah vardı...\n

\n

Kararın temyiz incelemesi Yargıtay Birinci Ceza Dairesinde görüldü.\n

\n

Sonuç:\n

\n

Yerel mahkemenin kararının oybirliğiyle onanmasına...\n

\n

O anda aklıma faşist Kenan Evrenin şu sözleri geldi:\n

\n

Asmayalım da besleyelim mi?\n

\n

Kaymaz ailesi iç hukukyolu tükendiği için AİHMye başvurdu.\n

\n

***\n

\n

Davayı kabul eden AİHM İkinci Dairesi, Ahmet Kaymaz ve oğlu Uğurun öldürülmeden ele geçirilmesinin bir yolunun bulunup bulunmadığını Türkiyeye sordu. Türkiye yoktuyanıtını verdi ve şöyle bir savunma gönderdi:\n

\n

Polisler ihbar aldı ve maktullerin evlerine gittiler.\n

\n

Ahmet Kaymazın terör eylemlerinde bulunduğu anlaşıldı.\n

\n

Arama sırasında evinin önüne silahlı kişilerin geldiği saptandı.\n

\n

Kalaşnikof silahlar, el bombaları vardı. Polisler de hızlı davranmak için ateş ettiler. Kendi hayatları tehlikede olduğundan ateş ettiler.\n

\n

Baba ve oğul, polislerin Teslim olunçağrısına uymayıp ateş ettiler. Uğur Kaymazın silahından 8, Ahmet Kaymazın silahından 5 mermiyle ateş edildiği saptandı.”\n

\n

Oysa Adli Tıp raporları tam tersiydi...\n

\n

Bir çocuk o ağırlıkta bir silahı kullanamazdı, üstelik otopsi bile yapılmamıştı...\n

\n

***\n

\n

Unutkan bir toplumuz...\n

\n

Nice ölümleri birkaç ay içinde unutuyoruz!\n

\n

Bakın ilkyaz sürgün veriyor, demir kapılı sürgülerin ardında insanlar, mavi bir gökyüzüne, mor menekşelere özlem duyuyor.\n

\n

Eli kanlı PKKyle sonuna dek mücadeleyeevet ama her Kürt yurttaşımızı potansiyel terörist olarak görmeye hayırdiyorum.\n

\n

So Çong-Junun dizelerinde binlerce gecenin düşünde, durgun bir göl kıyısında, dağın doruğunda sevdalarımızı çoğaltmayı düşündüm...\n

\n

Bu ülkede kan gölünden beslenenler var, unutmayın!\n

\n

Siyasette ırk, din, mezhep, dil ayrımı yaparak ayakta duran, din sömürüsü yaparak muktedir olanlar var!\n

\n

Söyleyin bana yaşamı ortak kılan nedir? Vicdan nedir, düşünmek nedir, uygar toplum olmak nedir?\n

\n

***\n

\n

Daily Telegraph yazarı Tom Chivers, Türkiyede savcıların dini değerlere hakaret ettiğiiçin ünlü piyanistimiz Fazıl Say hakkında soruşturma açtığını yazdı.\n

\n

Kaç Fazıl Say yetiştirdi bu ülke?\n

\n

Say, laik ve demokrat kimliğe sahip, temel hak ve özgürlükleri savunur... Irk, din, dil, mezhep ayrımcılığı yapmaz...\n

\n

Fazıl, Japonyaya yerleşecek!\n

\n

Suçu büyük...\n

\n

Atın onu zindana, aklı başına gelsin!..\n

\n

Fazıl Sayın başına gelenleri yarın daha kapsamlı bir biçimde yazacağım.\n

\n

\n\n


Yazarın Son Yazıları

Aşklar ve sevinçler... 9 Eylül 2018
Hoşça kal hüzün... 6 Eylül 2018
Bir garip yolcu... 4 Eylül 2018
Sevda düşleri... 2 Eylül 2018
Uçarı kaçarı... 1 Eylül 2018
30 Ağustos... 30 Ağustos 2018
Anımsayış... 19 Ağustos 2018
Kadın köle değildir... 18 Ağustos 2018
Yüreğim yangın yeri 16 Ağustos 2018
İsyan değil arzu... 12 Ağustos 2018
Utanç... 11 Ağustos 2018